Connect with us

GÜNDEM

Holguin ilk ziyaretinde “dinlemeyi” tercih etti

Published

on

Rum basını, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın adaya yaptığı ilk ziyaret ve temaslarında, tarafları dinlemeyi tercih ettiğini yazdı.

Rum basını, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın adaya yaptığı ilk ziyaret ve temaslarında, tarafları dinlemeyi tercih ettiğini yazdı.

Gazete, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Holguin’i adaya göndererek taraflara, “sonuca ulaşılmasını beklediği yeni bir çabanın başladığı” mesajını verdiğini belirtirken Holguin’in Mart’ta adaya yeniden gelmesinin beklendiğini de hatırlattı.

Holguin’in “hiç kimseden yardım almadan, sadece kendi takımıyla çalışmak istediği” iddiasında da bulunan gazete, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart’ın ise sadece UNFICYP’teki görevine odaklanması ve ara bölgede sükuneti sağlamasını istediğini de yazdı.

“Pile ve Metehan’da hiçbir değişiklik yok”

Gazete haberinin devamında ise, Pile ve Ayios Demetios (Metehan) bölgelerinde oluşan durumda ise hiçbir değişiklik olmadığını yazdı.

Pile’de çalışmaların hâlâ durmuş olduğunu ve değişeceğine dair de hiçbir emare bulunmadığını öne süren gazete, aynı durumun Ayios Demetios’ta da sürdüğünü ve Türk tarafının “Maria’nın Evi” olarak bilinen eve “yerleştirdiği her neyse kaldırma eyleminde bulunmadığını” savundu.

Gazete, BM ve Rum yönetiminin girişimlerinin de sonuçsuz kaldığını aktardı.

“Başlangıç noktası Güvenlik Konseyi kararları ve Crans Montana”

Gazete bir diğer haberinde ise, Rum Hükümet Sözcü Vekili Yannis Andoniu’nun dün Kıbrıs Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada Rum hükümetinin “müzakerelerin başlangıç noktasının BM Güvenlik Konseyi kararları ve Crans Montana’daki kazanımlar olmasını istediğini” söylediğini aktardı.

Habere göre Andoniu, “Kıbrıs’ta yeni bir girişimin başlamasında Avrupa Birliği’nin katkısının belirleyici olduğunu” belirterek AB’nin çözüm sürecinde daha etkin rol üstlenmesi şeklindeki önerilerinin hâlâ geçerli olduğunu vurguladı.

Kıbrıs sorunu çözüm müzakerelerinin başlaması için AB’nin de bir temsilci atamasının hiçbir zaman ön koşul olarak sunulmadığını savunan Andoniu, Holguin’in atanması ve doğrudan müzakereler için zemin arayışında bulunmasının, Rum hükümetinin girişimleri sonucu olduğu iddiasında bulundu.

Yunanistan ve Türkiye arasındaki olumlu havanın çözüm sürecine yardımcı olacağına inandıklarını ifade eden Andoniu, “Türkiye’nin Kıbrıs Türk yönetimine, müzakere sürecinin ilerlemesi için yeşil ışık yakmasını umut ettiklerini” vurguladı.

Andoniu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Brüksel’de temasları çerçevesinde Kıbrıs sorununu da gündeme getirdiğini ve Holguin’in Salı günü Atina’ya gidecek olması sebebiyle Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’le özellikle görüştüğünü de ifade etti.

Haravgi gazetesi ise Holguin’in yarından itibaren Yunanistan, Türkiye ve AB nezdinde temaslara başlayacağını manşetine taşıdı.

Gazete, Holguin’in Kıbrıs’taki temasları çerçevesinde buradaki durumu genel hatlarıyla öğrendiğini ve yarından itibaren garantör ülkeler Yunanistan ve Türkiye ile Brüksel’in nabzını tutacağını belirtirken şimdi tüm dikkatlerin ise “Erdoğan’ın müzakerelerin yeniden başlamasına onay verip vermeyeceğinde” olduğunu vurguladı.

Akıncı ve Anastasiadis’le görüşme

Gazete ayrıca, Holguin’in dün eskiKKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve eski Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le de görüşmeler gerçekleştirdiğini yazdı.

Holguin’ın Anastasiadis’i dün akşamüzeri geç saatlerde, Limasol’daki bürosunda ziyaret ettiğini aktaran gazete, Akıncı’nın ise dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayı okuyucusuna yansıttı.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

KSTÜ’de farkındalık etkinliği

Published

on

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi Genel Sekreteri Cenk Paşa; 8 Nisan Ulusal Fizyoterapistler Günü nedeniyle “Harekete Geçin, Sağlıklı Kalın” sloganı ile Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü farkındalık etkinliği düzenledi.

Etkinlikte kurulan stantlarda bilgilendirici broşür dağıtıldı, fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekilip günlük hayatta herkes tarafından uygulanacak basit egzersizler gösterildi. Mini olimpiyat, kuvvet, denge ve farkındalık stantlarında tempolu yürüyüş, evde kuvvet egzersizleri, açık hava jimnastiği ile evde esneme ve yoganın nasıl yapıldığına dair bilgiler aktarıldı, ardından katılımcılara uygulamaları olarak gösterildi.

KUTLU: “DÜZENSİZ EGZERSİZ ÖNEMLİ”

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Eser Kutlu Oyal ise fiziksel aktivitenin, bireyin genel sağlık düzeyinin korunması ve geliştirilmesinde temel bir belirleyici olduğunu, bu alandaki farkındalığın artırılmasının önemli olduğuna vurgu yaptı. Düzenli egzersiz yapmanın önemine dikkati çeken Oyal, “Kas-iskelet sistemi fonksiyonlarının sürdürülmesi için fiziksel aktiviteler önemli ve katkı sağlıyor. Ayrıca postüral kontrolün iyileştirilmesi ve kronik hastalık risklerinin azaltılmasında etkili rol oynamaktadır.” dedi.

OLGU: “KATKI KOYANLARA TEŞEKKÜR EDERİZ”

Etkinliğin amacı hakkında bilgi veren Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meryem Güvenir Olgu, ‘‘Fizyoterapi Bölümü Öğretim Elemanlarımız ve öğrencileri tarafından fiziksel aktivitenin sağlık üzerindeki önemine dikkat çekmeyi amaçladık” dedi. Olgu sözlerinin sonunda fiziksel aktivitenin önemini vurgulayan bilgilendirici broşürler dağıtarak katılımcıları bilinçlendirdiklerini belirtti ve etkinliğine aktif katılım sağlayan herkese teşekkür etti.

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi Genel Sekreteri Cenk Paşa sağlıklı bir yaşamın anahtarın fiziksel aktiviteden geçtiğini belirterek sözlerine başladı. Cenk Paşa düzenli hareketin, hem çocuklar hem de yetişkinler için modern yaşamın getirdiği hareketsizliğin yarattığı sağlık risklerini azalttığının altını çizdi. Genel Sekreter sözlerinin sonunda fiziksel aktivitenin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirtti ve katkı koyanlara teşekkür etti.

 

 

 

Continue Reading

GÜNDEM

Öztürkler: KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet, Bakü’de Zafer Anıtı, Haydar Aliyev’in kabri ve Şehitler Hıyabanı’nı ziyaret ederek çelenk ve karanfil bıraktı. Öztürkler, “KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor” dedi.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet ziyaretler gerçekleştirdi.

Meclisten verilen bilgiye göre, heyet ilk olarak Azerbaycan halkının İkinci Karabağ Savaşı’ndaki zaferi ve şehitleri anmak için inşa edilen Zafer Anıtı’nı ziyaret ederek anıta çelenk koydu.

Öztürkler ve beraberindekiler daha sonra Azerbaycan önderi Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret ederek  çelenk bıraktı.

Bakü Şehitler Hıyabanı’nda Türk şehitliğini de ziyaret eden Öztürkler ve beraberindekiler şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı.

Ziyaretlerde KKTC – Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu CANALTAY ile Dostluk Grubu Üyesi Fırtına Karanfil  ve KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer de hazır bulundu.

 

ÖZTÜRKLER

Ziyaretlerin ardından basına açıklamada bulunan Öztürkler, Bakü temaslarını değerlendirdi.

Öztürkler, yaptığı açıklamada KKTC’nin Türk dünyasındaki konumunun güçlendiğini vurgulayarak, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına verdiği desteğin altını çizen Öztürkler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de bu süreçte önemli katkılar sağladığını, KKTC’nin gözlemci üyeliğinin, uluslararası alanda görünürlüğü artırdığını ve Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılması mücadelesine güç kattığını dile getirdi.

Parlamentolar arası temasların artık daha resmi bir zemine taşındığını belirten Öztürkler, daha önce gayrı resmi yürütülen görüşmelerin bugün KKTC bayrağı ve ismiyle açık şekilde gerçekleştirildiğini söyledi. Azerbaycan’da yapılan toplantıların bu açıdan büyük önem taşıdığını kaydeden Öztürkler, KKTC heyetinin Azerbaycan Milli Meclisi ile doğrudan temas kurabilmesinin yeni dönemin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.

 

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, bu bağın daha da güçlenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin desteğinin hayati önemde olduğunu da belirten Öztürkler, Türk dünyasından da daha güçlü bir sahiplenme beklendiğini dile getirdi.

Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Öztürkler, bölgedeki gerilimi yakından takip ettiklerini ifade etti. Güney Kıbrıs’ın bazı askeri anlaşmalarının adada tedirginlik yarattığını, buna rağmen KKTC’nin endişe duymadığını kaydeden Ötürkler, Türkiye’nin güçlü desteğinin sürdüğünü vurguladı.

 

Öztürkler ayrıca, bölgede artan gerilimlerin sona ermesi gerektiğine dikkat çekerek, özellikle büyük güçler arasında yaşanan çatışmaların dünya barışı ve insanlığın geleceği açısından bir an önce sonlandırılmasının önemine işaret etti.

Continue Reading

GÜNDEM

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları kiralama sistemi yenilendi: 600’den fazla ihlal tespit edildi

Published

on

Politis’e göre, Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemelerle açık ilan ve kriter temelli sisteme geçildi. Denetimlerde 600’den fazla kira sözleşmesinde ciddi ihlal tespit edilirken, yüzlerce taşınmazın geri alındığı bildirildi.

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemeler kapsamında, mevcut Türk Malları artık yayımlanan ilanlar ve açık prosedürler üzerinden kiraya veriliyor. Ülke genelinde yapılan denetimlerde ise ciddi ihlaller içeren 600’den fazla kira sözleşmesi tespit edildi.

Politis gazetesinde yer alan habere göre, daha önce, yüksek değerli ticari arsalar da dahil olmak üzere mevcut Türk Malları, kamuya açık şekilde duyurulmadan Türk Malları Yönetim Servisi tarafından kapalı kapılar ardında tahsis ediliyordu. Bağlantısı, parti ilişkisi veya nüfuzu olan kişilerin bu malları son derece düşük kiralarla elde edebildiği belirtiliyordu.

İçişleri Bakanlığı tarafından bir yıl önce uygulamaya konulan yeni tahsis prosedürüyle birlikte, kiralama kararlarının belgelenmiş ve ölçülebilir kriterlere bağlandığı ifade ediliyor. Aynı zamanda süreçlerin elektronik ortama taşınmasıyla bürokrasinin azaltıldığı ve başvuru işlemlerinin önemli ölçüde hızlandırıldığı kaydediliyor. Sistemin temel hedefinin, başvuru sahiplerinin kişisel ve sosyoekonomik durumları dikkate alınarak daha adil ve hedefli bir dağıtım sağlamak olduğu belirtiliyor.

Yeni yasal çerçeve kapsamında en önemli değişikliğin, mevcut Türk Malları’nın artık her üç ayda bir Türk Malları Yönetim Servisi’nin internet sitesinde kamuya açık ilanlarla kiraya sunulması olduğu ifade ediliyor. Bu uygulamanın şeffaflığı artırmaya yönelik en önemli adımlardan biri olduğu değerlendiriliyor.

Bu uygulamanın başlamasından bu yana Haziran 2025, Ekim 2025, Ocak 2026 ve Nisan 2026 tarihlerinde olmak üzere dört ilan yayımlandığı bildiriliyor.

Bu dört aşamada toplam 285 Türk Malı taşınmazının kiraya sunulduğu ve dağılımın şu şekilde olduğu aktarılıyor:

  • Yenileme sonrası 37 konut (ilk üç ilanda 834 başvuru)
  • 35 ticari alan (ilk üç ilanda 260 başvuru)
  • 36 açık alan (ilk üç ilanda 173 başvuru)
  • 177 tarımsal arazi (ilk üç ilanda 39 başvuru)

2 Nisan 2026’dan bu yana ise 173 Türk Malı taşınmaz için yeni bir kiralama sürecinin yürütüldüğü, bunlar arasında 5 konut, 2 açık alan veya hayvancılık tesisi ve 166 tarımsal arazinin bulunduğu belirtiliyor. Yetkili kaynaklara göre, özellikle mülteciler arasında yoğun ilgi olduğu ve Ekim 2025 ilanı sonrası ülke genelinde 744’ten fazla başvuru yapıldığı ifade ediliyor.

ÇOK DÜŞÜK KİRALARA SON

Türk Malları Yönetim Servisi’nin modernizasyon sürecinin temel unsurlarından birinin kira fiyatlandırmasının yeniden düzenlenmesi olduğu belirtiliyor. Amaç, Türk Malları’nın uzun yıllar boyunca son derece düşük kiralarla kiralanması nedeniyle oluşan yapısal bozulmaların giderilmesi olarak aktarılıyor.

Yaklaşık 7,5 milyar euro değerindeki mülklerin yönetilmesine rağmen, Servis’in geçmişte yıllık yalnızca 5 milyon euro kira geliri elde ettiği ifade ediliyor.

İçişleri Bakanlığı yetkilileri, hedefin iş dünyasını zorlamak veya işletmeleri sürdürülemez hale getirmek olmadığını, bu nedenle kira artışlarının yedi yıllık bir süreçte kademeli olarak uygulandığını ve kiracıların yeni koşullara uyum sağlaması için zaman tanındığını belirtiyor.

Kira artışına örnek olarak şu değişimler veriliyor:

  • Limasol’daki ofis: 18 eurodan 147 euroya
  • Beton şirketi tesisi: 7 eurodan 1.181 euroya
  • Larnaka’daki büfe: 17 eurodan 510 euroya
  • Larnaka’daki çömlek atölyesi: 5 eurodan 360 euroya

YAYGIN USULSÜZLÜKLER ORTAYA ÇIKARILDI

Türk Malları’nın kötü yönetimi ve istismarı, geçmişte yetkili devlet makamlarının hareketsizliği nedeniyle zamanla yerleşik hale geldiği ifade ediliyor.

Türk Malları’nın kullanımına ilişkin tüm sözleşmelerin sıkı incelemeye alındığı, ihlal tespit edilen durumlarda taşınmazların geri alınması ve şeffaf prosedürlerle yeniden tahsis edilmesi için yasal işlemlerin başlatıldığı belirtiliyor.

Yapılan denetimlerde uzun süredir devam eden usulsüzlüklerin boyutunun ortaya çıktığı, bugüne kadar 600’den fazla ciddi ihlal içeren kira sözleşmesinin tespit edildiği ve bunların 300’ünün feshedildiği aktarılıyor.

DENETİM SONUÇLARI

Ticari taşınmazlarda toplam 512 ihlal tespit edildiği, incelenen 4.032 sözleşmenin 512’sinde temel şartlara aykırılık bulunduğu ifade ediliyor. Uyum göstermeyen 280 sözleşmenin feshedildiği, 79 taşınmazın geri alındığı ve diğer vakalarda yasal işlemlerin sürdüğü belirtiliyor.

Belediyeleri kapsayan 31 ihlal tespit edildiği, incelenen 275 sözleşmede 31 ciddi ihlal bulunduğu, 5 sözleşmenin feshedildiği ve 13 vakada uyarı yazısı gönderildiği aktarılıyor.

Toplum meclislerine ilişkin 47 ihlal tespit edildiği, incelenen 589 sözleşmede 47 ciddi ihlal bulunduğu, 3 sözleşmenin feshedildiği ve 32 vakaya uyarı verildiği belirtiliyor.

Konutlara ilişkin incelemelerin de başladığı, 91 sözleşmenin incelendiği, 31 ihlal tespit edildiği ve 6 konutun geri alındığı ifade ediliyor. Diğer vakalarda ise yasal süreçlerin sürdüğü aktarılıyor.

Continue Reading