Connect with us

GÜNDEM

Nazım Çavuşoğlu’ndan KTOEÖS’e yanıt: Can güvenliğinden sonra eğitim diyoruz

Published

on

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, KTOEÖS’ün Lapta Yavuzlar Lisesi’nde 6’ncı sınıflar için oluşturulan konteyner sınıfların can güvenliği riski yarattığı yönündeki açıklamalarına yanıt vererek, “Can güvenliğinden sonra eğitim diyoruz… Herkesin içi rahat olsun” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, BRT ekranlarında yayınlanan ve Pembe Paşaoğluları’nın hazırlayıp sunduğu ‘18. Saat’ adlı programa telefon bağlantısı ile katılarak, soruları yanıtladı.

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, KTOEÖS’ün Lapta Yavuzlar Lisesi’nde 6’ncı sınıflar için oluşturulan konteyner sınıfların can güvenliği riski yarattığı iddiasına yanıt vererek, “Bizim bu konuda herhangi bir endişemiz yoktur. Öğretmenlerimiz, çalışanlarımız, çocuklarımızda bir tamam güvendedir” dedi.

Lapta Yavuzlar Lisesi’nin ortaokul bölümünün inşaat sürecinin tamamen bilimsel ve mühendislerin denetiminde yapıldığını söyleyen Bakan Çavuşoğlu, “Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın tek bir derdi var. Hükümeti, Bakanlığı yıpratıcı söylemlerde bulunmaktır. Biz orada çalışmayı pek tabi mühendislerle yaptık. Orada dolgu yaptığımız bilinen bir gerçekliktir. İki silindir, dozerlerle günlerce bir aydan fazla dolgu ve sıkıştırma yapıldı. Onun üzeri de asfaltlanıp prefabrik sınıflar yapılmıştır. Gelecek yıl da dolgu yapılmamış yere bir betonarme blok daha yapacağız. Ve artık Lapta Ortaokulu orada olacak” ifadelerini kullandı.

Nazım Çavuşoğlu, “Şu anda orada bir dolgu yapılmasına bağlı olarak çocukların güvende olmadığını söylemek tamamen bir saçmalıktır. Ve herhangi bir bilgiye dayanmamaktadır. Biz orayı yaparken birçok mühendis gerek elektriğini gerekse dolgusunu gerekse prefabriğin yapılmasını, gerekse eğimleri planlanmıştır. Yani mühendislerin çalışmaları ile Lapta ortaokulu ortaya çıkmıştır” açıklamasını yaptı.

“SÖYLEMLERİNDEKİ MÜHENDİSLİK ÇALIŞMASINI KİM YAPTI?”

“Selma Hanım’ın söylemlerindeki mühendislik çalışmasını kim yapmıştır? Onu da ayrıca merak ediyorum” diyen Bakan Çavuşoğlu, Lapta Ortaokulu’nun herhangi bir güvenlik sorunu olmadığını vurguladı.

“BİZİM İÇİN ÇOCUKLARIMIZ, ÖĞRETMENLERİMİZ, ÇALIŞANLARIMIZ KIYMETLİDİR”

Dere meselesi olduğunu belirten Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, açıklamasının devamında ise şunları kaydetti:

“Şu anda ana yoldan köprüler yapılarak aşağıya doğru gelmektedir. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak da ikinci bir dere yapmak adına zaten derenin orijinal tarafı dolgu yapılmayan taraftadır. Yıllardır içindeki birikintilerden dolayı çalışmayan bir dere idi. Biz şimdi haritalarda yer alan derenin ıslahı ve suyun alışkanlık yaptığı yerle birlikte ana yolda yapılan düzenlemelerle kullanılması muhtemel bir dere oluşturmak adına toprak dolgunun olduğu tarafta 11 milyon TL’yi aktardık. Oraya da bir dere ıslah çalışması yapıyoruz.”

Çocukların ve öğretmenlerin kendileri için çok kıymetli olduğunu bir kez daha vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, ortaya konulan güvenlik gerekçelerinin samimi olmadığını belirtti.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Dursun Oğuz: Suçlular muhaceret affından yararlanamayacak

Published

on

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, önümüzdeki hafta yasallaşmasını beklediği muhaceret affı düzenlemesinin yalnızca muhaceret suçu bulunan kişileri kapsayacağını, adli suçluların ve deport edilenlerin ise kapsam dışında tutulacağını açıkladı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, muhaceret affına ilişkin yaptığı açıklamada düzenlemenin önümüzdeki günlerde yasallaşmasının beklendiğini söyledi.

Gündem Kıbrıs’ta konuşan Oğuz, çalışmanın pazartesi günü hız kazanacağını ve bir sonraki hafta Meclis’ten geçmesinin öngörüldüğünü ifade etti.

Daha önceki affın çalışma iznine bağlı olduğunu hatırlatan Oğuz, bu kez ülkede bulunan kayıtsız kişilerin kayıt altına alınması amacıyla farklı bir yöntem izlendiğini belirtti. Yeni düzenlemede herhangi bir çalışma şartı aranmadan af uygulanacağını kaydetti.

Kayıt dışılığın ülke açısından önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Oğuz, hedeflerinin bu kişilerin sisteme dahil edilmesi ve güvenlik denetimlerinin artırılması olduğunu söyledi. Ülkeye girişlerde kayıt sisteminin daha etkin hale getirileceğini vurguladı.

Dursun Oğuz, düzenlemenin yalnızca muhaceret suçu bulunan kişileri kapsadığını, adli suçluların ve deport edilenlerin kapsam dışında kalacağını ifade etti.

Yurt dışında yaşayanların aile bütünlüğüne de dikkat çekildiğini belirten Oğuz, izne tabi kişilerin birinci derece yakınlarının da düzenlemeden yararlanabileceğini, öğrenci statüsündekilerin de değerlendirileceğini aktardı.

Başvuru sürecine ilişkin bilgi veren Oğuz, önceki af döneminde yaklaşık 6 bin 700 başvuru yapıldığını hatırlatarak, yeni düzenlemede başvuran kişilerin asgari ücret ödemesiyle 60 günlük izin alacağını ve bu süreçte giriş-çıkış yapabileceklerini söyledi. Sürecin sonunda kişilerin yasal statü kazanacağını belirtti.

Sosyal medyada yer alan eleştirilere de değinen Oğuz, düzenlemenin suçluları kapsamadığını ve amacın kayıt dışılığı ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti.

Üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik denetimlerin artırılacağını da belirten Oğuz, özellikle evlilik ve çocuk durumlarında aile bütünlüğünün dikkate alınacağını kaydetti. Muhaceret affı başvurularının, yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından açılacak portal üzerinden yapılacağı ifade edildi.

Continue Reading

GÜNDEM

Von der Leyen: Kıbrıs’ta Orta Doğu ortaklarımızla güçlü dayanışmamızı yeniden teyit ediyoruz

Published

on

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kıbrıs’ta başlayan gayrıresmi zirve kapsamında Orta Doğu ortaklarıyla dayanışmanın yeniden teyit edildiğini ve ilişkilerin güçlendirileceğini açıkladı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kıbrıs’ta başlayan Avrupa Birliği Gayrı Resmi Zirve Toplantısı kapsamında sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Von der Leyen, Kıbrıs’ın kıtaların ve kültürlerin kesişim noktasında yer aldığını belirterek, “Bugün Kıbrıs’ta, kıtaların ve kültürlerin kesiştiği bu noktada, Orta Doğu’daki ortaklarımızla güçlü dayanışmamızı yeniden teyit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Zor zamanların daha güçlü ortaklıklar gerektirdiğine dikkat çeken von der Leyen, savunma ve güvenlikten yatırımlara kadar birçok alanda ilişkilerin derinleştirileceğini vurguladı.

VON DER LEYEN’DEN, LÜBNAN’DA KALICI BARIŞ ÇAĞRISI

Avrupa Birliği (AB) liderleri, AB Dönem Başkanı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Lefkoşa kentinde düzenlenen gayriresmi liderler toplantısının ardından, Rum lider Nikos Hristodulidis, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Von der Leyen, burada yaptığı açıklamada, son haftalarda yaşanan gelişmelerin güvenliğin “bölünmez” olduğunu gösterdiğini ifade ederek “Lübnan alevler içindeyken Orta Doğu’da ya da Körfez’de istikrar sağlanamaz.” dedi.

Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi çağrısında bulunan von der Leyen, bölgesel güvenliğin birbiriyle yakından bağlantılı olduğunun altını çizdi.

Geçici ateşkeslerin yeterli olmadığını vurgulayan von der Leyen, “Kalıcı bir barış yoluna ihtiyacımız var.” ifadesini kullandı.

Kalıcı bir barış anlaşmasının İran’ın nükleer ve balistik füze programlarını da kapsaması gerektiğini savunan von der Leyen, bu programları bölgesel güvenlik açısından “gerçek bir tehdit” olarak nitelendirdi.

AB SURİYE İLE İLİŞKİLERİ DERİNLEŞTİRMEK İSTİYOR

AB’nin Suriye ile angajmanını derinleştirmeyi planladığını aktaran von der Leyen, bu kapsamda gelecekteki işbirliği çerçevelerini ele almak üzere üst düzey siyasi diyalog başlatılacağını bildirdi.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da gerilimin düşürülmesi çağrısını yineleyerek, Orta Doğu’daki çatışmaların siviller ve küresel ekonomi açısından “yıkıcı sonuçlar” doğurduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı’nın “kısıtlama olmaksızın” yeniden açılması çağrısında bulunan Costa, seyrüsefer serbestisinin küresel ölçekte hayati önemde olduğunu vurguladı.

Lübnan’daki durumun ciddi endişe kaynağı olmaya devam ettiğini belirten Costa, sahada ateşkesin uzatılmasını umduklarını ve uluslararası hukuk ile Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam saygı temelinde diplomatik çabaların sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.

Continue Reading

GÜNDEM

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi Güney Kıbrıs’ta konuştu: Bölgesel krizlerin çözümünde tek yol siyasi süreç

Published

on

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, bölgesel krizlerin çözümünde siyasi sürecin tek seçenek olduğunu söyledi.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Sisi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki (GKRY) gayr-ı resmi nitelikli Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nde konuştu.

Sisi, Orta Doğu’nun uzun süredir istikrarsızlık ve çatışmalarla sarsıldığını belirterek, “Bölgesel krizlerin çözümünde tek yol siyasi süreçtir.” dedi.

Bölgedeki krizlerin etkilerinin özellikle Avrupa’yı doğrudan etkilediğini ve İran krizinin küresel düzeyde ciddi yansımalarının olduğunu belirten Sisi, bunun bölgesel istikrarın yanı sıra deniz taşımacılığı, enerji ve gıda güvenliği ile tedarik zincirlerini olumsuz etkilediğine dikkati çekti.

Sisi, Mısır’ın çatışmaların genişlemesini önlemek için yoğun çaba sarf ettiğini dile getirerek, İran’ın Körfez ülkeleri, Ürdün ve Irak’a yönelik saldırılarını kınadıklarını ve Arap ülkelerinin güvenliğini desteklediklerini ifade etti.

Sisi, uluslararası deniz yollarında seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasının uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olduğunu da vurguladı.

Bölgedeki krizlerin çözümünde barışçıl yöntemlerin zorunlu hale geldiğini vurgulayan Sisi, Orta Doğu’nun kitle imha silahlarından arındırılması ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi gerektiğini söyledi.

FİLİSTİN MESELESİ BÖLGEDEKİ KRİZLERİN TEMELİNDE YER ALIYOR

Filistin meselesinin bölgedeki krizlerin temelinde yer aldığını vurgulayan Sisi, iki devletli çözüm temelinde kalıcı barışın sağlanması gerektiğine dikkat çekti.

Filistin halkının topraklarında kalmasının önemine işaret eden Sisi, İsrail’in yerleşim faaliyetlerinin durdurulması ve zorla yerinden etme girişimlerinin engellenmesi çağrısında bulundu.

Sisi, Gazze’de ateşkesin sürdürülmesi, uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve yeniden imar sürecinin hızla başlatılmasının gerektiğine işaret ederek, AB ülkelerine Filistin davasına desteklerini sürdürme çağrısı yaptı.

Lübnan’da istikrarın korunmasının öncelikli olduğunu ifade ederek, ateşkese bağlı kalınması ve yeniden tırmanışın önlenmesi gerektiğini söyleyen Sisi, Sudan konusuna da değinerek, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek verdiklerini kaydetti.

Continue Reading