Connect with us

GÜNDEM

Yaşar Güler: Garantör olarak Kıbrıslı kardeşlerimizin yanındayız, desteğimiz sürecek

Published

on

Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “En başta Kıbrıs Türk’ünün haklı mücadelesine güçlü desteğimiz devam ediyor… Garantör ülke olarak ve uluslararası hukuk çerçevesinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz” açıklamasını yaptı.

Türkiye Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Harp Enstitüleri 12’nci Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 6’ncı Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla gerçekleştirildi.

Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, eğitimlerini başarıyla tamamlayan personelin mezuniyetlerinin kendilerine, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine hayırlı olmasını diledi.

Türkiye’nin stratejik konumu, pek çok coğrafyada yaşanan ve güvenliği tehdit eden kritik gelişmeler dolayısıyla daima diri ve uyanık olmak zorunda bulunduklarını kaydeden Güler, ayrıca bu durumun güçlü bir yönetim ve liderliğe sahip olmayı zorunlu kıldığını söyledi.

Güler, Milli Savunma Bakanlığınca belirlenen proaktif ve çok yönlü güvenlik politikası çerçevesinde milletin güvenliği ve huzuru için büyük bir azim ve kararlılıkla görevleri ifa ettiklerini vurgulayarak, bu hassas dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerinin İstiklal Harbi’nden bu yana en yoğun ve en etkili faaliyetleri icra ettiğini anlattı.

Özellikle yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede elde edilen tarihi başarıların, ordunun harekat kabiliyetini ve gücünü açıkça ortaya koyduğunu belirten Güler, terörle mücadeleyle birlikte pek çok ülke tarafından örnek alınan ve modern teknolojiye haiz sistemlerle desteklenen hudutların güvenliğinin de en üst seviyede sağlandığını kaydetti.

Güler, mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatlerin tavizsiz şekilde korunduğunun altını çizerek, şöyle konuştu:

“Tüm bu faaliyetlerimizle birlikte stratejik ve çok boyutlu politikamızın bir yansıması olarak kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek veriyor, ülkemizin uluslararası alandaki etkinliğini ve görünürlüğünü her geçen gün arttırıyoruz. Bu kapsamda en başta Kıbrıs Türk’ünün haklı mücadelesine güçlü desteğimiz devam ediyor. Özellikle ifade etmek isterim ki 20 Temmuz’da büyük bir gururla 50’nci yılını kutlayacağımız Kıbrıs Barış Harekatı’nın ne kadar haklı ve gerekli olduğu bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Bu vesileyle Kıbrıs Barış Harekatı şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi, mücahit ve mücahidelerimizi bir kez daha minnet ve rahmetle yad ediyorum. Garantör ülke olarak ve uluslararası hukuk çerçevesinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz.”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Asım Akansoy: KKTC’ye doğal gaz projesinde hükümet nerede?

Published

on

CTP Milletvekili Asım Akansoy, Türkiye’nin KKTC’ye yönelik doğal gaz boru hattı planına ilişkin hükümetin sessiz kalmasını eleştirerek, “Bu halk böylesi hayati konuları basından öğrenmek zorunda değil” dedi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın KKTC’ye doğal gaz boru hattı planına ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.

Akansoy, söz konusu projenin Kıbrıslı Türklerin geleceğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, hükümetin konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmamasını eleştirdi.

Bayraktar’ın açıklamalarında BOTAŞ’ın mühendislik çalışmaları yürüttüğünü ve Doğu Akdeniz’de bulunacak gazın Türkiye’ye taşınmasının hedeflendiğini ifade ettiğini hatırlatan Akansoy, “Bu bağlantısallık en önemli mesele” vurgusunun da projenin önemini ortaya koyduğunu söyledi.

Bu denli önemli bir projenin kamuoyuna yalnızca dış kaynaklı açıklamalarla yansımasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Akansoy, KKTC hükümetinin ne bilgi verdiğini ne de bir vizyon ortaya koyduğunu savundu.

Kıbrıslı Türklerin böylesi kritik gelişmeleri basın üzerinden öğrenmek zorunda bırakıldığını ifade eden Akansoy, hükümetin sessizliğinin sürdürülemez olduğunu belirtti.

Akansoy açıklamasında sert ifadeler de kullanarak, siyasi ciddiyetin bilgi sahibi olmayı ve kamuoyuna açık şekilde değerlendirme yapmayı gerektirdiğini vurguladı. Mevcut yapının bu niteliklerden yoksun olduğunu ileri süren Akansoy, hükümetin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.

 

Continue Reading

GÜNDEM

İsrail’den insani yardım filosuna uluslararası sularda müdahale

Published

on

Gazze’deki ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan “Küresel Sumud Filosu”, Akdeniz’in uluslararası sularında İsrail donanmasının müdahalesiyle karşılaştı. Girit Adası açıklarında gerçekleşen saldırıda, aralarında İrlanda Cumhurbaşkanı Catherine Connolly’nin kız kardeşinin de bulunduğu aktivistler alıkonuldu.

Küresel Sumud Filosu’nun “2026 Bahar Misyonu”, 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden denize açıldı.

Güzergah üzerindeki İtalya’nın Sicilya Adası’nda hazırlıklarını tamamlayan ve yeni katılımlarla 60’tan fazla tekneye ulaşan filo, 26 Nisan’da Gazze’ye doğru yeniden hareket etti.

39 farklı ülkeden 345 katılımcının yer aldığı filoda, 31 Türk aktivist ile İrlanda Cumhurbaşkanı Catherine Connolly’nin kız kardeşi Dr. Margaret Connolly de bulunuyordu.

Filo, Eylül 2025’teki ilk girişiminde de İsrail ordusu tarafından uluslararası sularda durdurulmuştu.

İsrail donanması, 29 Nisan saat 23.00 sularında Girit Adası’nın yaklaşık 50 mil batısında, uluslararası sularda filoya müdahale başlattı.

İsrail Ordu Radyosu, 58 tekneden22 tekeney müdahale edildiğini ve  7’sinin ele geçirildiğini duyururken, filo yetkilileri 18 tekneyle irtibatın tamamen koptuğunu açıkladı.

Aktivistler, İsrail askerlerinin sürat tekneleri ve dronlarla gemileri kuşattığını, elektronik sistemlere karıştırma (jammer) uygulandığını ve lazerli tacizlerin yapıldığını bildirdi.

Teknede bulunan Dr. Margaret Connolly, yayınladığı videolu mesajda İrlanda hükümetine seslenerek, Shannon Havalimanı’nın ABD ordusu tarafından kullanılmasının durdurulması çağrısında bulundu.

Connolly, “Biz barışçıl bir misyonuz, yanlış bir şey yapmadık. Eğer kaçırılırsak serbest bırakılmamızı talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

GÜNDEM

Öztürkler: F-16 savaş uçakları Lefkoşa semalarında buranın gerçek sahiplerinin Kıbrıslı Türkler olduğunu gösterdi

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak, F-16 savaş uçaklarının Lefkoşa semalarında kartal gibi süzülerek sınırları koruduğunu, bu görüntünün halkı gururlandırdığını ve adanın kuzeyinin gerçek sahiplerini ortaya koyduğunu belirtti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, BRT’de yayınlanan Gündem Artı programında Aziz Kararaziz’in sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Öztürkler, AB’nin çözüm çağrısı yaparken Türk tarafıyla görüşmekten kaçınmasının açık bir çelişki olduğunu vurguladı.

Federasyon tartışmalarına da değinen Öztürkler, sürdürülebilir bir anlaşmanın bu şekliyle mümkün olmadığını savundu.

“AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi. Anlaşma isteyen biri bu kadar silaha para yatırmaz” ifadelerini kullanan Öztürkler, “Güney Kıbrıs’a gelip racon kesiyorlar. Biri size vurursa yanındayız diyorlar. Peki Rusya Ukrayna’ya vurduğunda Fransa veya Avrupa ne yaptı?” dedi.

Öztürkler, Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştirerek, bölgede gerilimi artıran adımlar atıldığını, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in bu adımlarla sorgulanır hale geldiğini belirtti.

Adada iki devletin varlığının açık olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Bu adada iki devlet ortadadır: Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Hristodulidis göz göre göre yalan söylüyor” ifadelerini kullandı.

KKTC’nin müzakere sürecini desteklediğini belirten Öztürkler, bunun temelinde adada iki devletin varlığının kabul edilmesi ve haksız izolasyonların kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Rum tarafının KKTC’ye ait değerleri AB’ye kendi malı gibi göstermesini ve Kıbrıs’ta işgal varmış gibi sunmasını sert sözlerle eleştiren Öztürkler, bu yaklaşımın halkın iradesini yok saydığını ve çözüm sürecini baltaladığını söyledi.

Rum yönetiminin Yunanistan ve İsrail’den aldığı tankların ise halkına huzur değil, tedirginlik getirdiğini belirten Öztürkler, Türk askeri karşısında bu girişimlerin berhava olacağını, savunma için gereksiz taarruz için ise çılgınlık olduğunu dile getirdi.

Öztürkler, Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında yaptığı tek yanlı anlaşmaların KKTC sınırına kadar geçerli olduğunu, Türk toprağı üzerinde herhangi bir saldırı girişiminin halkın iradesinden döneceğini vurguladı.

KKTC’nin dört bir yanında dalgalanan bayrakların egemenliğin simgesi olduğunu hatırlatan Öztürkler, F-16 savaş uçaklarının Lefkoşa semalarında kartal gibi süzülerek sınırları koruduğunu, bu görüntünün halkı gururlandırdığını ve adanın kuzeyinin gerçek sahiplerini ortaya koyduğunu belirtti.

Fransa ile yapılan askeri anlaşmalara da tepki gösteren Öztürkler, Kıbrıs’ta güvenliği Fransız askerlerinin değil, Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün sağladığını söyledi.

Avrupa ülkeleri ve İsrail’in politikalarını “sömürgeci” olarak nitelendiren Öztürkler, silahlanma yarışına dikkat çekti. “Milli gelirlerini sömürgeci Avrupa ve İsrail’e aktarmaktan başka bir şey değildir. Silahlanma derdindeler, dış güçlerin adada hâkimiyet kurma girişimleri sonuçsuz kalacaktır” dedi.

Fransa ve İsrail’in geçmişine atıfta bulunan Öztürkler, Türkiye’nin tarihsel rolünü de hatırlatarak, Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis’i hedef aldı. “Hristodulidis kendi aşan boyundan büyük işlerle uğraşmaya devam ediyor. Sonu iyi olmayacaktır, günü geldiğinde egemenliğini satan, milli gelirlerini silahlanmaya harcayan bir lider olarak anılacaktır” diye konuştu.

Öztürkler, Fransa’nın askeri varlığının dengeleri değiştiremeyeceğini dile getirerek, “İstedikleri kadar anlaşma yapsınlar, bu gerçek değişmeyecek” sözleriyle Türkiye’nin caydırıcı gücünün ve KKTC’nin iradesinin tartışılmaz olduğunu ortaya koydu.

Güney’de ELAM’ın üçüncü parti konumuna yükselmesine de değinen Öztürkler, bunun Rum tarafında radikal milliyetçiliğin ve Türk karşıtı söylemlerin güç kazandığını gösterdiğini, bu eğilimin çözüm iradesini zayıflattığını ve adada kutuplaşmayı artırdığını kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, öğrencilerden öğretmenlere, sivil toplum örgütlerinden gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin fikirlerini paylaşmak üzere Meclis’in kapılarını aralamasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti.

Öztürkler, Meclis’in yalnızca kararların alındığı bir kurum olmadığını belirterek, toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelerek ortak değerler etrafında buluştuğu ve düşüncelerini özgürce ifade ettiği canlı bir mekân olması gerektiğini ifade etti.

Bu yaklaşımın siyaseti daha yakından tanıma fırsatı sunduğunu, aynı zamanda demokratik kültürü ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini vurguladı. Katılımcıların katkısıyla Meclis’in ruhunun zenginleştiğini dile getiren Öztürkler, hep birlikte ortak değerleri yaşatmaya ve geleceği daha güçlü kılmaya devam edeceklerini söyledi.

Continue Reading