Connect with us

GÜNDEM

TIP-İŞ: Sağlıktan tasarruf insan hayatından tasarruftur

Published

on

TIP-İŞ’ten Gazimağusa Hastanesi’nde acil servislerle ilgili yapılan açıklamada, “Sağlıktan tasarruf insan hayatından tasarruftur” denildi.

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (TIP-İŞ), “yaşama tutunma  savaşında saniyelerin bile önemli olduğu”  acil servislerdeki eksikliklerin hükümetin taahhüt ettiği bir aylık sürede giderilmediği gerekçesiyle kamu hastanelerinin acil servislerine ziyaret başlattı.

TIP-İŞ, bu sabah Gazimağusa Devlet Hastanesi acil servisi önünde basın açıklaması yaparak acil servislerin önemine ve eksikliklere dikkat çekti. Tabipler Birliği ile KTÖS basın açıklamasına katılarak  TIP-İŞ’e destek belirtti.

Hastane önünde “Sağlıktan tasarruf insan hayatından tasarruftur” yazılı döviz açıldı.

TIP-İŞ Başkanı Özlem Gurkut, pazartesi Cengiz Topal Hastanesi, çarşamba günü Girne Akçiçek Hastanesi ve cuma günü de Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi acil servislerini ziyaret ederek buralardaki eksikliklere dikkat çekeceklerini, giderilmemesi noktasında ise grev ve her türlü eylem hakkını saklı tuttuklarını kaydetti.

GÜRKUT: ACİLLER ALARM VERİYOR

TIP-İŞ Başkanı Özlem Gürkut ülkedeki kamu hastanelerinin acil servislerinin alarm verdiğini belirterek, “kontrolsüz şekilde artan nüfusun yanı sıra, giderek derinleşen yoksulluğun da etkisiyle kamu hastanelerine olan talebin günbegün arttığını” ifade etti.

Gazimağusa Devlet Hastanesi’nin aldığı başvuru sayısı ve hitap ettiği bölge ile nüfus göz önünde bulundurulduğunda, 3. basamak sağlık hizmeti vermesi gerektiğini vurgulayan Gürkut, “ Ancak bunun için eksik bölüm ve hizmetlerinin yanı sıra, daimi uzman hekim ve personel kadrolarının da artırılıp tamamlanması gerekmektedir.” dedi.

Gürkut, “Acil servisler, yaşama tutunma savaşında saniyelerin bile önemli olduğu kritik alanlardır. En küçük eksiklik veya aksaklığın bedeli yaşam kaybıyla ödenebilir. Bu nedenle acil tıp hizmetleri, tam donanımlı, uzman kadroların bulunduğu, ihtiyaç durumunda hastayı ilgili branş uzmanı hekimlerle konsülte edebileceğiniz yani birlikte değerlendirebileceğiniz diğer uzman kadroların da bulunduğu tam teşekküllü hastanelerdeki acil servislerde verilmelidir.” diye devam etti.

“AYDA 7-8 BİN HASTA”

Gazimağusa Devlet Hastanesi acil servisine her gün 250 civarı, ayda ortalama 7-8 bin hastanın başvurduğunu söyleyen Gürkut, şöyle devam etti

“Yani günün 24 saati, her 5-6 dakikada bir kalp krizi geçirmekte olan, trafik kazası sonucu yaralanmış olan, kanamalı veya şuuru kapalı acil bir hasta bu kapıdan içeri girmektedir. Tüm bu hastaları 24 saat boyunca aralıksız olarak karşılayacak, anamnez alıp muayene edecek, laboratuvar ve röntgen tetkiklerini planlayıp isteyecek, sonuçlarını değerlendirip teşhis koyacak, tedaviye başlayacak, iletişim kurup bilgi verecek, gerekirse ambulansa binip birlikte giderek ileri merkeze sevk edecek, acil serviste görevli sadece 4 hekim mevcuttur. 4 hekim, sağlık ocaklarında ve merkezlerinde görev yapan 2 meslektaşları ve diyaliz ünitesinde görev yapan 1 meslektaşlarının da desteğiyle olağanüstü bir çaba ve iş yüküyle hastalarımıza derman olmaya, yaşam vermeye çalışmaktadır. Aralıksız her gün 24 saat hizmet verilen acil serviste vardiyalı görev alan hekimlerimiz tüm bu işleri ya tek başlarına ya da en fazla 2 kişilik ekipler olarak yerine getirmektedir.  “

Acil servislerin, başka servislerde görev yapan hekimlerin zorunlu acil nöbetleri ile döndürülmesi yerine, kendi kadrolarıyla ve ekip olarak hizmet verebilmesinin önemine değinen Gürkut, “Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası olarak, uzun süredir, hastalarımızın daha iyi sağlık hizmeti alabilmesi için hastanelerimizdeki ve sağlık sistemimizdeki eksiklik ve aksaklıklara dikkat çekmeye, çözüm önerileri üretmeye çalışıyoruz. Ancak hepimiz biliyoruz ki acil servislerde hizmet ertelenemez, ötelenemez. En küçük aksaklıkta geri döndürülemez kalıcı hasarlar gerçekleşebilir.” uyarısında bulundu.

Acil servisleri, kısıtlı teşhis ve tedavi olanaklarıyla ve eksik hekim-personel ile çalıştırmanın sadece hastaları riske açık hale getirmekle kalmayacağını, aynı zamanda hekimleri de mesleki risklere açık hale getireceğini vurgulayan Gürkut,”Acil servislerdeki eksik hekim ve sağlık çalışanı kadrolarının tamamlanması, olanakların geliştirilmesi için Sağlık Bakanlığı’na 1 ay önce yaptığımız çağrı sonrası, Sağlık Bakanımız sendikamıza hekim sayısının artırılması için harekete geçeceklerine, eksik personelin tamamlanacağına, acillerdeki olanakların geliştirileceğine dair sözler vermiştir. Sağlık Bakanlığı’nın acil servis kadrolarının doldurulması amacıyla münhal ilan edilmesi için aldığı yetkiye rağmen, henüz münhal ilanı yapılmamıştır.” dedi.

Aradan geçen 1 ayın sonunda ülkedeki hiçbir acilde hekim sayısında henüz bir artış olmadığını belirten Gürkut, personel eksikliklerinin devam ettiğini, Bakanlığın verdiği sözler hayata geçmediği sürece kendileri için vaatten ibaret olduğunu ifade etti.

Gürkut, “Sendika yönetimimiz yaptığı değerlendirmede, acil servislerdeki söz konusu eksikliklerin giderilmesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bakanlığın verdiği sözleri bir iyi niyet olarak değerlendirmekle birlikte, hayata geçirilmedikleri sürece hastalarımız da hekimlerimiz de risk alanında kalmaya devam edecektir. Ne hastalarımız ne de sağlık çalışanları bunu hak etmektedir. Bu nedenle bakanlığı ve hükümeti acil servislere ilgi göstermeye ve sorunlara eğilmeye bir kez daha davet ederiz.” ifadelerini kullandı

MERT: MESLEKTAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ

TIP-İŞ’e destek veren Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Mert de, TIP-İŞ’in acil servislerle ilgili çağrısına duyarsız  kalan yetkililerin dikkatlerini çekmek için eylem yapıldığına dikkat çekerek,  tüm hekimlerin meslek örgütü olarak meslektaşlarının yanında olduklarını ifade etti.

Mert, konunun bir halk sağlığı sorunu olduğuna işaret ederek, hükümeti ve Sağlık Bakanlığı’nı bu duyarsızlıktan  vazgeçirmek için  örgütlenmeleri gerektiğini söyledi.

MAVİŞ: EĞİTİM VE SAĞLIĞIN KADERİ OLUMSUZLUKTA KESİŞTİ

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş de konuşmasında, TIP-İŞ’e kamusal hizmet noktasında duyarlılığı için teşekkür etti.

Maviş, eğitim ve sağlığın kaderinin  olumsuzluklar anlamında kesiştiğini savunarak,  sosyal devletin görevlerinden birinin de eğitim ve sağlıkta nitelik ve ücretsiz erişim olduğunu, nüfus ve vatandaşlık politikası olmaması nedeniyle okullarda ve hastanelerde ciddi yığılmalar olduğunu ve iş yükünün arttığını ifade etti.

Maviş, okullardaki öğrencilerin sadece yüzde 57’sinin Türk olduğunu bütçenin de bu yüzde 57’ye göre yapıldığını, dolayısıyla öğretmen ve  doktorun kapasitenin üzerinde eğitim ve hizmet vermekle cezalandırıldığını ifade etti.

Maviş, verdikleri mücadelede toplumu da yanlarında görmek istediklerini sözlerine ekledi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Öztürkler: KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet, Bakü’de Zafer Anıtı, Haydar Aliyev’in kabri ve Şehitler Hıyabanı’nı ziyaret ederek çelenk ve karanfil bıraktı. Öztürkler, “KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor” dedi.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet ziyaretler gerçekleştirdi.

Meclisten verilen bilgiye göre, heyet ilk olarak Azerbaycan halkının İkinci Karabağ Savaşı’ndaki zaferi ve şehitleri anmak için inşa edilen Zafer Anıtı’nı ziyaret ederek anıta çelenk koydu.

Öztürkler ve beraberindekiler daha sonra Azerbaycan önderi Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret ederek  çelenk bıraktı.

Bakü Şehitler Hıyabanı’nda Türk şehitliğini de ziyaret eden Öztürkler ve beraberindekiler şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı.

Ziyaretlerde KKTC – Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu CANALTAY ile Dostluk Grubu Üyesi Fırtına Karanfil  ve KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer de hazır bulundu.

 

ÖZTÜRKLER

Ziyaretlerin ardından basına açıklamada bulunan Öztürkler, Bakü temaslarını değerlendirdi.

Öztürkler, yaptığı açıklamada KKTC’nin Türk dünyasındaki konumunun güçlendiğini vurgulayarak, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına verdiği desteğin altını çizen Öztürkler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de bu süreçte önemli katkılar sağladığını, KKTC’nin gözlemci üyeliğinin, uluslararası alanda görünürlüğü artırdığını ve Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılması mücadelesine güç kattığını dile getirdi.

Parlamentolar arası temasların artık daha resmi bir zemine taşındığını belirten Öztürkler, daha önce gayrı resmi yürütülen görüşmelerin bugün KKTC bayrağı ve ismiyle açık şekilde gerçekleştirildiğini söyledi. Azerbaycan’da yapılan toplantıların bu açıdan büyük önem taşıdığını kaydeden Öztürkler, KKTC heyetinin Azerbaycan Milli Meclisi ile doğrudan temas kurabilmesinin yeni dönemin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.

 

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, bu bağın daha da güçlenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin desteğinin hayati önemde olduğunu da belirten Öztürkler, Türk dünyasından da daha güçlü bir sahiplenme beklendiğini dile getirdi.

Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Öztürkler, bölgedeki gerilimi yakından takip ettiklerini ifade etti. Güney Kıbrıs’ın bazı askeri anlaşmalarının adada tedirginlik yarattığını, buna rağmen KKTC’nin endişe duymadığını kaydeden Ötürkler, Türkiye’nin güçlü desteğinin sürdüğünü vurguladı.

 

Öztürkler ayrıca, bölgede artan gerilimlerin sona ermesi gerektiğine dikkat çekerek, özellikle büyük güçler arasında yaşanan çatışmaların dünya barışı ve insanlığın geleceği açısından bir an önce sonlandırılmasının önemine işaret etti.

Continue Reading

GÜNDEM

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları kiralama sistemi yenilendi: 600’den fazla ihlal tespit edildi

Published

on

Politis’e göre, Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemelerle açık ilan ve kriter temelli sisteme geçildi. Denetimlerde 600’den fazla kira sözleşmesinde ciddi ihlal tespit edilirken, yüzlerce taşınmazın geri alındığı bildirildi.

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemeler kapsamında, mevcut Türk Malları artık yayımlanan ilanlar ve açık prosedürler üzerinden kiraya veriliyor. Ülke genelinde yapılan denetimlerde ise ciddi ihlaller içeren 600’den fazla kira sözleşmesi tespit edildi.

Politis gazetesinde yer alan habere göre, daha önce, yüksek değerli ticari arsalar da dahil olmak üzere mevcut Türk Malları, kamuya açık şekilde duyurulmadan Türk Malları Yönetim Servisi tarafından kapalı kapılar ardında tahsis ediliyordu. Bağlantısı, parti ilişkisi veya nüfuzu olan kişilerin bu malları son derece düşük kiralarla elde edebildiği belirtiliyordu.

İçişleri Bakanlığı tarafından bir yıl önce uygulamaya konulan yeni tahsis prosedürüyle birlikte, kiralama kararlarının belgelenmiş ve ölçülebilir kriterlere bağlandığı ifade ediliyor. Aynı zamanda süreçlerin elektronik ortama taşınmasıyla bürokrasinin azaltıldığı ve başvuru işlemlerinin önemli ölçüde hızlandırıldığı kaydediliyor. Sistemin temel hedefinin, başvuru sahiplerinin kişisel ve sosyoekonomik durumları dikkate alınarak daha adil ve hedefli bir dağıtım sağlamak olduğu belirtiliyor.

Yeni yasal çerçeve kapsamında en önemli değişikliğin, mevcut Türk Malları’nın artık her üç ayda bir Türk Malları Yönetim Servisi’nin internet sitesinde kamuya açık ilanlarla kiraya sunulması olduğu ifade ediliyor. Bu uygulamanın şeffaflığı artırmaya yönelik en önemli adımlardan biri olduğu değerlendiriliyor.

Bu uygulamanın başlamasından bu yana Haziran 2025, Ekim 2025, Ocak 2026 ve Nisan 2026 tarihlerinde olmak üzere dört ilan yayımlandığı bildiriliyor.

Bu dört aşamada toplam 285 Türk Malı taşınmazının kiraya sunulduğu ve dağılımın şu şekilde olduğu aktarılıyor:

  • Yenileme sonrası 37 konut (ilk üç ilanda 834 başvuru)
  • 35 ticari alan (ilk üç ilanda 260 başvuru)
  • 36 açık alan (ilk üç ilanda 173 başvuru)
  • 177 tarımsal arazi (ilk üç ilanda 39 başvuru)

2 Nisan 2026’dan bu yana ise 173 Türk Malı taşınmaz için yeni bir kiralama sürecinin yürütüldüğü, bunlar arasında 5 konut, 2 açık alan veya hayvancılık tesisi ve 166 tarımsal arazinin bulunduğu belirtiliyor. Yetkili kaynaklara göre, özellikle mülteciler arasında yoğun ilgi olduğu ve Ekim 2025 ilanı sonrası ülke genelinde 744’ten fazla başvuru yapıldığı ifade ediliyor.

ÇOK DÜŞÜK KİRALARA SON

Türk Malları Yönetim Servisi’nin modernizasyon sürecinin temel unsurlarından birinin kira fiyatlandırmasının yeniden düzenlenmesi olduğu belirtiliyor. Amaç, Türk Malları’nın uzun yıllar boyunca son derece düşük kiralarla kiralanması nedeniyle oluşan yapısal bozulmaların giderilmesi olarak aktarılıyor.

Yaklaşık 7,5 milyar euro değerindeki mülklerin yönetilmesine rağmen, Servis’in geçmişte yıllık yalnızca 5 milyon euro kira geliri elde ettiği ifade ediliyor.

İçişleri Bakanlığı yetkilileri, hedefin iş dünyasını zorlamak veya işletmeleri sürdürülemez hale getirmek olmadığını, bu nedenle kira artışlarının yedi yıllık bir süreçte kademeli olarak uygulandığını ve kiracıların yeni koşullara uyum sağlaması için zaman tanındığını belirtiyor.

Kira artışına örnek olarak şu değişimler veriliyor:

  • Limasol’daki ofis: 18 eurodan 147 euroya
  • Beton şirketi tesisi: 7 eurodan 1.181 euroya
  • Larnaka’daki büfe: 17 eurodan 510 euroya
  • Larnaka’daki çömlek atölyesi: 5 eurodan 360 euroya

YAYGIN USULSÜZLÜKLER ORTAYA ÇIKARILDI

Türk Malları’nın kötü yönetimi ve istismarı, geçmişte yetkili devlet makamlarının hareketsizliği nedeniyle zamanla yerleşik hale geldiği ifade ediliyor.

Türk Malları’nın kullanımına ilişkin tüm sözleşmelerin sıkı incelemeye alındığı, ihlal tespit edilen durumlarda taşınmazların geri alınması ve şeffaf prosedürlerle yeniden tahsis edilmesi için yasal işlemlerin başlatıldığı belirtiliyor.

Yapılan denetimlerde uzun süredir devam eden usulsüzlüklerin boyutunun ortaya çıktığı, bugüne kadar 600’den fazla ciddi ihlal içeren kira sözleşmesinin tespit edildiği ve bunların 300’ünün feshedildiği aktarılıyor.

DENETİM SONUÇLARI

Ticari taşınmazlarda toplam 512 ihlal tespit edildiği, incelenen 4.032 sözleşmenin 512’sinde temel şartlara aykırılık bulunduğu ifade ediliyor. Uyum göstermeyen 280 sözleşmenin feshedildiği, 79 taşınmazın geri alındığı ve diğer vakalarda yasal işlemlerin sürdüğü belirtiliyor.

Belediyeleri kapsayan 31 ihlal tespit edildiği, incelenen 275 sözleşmede 31 ciddi ihlal bulunduğu, 5 sözleşmenin feshedildiği ve 13 vakada uyarı yazısı gönderildiği aktarılıyor.

Toplum meclislerine ilişkin 47 ihlal tespit edildiği, incelenen 589 sözleşmede 47 ciddi ihlal bulunduğu, 3 sözleşmenin feshedildiği ve 32 vakaya uyarı verildiği belirtiliyor.

Konutlara ilişkin incelemelerin de başladığı, 91 sözleşmenin incelendiği, 31 ihlal tespit edildiği ve 6 konutun geri alındığı ifade ediliyor. Diğer vakalarda ise yasal süreçlerin sürdüğü aktarılıyor.

Continue Reading

GÜNDEM

Hakan Dinçyürek: Mağusa Devlet Hastanesi’nde Anjiyo Merkezi hizmete hazır

Published

on

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde kısa süre önce kurulan anjiyo merkezini inceleyerek, kalp damar cerrahisi ameliyathanesi ile kalp-akciğer pompasının da kurulma aşamasında olduğunu kaydetti.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek kısa süre önce kurulan anjiyo merkezinde incelemelerde bulundu. Yaklaşık 1-2 hafta öncesine kadar inşaat halinde olan alanın hızla tamamlanarak anjiyo ünitesinin kurulduğunu ve çalışır hale getirildiğini belirten Dinçyürek, dün itibariyle birinci kademe eğitim çalışmalarının da tamamlandığını açıkladı.

Bakan Dinçyürek, çok kısa süre içerisinde Mağusa Devlet Hastanesi’nde hem planlı (selektif) hem de acil anjiyo işlemlerinin başlayacağını ifade etti. Ziyaret kapsamında başhekimlik, kardiyoloji klinik şefliği, kardiyologlar ve hemşirelerle birlikte yerinde değerlendirme yaptıklarını belirten Dinçyürek, merkezin her yönüyle adım adım hazır hale geldiğini vurguladı.

Kalp ve damar cerrahisi alanındaki altyapının da güçlendirildiğini kaydeden Dinçyürek, kalp damar cerrahisi ameliyathanesi ile kalp-akciğer pompasının da kurulma aşamasında olduğunu ve çalışmaların hızla sürdüğünü söyledi.

 

Bu süreçte Türkiye’nin katkılarına da dikkat çeken Dinçyürek, “Her zaman yanımızda olan ana vatan Türkiye’ye hem şahsım, hem bakanlığım hem de Kıbrıs Türk halkı adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum” dedi.

GÖKSU: 20 YILLIK HAYAL GERÇEKLEŞİYOR

Başhekim Yardımcısı Dr. Eyüp Göksu ise anjiyo merkezinin kurulmasını “20 yıllık bir hayalin gerçekleşmesi” olarak nitelendirerek, devlete, Sağlık Bakanlığı’na ve Bakan Dinçyürek’e teşekkür etti.

Göksu, merkezin çok yakın zamanda Mağusa ve bölge halkına hizmet vereceğini belirtti.

DEBEŞ: ÖNEMLİ BİR EKSİKLİK GİDERİLİYOR

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hakan Debeş de Mağusa’nın yanı sıra Karpaz bölgesini de kapsayan geniş bir alanda uzun süredir anjiyo ihtiyacı bulunduğunu ifade ederek, bu yatırımla önemli bir eksikliğin giderildiğini söyledi ve katkı koyanlara teşekkür etti.

Continue Reading