Connect with us

TÜRKİYE

Türkiye’de gözler TCMB’nin faiz kararına çevrildi

Published

on

Küresel piyasalarda, önemli ekonomilerin “yumuşak iniş” yapabileceği ihtimalinin gündemde kalmaya devam etmesi risk iştahını beslemeyi sürdürürken, bugün Türkiye’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası kararları yatırımcıların odağına yerleşti.

Dün, dünya genelinde açıklanan imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri üretim tarafında çarkların yavaş yavaş dönmeye devam ettiğini gösterdi.

ABD’de imalat sanayi PMI ocakta 50,3’le son 15 ayın en yükseğine çıkarak beklentileri aşarken, söz konusu veri imalat sanayisinde yeniden genişleme bölgesine girildiğine işaret etti.

Bu durum ülkede ekonomik aktivitenin güçlü kalmaya devam ettiği şeklinde yorumlanırken, ABD Merkez Bankasının (Fed) martta faiz indirimlerine gidebileceği ihtimali zayıflamayı sürdürdü.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in gelecek hafta politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, martta da yüzde 57 ihtimalle yüzde 5,25-5,50 seviyesinde tutulacağı öngörülüyor.

Öte yandan, ekonomideki “yumuşak iniş” ihtimali S&P 500 endeksini desteklemeye devam ederken, dün yükselişini üst üste altıncı iş gününe taşıyan endeks, kapanış rekorunu da 4.868,55 puana yükseltti.

Microsoft’un hisseleri gün içinde yüzde 1’in üzerinde artarak 405,63 dolara kadar çıkarken, şirketin piyasa değeri ilk kez 3 trilyon doları aştı.

Bugün ABD’de açıklanacak büyüme ve kişisel tüketim harcamaları verileri ise yatırımcıların odağına yerleşen bir başka önemli veri seti olarak dikkati çekerken, bu verilerden alınacak sinyallerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırması bekleniyor.

ABD ekonomisinin geçen yılın son çeyreğinde yüzde 2 büyüdüğü tahmin edilirken, kişisel tüketim harcamalarındaki artışın da yüzde 3,1’den yüzde 2,5’e indiği öngörülüyor.

Analistler, kişisel tüketim harcamalarına ilişkin verilerin Fed’in para politikası kararlarında önemli yer tuttuğunu belirterek, piyasa tahminlerinden olası sapmaların fiyatlamalar üzerinde etkili olabileceğini ifade etti.

Bununla birlikte, martta Fed’in politika faizini sabit bırakabileceği ihtimalinin güçlenmesi tahvil piyasalarındaki satış baskısını desteklemeyi sürdürürken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,16 seviyesinde bulunuyor.

 

Emtia tarafında da benzer bir seyir öne çıkarken, merkez bankalarının güvercin adımlarının gecikebileceği endişesi altının ons fiyatını baskılıyor. Dün altının ons fiyatı yüzde 0,8 değer kaybıyla 2.012 dolardan günü tamamlarken, yeni günde dünkü kapanışın hemen üzerinde 2.014 dolardan alıcı buluyor.

Brent petrolün varil fiyatı ise 80 dolar seviyesinde bulunuyor.

Öte yandan, dün Kanada Merkez Bankası politika faizini yüzde 5’te sabit bırakırken, bankadan yapılan açıklamada net bir şekilde faiz artışlarının sona erdiği sinyali verildi.

Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,36 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,08 değer kazanırken, Dow Jones endeksi yüzde 0,26 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne pozitif bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) bugün açıklayacağı para politikası kararları yatırımcıların odağında bulunuyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda ECB’nin politika faizlerini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı sözle yönlendirmelerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırması bekleniyor.

Analistler, ECB’nin ilk faiz indirimine yüzde 64 ihtimalle nisanda başlayabileceğinin öngörüldüğünü ancak söz konusu tahminlerin günden güne hazirana kaydığını belirterek, Lagarde’ın açıklamalarının piyasalardaki fiyatlamaları netleştirebileceğini bildirdi.

Dün bölge genelinde açıklanan imalat sanayi PMI verilerinin toparlanmaya işaret ettiğini ancak hala daralmanın sürdüğünü aktaran analistler, makroekonomik verilerden alınacak sinyallerin takip edilmeye devam edileceğini bildirdi.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,56, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,91, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,58 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,87 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise negatif bir seyirle başladı.

Asya’da piyasalar Çin Merkez Bankası (PBoC) Başkanı Pan Gongşıng’ın açıklamalarının ardından pozitif seyrediyor.

Pan, dün, banka ve kredi kuruluşları için zorunlu karşılık oranının 5 Şubat’tan itibaren 50 baz puan azaltılacağını belirterek, piyasaya yeterli nakit sağlanmasının amaçlandığı kararın, 1 trilyon yuan (yaklaşık 140 milyar dolar) nakit varlığı serbest bırakmasının beklendiğini bildirdi.

 

Söz konusu açıklamalarla birlikte dün Hong Kong’da Hang Seng endeksinde yükseliş yüzde 3,56’ya ulaşırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,8 değer kazandı.

Analistler, ülkede bir süredir ekonomik aktiviteye ilişkin endişelerin varlık fiyatları üzerinde etkili olduğunu belirterek, söz konusu adımın ülkedeki deflasyonist baskıyı azaltabileceğini ve risk iştahını beslediğini ifade etti.

Söz konusu alış ağırlıklı seyir bugün de piyasalar üzerinde etkili olurken, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,7 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2,4 artış kaydetti. Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 0,1 geriledi.

Türkiye dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,77 değer kazancıyla 8.090,90 puandan tamamlarken, bugün TCMB’nin açıklayacağı para politikası kararları yatırımcıların odağında bulunuyor.

Analistler, faiz kararıyla birlikte politika metninden alınacak sinyallerin yurt içi piyasalarda oynaklığı artırabileceğini kaydederek, piyasalarda bankanın bir süredir devam eden şahin adımlarının bu toplantıyla birlikte sona ereceği öngörülerinin hakim olduğunu ifade etti.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB’nin politika faizini 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkaracağını tahmin ediyor.

Dolar/TL, dün yatay bir seyir izleyerek 30,2382’den günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,2630 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, dün açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Akla ziyan dedikodularla ekonomide bin bir güçlükle temin ettiğimiz güven ve istikrar iklimini bozacak kampanyalar başlatıyorlar. Dedikodular üzerinden bir bardak suda fırtına koparmaya çalışan fitne tüccarlarını kesinlikle umursamıyoruz.” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Joe Biden ise Kongre’ye bir mektup yollayarak, İsveç’in NATO’ya üyeliğiyle ilgili Türkiye’deki süreç tamamlanır tamamlanmaz Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışına ilişkin resmi bildirimi Kongre’ye göndereceğini bildirdi.

Analistler, bugün Türkiye’de TCMB’nin faiz kararının yanı sıra para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ECB’nin faiz kararı ve ECB Başkanı Lagarde’ın açıklamaları ile ABD’de büyüme başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.100 ve 8.250 seviyelerinin direnç, 8.060 ve 7.980 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜRKİYE

Türkiye, yapay zeka destekli robotik projelerinde Avrupa ve Japonya ile iş birliğine gidiyor

Published

on

TÜBİTAK koordinasyonunda yürütülecek uluslararası çağrı kapsamında, Türkiye Almanya, Fransa ve Japonya’nın da aralarında bulunduğu ülkelerle yapay zeka destekli robotik projeleri geliştirecek. Avrupa ile Japonya arasındaki bilimsel iş birliği platformu CONCERT Japan çerçevesinde desteklenecek projelere 145 bin euroya kadar finansman sağlanacak.

  • Avrupa ile Japonya arasında bilimsel ve teknolojik iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan bağımsız bir platform niteliğindeki CONCERT Japan kapsamında, dinamik, insan merkezli ortamlarda çalışabilen, yapay zeka destekli, uyarlanabilir, otonom sistem ve akıllı robotiklerin geliştirilmesine yönelik araştırmalar desteklenecek
  • Her konsorsiyumun, biri Japonya’dan ve ikisi çağrıya katılan iki Avrupa ülkesinden olmak üzere en az 3 ortaktan oluşacağı ve Türkiye ayağını TÜBİTAK’ın yürüteceği projelere 145 bin euroya kadar destek verilecek

Türkiye, yapay zeka destekli robotik projeleri için Almanya ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu 10 Avrupa ülkesi ve Japonya ile işbirliğine gidecek.

AA muhabirinin TÜBİTAK’tan edindiği bilgiye göre söz konusu iş birliği “CONCERT Japan” platformunun açtığı çağrı üzerinden gerçekleşecek.

Platform, Avrupa ile Japonya arasındaki bilimsel ve teknolojik işbirliğini geliştirmek amacıyla bağımsız bir yapı olarak oluşturuldu. Bu kapsamda, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Japonya, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Macaristan, Polonya ve Slovakya’dan fonlayıcı kuruluşların katılımıyla “Gerçek Dünya Uygulamaları İçin Yapay Zeka Destekli Robotik” başlıklı ortak işbirliği çağrısı açıldı.

Çağrıyla, özellikle Avrupalı ve Japon araştırmacılar arasındaki uluslararası hareketliliğin teşvik edilmesi, sürdürülebilir ve çok taraflı araştırma iş birliği amaçlanıyor. Avrupa ve Japonya’daki araştırmacılar, gerçek dünyadaki dinamik, yapılandırılmamış ve insan merkezli ortamlarda çalışabilen, yapay zeka destekli, uyarlanabilir, otonom sistemler ve akıllı robotiklerin geliştirilmesi için işbirliği yapacak.

PROJELERİN 22 TEMMUZ’A KADAR SUNULMASI GEREKİYOR

Proje başvurularının uluslararası iş birliği içermesi ve interdisipliner yaklaşımlar kapsamında belirlenen alanda sunulması önem taşıyor.

Başvuruda bulunacak her proje konsorsiyumunun biri Japonya’dan ve ikisi çağrıya katılan iki Avrupa ülkesinden olmak üzere en az 3 uygun proje ortağından oluşması isteniyor.

Projeler için 22 Temmuz’a kadar başvurulabilecek.

PROJE BAŞINA 145 BİN EURO’YA KADAR DESTEK

Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kamu kurum ve kuruluşları, sektör ve büyüklüğüne bakılmaksızın firma düzeyinde katma değer yaratan ve ticaret sicil belgesi olan Türkiye’de yerleşik sermaye şirketlerince sunulacak projeler desteklenecek.

Proje süresi en fazla 36 ay olacak. Çağrının Türkiye ayağını TÜBİTAK koordine edecek. TÜBİTAK’tan talep edilen katkı, kurum hissesi ve proje teşvik ikramiyesi hariç, proje başına 145 bin euroyu, yürütücü kuruluş başına yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kamu kurum ve kuruluşları için 100 bin euroyu, özel kuruluşlar için 145 bin euroyu aşamayacak.

Çağrı kapsamında kongre, konferans gibi yurt içi ve yurt dışı bilimsel toplantılara katılım için yapılacak seyahatlere en fazla 175 bin lira ve proje ortakları arasında çalışma ziyareti, network gibi faaliyetlere ilişkin seyahatlere de en fazla 300 bin lira olmak üzere yürütücü kuruluş başına toplam 475 bin liraya kadar ödenek istenebilecek.

Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100, büyük ölçekli özel kuruluşlar yüzde 60 ve KOBİ’ler yüzde 75 desteklenecek.

Başvuru sonuçlarının aralık ayında açıklanması planlanıyor.

Yapay zeka destekli robotik alanındaki hızlı gelişmelerin endüstriden hizmetlere kadar birçok alanda toplumu dönüştürmesi nedeniyle ortaya çıkacak projeler stratejik görülüyor.

Continue Reading

TÜRKİYE

Türkiye ile İngiltere arasında “Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi” imzalandı

Published

on

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper tarafından “Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi” imzalandı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Türkiye ile İngiltere arasında “Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi”ne Fidan ve Cooper imza attı.

Türkiye’nin NATO müttefiki ve stratejik ortağı olan İngiltere ile ikili ilişkileri, başta ticaret, yatırım ve savunma sanayisi olmak üzere her alanda olumlu bir mecrada ilerliyor.

Türkiye ve İngiltere, bölgede cereyan eden krizler ve küresel sınamalar karşısında da yakın bir diyalog ve eş güdümle güvenlik, istikrar ve refahın teminine yönelik çözümler üretme çabasında.

Söz konusu Çerçeve Belgesi, güvenlikten iklim değişikliğine, insani kalkınmadan bilim ve teknolojiye uzanan çok geniş bir yelpazede, NATO müttefiki iki ülke arasındaki mevcut stratejik ortaklığı daha da pekiştirmeyi, ikili ve çok taraflı planda sürdürülen yakın diyalog ile güçlenen işbirliğinin kapsamını genişletmeyi amaçlıyor.

Continue Reading

TÜRKİYE

Türkiye’den Yunanistan’a: Ege ve Doğu Akdeniz haritaları hukuka aykırı

Published

on

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın balıkçılık alanlarına ilişkin yayımladığı bazı haritaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, Türk deniz yetki alanlarını ihlal eden tek taraflı düzenlemelerin kabul edilmeyeceğini açıkladı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan Balıkçılık Denetim Müdürlüğünün resmi internet sitesinde, Yunanistan’ın Ege’de ve Doğu Akdeniz’de “yetki sahibi olmadığı bazı alanlarda” balıkçılığa yasak bölgeler tesis ettiğini ve “uluslararası hukuka aykırı” çeşitli haritalar yayımlandığının tespit edildiğini bildirdi.

Bakanlıktan, Yunanistan’ın Ege ve Doğu Akdeniz’deki harita faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

“Yunanistan Balıkçılık Denetim Müdürlüğünün resmi internet sitesinde, Yunanistan’ın Ege’de ve Doğu Akdeniz’de yetki sahibi olmadığı bazı alanlarda balıkçılığa yasak bölgeler tesis ettiği ve uluslararası hukuka aykırı çeşitli haritalar yayımlandığı tespit edilmiştir.” ifadesine yer verilen açıklamada, Türkiye ile Yunanistan arasında Ege ve Akdeniz’de var olmayan, hayali deniz sınırları çizen ve buralarda Türk deniz yetki alanlarını ihlal eden haritaların geçerliliğinin olmadığı kaydedildi.

Yunanistan’ın 6 deniz mili genişliğindeki karasularının ötesinde, yetki sahibi olmadığı yerler ile deniz alanlarında ve uluslararası sularda, balıkçılık faaliyetlerine getirdiği gayrihukuki kısıtlamaların Türkiye bakımından keza yok hükmünde olduğu hatırlatılan açıklamada, “Türkiye, Türk balıkçılarının uluslararası hukuka ve tarihi haklara dayalı meşru faaliyetlerine getirilebilecek hiçbir tek taraflı ve gayrihukuki tasarrufu kabul etmeyecektir.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, bu anlayışla, Türkiye’nin, 7 Aralık 2023 tarihli Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi çerçevesinde sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk temelinde çözümü için samimi ve kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği yönündeki tutumunu muhafaza ettiği hatırlatıldı.

Continue Reading