Connect with us

GÜNDEM

Bahçeli: Kimse bizden Güney Kesimi’nin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs’ı yalnız bırakmamızı beklemesin

Published

on

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kıbrıs’ın Türkiye için sıradan bir dış politika konusu olmadığını belirterek, Güney Kıbrıs’ın silahlandığı bir dönemde Kuzey Kıbrıs’ın yalnız bırakılmasının mümkün olmadığını ifade etti. Bahçeli, Kıbrıs’ın Türkiye için egemenlik meselesi olduğunu vurguladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasında ABD – İsrail / İran savaşına geniş yer ayıran Bahçeli “İsrail Netanyahu’ya mecbur değildir. Ortadoğu da rejim değişikliği olacaksa İsrail’de olmalıdır” dedi.

İşte MHP lideri Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları:

“Milliyetçi Hareket Partisi daha güçlü bir devlet ve daha müreffeh bir toplum için milli birlik ve bütünlüğün tahkim edildiği barış ve huzurun egemen olduğu bir Türkiye’yi Cumhur İttifakı birlikteliğinde hayata geçirme gayretindedir. Önümüzdeki günlerde yeni çalışma programlarıyla milletimize gidip daha çok gönle girmek için çaba göstereceğiz.

Emperyalist güçler, insani duyarlılıkları ve uluslararası kuralları yok sayarak ya da ortadan kaldırarak kendi imtiyaz ağlarını genişletme çabası içindedir. Teknolojik ve ekonomik hakimiyetin sağladığı üstünlükle hedef alınan ülkelerde etnik ve dini unsurlar, istikrarsızlaştırmanın en önemli araçları ya da iş birliği aktörleri olarak kullanılmaktadır. Maalesef bu gelişmeler Müslüman coğrafyaların adeta kaderi haline gelmiştir. Bölgemizde yaratılan nobranlığın, barbarlığın ve emperyalist heves ile emellerin önemli sebeplerinden biri de bundan yüz yıl önce kurgulanan, haritaların emperyalist masalarda çizildiği ve mazlum halkların sömürgeci canilere meze yapılmak istendiği Sykes-Picot düzeninin revize edilerek yeniden bölgemizde ve dünyada hakim kılınması arzusudur. Aktörler ve araçlar değişse de taraflar ve emeller hiç değişmemektedir. Etnik, dini ve mezhepsel olarak bin bir parçaya bölünmüş, istikrarsız, güvensiz, marjinalize edilmiş ve terörize edilmiş gruplarla çatışma ve kaosun egemen olduğu bir bölge hedeflenmektedir. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde “Öyle insanlar vardır ki adeta hayrın anahtarları, şerrin kilitleri gibidir” buyurmuşlardır. Öyleleri de vardır ki şerrin anahtarları, hayrın kilitleri gibidir. Bugün yaşadığımız siyonist barbarlık, ABD ve İsrail ortak yapımı hukuksuzluğun, zulmün ve kötülüğün adeta şerrin anahtarıdır. İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiş ve huzur umudunun sönmesine neden olmuştur. Açıkça görülmektedir ki İsrail hem bölgenin hem de dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir. ABD’nin Orta Doğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı Batı ve Amerikan halkında büyük tepkiye ve öfkeye neden olmaktadır. İsrail’in katliam politikaları Yahudilerin dünya genelinde nasıl algılanacağına dair oldukça kötü ve köklü bir değişimin zeminini hazırlamıştır.

‘İSRAİL NETANYAHU’YA MECBUR DEĞİLDİR’

Daha önce de ifade edildiği gibi dünya Yahudilerinin İsrail’in bu halinin sürdürülemez olduğunu ve Yahudiliğe zarar verdiğini görmesi ve bunu insanlığa ilan etmesi gerekmektedir. Bize göre İsrail antisemitizmi üreten yeni bir araç haline gelmiştir ve bu sapkınlıktan arındırılması dünya Yahudiliği için de oldukça önemli ve kaçınılmazdır. Artık İsrail’in Netanyahu’ya mahkum ve mecbur olmadığının, Netanyahu’nun politika ve yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğinin yüksek sesle haykırılması zamanı gelmiştir. Orta Doğu’da bir rejim değişecekse bu İsrail olmalıdır.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın kendi ülkesi dahil birçok ülkedeki savaş karşıtı protestoları dikkate alarak Netanyahu’yu ve İsrail’i sınırlandırması zorunluluk halini almıştır. Savaşları bitireceğim diyerek iktidara gelen Trump, bu savaşla kapanmayacak bir yara ve tamiri zor bir yıkım meydana getirmiştir. Trump, 340 milyonluk Amerika Birleşik Devletleri’ni 10 milyonluk İsrail’in kan emici Başbakanı Netanyahu’nun kuyruğuna takmış ve tüm bölgeyi felakete sürüklemiştir. Şimdi de savaşı sahte bir zafer ilanıyla bitirmenin arayışı içindedir. Böyle bir Amerika’nın büyük Amerika olamayacağı açıktır. Böyle bir Amerika’nın dünya barışı, düzeni, istikrarı ve refahı vadetmediği ortadadır. Ortaya çıkan bu çarpık düzenin sahiplerinin yaşattıklarını bir gün mutlaka kendilerinin de yaşayacakları beklenen bir durumdur. Savaşın uzamaması bir an önce ateşkesin sağlanması acil bir ihtiyaçtır. Vahşi eli kanlı emperyalizmin ahlaksızlık örneklerini sergilemekten vazgeçmemektedir. Küresel dengelerin değiştiği bölgesel fay hatlarının hareketlendiği bir dönemden geçilmektedir. İnsanlık unutulmuş batı değerler sistemi çökmüştür. Korkarım ki dünya gerilim sarmalına sürüklenmektedir. Bu gidişat hayra alamet değildir. Buna dur demek insanlık vazifesidir. Bu savaşın kazananı olmayacaktır.

‘KIBRIS BİZİM İÇİN EGEMENLİK MESELESİDİR’

Yakından takip ettiğimiz küresel krizlerin İran’la sınırlı olmadığı açıktır. Hiç kimse bizden Güney Kesimi’nin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs’ı yalnız bırakmamızı, soydaşlarımıza yönelen tehditleri görmezden gelmemizi beklememelidir.

Unutulmamalıdır ki Kıbrıs bizim için alalade bir dış politika konusu değil milli bir dava vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir. Türk devletleri teşkilatının yeni bir ağırlık merkezi olarak bölgede barış huzur ve istikrarın tesisine önemli bir katkı sağlayacaktır.

‘YOZLAŞMIŞ BİR YAPI CHP’YE EGMEN OLMUŞTUR’

Açıkça ifade etmek isterim ki Türkiye’nin iç cephesini zayıflatmaya yönelik her söylem, her eylem ve her kışkırtma doğrudan doğruya milli güvenliğimizi hedef almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti muhalefetin günübirlik polemikleriyle, ucuz siyasi hesaplarla, sığ tartışmalarla ve sorumsuz açıklamalarla yönetilebilecek bir ülke değildir. Hele hele böylesi hassas bir dönemde devletin yanında durmak yerine karşısında saf tutan, milli meselelerde dış mihrakların aklıyla konuşanların millet vicdanında karşılığı olmayacaktır. Her geçen gün yeni bir skandal habere konu olan CHP’li belediyeler maşeri vicdanı rahatsız etmektedir. Birbiri ardına ortaya saçılan rüşvet ve irtikap iddiaları hukuki bir mesele olmaktan çıkmış, siyasi yozlaşmanın Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesine sirayet ettiğinin açık bir göstergesi haline gelmiştir. Bu vahim tablo kök salmış bir çarpık zihniyetin, çürümüş bir siyasi anlayışın ve yozlaşmış bir yönetim yapısının Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemen olduğu izlenimini vermektedir.

‘HİÇ KİMSE DOKUNULMAZ DEĞİLDİR’

Şehrin emini olması gerekenler ne hazindir ki emanete hıyanet etmiş, yozlaşmanın zirvesine çıkmışlardır. Görünen o ki Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasal ve toplumsal ahlak anlayışı değişmiş ve erozyona uğramıştır. İltimas, yolsuzluk ve bunlarla iç içe geçmiş çarpık ilişki ağları derinleşmiştir. Ancak hiç kimse dokunulmaz değildir, hiçbir makam sorumsuzluk zırhı değildir. Hukukun üstünlüğü esastır ve bu tür iddiaların sonuna kadar üzerine gidilmesi, sorumluların hesap vermesi kaçınılmazdır.

Böylesine ağır ve çok cepheli küresel tablo İsrail’deki bazı çevrelerin Türkiye’nin hedef olduğunu alenen dile getirdiği bir dönemde Türkiye’nin içeride güçlü dirençli ve kenetlenmiş olması tarihi bir zorunluluktur. Ülkemiz bu çalkantılı dönemden büyüyerek çıkacak, huzurlu bir dünyanın neşhet etmesinde de hizmet edecektir. Terörsüz Türkiye, milli birlik ve kardeşlik projesidir. Kardeşlik yerleşirken bölücü emellere heves edilmemelidir”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Ertuğruloğlu: Aliyev, GKRY’yi “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak asla tanımadığını söyledi

Published

on

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Antalya Diplomasi Forumu’nda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Güney Kıbrıs Rum kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanımadığını, tanımayacağını belirttiğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF), KKTC’nin görünürlüğü ve ikili temaslar açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.

Ertuğruloğlu, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu ADF 2026’yı, AA muhabirine değerlendirdi.

Binlerce katılımcının yer aldığı ve çok sayıda ülkenin temsil edildiği forumun uluslararası diplomaside önemli bir platform olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “KKTC olarak Kıbrıs sorunu nedeniyle tanınma sıkıntısı olan bir ülkeyiz ve böylesi platformlarda yer bulma her zaman için mümkün olmuyor. Ama Anavatanımızda olunca bizim için ideal bir fırsat.” diye konuştu.

Ertuğruloğlu, ADF’nin Kuzey Kıbrıs açısından önemli imkanlar sunduğunu dile getirerek, “ADF, KKTC’nin görünürlüğünü gündeme getirme, yaptığımız ikili temaslarla da özelinde davamızı iyice izah etme, sadece siyasi boyutuyla değil ekonomik, kültürel, akademik her türlü boyutuyla Kıbrıs konusunu ele alma fırsatı yakaladığımız bir platform.” değerlendirmesinde bulundu.

Forum kapsamında çok sayıda ikili temas gerçekleştirdiklerini, Azerbaycan ve Pakistan ile yakın ilişkilerin sürdüğünü kaydeden Ertuğruloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı Aliyev son derece cesur bir şekilde KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına olan desteğini hiç saklamadan, saklanmadan ifade ediyor.” dedi.

“ALİYEV, GÜNEY KIBRIS RUM KESİMİNİ ‘KIBRIS CUMHURİYETİ’ OLARAK ASLA TANIMADIĞINI, TANIMAYACAĞINI SÖYLEDİ”

Aliyev’in Güney Kıbrıs Rum kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak asla tanımadığını, tanımayacağını da rahatlıkla söylediğine dikkati çeken Ertuğruloğlu, kendisine müteşekkir olduklarını dile getirdi.

Ertuğruloğlu, Pakistan’ın da Türk milletiyle zaten tarihi kardeşlik bağı bulunduğunu hatırlatarak, “Türk milletinin kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkı olarak bizim de Pakistan ile özel bir diyaloğumuz, ilişkimiz var. Tabii bu ülkeler dışındaki çeşitli ülkelerin bakanlarıyla da ikili temaslarımız oldu. Çeşitli platformlara, panellere katılma şansımız oldu.” bilgisini paylaştı.

KKTC’nin tanınma sorunu nedeniyle çeşitli ambargo ve izolasyonlarla mücadele ettiğini belirten Ertuğruloğlu, bu nedenle ADF’nin yalnızca Kıbrıs meselesini anlatma zemini değil, aynı zamanda uluslararası arenadaki gelişmeleri takip etme ve farklı konularda bilgi edinme açısından da önemli bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

“EN BÜYÜK KAZANIM GÖRÜNÜRLÜK”

Forumun Kıbrıs Türk halkı açısından en önemli kazanımının görünürlük olduğunu anlatan Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin uluslararası alanda uzun yıllardır yanlış algılandığını hatırlattı.

KKTC’nin var olan bir devlet olduğunun bilinmesinin önem arz ettiğini söyleyen Ertuğruloğlu, “Çünkü Kıbrıs konusunun bunca yıldır yanlış algılanmasının temel nedeni sanki adada tek bir devlet varmış gibi bir algılama ve bu devlet de işte Rumların bir Rum devleti olan ama adına ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ dedikleri bir yapı gibi algılanması. Halbuki Kıbrıs konusunun temel özelliği tek ada ama iki devlet, iki millet.” ifadesini kullandı.

Ertuğruloğlu, çözümün de iki egemen eşit devletin iyi komşuluk ilişkileri içerisinde yaşayacağı bir yapıdan geçtiğini sözlerine ekledi.

Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye’de yasa dışı bahis operasyonu: 41 ilde 111 gözaltı

Published

on

Diyarbakır merkezli 41 ilde yasa dışı bahis ve suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik operasyonda 111 şüpheli gözaltına alındı. MASAK raporunda işlem hacminin 35 milyar lirayı aştığı belirlenirken, çok sayıda banka hesabı ve taşınmaz mala el konuldu.

Diyarbakır merkezli 41 ilde gerçekleştirilen yasa dışı bahis operasyonunda 111 şüpheli gözaltına alındı.

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, “yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık etmek” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması” suçlarına yönelik çalışma yapıldı.

Soruşturma kapsamındaki MASAK raporunda, işlem hacimleri 35 milyar 861 milyon 796 bin 103 lira 52 kuruş olduğu tespit edildi.

Diyarbakır merkezli 41 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, 111 şüpheli gözaltına alındı.

Dosya kapsamında 190 banka ve kripto para hesaplarına ve 14 şüphelinin suçtan elde ettikleri değerlendirilen, piyasa değeri yaklaşık 10 milyon 750 bin lira değerindeki 9 otomobil, motosiklet ve 2 arsaya el konuldu.

Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye’de hazine borçlandı: Miktar 58 milyar lirayı aşıyor

Published

on

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı, düzenlediği iki devlet tahvili ihalesiyle toplam 58 milyar 61,4 milyon lira borçlandı. İhalelerde farklı vadelerde sabit kuponlu tahviller yeniden ve ilk kez ihraç edilirken, kamudan ve piyasa yapıcılarından gelen teklifler karşılandı.

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2 devlet tahvili ihalesiyle 58 milyar 61,4 milyon lira borçlanmaya gitti.

İlk ihalede, 2 yıl (693 gün) vadeli, 6 ayda bir yüzde 18,40 kupon ödemeli sabit kuponlu devlet tahvilinin yeniden ihracı yapıldı. İhalede, basit faiz yüzde 36,50, bileşik faiz yüzde 39,83 oldu.

Nominal teklifin 21 milyar 568 milyon lirayı bulduğu ihalede, nominal satış 10 milyar 936 milyon lira, net satış 11 milyar 339,5 milyon lira olarak gerçekleşti.

Kamudan gelen 15 milyar 230 milyon liralık teklifin tamamının karşılandığı ihalede, piyasa yapıcılarından 10 milyar 250,7 milyon liralık teklif alındı ve bu kesime 5 milyar liralık satış yapıldı.

İkinci ihalede de 5 yıl (1820 gün) vadeli, 6 ayda bir yüzde 16,63 kupon ödemeli sabit kuponlu devlet tahvilinin ilk ihracı yapıldı. İhalede, basit faiz yüzde 33,40, bileşik faiz yüzde 36,18 oldu.

Nominal teklifin 19 milyar 171,5 milyon lirayı bulduğu ihalede, nominal satış 11 milyar 529 milyon lira, net satış 11 milyar 491,9 milyon lira olarak hesaplandı.

Kamudan gelen 10 milyar liralık teklifin tamamının karşılandığı ihalede, piyasa yapıcılarından 9 milyar 507 milyon liralık teklif alındı ve bu kesime 5 milyar liralık satış yapıldı.

Böylece Hazine, iki ihalede toplam 58 milyar 61,4 milyon lira borçlandı.

Continue Reading