SAĞLIK
Yalnızlığın fiziksel sağlık üzerindeki korkunç etkileri
Yapılan araştırmalar, güçlü sosyal bağlardan yoksun bir yaşamın, insan sağlığı için günde 15 sigara içmek kadar tehlikeli olduğunu ortaya koyuyor.
Bilimsel çalışmalar; yalnızlığın fiziksel problemlerin yanı sıra alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, yeme bozuklukları, depresyon ve intihar gibi riskleri de artırabileceğini gösteriyor.
2010 yılında yapılan kapsamlı bir araştırma, sosyal bir yaşamın, hayatta kalma şansını yüzde 50 oranında artırabildiğini gözler önüne serdi.
Yalnızlığın “günde 15 sigara içmek kadar sağlığa zararlı” olabileceğini belirten uzmanlar, modern dünyada yetişkinlerin büyük bir kısmının yalnız hissettiğini vurguladı.
Charity Age UK, Birleşik Krallık’ta yaklaşık bir milyon yaşlının sürekli yalnız hissettiğini, 65 yaş üstü kişilerin ise 4 milyondan fazlasının yalnız yaşadığını rapor etti.
Ancak birçok kişi, yalnız hissettiğini açıkça ifade etmekten çekiniyor, bu nedenle yalnız hisseden kişilerin sayısı hakkında net verilere varılamıyor.
The Sun’da yer alan habere göre; sosyal etkinliklerden kaçınma, günlük rutinlerde değişiklik yapma (örneğin yemek yapmayı, görünüşe özen göstermeyi veya erken kalkmayı bırakma), uyku problemleri ve sürekli düşük ruh hali gibi etkenler, zamanla kişide özgüven kaybı yaratabilir. Bu durum, yalnız kalma isteğini daha da tetikler.
Centers for Disease Control and Prevention yazarları; ötekileştirilme, fiziksel sakatlıklar, psikiyatrik hastalıklar, dil engelleri ve sevilen birinin kaybı gibi durumları, bireysel risk faktörleri olarak değerlendiriyor.
Yalnızlığın uzun vadede kalp hastalıkları, Tip 2 diyabet ve demans gibi hastalıklara yakalanma olasılığını artırdığının altını çizen araştırmacılar, bu etkilerden korunmak için daha sosyal bir yaşamı tavsiye ediyor.
SAĞLIK
Kalp krizi aylar öncesinden belirti verebilir!
Kalp krizi her ne kadar aniden gelişen bir durum olarak bilinse de aslında aylar öncesinden vücutta çeşitli belirtilerle sinyal verebiliyor.
Uzmanlara göre, özellikle eforla gelen göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çabuk yorulma gibi “geliyorum” diyen uyarıların erken fark edilmesi hayati önem taşıyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Okay Abacı, kalp krizinin çoğu zaman aniden gelişen bir durum gibi algılansa da bazı hastalarda aylar öncesinden çeşitli belirtilerle kendini gösterebildiğini belirtti.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, kalp ve damar hastalıklarının dünyada ve Türkiye’de en önemli ölüm nedenleri arasında yer aldığını ifade eden Abacı, kalp krizinin çoğu zaman kalbi besleyen koroner damarların ani tıkanmasıyla ortaya çıktığını kaydetti.
Kalp krizinin bazı hastalarda önceden çeşitli belirtilerle kendini gösterebildiğini vurgulayan Abacı, özellikle eforla ortaya çıkan göğüs ağrılarının önemli bir uyarı olabileceğini anlattı.
Abacı, kalp krizinin en önemli belirtilerinden birinin göğüs ağrısı olduğunu belirterek, “Bu ağrı çoğu zaman göğsün ortasında baskı ya da sıkışma şeklinde hissedilir. Özellikle eforla ortaya çıkıp dinlenmekle geçen göğüs ağrıları kalp damarlarında darlık olabileceğinin önemli bir göstergesidir.” değerlendirmelerinde bulundu.
Bazı hastalarda ağrının çeneye, sol kola, omuza ya da sırta yayılabildiğine dikkati çeken Abacı, “Bununla birlikte nefes darlığı, çabuk yorulma, terleme ve mide bulantısı gibi belirtiler de kalp damar hastalıklarının habercisi olabilir.” ifadelerini kullandı.
Kalp krizinin her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmayabileceğine işaret eden Abacı, özellikle diyabet hastalarında “sessiz kalp krizi” olarak adlandırılan durumun görülebildiğini kaydetti.
Abacı, diyabeti olan bazı kişilerde kalp krizinin belirgin göğüs ağrısı olmadan da gelişebildiğini aktararak, bu nedenle risk grubunda bulunan kişilerin düzenli kardiyoloji kontrollerini yaptırmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde bazı risk faktörlerinin önemli rol oynadığını belirten Abacı, “Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, hareketsiz yaşam ve aşırı kilo kalp krizi riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması kalp sağlığını korumada oldukça önemlidir.” değerlendirmelerini yaptı.
Abacı, göğüs ağrısı gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini kaydederek, özellikle eforla ortaya çıkan ve tekrarlayan şikayetlerde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.
SAĞLIK
İnsan hayatında zorluk çıkaran kişiler daha hızlı yaşlanmaya yol açabiliyor
Araştırmaya göre insan hayatında “zorluk çıkaran kişilerin” daha hızlı yaşlanmaya yol açabildiği ve insanların yaklaşık yüzde 30’unun çevresinde en az bir “zorluk çıkaran” kişi bulunduğu saptandı.
ABD Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri (PNAS) isimli dergide yayınlanan araştırmada, “sorun oluşturan veya hayatı daha zor hale getirenler” olarak tanımlanan kişilerin, insan hayatı ve sağlığı üzerindeki etkileri incelendi.
Kısaca “zorluk çıkaran” şeklinde tanımlanan bu kişilerin, insanın biyolojik yaşlanmasına muhtemel etkilerinin de ölçüldüğü araştırmaya 2 binden fazla kişi katıldı. Katılımcıların son 6 ay içindeki sosyal ilişkileri kayda geçirildi.
Araştırmaya katılanların DNA değişikliklerinin analizi için tükürük örneklerinin de dahil edildiği araştırmada, katılımcıların düzenli olarak etkileşimde bulundukları “her yeni rahatsız edici kişi için yaşlanma hızlarının yüzde 1,5 arttığı” saptandı.
İnsanların yaklaşık yüzde 30’unun çevresinde “en az bir zorluk çıkaran” kişi bulunduğu tespit edilen araştırmada, “zorlu sosyal etkileşimlerin fiziksel sağlık üzerinde olumsuz bir etkiye ve daha hızlı yaşlanmaya” yol açabileceği vurgulandı.
İnsan hayatında “kronik stres faktörü”
Araştırmanın baş yazarı ve New York Üniversitesi’nde sosyoloji alanında yardımcı doçent olan Byungkyu Lee, açıklamasında, “Gözlemlediğimiz şey, sorun çıkaran kişilere sahip olmak ile yaşlanma hızı arasında bir tür ilişki.” ifadesini kullandı.
Lee, araştırma sonuçları doğrultusunda, daha az olumlu ilişkilerin “kronik stres faktörleri olarak işlev görebileceği, bu nedenle çevrede bu kişilerin varlığının insan hayatını gerçekten zorlaştırabildiğinin” ortaya çıktığını belirtti.
SAĞLIK
Araştırma: Yapay zeka meme kanserinde erken teşhisi artırıyor
İsveç’te 100 bin kadın üzerinde yapılan ve The Lancet’te yayımlanan araştırma, meme kanseri taramalarında yapay zeka kullanımının geç teşhis oranlarını yüzde 12 azalttığını ortaya koydu.
-
GÜNDEM18 saat agoErhürman, Erdoğan ile görüştü: Güncel ve bölgesel gelişmeler ele alındı
-
GÜNDEM23 saat agoArıklı: “CTP en fazla 3 ay enkaz edebiyatı yapar”
-
GÜNDEM23 saat agoGüney Kıbrıs’ta şap alarmı büyüyor: Domuz çiftliğinde de ilk vaka kaydedildi
-
GÜNDEM23 saat agoAvrupa Parlamentosu raporunda, Kıbrıs’ta federal çözüm ve özel temsilci çağrısı yer aldı
-
GÜNDEM17 saat agoAbiye defilesinde barış mesajları
-
GÜNDEM2 saat agoYer yer sağanak ve gök gürültülü yağmur bekleniyor
-
GÜNDEM17 saat agoVakıflar Bankası’nın öz kaynakları 869 milyon TL’ye yükseldi
-
GÜNDEM2 saat agoAntalya Diplomasi Forumu bugün başlıyor
