GÜNDEM
Holguin ilk ziyaretinde “dinlemeyi” tercih etti
Rum basını, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın adaya yaptığı ilk ziyaret ve temaslarında, tarafları dinlemeyi tercih ettiğini yazdı.
Holguin’in “hiç kimseden yardım almadan, sadece kendi takımıyla çalışmak istediği” iddiasında da bulunan gazete, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart’ın ise sadece UNFICYP’teki görevine odaklanması ve ara bölgede sükuneti sağlamasını istediğini de yazdı.
“Pile ve Metehan’da hiçbir değişiklik yok”
Gazete haberinin devamında ise, Pile ve Ayios Demetios (Metehan) bölgelerinde oluşan durumda ise hiçbir değişiklik olmadığını yazdı.
Pile’de çalışmaların hâlâ durmuş olduğunu ve değişeceğine dair de hiçbir emare bulunmadığını öne süren gazete, aynı durumun Ayios Demetios’ta da sürdüğünü ve Türk tarafının “Maria’nın Evi” olarak bilinen eve “yerleştirdiği her neyse kaldırma eyleminde bulunmadığını” savundu.
Gazete, BM ve Rum yönetiminin girişimlerinin de sonuçsuz kaldığını aktardı.
“Başlangıç noktası Güvenlik Konseyi kararları ve Crans Montana”
Gazete bir diğer haberinde ise, Rum Hükümet Sözcü Vekili Yannis Andoniu’nun dün Kıbrıs Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada Rum hükümetinin “müzakerelerin başlangıç noktasının BM Güvenlik Konseyi kararları ve Crans Montana’daki kazanımlar olmasını istediğini” söylediğini aktardı.
Habere göre Andoniu, “Kıbrıs’ta yeni bir girişimin başlamasında Avrupa Birliği’nin katkısının belirleyici olduğunu” belirterek AB’nin çözüm sürecinde daha etkin rol üstlenmesi şeklindeki önerilerinin hâlâ geçerli olduğunu vurguladı.
Kıbrıs sorunu çözüm müzakerelerinin başlaması için AB’nin de bir temsilci atamasının hiçbir zaman ön koşul olarak sunulmadığını savunan Andoniu, Holguin’in atanması ve doğrudan müzakereler için zemin arayışında bulunmasının, Rum hükümetinin girişimleri sonucu olduğu iddiasında bulundu.
Yunanistan ve Türkiye arasındaki olumlu havanın çözüm sürecine yardımcı olacağına inandıklarını ifade eden Andoniu, “Türkiye’nin Kıbrıs Türk yönetimine, müzakere sürecinin ilerlemesi için yeşil ışık yakmasını umut ettiklerini” vurguladı.
Andoniu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Brüksel’de temasları çerçevesinde Kıbrıs sorununu da gündeme getirdiğini ve Holguin’in Salı günü Atina’ya gidecek olması sebebiyle Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’le özellikle görüştüğünü de ifade etti.
Haravgi gazetesi ise Holguin’in yarından itibaren Yunanistan, Türkiye ve AB nezdinde temaslara başlayacağını manşetine taşıdı.
Gazete, Holguin’in Kıbrıs’taki temasları çerçevesinde buradaki durumu genel hatlarıyla öğrendiğini ve yarından itibaren garantör ülkeler Yunanistan ve Türkiye ile Brüksel’in nabzını tutacağını belirtirken şimdi tüm dikkatlerin ise “Erdoğan’ın müzakerelerin yeniden başlamasına onay verip vermeyeceğinde” olduğunu vurguladı.
Akıncı ve Anastasiadis’le görüşme
Gazete ayrıca, Holguin’in dün eskiKKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve eski Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le de görüşmeler gerçekleştirdiğini yazdı.
Holguin’ın Anastasiadis’i dün akşamüzeri geç saatlerde, Limasol’daki bürosunda ziyaret ettiğini aktaran gazete, Akıncı’nın ise dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayı okuyucusuna yansıttı.
GÜNDEM
Ormanlık alanlarda ateş yakmak yasaklandı: 31 Ekim’e kadar geçerli
Polis Basın Subaylığı, 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında temizlik amaçlı dahil ateş yakmanın yasak olduğunu hatırlatarak, orman yangını riskine karşı vatandaşları uyarıp kurallara uyulmasını istedi.
GÜNDEM
Öztürkler “AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi”
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Avrupa Birliği’nin (AB) çözüm çağrısı yaparken Türk tarafıyla görüşmekten kaçınmasının açık bir çelişki olduğunu vurguladı.
“AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi. Anlaşma isteyen biri bu kadar silaha para yatırmaz” diye konuşan Öztürkler, “Güney Kıbrıs’a gelip racon kesiyorlar. Biri size vurursa yanındayız diyorlar. Peki Rusya Ukrayna’ya vurduğunda Fransa veya Avrupa ne yaptı?” dedi.
Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Öztürkler, BRT’de yayınlanan Manşet Artı programında Aziz Kararaziz’in sorularını yanıtlayarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
KKTC’nin dört bir yanında dalgalanan bayrakların egemenliğin simgesi olduğunu hatırlatan Öztürkler, F-16 savaş uçaklarının Lefkoşa semalarında kartal gibi süzülerek sınırları koruduğunu, bu görüntünün halkı gururlandırdığını ve adanın kuzeyinin gerçek sahiplerini ortaya koyduğunu belirtti.
Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştirerek, bölgede gerilimi artıran adımlar atıldığını, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in bu adımlarla sorgulanır hale geldiğini kaydeden Öztürkler, Kıbrıs Rum yönetiminin Yunanistan ve İsrail’den aldığı tankların ise halkına huzur değil, tedirginlik getirdiğini ifade etti.
Adada, Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak iki devletin varlığının açık olduğunu ve Kıbrıslı Rum lider Hristodulidis’in “göz göre göre yalan söylediğini” vurgulayan Öztürkler, KKTC’nin müzakere sürecini desteklediğini ancak, temelinde adada iki devletin varlığının kabul edilmesi ve haksız izolasyonların kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Kıbrıs Rum tarafının KKTC’ye ait değerleri AB’ye kendi malı gibi göstermesini ve Kıbrıs’ta işgal varmış gibi sunmasını sert sözlerle eleştiren Öztürkler, bu yaklaşımın halkın iradesini yok saydığını ve çözüm sürecini baltaladığını söyledi.
-“Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı anlaşmaları KKTC sınırına kadar geçerli”
Türk askeri karşısında silahlanma girişimlerinin berhava olacağını, girişimlerin savunma için gereksiz; taarruz için ise çılgınlık olduğunu dile getiren Öztürkler, Kıbrıs Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında yaptığı tek yanlı anlaşmaların KKTC sınırına kadar geçerli olduğunu, Türk toprağı üzerinde herhangi bir saldırı girişiminin halkın iradesinden döneceğini vurguladı.
Fransa ile yapılan askeri anlaşmalara da tepki gösteren Öztürkler, Kıbrıs’ta güvenliği Fransız askerlerinin değil, anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün sağladığını söyledi. Avrupa ülkeleri ve İsrail’in politikalarını “sömürgeci” olarak nitelendiren Öztürkler, silahlanma yarışının, milli gelirleri sömürgeci Avrupa ve İsrail’e aktarmaktan başka bir şey olmadığını söyleyerek, “Silahlanma derdindeler, ancak dış güçlerin adada hâkimiyet kurma girişimleri sonuçsuz kalacaktır.” vurgusu yaptı.
Fransa ve İsrail’in geçmişine atıfta bulunan ve Türkiye’nin tarihsel rolünü hatırlatan Öztürkler, Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis hakkında, “Kendini aşan, boyundan büyük işlerle uğraşmaya devam ediyor. Sonu iyi olmayacaktır, günü geldiğinde egemenliğini satan, milli gelirlerini silahlanmaya harcayan bir lider olarak anılacak” dedi.
-“Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz”
Öztürkler, Fransa’nın askeri varlığının dengeleri değiştiremeyeceğini dile getirerek, “İstedikleri kadar anlaşma yapsınlar, bu gerçek değişmeyecek. Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz.” dedi.
Güney’de ELAM’ın üçüncü parti konumuna yükselmesinin, Kıbrıs Rum tarafında radikal milliyetçiliğin ve Türk karşıtı söylemlerin güç kazandığını gösterdiğini belirten Öztürkler, bu eğilimin çözüm iradesini zayıflattığını ve adada kutuplaşmayı artırdığını kaydetti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, öğrencilerden öğretmenlere, sivil toplum örgütlerinden gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin fikirlerini paylaşmak üzere Meclis’in kapılarını aralamasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti.
Meclis’in yalnızca kararların alındığı bir kurum olmadığını belirten Öztürkler, toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelerek ortak değerler etrafında buluştuğu ve düşüncelerini özgürce ifade ettiği canlı bir mekan olması gerektiğini ifade etti.
Bu yaklaşımın siyaseti daha yakından tanıma fırsatı sunduğunu, aynı zamanda demokratik kültürü ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini vurgulayan Öztürkler, Katılımcıların katkısıyla Meclis’in ruhunun zenginleştiğini dile getirdi. Öztürkler, hep birlikte ortak değerleri yaşatmaya ve geleceği daha güçlü kılmaya devam edeceklerini söyledi.
GÜNDEM
Rum Merkezi Cezaevine drone ile cep telefonu göndermeye çalışan şüpheli tutuklandı
Kıbrıs Rum Merkezi Cezaevine geçen pazartesi günü drone ile cep telefonu ve şarj cihazı göndermeye çalışan şüpheli şahsın tutuklandığı belirtildi.
Fileleftheros gazetesi, polisin araştırmaları neticesinde, olayla ilgili şüpheli görülen, Lefkoşa’nın güneyinde ikamet eden bir Kıbrıslı Rum’un tutuklandığını yazdı.
Şüphelinin henüz sorgulanmadığını yazan gazete, şüphelinin mahkemeye yarın çıkarılacağını belirtti.
Merkezi Cezaevi üzerinde uçan droneun, anti drone sistemi ile tespit edildiğini anımsatan gazete, drone ile cezaevindeki koğuşların bulunduğu bahçeye 3 adet cep telefonu ile 3 adet şarj cihazı atıldığını da belirtti.
-
GÜNDEM24 saat agoKarpaz’da Lüks ve Doğanın Buluşma Noktası: Blue Sea Hotel
-
GÜNDEM24 saat ago“Meclis kürsüsü hedef gösterme yeri değildir”
-
GÜNDEM8 saat agoArıklı: 1 Mayıs, emeğin, alın terinin ve üretimin değerinin bir kez daha hatırlandığı anlamlı bir gündür
-
GÜNDEM4 saat agoRum Merkezi Cezaevine drone ile cep telefonu göndermeye çalışan şüpheli tutuklandı
-
GÜNDEM8 saat agoAsım Akansoy: KKTC’ye doğal gaz projesinde hükümet nerede?
-
GÜNDEM4 saat agoÖztürkler “AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi”
-
GÜNDEM8 saat agoÖztürkler: F-16 savaş uçakları Lefkoşa semalarında buranın gerçek sahiplerinin Kıbrıslı Türkler olduğunu gösterdi
-
GÜNDEM8 saat agoİsrail’den insani yardım filosuna uluslararası sularda müdahale
