Connect with us

TEKNOLOJİ

Uzay teleskobu var olan en eski galaksileri buldu: 90 milyon yıl daha genç!

Published

on

James Webb Uzay Teleskobu (JWST), Büyük Patlama’nın ardından yalnızca 200 milyon yıl sonra oluşmuş olabilecek beş galaksi adayı keşfetti. Bu galaksiler, evrenin ilk dönemlerindeki galaksi oluşumuna dair yeni ipuçları sunarak, kozmik tarihimize ışık tutuyor.

James Webb Uzay Teleskobu (JWST), şimdiye kadar var olmuş en eski galaksiler arasında yer alabilecek beş galaksi keşfetti.

Büyük Patlama’dan sadece 200 milyon yıl sonra ve 13.6 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan bu beş galaksi adayı, şimdiye kadar tespit edilen en erken galaksiler olarak tarihe geçebilir ve evrenin ilk dönemlerinde oluşan galaksilerin arasında yer alabilir.

Eğer bu keşifler ileri gözlemlerle doğrulanırsa bu eski galaksiler, gökbilimcilerin galaksi oluşumu konusundaki en iyi teorilerini test etmelerine ve maddenin evren boyunca ilk nasıl bir araya geldiğine dair benzersiz bilgiler sunmalarına olanak tanıyacak.

Kozmologlar daha önce, büyük patlamadan sadece birkaç yüz milyon yıl sonra ilk yıldız kümelerinin birleşip galaksileri oluşturduğunu tahmin ediyorlardı.

Ardından, evrenin ömrünün ilk 1-2 milyar yılı içinde, mevcut teorilere göre bu erken protogalaksilerin birbirlerini yutarak gezegenimize benzer bir şekilde evrimleşen cüce galaksiler haline geldiği düşünülüyordu.

Ancak bu sürecin tam zamanlamasını bulmak ve en erken adımların ne hızda gerçekleştiğini anlamak zor, çünkü bu galaksilerden gelen ışık çok sönük ve evrenin genişlemesi bu ışığın dalga boylarını dramatik bir şekilde uzatıp kızılötesi spektruma taşımış durumda.

Hubble Uzay Teleskobu’nun aksine, JWST kızılötesi spektrumdaki ışığı algılayabiliyor, bu da teleskopun evrenin ilk aşamalarına erişmesine olanak tanıyor.

Araştırmacılar, bu erken galaksilerin uzak ışığını büyütmek için “kütleçekimsel merceklenme” olarak bilinen bir yöntem kullandılar.

Einstein’ın genel görelilik teorisine göre, kütleçekimi, madde ve enerjinin bulunduğu yerde uzay-zamanın bükülmesi ve bozulmasıdır.

Bu bükülmüş uzay, enerji ve maddenin nasıl hareket edeceğini de belirler.

Böylelikle ışık düz bir çizgide ilerlese bile, kütleçekimi tarafından bükülüp büyütülebileceği anlamına gelir.

Bu durumda, Abell S1063 galaksisi, araştırmacıların incelemeyi seçtiği bölge ile güneş sistemimiz arasında yer alıyor ve erken galaksilerin ışığını odaklayarak teleskoplarla gözlemlenebilir hale getiriyor.

EN ESKİ GALAKSİDEN 90 MİLYON YIL DAHA GENÇ!

Astronomlar, JWST’yi bu eğri uzay bölgesine yönelterek ve arkadan gelen ışığı yavaşça toplayarak teleskopu yeteneklerinin sınırlarına kadar zorladılar ve erken galaksilerden gelen ilk sönük parıltıları yakaladılar.

Eğer ileri çalışmalarla doğrulanırsa, bu galaksi adayları, şimdiye kadar doğrulanmış en eski galaksi olan JADES-GS-z14-0’dan yaklaşık 90 milyon yıl daha genç olacak.

Bu galaksilerin hepsinin aynı gökyüzü bölgesinde bulunması, bunlardan çok daha fazlası olabileceğini de gösteriyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TEKNOLOJİ

İngiltere’deki bir araştırmaya göre X, 13 yaşındaki çocuklara cinsel içerikli paylaşımlar öneriyor

Published

on

İngiltere’de yapılan bir araştırma, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda cinsel içerikli görüntülerin 13 yaşındaki çocuklara kadar önerildiğini ortaya koydu.

İngiltere Dijital Nefretle Mücadele Merkezi (CCDH UK) araştırmacıları, X’in en düşük 13 yaşa kadar kullanım izni vermesinden yola çıkarak bu yaşta bir erkek ve bir kız çocuk profili oluşturup bu kullanıcıların maruz kaldığı içerikleri inceledi.

Bu yılın şubat-mart aylarında yapılan incelemeler sonucunda yayımlanan araştırmada, 18 yaş altı X kullanıcısı çocukların hassas içeriklerle ve cinsel içerikli paylaşımlarla karşılaşmasının önünde engel bulunmadığı ve 13 yaşındaki çocukların dahi bunlara maruz kaldığı belirtildi.

Araştırmacıların, oluşturulan 13 yaş çocuk profillerinden cinsel içerikli arama yaptığı belirtilen araştırmada, bu profillere cinsel içerikli paylaşımların gösterildiği, sonrasında arama yapılmasa dahi ana sayfada bu türden içeriklerin görünmeye başladığı vurgulandı.

X algoritmasının 13 yaşına kadar çocuklara cinsel içerikli paylaşımları önerdiği kaydedilirken platformun ana sayfasındaki “Sana özel” bölümünün yüzde 30,5 oranında cinsel içerikli paylaşımlardan oluştuğuna vurgu yapıldı.

Araştırmada, istenmeyen mesajları önleme özelliğine rağmen yetişkinlerin çocuklara mesaj atabildiği, görüntü ve fotoğraf yollayabildiği ifade edildi.

Otomatik olarak yalnızca takip edilen kişilerden mesaj alan 18 yaş altı hesaplarda bu özelliğin kolayca devre dışı bırakıldığı kaydedildi. Araştırmada bu içeriklerin bir kısmının çocuk istismarı görüntüleri olduğuna da yer verildi.

Çocuk hesaplarının çeşitli X gruplarına katılmasının da önünde bir engel bulunmadığı anlatılan araştırmada, “Bunlar istisnai vakalar değil. Sonuç ortada. Çocuklar zarar görmeye açık haldeler. Şirketin güvenlik iddiaları ise yakından incelemeye dayanıklı değil.” ifadeleri kullanıldı.

Bu tür cinsel içerikli önerilerin çocukları doğrudan bu içerikleri paylaşan yetişkinlere açık hale getirdiğini kaydeden CCDH UK Araştırma Direktörü Callum Hood, İngiliz Daily Mail gazetesine yaptığı açıklamada, “Gelip geçici bir merak bile çocuğu açık cinsel içerikli materyallere ve istismar riskine maruz bırakıyor. X’in güvenlik önlemlerinin işe yaramadığı burada görülüyor.” dedi.

Continue Reading

TEKNOLOJİ

SpaceX halka açılıyor: Elon Musk’ın dev hamlesi

Published

on

Elon Musk’ın uzay taşımacılığı ve uydu interneti şirketi SpaceX, dünyanın en değerli halka açık şirketlerinden biri olma yolunda tarihi bir adım attı.

Çarşamba günü ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) gizli bir halka arz (IPO) başvurusunda bulunan şirket, hisselerini borsada işlem görmeye açmaya hazırlanıyor.

Halka arzın detayları ve beklenen değer

SpaceX’in halka arz sonrası değerlemesinin 1,75 trilyon doları aşması bekleniyor. Bu gerçekleştiği takdirde, şirket tarihin en büyük borsa çıkışlarından birini yapacak.

Raporlara göre halka açılmanın Haziran ayı civarında gerçekleşmesi hedefleniyor.

Şirketin halka arz yoluyla 50 milyar dolar ile 75 milyar dolar arasında bir kaynak yaratmayı amaçladığı belirtiliyor. Bu miktar, 2019’da Saudi Aramco’nun kırdığı halka arz rekorunu geride bırakabilir.

Elon Musk’ın SpaceX’teki mevcut hisse payı, kendisini dünyanın ilk “trilyoneri” yapma yolunda ilerletiyor.
Şirketler arası birleşme ve yapay zeka etkisi

Halka arz kararı, SpaceX’in kısa süre önce Musk’ın yapay zeka girişimi xAI ile birleşmesinin ardından geldi.
Bu birleşme ile SpaceX’in piyasa değerinin 1,25 trilyon dolara ulaştığı ifade ediliyor.

Analistler, bu konsolidasyonun maliyetleri azaltmak ve şirketler arası kaynak paylaşımını kolaylaştırmak için yapıldığını belirtiyor.

Musk’ın teknoloji imparatorluğu son dönemde giderek daha iç içe geçmiş durumda

Grok ve X: xAI’ın sohbet robotu Grok, geçtiğimiz yıl X (eski adıyla Twitter) platformuna entegre edildi.

Tesla, SpaceX ve xAI ortaklığında Austin’de kurulan “Terafab” adlı devasa çip fabrikası, hem otonom araçlar hem de uzaydaki veri merkezleri için yüksek performanslı çipler üretecek.

Tesla’nın xAI’a 2 milyar dolardan fazla yatırım yaptığı ve Grok teknolojisinin Tesla araçlarında asistan olarak kullanılmaya başlandığı bildirildi.

Gelecek hedefleri: Uzayda veri merkezleri

SpaceX’in halka arzdan elde edeceği devasa nakit girişini, “hesaplama, altyapı ve enerji” maliyetlerini karşılamak için kullanacağı öngörülüyor.

Musk’ın vizyonu sadece roketlerle sınırlı değil; Starlink uydularını kullanarak uzayda güneş enerjili veri merkezleri kurmak ve Mars’ta kendi kendine yeten bir şehir inşa etmek gibi iddialı projeler de şirketin gündeminde yer almaya devam ediyor.

Continue Reading

TEKNOLOJİ

Instagram klinik bağımlılık iddiaları nedeniyle hakim karşısında

Published

on

Instagram’ın başındaki isim Adam Mosseri, çarşamba günü Los Angeles’ta görülen ve sosyal medya devlerinin çocukların ruh sağlığına zarar verip vermediğinin tartışıldığı tarihi davada ifade verdi. Mosseri, kullanıcıların Instagram’a “klinik olarak bağımlı” olabileceğine inanmadığını söyledi.

Dava, şu an 20 yaşında olan “Kaley” adlı bir genç kadının, YouTube ve Instagram’ın sahibi Meta’ya karşı açtığı tazminat talebiyle başladı.

Kaley, şirketlerin gençleri “bağımlı kılmak” için kasıtlı olarak özellikler geliştirdiğini ve bu durumun ruh sağlığına zarar verdiğini iddia ediyor. Bu dava, benzer suçlamalarla açılan 1.500’den fazla dava için bir emsal niteliği taşıyor.

Mosseri, Instagram kullanımını “kendinizi iyi hissetmeyeceğiniz kadar uzun süre televizyon izlemeye” benzetti. Bağımlılık terimini reddeden Mosseri, “sorunlu kullanım” kavramının kişiden kişiye değişebileceğini savundu. Davacı avukatı Mark Lanier’in, genç kadının bir günde 16 saatten fazla Instagram’da vakit geçirdiğini hatırlatması üzerine Mosseri, “Bu durum sorunlu bir kullanım gibi görünüyor” yanıtını verdi.

Meta avukatları ise Kaley’in yaşadığı psikolojik zorlukların sosyal medyadan değil, çocukluk dönemindeki zorlu aile hayatından kaynaklandığını savundu. Şirket, davacının sosyal medya kullanmaya başlamadan çok önce de ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Duruşmada, Instagram’ın yüz hatlarını değiştiren “güzellik filtreleri” uzun süre tartışıldı. Avukat Lanier, 2019 yılına ait iç yazışmaları göstererek, Meta yöneticilerinin bu filtrelerin genç kızlarda “vücut dismorfisine” (beden algısı bozukluğu) yol açabileceği konusunda uyarıldığını ortaya koydu. Mosseri, estetik cerrahiyi teşvik eden filtrelerin yasaklandığını ancak burun incelten veya dudak dolgunlaştıran filtrelerin, rekabet gücünü korumak adına tamamen yasaklanmadığını kabul etti.

Davadaki diğer önemli başlıklar şunlar oldu:

Mosseri, Instagram’ın gençlerden diğer yaş gruplarına göre daha az para kazandığını, bu nedenle gençleri hedef almanın kâr maksimizasyonuyla ilgisi olmadığını öne sürdü.

Mosseri’nin yıllık gelirinin bonuslar ve hisse senetleriyle birlikte 20 milyon doları bulabildiği, kararlarının şirket hisse değerini artırma motivasyonu taşıdığı iddia edildi.

Davacı taraf, “sonsuz kaydırma” ve “beğeni” butonunun gençler için birer “kimyasal ödül” (dopamin) mekanizmasına dönüştüğünü savundu.

Dava süreci, sosyal medya platformlarının ürün tasarımı ve kullanıcı güvenliği konusundaki hukuki sorumluluklarını belirlemek açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.

Continue Reading