Connect with us

GÜNDEM

Hakan Fidan’ın ziyareti Rum basınında: İki devletli çözümü kabul etmemiz için bize çağrıda bulundu

Published

on

Rum Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyaret nedeniyle kınama mesajı yayımladı.

Rum Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyareti kınadı.

Fileleftheros ve diğer gazeteler, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyaret ve yaptığı açıklamalara geniş yer verirken, Rum Dışişleri Bakanlığı’ndan ise kınama mesajı yayımlandı.

Fileleftheros gazetesi: “Fidan İki Devletli Çözüm Tek Yol Diyor” başlığı altında verdiği haberinde, Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan’ın KKTC ziyaretinin amacının, Kıbrıs sorununa ilişkin her türlü girişimi “Ankara’nın istediği çerçeveye sokmak” olduğu iddiasında bulundu.

Fidan’ın açıklamalarında “tek çözüm yolunun iki devletli çözüm olduğunu vurguladığını” aktaran gazete, Fidan ile Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yaptıkları ortak açıklamaya geniş yer verdi.

Öte yandan Rum Dışişleri Bakanlığı ise dün yaptığı açıklamada, Fidan’ın KKTC ziyaretinin “yasadışı olduğu” iddiasında bulunarak ziyareti kınadı.

Açıklamada, Fidan’ın “işgal bölgelerine gerçekleştirdiği yasadışı ziyaretin uzlaşmazlık mesajları verdiği ve Türkiye’nin son 50 yıldır Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına ve egemenliğine yönelik gerçekleştirdiği uluslararası hukukun çiğnenmesi eylemlerine bir yenisini daha eklediği” iddiasında bulunuldu.

Fidan’ın ziyaretiyle “uzlaşmazlık ve BM ile AB kararlarını küçümseme mesajı verdiği” öne sürülen açıklamada, Rum Yönetimi’nin uzlaşılmış BM çerçevesi dahilinde bütünlüklü bir çözüm bulunması amacıyla müzakerelerin yeniden başlaması çabalarına bağlı kalmaya devam ettiği savunuldu.

“Türkiye’ye, bu çabalara olumlu yanıt vermesi ve gerginlik yaratacak, uluslararası hukuka aykırı davranışlardan kaçınması” çağrısında da bulunulurken “iki liderin geçtiğimiz Ekim ayında vardıkları uzlaşıların hemen uygulamaya geçilmesi ve BM Genel Sekreteri nezdinde, uzlaşıya varılmış çerçeve dahilinde müzakerelerin başlamasının tek yol olduğu” iddia edildi.

Diğer gazeteler ise konuya ilişkin haberlerini şu başlıklarla yansıttılar:

Alithia: “Fidan İki Devletli Çözümü Kabul Etmemiz İçin Bize Çağrıda Bulundu”.

Haravgi: “Fidan İki Devletli Çözüm Konusunda İyimser – Dışişleri: Fidan’ın Yasadışı Ziyareti Uzlaşmazlık Mesajı Gönderiyor”.

Politis: “Türk Dışişleri Bakanı Egemen Eşitlikte Israr Ediyor”.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Vasilis Palmas: “Devam eden Türk işgali” nedeniyle güçlü ordu zorunlu

Published

on

Rum Savunma Bakanı Vasilis Palmas, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devam eden Türk işgali altında olduğunu” savunarak, bu durumun güçlü, modern ve teknolojik olarak gelişmiş bir ordunun kurulmasını zorunlu kıldığını söyledi. Palmas, RMMO’nun caydırıcı kapasitesinin artırılacağını vurguladı.

Rum Yönetimi Savunma Bakanı Vasilis Palmas, kara kuvvetlerinin koruyucusu olan “Aziz Yeorgios” yortusu nedeniyle, Frenaros’taki “Dimitris Hristodulos ve Fotis Pittas” kışlasında, yabancı askeri yetkililerin de katıldığı etkinlikte çeşitli açıklamalarda bulundu.

Rum Savunma Bakanlığı tarafından verilen açıklamada Savunma Bakanı Vasilis Palmas, dün düzenlenen etkinlik çerçevesinde Rum Milli Muhafız Ordusu’nun her yıl bu yortuyu kutladığına dikkati çekerek ülkenin egemenliği, güvenliğini ve özgürlüğünü savunmak için hayatını kaybedenlere, RMMO’da görev yapanlara ve yapmaya devam edenlere yönelik duydukları saygı ve minnettarlığı dile getirdi.

Palmas, siyasi bir üst düzey yetkili olarak RMMO personelinin her gün görevini yerine getirirken ortaya koyduğu profesyonellikten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, silahlı kuvvetlerin operasyonel hazırlığını artırmaya yönelik katkısından dolayı da RMMO’ya teşekkürlerini sundu.

RMMO personelinin bağlılığının, Güney Kıbrıs’ın stratejik hazırlığının temel taşlarından birini teşkil ettiğini söyleyen Palmas, karmaşık jeopolitik zorluklar şeklinde nitelendirilen bölgesel bir ortamda, ülkenin güvenliği ve egemenliğini koruyarak, silahlı kuvvetler personelinin, günlük çabasının da, devletin her türlü tehdide etkili bir şekilde yanıt vermesini sağladığını ifade etti.

Ülkenin; Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu nedeniyle, bölgesel ve uluslararası aktörlerin çıkarlarının kesiştiği bu karmaşık sistemin etkilerinden doğrudan etkilendiğine dikkati çeken Palmas, stratejik hazırlığın önemine vurgu yaptı.

Palmas, güçlü bir dış siyaset oluşturulmasıyla, Ukrayna, Gazze ve İran’daki savaş çatışmalarının öğretilerinin, stratejik hazırlığın, ülkenin güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü güçlendirmeye önemli katkı sağladığının, altını çizdiğini de ifade etti.

Bu çerçevede, RMMO’nun savunmanın temel taşını ve herhangi bir saldırgana karşı belirleyici bir caydırıcı unsurunu teşkil ettiğini ifade eden Palmas, yüksek operasyonel hazırlık seviyesinin korunmasına bağlı olarak, RMMO’nun olanaklarının sürekli modernleştirilmesi ve geliştirilmesinin, Rum Yönetimi’nin vatandaşlarının güvenliğini garanti etmeye ve egemenlik haklarını savunmaya devam etmesini sağlayacağını belirtti.

Palmas, bu çerçevede bazı hamlelerde bulunduklarını, kara ve özel kuvvetlerin kabiliyetlerinin, kara ve hava gözetleme keşif yeteneklerinin geliştirildiğini, Deniz Operasyonlarının Komuta ve Kontrol Sistemi’nin modernize edildiğini söyledi.

RMMO’nun savunma tesislerinin ve altyapılarının geliştirilmesine de devam ettiklerini söyleyen Palmas, bölgedeki karmaşık jeopolitik ortamın göz önünde bulundurulduğunu ifade etti.

Palmas açıklaması çerçevesinde ayrıca savunma politikaları ve Avrupa Programlarına katılma taahhütleri çerçevesinde Mari’deki Evangelos Florakis” Deniz Üssü ve Baf’taki “Andreas Papandreu” Hava Üssü’nü modernize etmeye karar verdiklerini anımsattı.

 

Palmas, bakanlığının hedefinin inşaat çalışmalarını 2027 yılında başlatmak olduğuna da dikkati çekti.

Palmas, politikaları kapsamındaki en önemli yere, savunma diplomasisinin güçlendirilmesinin sahip olduğunu belirtti ve Yunanistan ile olan iş birliğine özellikle vurgu yapmak istediğini ifade etti.

Yunanistan ile aralarındaki kopmaz bağdan söz eden Palmas bu bağın; özellikle son dönemde deniz ve hava kuvvetlerinin misyonlarıyla teyit edildiğini ve bunun; Rum Yönetimi’nin karşı karşıya kaldığı zorluklara karşı savunmasını etkili bir şekilde desteklediğini belirtti.

Güney Kıbrıs’ın, Avrupa Birliği’nin SAFE programına katılmasının önemini de vurgulayan Palmas, kredi tutarının 1,18 milyar euro olduğunu, bunun; savunma ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılacağını ifade etti.

Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı konusu hakkında da konuşan Palmas, Rum Yönetimi olarak daha güvenli, daha istikrarlı ve modern zorluklara daha etkili bir şekilde yanıt veren bir Avrupa’ya katkı koymak istediklerini de belirtti.

Palmas, Avrupa savunma iş birliğinin güçlendirilmesi içerisinde, deniz güvenliğinin güçlendirilmesine yatırım yaparak, askeri hareketliliği artırarak, insani yardım operasyonlarının destekleme olanaklarını güçlendirerek ortak savunmaya, tehditlerin caydırılmasına ve kriz yönetimine katkıda bulunmalarının mümkün olduğunu söyledi.

Palmas, dünyadaki savaş bölgelerinde yaşanan son örneklerin tüm ülkeler için önemli dersler sunduğuna da dikkati çekti.

Topraklarının büyük bir kısmı “devam eden Türk işgali altında” olan Avrupa Birliği üyesi bir devlet olan Güney Kıbrıs için güçlü, iyi organize edilmiş, ve teknolojik olarak gelişmiş bir RMMO’nun bir tercih değil zorunluluk olduğunu savundu.

Bunu göz önünde bulundurmalarıyla birlikte Savunma Bakanlığı olarak, RMMO’nun modern bir askeri güç olarak görevini tam olarak yerine getirebilmesi, güçlü bir caydırıcı unsur olarak karakterini koruyabilmesi ve Rum Yönetimi vatandaşlarını için güvenlik ve istikrar koşullarını sağlayabilmesi için, imkanları çerçevesinde her türlü çabayı sarf edeceklerini ifade etti.

Continue Reading

GÜNDEM

“Dışarıda Ateşkes, İçeride Rezervasyon Savaşı”

Published

on

Merit Otelleri Satış-Pazarlama Koordinatörü Mehtap Erdem, küresel gelişmelerin Kuzey Kıbrıs turizmine etkilerini değerlendirdiği açıklamasında, sektörün ciddi bir kırılma noktasında olduğuna dikkat çekti.

“Dışarıda Ateşkes, İçeride Rezervasyon Savaşı: KKTC Turizmi Nereye Gidiyor?” başlıklı değerlendirmesinde Erdem, savaş ortamı ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle turizmin stratejiden uzak, pahalı bir yapıya sürüklendiğini vurguladı.

Küresel piyasalarda ABD–İran hattında yaşanan belirsizliklerin petrol fiyatlarını yükselttiğini belirten Erdem, bunun doğrudan turizmi etkilediğini ifade etti. Petrol fiyatlarının 100 dolar sınırına dayanmasının sadece ekonomik bir veri olmadığını kaydeden Erdem, “Bu durum uçak biletlerinin pahalanması, paket fiyatlarının artması ve tatilin daha maliyetli algılanması anlamına geliyor” dedi.

Son bir ayda Türkiye–KKTC uçuşlarında fiyatların belirgin şekilde arttığını dile getiren Erdem, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir çıkışlı Ercan seferlerinde bu yükselişin yaz sezonu yaklaştıkça daha da hızlanacağını söyledi. Bu gelişmenin yalnızca maliyet artışı değil, aynı zamanda talebin erkene çekildiğinin de göstergesi olduğunu belirtti.

“Krizler fırsata dönüşebilir”

Erdem’e göre küresel krizler, doğru yönetildiğinde KKTC için fırsat yaratabilir. Orta Doğu’daki gerilim ve Avrupa’daki ekonomik belirsizliklerin, turistleri daha güvenli destinasyonlara yönlendirdiğini ifade eden Erdem, KKTC’nin bu noktada “güvenli liman” olarak öne çıkabileceğini söyledi.

Ancak turist profilinin değiştiğine dikkat çeken Erdem, “Artık turist ucuz olanı değil, değer yaratanı satın alıyor” diyerek fiyat stratejisinin önemine vurgu yaptı. Uçak biletlerindeki artışın doğru yönetildiğinde erken rezervasyonu teşvik edebileceğini, ancak yanlış fiyat politikalarıyla destinasyon algısının pahalıya dönüşebileceği uyarısında bulundu.

“KKTC turizmi iki ateş arasında”

Erdem, sektörün hem dış hem iç baskılarla karşı karşıya olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

  • Dışarıda jeopolitik riskler ve artan maliyetler
  • İçeride ise fiyat politikası, kontrat yönetimi ve yoğun rekabet baskısı

Bu sürecin oteller için bir “faiz sınavı” değil, doğrudan bir strateji sınavı olduğunun altını çizen Erdem, başarının sadece doluluk oranıyla ölçülemeyeceğini vurguladı.

“Doluluk değil, kârlı talep önemli”

Önümüzdeki dönemde başarılı olacak işletmelerin; tek pazara bağımlı kalmayan, MICE, tatil ve lüks segmentleri dengeli yöneten ve fiyat politikasını kendi stratejisine göre belirleyen yapılar olacağını ifade eden Erdem, “Doluluk bir sonuçtur, strateji değil” dedi.

KKTC turizminin “güvenli liman” stratejisini geliştirmesi gerektiğini belirten Erdem, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Dışarıda ateşkes uzasa da uzamasa da, içeride asıl savaş şimdi başlıyor. Bu savaş doluluk savaşı değil; kârlı talebi doğru fiyatlayanların savaşı olacak.”

 

Continue Reading

GÜNDEM

Kolan’dan çocuklara özel anlamlı etkinlik

Published

on

Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteren Kolan British Hospital, sosyal sorumluluk vizyonu kapsamında hayata geçirdiği “Bir Kalp, Bir Fidan” projesiyle çocukların hayatına dokunan anlamlı bir etkinliğe imza attı.
Kıbrıs Türk Çocuk Esirgeme Kurumu Etkinlik Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici bir gün yaşatılırken, aynı zamanda doğa ve gelecek bilinci aşılandı.
MİNİKLER HEDİYELERLE SEVİNDİRİLDİ
Etkinlik boyunca çocuklara çeşitli hediyeler dağıtıldı, eğlenceli aktiviteler ve sahne gösterileri düzenlendi, dans performansları gerçekleştirildi.
Sosyal farkındalık ve doğa bilincinin vurgulandığı proje kapsamında her çocuk adına dikilen fidanlar ile onların geleceğe kök salan umutları simgelendi, Fidan sertifikaları takdim edildi.
Etkinlik sonunda çocukların mutluluğu ve enerjisi, projenin amacına ulaştığının en büyük göstergesi oldu. Çocuklar için unutulmaz bir gün organize edilirken, sosyal dayanışmanın gücü bir kez daha gözler önüne serildi.
“ÇOCUKLARIMIZIN HAYATINA KÜÇÜK DE OLSA BİR İZ BIRAKMAYI AMAÇLADIK”
Kolan British Hospital yetkilileri, sosyal sorumluluk projeleriyle topluma değer katmaya ve özellikle çocukların hayatına dokunmaya devam edeceğini belirtti.
Kolan British Hospital yetkilileri etkinlikle ilgili yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Her çocuğun kalbine dokunan sevgi, geleceğe dikilen bir fidandır. Bu projeyle çocuklarımızın hayatına küçük de olsa bir iz bırakmayı amaçladık.”
Etkinliğe birçok kurum ve marka destek vererek sosyal sorumluluğun gücünü bir kez daha ortaya koydu. Gıda, kırtasiye, organizasyon ve çeşitli alanlarda katkı sağlayan paydaşlar sayesinde çocuklar unutulmaz bir gün yaşadı.

 

Continue Reading