Connect with us

GÜNDEM

Dilan ve Engin Polat için ara karar çıktı: Tüm sanıklar için tahliye kararı

Published

on

Dilan ve eşi Engin Polat’ın 3 ayrı suçtan toplam 20’şer yıldan 40’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmasının istendiği davada ara karar çıktı. Tutuklu sanık Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve muhasebeci Ahmet Gün için tahliye kararı verildi. Dilan Polat, tahliye haberini sevinçle karşılarken ilk olarak kızını arayıp haber verdi. “Enerjim gelyor.” ifadelerini kullanan Polat’ın sosyal medya hesabından “Enerci” şarkısıyla dans ettiği görüldü.

Kara para akladıkları iddiasıyla tutuklanan Dilan ve Engin Polat’ında aralarında bulunduğu 28 sanığın yargılandığı davada ara karar çıktı.

Heyet, tutuklu sanıklar Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tutuklulukta geçirdikleri süre ve mevcut delil durumunu dikkate alarak tahliyelerine ve m al varlığı üzerinde bulunan tedbirlerin kaldırılması talebinin reddine karar verdi.

Sanıkların yurt dışına çıkış yasağının devamına karar veren mahkeme, imza atma şeklindeki adli kontrolleri kaldırdı.

Bazı sanıkların emekli maaşlarına getirilen kısıtın kaldırılmasına karar verildi.

Mahkeme ayrıca Derkan Başer’in de aralarında bulunduğu ve İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘yasa dışı bahis organizasyonu’ davası ile bu davanın birleştirilmesi önerisinde bulundu.

Soruşturmada tanık olarak ifade veren isimlerin mahkemece dinlenmesine de karar verdi. Duruşma 19 Aralık 2024 tarihine ertelendi.

“BEKLEDİĞİMİZ BİR KARARDI”

Duruşma sonrasında adliye önünde basın açıklaması yapan Dilan ve Engin Polat’ın avukatı Sevinç Horoz ise “10 aydır müvekkillerimin bir kısmı tutuklu, Dilan hanımda yaklaşık 15 gün önce tahliye olmuştu. Dosya içerisinde kalan 4 tutuklu sanık mevcuttu. Bugün 3 gündür devam eden duruşmanın son günüydü. Bugün bir tahliye kararı verildi, beklediğimiz bir karardı.” dedi.

İLK KIZINI ARADI

Dilan Polat, tahliye kararını sevinçle karşılayıp ilk olarak kızını arayıp haber verdi.

Eşi Engin Polat’ın tahliye haberini yakınlarıyla paylaşan Dilan Polat’ın ilk sözleri “Allah’ım şükürler olsun. Devletimiz sağ olsun. Çok mutluyuz.” oldu.

Sıla Doğu tahliye kararını “Tahliye” diye bağırarak ablasının şarkısıyla kutladı.

Aracının sunroofundan çıkarak video paylaşan Dilan Polat’ın kardeşi Sıla Doğu’nun “Tahliye” diyerek bağırdığı “İnanılmaz derecede mutluyum, tarifi yok. Türk adaletine sonsuz teşekkürler. Mutluluktan uçuyoruz.” dediği görüldü.

Polat, “Enerciiii” isimli kanalında “Çorlu Kartepe geliyoruz.” mesajını paylaştı.

Ardından Dilan Polat ve kardeşi Sıla Doğu Engin Polat’ın tutuklu bulunduğu Çorlu Cezaevine doğru yola çıktı.

TAHLİYE KARARI SONRASI DİLAN POLAT’TAN İLK PAYLAŞIM

Dilan Polat tahliye karası sonrası ilk paylaşımını yaptı.

Polat’ın Instagram hesabının hikaye kısmında kendi şarkısı”Enerci” isimli şarkısıyla dans ettiği görüldü.

Polat’a ablası Sıla Doğu da eşlik etti.

YİNE DUA İSTEDİ

Dilan Polat, duruşma öncesi Instagram’daki “Enerciiii” isimli kanalında 350 bini aşkın takipçisinden “Günaydın dualarınızda bizi eksik etmeyin.” yine dua istedi.

DAVA SÜRECİ

4 Eylül’deki duruşmada sanıkların savunmaları alınırken dünkü duruşmanın ikinci celsesinde avukatların beyanları ile devam etmişti.

Engin Polat, savunmasında hiçbir paravan şirketinin olmadığını iddia ederek “Ben ve ailemin yönettiği tüm şirketlerin kazançları yasal yolla elde edilmiş ticaretten kazanılan varlıklardır. Kaynağı belirsiz hiçbir varlığımız yoktur. Türkiye’nin konuştuğu bu davada bahis ve benzeri sitelerinden hesabımıza gelen para yokken iddianame düzenlemiştir.” demişti.

Polat, savunmasının devamında suçlamaları kabul etmediğini söylemişti.

“18 KİLO VERDİM”

Dilan Polat ise cezaevindeki süreçte sağlığını kaybettiğini öne sürerek ortalama 18 kilo verdiğini sözlerine ekledi. “Çocuklarımdan ayrı kaldım, eşim hala cezaevinde. İftiraya maruz kaldık.” savunmasında bulunan tutuksuz sanık Dilan Polat, suçlamaları kabul etmediğini belirterek kendisinin sadece şirketlerin reklam yüzü olduğunu söyledi.

Yaklaşık 10 ay kadar cezaevinde yattığını belirten Dilan Polat, savunmasına şu şekilde devam etti:

“Şirketlerle çok bir bağlantım yoktu. Eşime de çok güvendiğim için çok emindim. Biz aile şirketi olduğumuz için herkes işin bir ucundan tutuyordu. Herkes ilgileniyordu şirketlerle. Ben hayatımın hiçbir döneminde fatura bile kesmedim. Benim ortalama 7 milyon takipçim var. Bahis sitesi reklamı yapsam en az bin kişi ekran görüntüsünü alır, paylaşırdı. Ben bahis sitesi reklamı yapmadım. Eşimin hiçbir şekilde soğuk cüzdan, kara para bağlantısını olmadığına çok eminim. Kıbrıs’a birlikte gezme amaçlı gittik. Eşim, Derkan Başer’i tanımıyor. Tanımıyoruz kendilerini. Ben gerçekten bu süreçte sağlığımı kaybettim, ortalama 18 kilo verdim. Çocuklarımdan ayrı kaldım, çocuklarımın babası cezaevinde. İftiraya maruz kaldık. Tamamen yalancı tanık beyanları nedeniyle yargılanıyoruz. Somut bir delil söz konusu değil.”

“SÖZ KONUSU DEĞİL”

Dün gerçekleşen ikinci celsede ise Dilan ve Engin Polat’ın avukatı Sevinç Horoz ise ailesel bir yapıdan örgüt çıkmasının söz konusu olmadığını söyledi.

Bugünkü gelir kaynaklarının ticari faaliyetlerinden kaynaklandığını iddia eden Horoz, “Kara paradan bahsetmek mümkün değildir. Mail order içeren bir şirket söz konusu değildir. Dosya içerisinde somut olarak yer alan hiçbir delil söz konusu değildir. Bütün ticari hayatları ellerinden alınmıştır. Tüm şirketleri kayyum tarafından idare ettirilmektedir.” dedi.

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanıkların emanetlerde bulunan eşyasının ve delil değeri taşımayan materyalin iadesini, duruşmadan vareste tutulmak istenen sanıkların savunmalarının alınmış olması nedeniyle taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etti.

SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI

Savcı, mevcut delil durumu gereği sanıkların mal varlıkları hakkında konulan tedbirin devamına fakat bazı sanıkların emekli maaşlarına getirilen kısıtın kaldırımasına, belirlenen yerlere başvurmak ve yurt çıkış yasağı şeklinde adli kontrol bulunan sanıklar hakkındaki belirlenen yerlere başvuru şeklindeki adli kontrolün kaldırılmasına, yurt dışına çıkmama yönünden bulunan adli kontrol kararlarının ise devamına karar verilmesini istedi.

NE OLMUŞTU?

İstanbul merkezli 6 ilde 1 Kasım 2023 ve devamında düzenlenen operasyonlarda, Dilan Polat ve eşi Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında Dilan Polat, Engin Polat ve Sinem Sıla Doğu’nun da aralarında bulunduğu şüphelilerden 16’sı tutuklanmış, hakimlik, 27 şirkete kayyum atanmasına hükmetmişti.

 

Sulh Ceza Hakimliği, 14 Haziran’daki aylık tutukluluk incelemesinde, Dilan Polat’ın kardeşleri Can ve Sinem Sıla Doğu ile Can Polat, Gökay Bekar, Halit Polat, Harun Abak, Metin Yılmaz, Mustafa Özalp, Nilgün Yılmaz, Uğurcan Ayyıldız ve Zekai Tepe’nin adli kontrol hükümleri uygulanıp tahliye edilmesine hükmetmişti.

Dilan Polat’ın avukatı Sevinç Horoz, 19 Ağustos’ta Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine tutukluluğa itiraz dilekçesi sunmuştu. Bu kapsamda Dilan Polat’ın tahliyesine karar verilmişti.

İDDİANAMEDEN

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, yasa dışı yollardan edinilen paraların “soğuk cüzdan yöntemi”yle sisteme sokulmadan transfer edilerek aklamaya tabi tutulduğu, örgütün söz konusu faaliyetler sırasında kısa sürede ulaştıkları şöhret ve tanınırlık sayesinde bir kısım gerçek ticari faaliyetlerde de bulunduğu, bu sayede aklama suçlarının en belirgin yönü olan takip ve kontrolün zorlaştırılmasını sağlamaya çalıştıkları değerlendirmesi yapılıyor.

Delillerle sabit olan yasa dışı bahisten gelen paranın perdelenmeye çalışıldığı, zenginleşmenin gerçek bir ticaretten kaynaklandığı imajının oluşturulması için birden çok şirketin kurulduğu anlatılan iddianamede, bu şirketlerin faaliyetleri sırasında gerçekte olmayan iş ve işlemlere ilişkin sahte faturaların düzenlenip kullanıldığı ve kanunen tutulması gereken defterler dışında harici gizli kayıtların tutulduğu belirtiliyor.

İddianamede, soruşturma kapsamına alınan 31 şirketin ve bu şirketlerin sahip olduğu taşınmaz, araç ve benzeri tüm mal varlığının müsadere edilip mülkiyetin kamuya geçirilmesi de talep ediliyor.

Dilan ve Engin Polat’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçlarından toplam 20’şer yıldan 40’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilen iddianamede, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Öztürkler: KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet, Bakü’de Zafer Anıtı, Haydar Aliyev’in kabri ve Şehitler Hıyabanı’nı ziyaret ederek çelenk ve karanfil bıraktı. Öztürkler, “KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor” dedi.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet ziyaretler gerçekleştirdi.

Meclisten verilen bilgiye göre, heyet ilk olarak Azerbaycan halkının İkinci Karabağ Savaşı’ndaki zaferi ve şehitleri anmak için inşa edilen Zafer Anıtı’nı ziyaret ederek anıta çelenk koydu.

Öztürkler ve beraberindekiler daha sonra Azerbaycan önderi Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret ederek  çelenk bıraktı.

Bakü Şehitler Hıyabanı’nda Türk şehitliğini de ziyaret eden Öztürkler ve beraberindekiler şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı.

Ziyaretlerde KKTC – Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu CANALTAY ile Dostluk Grubu Üyesi Fırtına Karanfil  ve KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer de hazır bulundu.

 

ÖZTÜRKLER

Ziyaretlerin ardından basına açıklamada bulunan Öztürkler, Bakü temaslarını değerlendirdi.

Öztürkler, yaptığı açıklamada KKTC’nin Türk dünyasındaki konumunun güçlendiğini vurgulayarak, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına verdiği desteğin altını çizen Öztürkler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de bu süreçte önemli katkılar sağladığını, KKTC’nin gözlemci üyeliğinin, uluslararası alanda görünürlüğü artırdığını ve Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılması mücadelesine güç kattığını dile getirdi.

Parlamentolar arası temasların artık daha resmi bir zemine taşındığını belirten Öztürkler, daha önce gayrı resmi yürütülen görüşmelerin bugün KKTC bayrağı ve ismiyle açık şekilde gerçekleştirildiğini söyledi. Azerbaycan’da yapılan toplantıların bu açıdan büyük önem taşıdığını kaydeden Öztürkler, KKTC heyetinin Azerbaycan Milli Meclisi ile doğrudan temas kurabilmesinin yeni dönemin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.

 

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, bu bağın daha da güçlenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin desteğinin hayati önemde olduğunu da belirten Öztürkler, Türk dünyasından da daha güçlü bir sahiplenme beklendiğini dile getirdi.

Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Öztürkler, bölgedeki gerilimi yakından takip ettiklerini ifade etti. Güney Kıbrıs’ın bazı askeri anlaşmalarının adada tedirginlik yarattığını, buna rağmen KKTC’nin endişe duymadığını kaydeden Ötürkler, Türkiye’nin güçlü desteğinin sürdüğünü vurguladı.

 

Öztürkler ayrıca, bölgede artan gerilimlerin sona ermesi gerektiğine dikkat çekerek, özellikle büyük güçler arasında yaşanan çatışmaların dünya barışı ve insanlığın geleceği açısından bir an önce sonlandırılmasının önemine işaret etti.

Continue Reading

GÜNDEM

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları kiralama sistemi yenilendi: 600’den fazla ihlal tespit edildi

Published

on

Politis’e göre, Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemelerle açık ilan ve kriter temelli sisteme geçildi. Denetimlerde 600’den fazla kira sözleşmesinde ciddi ihlal tespit edilirken, yüzlerce taşınmazın geri alındığı bildirildi.

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemeler kapsamında, mevcut Türk Malları artık yayımlanan ilanlar ve açık prosedürler üzerinden kiraya veriliyor. Ülke genelinde yapılan denetimlerde ise ciddi ihlaller içeren 600’den fazla kira sözleşmesi tespit edildi.

Politis gazetesinde yer alan habere göre, daha önce, yüksek değerli ticari arsalar da dahil olmak üzere mevcut Türk Malları, kamuya açık şekilde duyurulmadan Türk Malları Yönetim Servisi tarafından kapalı kapılar ardında tahsis ediliyordu. Bağlantısı, parti ilişkisi veya nüfuzu olan kişilerin bu malları son derece düşük kiralarla elde edebildiği belirtiliyordu.

İçişleri Bakanlığı tarafından bir yıl önce uygulamaya konulan yeni tahsis prosedürüyle birlikte, kiralama kararlarının belgelenmiş ve ölçülebilir kriterlere bağlandığı ifade ediliyor. Aynı zamanda süreçlerin elektronik ortama taşınmasıyla bürokrasinin azaltıldığı ve başvuru işlemlerinin önemli ölçüde hızlandırıldığı kaydediliyor. Sistemin temel hedefinin, başvuru sahiplerinin kişisel ve sosyoekonomik durumları dikkate alınarak daha adil ve hedefli bir dağıtım sağlamak olduğu belirtiliyor.

Yeni yasal çerçeve kapsamında en önemli değişikliğin, mevcut Türk Malları’nın artık her üç ayda bir Türk Malları Yönetim Servisi’nin internet sitesinde kamuya açık ilanlarla kiraya sunulması olduğu ifade ediliyor. Bu uygulamanın şeffaflığı artırmaya yönelik en önemli adımlardan biri olduğu değerlendiriliyor.

Bu uygulamanın başlamasından bu yana Haziran 2025, Ekim 2025, Ocak 2026 ve Nisan 2026 tarihlerinde olmak üzere dört ilan yayımlandığı bildiriliyor.

Bu dört aşamada toplam 285 Türk Malı taşınmazının kiraya sunulduğu ve dağılımın şu şekilde olduğu aktarılıyor:

  • Yenileme sonrası 37 konut (ilk üç ilanda 834 başvuru)
  • 35 ticari alan (ilk üç ilanda 260 başvuru)
  • 36 açık alan (ilk üç ilanda 173 başvuru)
  • 177 tarımsal arazi (ilk üç ilanda 39 başvuru)

2 Nisan 2026’dan bu yana ise 173 Türk Malı taşınmaz için yeni bir kiralama sürecinin yürütüldüğü, bunlar arasında 5 konut, 2 açık alan veya hayvancılık tesisi ve 166 tarımsal arazinin bulunduğu belirtiliyor. Yetkili kaynaklara göre, özellikle mülteciler arasında yoğun ilgi olduğu ve Ekim 2025 ilanı sonrası ülke genelinde 744’ten fazla başvuru yapıldığı ifade ediliyor.

ÇOK DÜŞÜK KİRALARA SON

Türk Malları Yönetim Servisi’nin modernizasyon sürecinin temel unsurlarından birinin kira fiyatlandırmasının yeniden düzenlenmesi olduğu belirtiliyor. Amaç, Türk Malları’nın uzun yıllar boyunca son derece düşük kiralarla kiralanması nedeniyle oluşan yapısal bozulmaların giderilmesi olarak aktarılıyor.

Yaklaşık 7,5 milyar euro değerindeki mülklerin yönetilmesine rağmen, Servis’in geçmişte yıllık yalnızca 5 milyon euro kira geliri elde ettiği ifade ediliyor.

İçişleri Bakanlığı yetkilileri, hedefin iş dünyasını zorlamak veya işletmeleri sürdürülemez hale getirmek olmadığını, bu nedenle kira artışlarının yedi yıllık bir süreçte kademeli olarak uygulandığını ve kiracıların yeni koşullara uyum sağlaması için zaman tanındığını belirtiyor.

Kira artışına örnek olarak şu değişimler veriliyor:

  • Limasol’daki ofis: 18 eurodan 147 euroya
  • Beton şirketi tesisi: 7 eurodan 1.181 euroya
  • Larnaka’daki büfe: 17 eurodan 510 euroya
  • Larnaka’daki çömlek atölyesi: 5 eurodan 360 euroya

YAYGIN USULSÜZLÜKLER ORTAYA ÇIKARILDI

Türk Malları’nın kötü yönetimi ve istismarı, geçmişte yetkili devlet makamlarının hareketsizliği nedeniyle zamanla yerleşik hale geldiği ifade ediliyor.

Türk Malları’nın kullanımına ilişkin tüm sözleşmelerin sıkı incelemeye alındığı, ihlal tespit edilen durumlarda taşınmazların geri alınması ve şeffaf prosedürlerle yeniden tahsis edilmesi için yasal işlemlerin başlatıldığı belirtiliyor.

Yapılan denetimlerde uzun süredir devam eden usulsüzlüklerin boyutunun ortaya çıktığı, bugüne kadar 600’den fazla ciddi ihlal içeren kira sözleşmesinin tespit edildiği ve bunların 300’ünün feshedildiği aktarılıyor.

DENETİM SONUÇLARI

Ticari taşınmazlarda toplam 512 ihlal tespit edildiği, incelenen 4.032 sözleşmenin 512’sinde temel şartlara aykırılık bulunduğu ifade ediliyor. Uyum göstermeyen 280 sözleşmenin feshedildiği, 79 taşınmazın geri alındığı ve diğer vakalarda yasal işlemlerin sürdüğü belirtiliyor.

Belediyeleri kapsayan 31 ihlal tespit edildiği, incelenen 275 sözleşmede 31 ciddi ihlal bulunduğu, 5 sözleşmenin feshedildiği ve 13 vakada uyarı yazısı gönderildiği aktarılıyor.

Toplum meclislerine ilişkin 47 ihlal tespit edildiği, incelenen 589 sözleşmede 47 ciddi ihlal bulunduğu, 3 sözleşmenin feshedildiği ve 32 vakaya uyarı verildiği belirtiliyor.

Konutlara ilişkin incelemelerin de başladığı, 91 sözleşmenin incelendiği, 31 ihlal tespit edildiği ve 6 konutun geri alındığı ifade ediliyor. Diğer vakalarda ise yasal süreçlerin sürdüğü aktarılıyor.

Continue Reading

GÜNDEM

Hakan Dinçyürek: Mağusa Devlet Hastanesi’nde Anjiyo Merkezi hizmete hazır

Published

on

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde kısa süre önce kurulan anjiyo merkezini inceleyerek, kalp damar cerrahisi ameliyathanesi ile kalp-akciğer pompasının da kurulma aşamasında olduğunu kaydetti.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek kısa süre önce kurulan anjiyo merkezinde incelemelerde bulundu. Yaklaşık 1-2 hafta öncesine kadar inşaat halinde olan alanın hızla tamamlanarak anjiyo ünitesinin kurulduğunu ve çalışır hale getirildiğini belirten Dinçyürek, dün itibariyle birinci kademe eğitim çalışmalarının da tamamlandığını açıkladı.

Bakan Dinçyürek, çok kısa süre içerisinde Mağusa Devlet Hastanesi’nde hem planlı (selektif) hem de acil anjiyo işlemlerinin başlayacağını ifade etti. Ziyaret kapsamında başhekimlik, kardiyoloji klinik şefliği, kardiyologlar ve hemşirelerle birlikte yerinde değerlendirme yaptıklarını belirten Dinçyürek, merkezin her yönüyle adım adım hazır hale geldiğini vurguladı.

Kalp ve damar cerrahisi alanındaki altyapının da güçlendirildiğini kaydeden Dinçyürek, kalp damar cerrahisi ameliyathanesi ile kalp-akciğer pompasının da kurulma aşamasında olduğunu ve çalışmaların hızla sürdüğünü söyledi.

 

Bu süreçte Türkiye’nin katkılarına da dikkat çeken Dinçyürek, “Her zaman yanımızda olan ana vatan Türkiye’ye hem şahsım, hem bakanlığım hem de Kıbrıs Türk halkı adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum” dedi.

GÖKSU: 20 YILLIK HAYAL GERÇEKLEŞİYOR

Başhekim Yardımcısı Dr. Eyüp Göksu ise anjiyo merkezinin kurulmasını “20 yıllık bir hayalin gerçekleşmesi” olarak nitelendirerek, devlete, Sağlık Bakanlığı’na ve Bakan Dinçyürek’e teşekkür etti.

Göksu, merkezin çok yakın zamanda Mağusa ve bölge halkına hizmet vereceğini belirtti.

DEBEŞ: ÖNEMLİ BİR EKSİKLİK GİDERİLİYOR

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hakan Debeş de Mağusa’nın yanı sıra Karpaz bölgesini de kapsayan geniş bir alanda uzun süredir anjiyo ihtiyacı bulunduğunu ifade ederek, bu yatırımla önemli bir eksikliğin giderildiğini söyledi ve katkı koyanlara teşekkür etti.

Continue Reading