Connect with us

GÜNDEM

Üstel: Geleceğe güçlü ekonomi ile girmeliyiz, istikrarla 2027’ye doğru ilerliyoruz

Published

on

Başbakan Ünal Üstel, iktidarda ve istikrarla 2027 yılına doğru ilerlediklerini belirterek, “Gelecek bizi bekliyor. Ve bu geleceğe güçlü bir ekonomi ile girmeliyiz” vurgusu yaptı.

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Genel Kuruluna katıldığını aktardı. Başbakan Üstel, iktidarda ve istikrarla 2027 yılına doğru ilerlediklerinin altını çizdi. “Gelecek bizi bekliyor” diyen Ünal Üstel, bu geleceğe güçlü bir ekonomi ile girilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Yapıcı, samimi ve gerçekçi olduklarına vurgu yapan Başbakan Üstel, “Gerçekleşmesi mümkün olmayan ya da ülke olanaklarının imkan vermediği söylemler geliştirmiyoruz. Kimseye boş vaadlerde bulunmuyoruz” ifadelerini kullandı.

Ülkenin ihtiyaçları ve bizim yapabileceklerimizi iyi tartıyor ve ona göre adımlar attıklarını, çok söz vermediklerini ama söz verince de yaptıklarını işaret eden Üstel, “2 yıllık Hükümet döneminde hep böyle davrandık. Kararlılık ve cesaretle, ülkedeki her alanda yıllardır yapılmayan gerek yasal gerekse yapısal reformları ele aldık ve önemli yol katettik” değerlendirmesini yaptı.

Siyasi istikrarı yakaladıklarını, iktidarda ve istikrarla devam edildiği sürece, ülkede yarım kalmış hiç bir iş bırakmayacaklarını belirten Ünal Üstel, “Yollarımızı bitiriyoruz, hastanelerimizi başlattık tamamlıyoruz, enerji altyapısını geliştirmek için hem Türkiye’den kablo ile elektrik projesini yürütüyoruz hem de KIB-TEK’e güçlendirecek adımlar atıyoruz” dedi.

“GÜÇLÜ TİCARET ODASI’NA İHTİYACIMIZ VAR”

Başbakan Ünal Üstel, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şunlara dikkat çekti:

“Kıbrıs Türk Halkının varoluş mücadelesini yürüttüğü yıllardan bugüne Ticareti sürdürerek, bizi güçlü kılan, bize o zorlu dönemlerde dayanma gücü veren iş dünyamızın 61. Genel Kurulu’nun hem ülkemize hem de Ticaret Odamıza hayırlar getirmesini diliyorum.

Değerli kardeşlerim;

İş dünyamız ve ticaret odası Kıbrıs Türk ekonomisi için olmazsa olmazdır. Ticaret Odamızın her geçen gün daha da gelişmesi ve güçlenmesi bizleri mutlu ediyor. Ülkeye de güç veriyor.

Güçlü bir ticaret odasına ve güçlü bir iş dünyasına her zaman ihtiyacımız vardır. O yüzden, küresel ve bölgesel pek çok ekonomik sıkıntı yaşamamıza rağmen hükümet olarak, elimizde olan tüm imkanları seferber ederek, gerek halkımızın gerekse iş dünyamıza önemli katkılar sağlıyoruz. Özel sektörümüze destek veriyoruz.

Şunu açıkça vurgulamak istiyorum; Yapıcıyız, samimiyiz ve her şeyden önemlisi gerçekçiyiz. Gerçekleşmesi mümkün olmayan ya da ülke olanaklarının imkan vermediği söylemler geliştirmiyoruz. Kimseye boş vaadlerde bulunmuyoruz.

“ÇOK SÖZ VERMİYORUZ, AMA SÖZ VERDİK Mİ YAPIYORUZ”

Ülkenin ihtiyaçları ve bizim yapabileceklerimizi iyi tartıyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Çok söz vermiyoruz ama söz verdik mi yapıyoruz.

2 yıllık Hükümet döneminde hep böyle davrandık. Kararlılık ve cesaretle, ülkedeki her alanda yıllardır yapılmayan gerek yasal gerekse yapısal reformları ele aldık ve önemli yol katettik.

Siyasi istikrarı yakaladık. İktidarda ve istikrarla devam ettiğimiz sürece, ülkede yarım kalmış hiç bir iş bırakmayacağız. Yollarımızı bitiriyoruz, hastanelerimizi başlattık tamamlıyoruz, enerji altyapısını geliştirmek için hem Türkiye’den kablo ile elektrik projesini yürütüyoruz hem de KIBTEK’e güçlendirecek adımlar atıyoruz.

Açılmaz denen Yeni Ercan Havalimanını açtık. Bitmez denen yolları tamamladık. Olmaz denen yerel yönetimler reformunu gerçekleştirdik. Hayal denen kablo ile elektrik projesine ilk imzaları attık. ülkeye değer katmaya devam ediyoruz.

“İŞ DÜNYASINDAN GELEN TALEPLERE KULAK VERİYORUZ”

Ekonomik gelişim, halkın refah seviyesinin daha da yükseltilmesi, alım gücünün artması için de çalışıyoruz. Ekonomide yapısal dönüşümü sağlamak için yeni reformlara hazırlanıyoruz. Yeni istihdam projeleri için çalışıyoruz, Teknolojik dönüşüme ilişkin yeni adımları atıyoruz. Ekonomi tek bacaklı bir alan değil. Bir ülkedeki ekonominin gelişimi ancak tüm sektörlerin ortak gelişimi ile mümkün olabilir.

Ulaştırmayı, sağlığı, tarımı, eğitimi ve çalışma hayatını eko sistemin dışında tutarak ekonomiyi geliştirmemiz mümkün değil. Dolayısı ile tüm yeni projeleri bu gerçeğin üzerine inşa ediyoruz. Bunun için tüm paydaşlarla ve ortak akılla çalışıyoruz.

İş dünyasından gelen taleplere kulak veriyoruz;

Özel sektör yatırımlarının artırılması ve yeni istihdam alanlarının yaratılmasına yönelik tüm çalışmaları destekliyoruz.

Ülkemizdeki işgücünün, ekonominin ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmesi için çalışmalar yapıyoruz..

Tarımda, etkinlik ve verimlilik esaslı üretim yapmalıyız. Bu yüzden teknolojik yenilikleri teşvik ediyoruz, gıda güvenliğini artıran, pazar ile uyumlu yeni üretim politikaların geliştirilmesi için çalışmalar yapıyoruz.

İnşaat ve gayrimenkul sektörü turizm ve yükseköğretim ile entegre şekilde sürdürülmelidir. Yeni politikaları buna göre ortaya koyuyoruz.

Paydaşlarla ve bilimle hareket ederek ekonomimizi olması gereken noktalara mutlaka ulaştıracağız.

“RUM YÖNETİMİ, TÜM SEKTÖRLERİMİZİ YOK ETMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR”

Fakat…

Bu olmasın diye uğraşanlar da var. Rum yönetimi, gelişmekte olan tüm sektörlerimizi yok etmek için elinden geleni yapıyor.

ÇÖZÜM VE MÜZAKERE SÜREÇLERİNDE YILLARCA AKTİF OLAN TİCARET ODASINI RUM KESİMİNİN BU İNSANLIK DIŞI UYGULAMALARINA KARŞI da aktif olmaya ÇAĞIRIYORUM.

Harekete geçmeye çağırıyorum. Biz devlet olarak gerekli tedbirleri alıyoruz. Yatırımcılarımızın arkasında duruyoruz. Tapularımızın da arkasında duruyoruz. Turizmcilerimizin de arkasında duruyoruz. Ama sadece hükümet yetmez, tüm STK’lar da harekete geçmeli.

Değerli kardeşlerim;

Yıllardır süren istikrarsız hükümetler yüzünden projelerde geride kaldığımız aşikardır. E-devlet sistemi bir an önce uygulamaya girmelidir.

Bildiğiniz üzere yine bizim dönemimizde veri sistemi binamızın açılışını yaptık. Tüm bakanlıklar çok kısa bir süre içerisinde tüm eksiklerini gidererek sisteme entegre olacak. Bu da ekonomi için önemli.

Milli eğitim de ekonomik sürecin bir parçası. Eğitimde kaliteyi artıracak düzenlemeleri de gerçekleştirmeliyiz. Üniversitelerimizi güçlendirmeye, niceliği değil niteliği artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Ve her şeyden önemlisi artık çok daha etkin şekilde denetliyoruz. Sağlık altyapısına önümüzdeki 3 yıl içinde 3 yeni hastane eklemeyi planlıyoruz. Hastane projelerini ilerletiyoruz.

Görüldüğü üzere ekonomiye paydaş tüm sektörlerle alakalı attığımız adımlar var yürüttüğümüz projeler var. Aynı zamanda benim İş dünyamıza sonsuz güvenim var.

Hep birlikte çalışacağız.

Hep birlikte başaracağız.

Dünün ezberlerini bozacağız.

Bu olmazsa, şu olmazsa yok oluruz cümlelerini unutun.

Kimse bizi yok edemez.

Yıllardır yok olmuyoruz.

Asla da yok olmayacağız.

Ama çalılmalıyız. Üretmeliyiz.

BİZE GÜVENİN.

Kendinize güvenin. İktidarda ve istikrarla 2027 yılına doğru ilerliyoruz. Gelecek bizi bekliyor.

Ve bu geleceğe güçlü bir ekonomi ile girmeliyiz.

Ekonomi demek İş dünyası demek. Bunu sizlerle başaracağız.

Bu vesile ile Ticaret Odası’nın 61. genel kurulunu bir kez daha selamlıyorum. Seçilen tüm kardeşlerime başarılar diliyorum”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin: Bağdat’ta güçlü bir hükümetin kurulması stratejik zorunluluk

Published

on

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Tahran’da İranlı mevkidaşıyla yaptığı görüşmenin ardından, Irak’ta güçlü bir hükümetin hızlı şekilde kurulmasının bölgesel ve ekonomik sorunlarla mücadele açısından stratejik bir gereklilik olduğunu söyledi.

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, ülkesinde güçlü bir hükümetin bir an önce kurulmasının, bölgede ekonomik sorunlarla mücadele için stratejik bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Tesnim Haber Ajansı’na göre, resmi temasları kapsamında İran’ın başkenti Tahran’da bulunan Irak Dışişleri Bakanı Hüseyin, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile ikili görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Hüseyin, “Irak içinde ve bölgede ekonomik ve mali sorunlarla mücadele edebilmek için Bağdat’ta güçlü bir hükümetin hızlı biçimde kurulması stratejik bir zorunluluktur.” dedi.

Bağdat yönetiminin “bölgesel güvenliğin bölünmezliği” ilkesini savunduğunu dile getiren Hüseyin, “Her ülkenin istikrarının diğer komşu ülkelerin güvenliğinin teminatı olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede, ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi gereğini vurguluyoruz.” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi ise ABD’nin Irak’taki Ayn el-Esed Üssü’nü boşaltmasını değerlendirdi.

Erakçi, “ABD askeri güçlerinin Ayn el-Esed Üssü’nden çekilmesi ve Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonunun (UNAMI) görev süresinin sona ermesi, Irak’ta bağımsızlığın, istikrarın ve ulusal egemenliğin pekiştiğinin açık göstergeleridir.” dedi.

Ticaret hacminin arttırılması için iki ülkede çeşitli imkanların bulunduğuna işaret eden Erakçi, “Her yıl yaklaşık 7 milyon İranlı ve Iraklı iki ülkeyi turist ve ziyaretçi olarak ziyaret ediyor. Halklar arası temaslar oldukça yoğun. İki ülke arasındaki gidiş-gelişi ve iletişimi kolaylaştırmaya hazırız.” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

GÜNDEM

Adıyaman İsias Otel davasında kamu görevlileri yarın hakim karşısında: Bu mücadele bitmeyecek!

Published

on

6 Şubat depremlerinde 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel’in yıkılmasıyla ilgili kamu görevlileri hakkında açılan davada, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Karar duruşması yarın görülecek, aileler ve siyasi temsilciler duruşmayı takip edecek.

6 Şubat depremlerinde Adıyaman’daki Grand İsias Otel’in yıkılması sonucu, aralarında öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı.

Otelin ilk yapım tarihi olan 1993 yılında ruhsatına onay veren dönemin Adıyaman Belediyesi İmar Müdürü Yusuf Gül, 2001 yılındaki ikinci yapı ruhsatında imzası bulunan İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Yapı Kontrol Birimi’nde görevli daimi işçi Abdurrahman Karaaslan ve Ruhsat Büro’da görevli teknisyen Fazlı Karakuş hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açıldı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı esasa ilişkin mütalaasını sundu. Başsavcılık, tüm sanıklar için “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan, vefat edenlerin ve yaralanan mağdurların sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ayrı ayrı cezalandırılmalarını; sanıklar hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinin ise ayrı ayrı devamını talep etti.

İsias davasında kamu görevlileri “görevi bilinçli şekilde ihmal” suçlamasıyla dördüncü kez hakim karşısına çıkacak.

RUŞEN YÜCESOYLU KARAKAYA: KARAR NE OLURSA OLSUN BU MÜCADELE BİTMEYECEK

Medyascope’a konuşan, depremde kızı Selin Karakaya’yı kaybeden Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, duruşma öncesi Medyascope’a yaptığı değerlendirmede, davanın yalnızca bir ceza yargılaması olmadığını vurguladı.

Karakaya, savcılık mütalaasıyla gelinen aşamanın “adaletin nasıl tanımlanacağına dair hayati bir eşik” olduğunu belirterek, bilimsel raporlar ve dosyadaki açık gerçeklere rağmen olayın “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesinin, felaketin gerçek nedenlerini perdelediğini ifade etti.

Karakaya, bu davanın ihmallerin ötesinde, bilinen risklere rağmen alınmayan kararların ve bilerek sürdürülen usulsüzlüklerin sonucu olduğunu vurgulayarak, “Verilecek karar hem kaybettiğimiz canlar hem de toplumun adalet duygusu açısından tarihi bir sorumluluk taşıyor. Karar ne olursa olsun bu mücadele bitmeyecek. Gerçek hukuki nitelendirme yapılana, sorumlular hak ettikleri cezaları alana ve bu dava yapı güvenliği açısından emsal bir karara dönüşene kadar durmayacağız. Şampiyon Meleklerimize verilmiş bir sözümüz var; olası kast gerçeği kabul edilene kadar susmayacağız” dedi.

HASAN ESENDAĞLI: MÜTALAA HAYAL KIRIKLIĞI

Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı ise 19 Ocak Pazartesi günü yapılacak duruşmanın önemine dikkat çekti.

Esendağlı, savcılığın esasa ilişkin mütalaasında sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme” suçundan mahkûmiyet talep edildiğini ancak bunun aileler açısından tatmin edici olmadığını söyledi. Önceki duruşmalarda ortaya konan delillerin, sanıkların binadaki yapısal sorunları bildiklerini ve buna rağmen iskân ruhsatı verildiğini gösterdiğini belirten Esendağlı, bu nedenle mütalaanın hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.

Esendağlı ayrıca, otel sahipleri ve fenni mesuller hakkında verilen kararların temyiz sürecinin Yargıtay’da devam ettiğini hatırlatarak, dosyalar arasında fiili ve hukuki örtüşme bulunduğunu, bu nedenle davaların birleştirilmesi yönündeki taleplerinin haklılığının giderek daha net görüldüğünü dile getirdi. Mevcut aşamada davanın karar duruşmasına yaklaşmış olabileceğini belirten Esendağlı, pazartesi günü çıkacak kararın ardından hukuki pozisyonlarını yeniden belirleyeceklerini söyledi.

Şampiyon Meleklerin ve turizm rehberlerinin ailelerinin yanı sıra milletvekilleri ve siyasi temsilcilerin de duruşmayı takip etmek üzere 19 Ocak Pazartesi günü Adıyaman’da olması bekleniyor

Continue Reading

GÜNDEM

Rum basını: Larnaka ve Limasol sahillerinde mülkiyet yabancıların eline geçiyor

Published

on

Güney Kıbrıs’ta Larnaka ve Limasol sahil kesimlerinin büyük bölümünün, üçüncü ülke vatandaşlarının kontrolüne geçtiği; yasa dışı emlakçılık faaliyetleriyle arazi, arsa ve çok sayıda binanın el değiştirdiği bildirildi.

  • Larnaka ve Limasol sahil şeridinin büyük bölümü yabancıların eline geçti

Larnaka ve Limasol sahil kesimlerinin büyük bölümünün, üstü örtülü şekilde emlak şirketlerini de yöneten üçüncü ülke vatandaşlarının eline geçtiği ve yurt dışında masa altından satış anlaşmalarının yapıldığı yasa dışı emlakçılığın da yoğun olduğu haber verildi.

Fileleftheros Güney Kıbrıs’ta gayrimenkul satışıyla uğraşan yabancı uyrukluların yerli iş adamlarından yardım aldığını, bazı yabancıların da çeşitli projelerin vb yöneticisi kisvesi altında kaymakamlıklara giderek gayrimenkul satış işlemlerini yapmakta olduğunu yazdı.

Habere göre AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu Rum Meclisi içişleri Komitesi’nde yaptığı konuşmada, Larnaka sahil kesiminin batısında büyük araziler satıldığına dikkat çekti. Komite Başkanı Aristos Damianu Larnaka sahilinde, Dikelya’ya kadar, daha önce rafineri bulunan büyük ölçekteki arazinin, Limasol’da da Lady’s Mile’e doğru sahil bölgesinin el değiştirdiğini açıkladı.

Anılan bölgelerde yabancı uyrukluların yalnız arazi ve arsa değil hastaneden otele kadar birçok binayı satın aldığı bilgisi de verilen haberde, işletme satın alımlarının şehir içine kadar yayıldığına dikkat çekildi.

Continue Reading