Connect with us

GÜNDEM

Uluslararası Uzay İstasyonu, 2000’den bu yana bilinmezlere ışık tutuyor

Published

on

Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ), farklı ülkelerden astronotları bir araya getirerek küçük bir Dünya oluştururken evreni anlamak için gerçekleştirilen birçok deneye de ev sahipliği yapıyor.

AA muhabiri, UUİ’nin kuruluşuna ve yapısına dair bilgileri derledi.

UUİ’nin inşası, 1984’te önce dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından, sonrasında da bütçesiyle birlikte ABD Kongresi tarafından onaylandı. 1984 ile 1993 arasında tasarlanan UUİ’nin farklı elementleri ABD, Kanada, Japonya ve Avrupa ülkeleri tarafından 1980’li yılların sonlarına doğru inşa edilmeye başlandı.

Lego seti gibi her parçası ayrı inşa edilen UUİ, karmaşık robotik sistemler ve uzay giysili insanlarca uzayda bir araya getirildi.

1993’te tekrar tasarlanan UUİ’ye Rusya da katılması için davet edildi. 15 ülkeden 5 uzay ajansının uluslararası ortaklığında çalışmalarına devam edilen UUİ’nin ilk kısımları 1998’de kurulmaya başlandı. Bu dönemde ilk tekrar kullanılabilen uzay araçları da ABD tarafından geliştirildi. UUİ’nin ana inşası temelde 1998-2011 yıllarında tamamlandı.

İstasyonda devamlı kalınmaya başlanılan tarih de Kasım 2000 oldu. UUİ’de 2 Kasım 2000’de kalan ilk mürettebat NASA astronotu Bill Shepherd ile kozmonot Yuri Gidzenko ve Sergei Krikalev olarak tarihe geçti. 4 ay süren misyonlarının amacı, UUİ’de yaşam sürdürülebilmesi için gerekli görevleri tamamlamaktı.

Sadece bir ülke tarafından kullanılmayan UUİ, Avrupa, ABD, Rusya, Kanada ve Japonya’nın “müşterek programı” olarak görülüyor. UUİ, ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos), Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ve Kanada Uzay Ajansının (CSA) katkılarıyla oluşturuldu.

Ana misyon kontrol merkezleri ABD ve Rusya’da yer alırken Kanada, Japonya ve Avrupa’da da birkaç yardımcı kontrol merkezi bulunuyor.

İstasyon, 6 uyku bölmesi, 2 banyosu, bir spor salonu ve 360 derece görünüm sağlayan yuvarlak penceresiyle 6 odalı evden daha büyük bir alandan oluşuyor. Ayrıca yaşam alanları ve laboratuvarlar da UUİ içinde yer alan modüller arasında.

UUİ’nin büyük modülleri ve diğer parçaları için 37’si ABD uzay araçlarıyla, 5’i Rus Proton/Soyuz roketleriyle 42 montaj uçuşu yapıldı.

Saniyede yaklaşık 8 kilometre hızla seyahat eden istasyonda 7 kişiden oluşan uluslararası mürettebat yaşıyor ve çalışıyor. Mürettebatın değişim dönemlerinde istasyonda 7’den fazla kişi bulunabiliyor.

Şu anda UUİ’de bulunan ve 27 Eylül 2023’te göreve başlayan 7 kişilik Expedition 70 ekibinde Andreas Mogensen, Jasmin Moghbeli, Furukawa Satoshi, Loral O’Hara, Konstantin Borisov, Oleg Kononenko ve Nikolai Chub yer alıyor.

– UUİ, bir günde 16 kez Dünya etrafında dolaşıyor

UUİ, her 90 dakikada bir Dünya yörüngesi etrafında dönüyor. Bu da UUİ’nin 24 saat içinde Dünya etrafında 16 kez döndüğü ve 16 defa gün batımı ve gün doğumu gördüğü anlamına geliyor.

Yaklaşık bir gün içinde Ay’a eş değer mesafe katedip geri dönen UUİ’nin inşası, geliştirilmesi ve bakımı için astronotlarla kozmonotlar düzenli uzay yürüyüşleri yapıyor.

Uç bölgeleri de dahil, bir Amerikan futbol sahasından bir metre kısa olan UUİ, 109 metre uzunluğunda ve yaklaşık 420 ton ağırlığında.

Dünya’nın yaklaşık 402 kilometre üzerinde yörüngede yer alan UUİ, Rus uzay istasyonu Mir’den 4 kat, ABD’nin Skylab’ından 5 kat büyüklükte.

Yaklaşık 13 kilometre uzunluğundaki kablolar, UUİ’deki tüm elektrikli güç sistemini birbirine bağlıyor. 7 farklı birleşme yeri ve iki uç işlevcisi ya da kolları bulunan robotik Canadarm2, tüm modülleri hareket ettirmek, bilimsel deneyler yürütmek ve hatta uzay yürüyüşü yapan astronotları taşımak için kullanılıyor.

Sistemlerin 50’den fazla bilgisayar tarafından kontrol edildiği UUİ’nin yalnızca ABD bölümünde 400 bin sinyal aktaran 100 veri ağı üzerinden iletişim kuran 44 bilgisayarda 1,5 milyon satırdan fazla uçuş yazılımı kodu çalışıyor.

İstasyonda bulunan 8 güneş panelinin bir dönümü 75 ile 90 kilovat arası güç sağlarken UUİ’deki Su Geri Dönüşüm Sistemi, mürettebatın kargo uzay aracıyla getirilen suya bağlılığını yüzde 65’e düşürüyor.

– Uzay araçlarının UUİ’ye kenetlenmesi

UUİ’de Rus ve Avrupa uzay araçlarıyla ABD uzay aracına uygun 2 farklı kenetleme limanı bulunuyor. Uzay aracının kenetlenme bölmesine kendiliğinden yaklaşamadığı durumlarda da UUİ’nin robotik kolu devreye giriyor.

Büyük, 100 tonluk uzay araçlarına uygun şekilde tasarlanan kenetlenme mekanizması sayesinde UUİ’ye doğru itilen uzay aracı, mekanizma tarafından bir tren vagonunun lokomotife bağlanması gibi çekiliyor.

Genellikle misyonlar çerçevesinde pilot olarak görevlendirilen astronotlar, uzay araçlarının UUİ’ye kenetlenmesini temin ederek araç ile istasyon arasındaki bağlantıyı sağlıyor. Böylece astronotlar UUİ’ye geçiş yapıyor ve görevlerini tamamladıklarında da uzay aracını UUİ’den ayırarak Dünya’ya başarıyla dönebiliyor.

Aynı anda UUİ’ye kenetlenebilen uzay araçlarının sayısı 8 ve bu araçlar Dünya’daki fırlatma sürecinin ardından 4 saat sonra UUİ’ye ulaşabiliyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Metaterra, New York’ta tanıtıldı

Published

on

NEW YORK / LEFKOŞA – Dijital finans dünyasında köprüler kurmayı hedefleyen Metaterra, New York’un prestijli mekanı Harvard Club’da düzenlediği özel bir lansmanla, gerçek dünya varlıklarını (RWA) blockchain teknolojisine taşıyan devrim niteliğindeki yeni platformunu tanıttı.

Finans, blockchain ve küresel yatırım dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı bu etkinlikte şirket, Miracle ekosistemi (Miracle Chain, Miracle Cash ve Miracle Pay) aracılığıyla geleneksel finansı dijital gelecekle nasıl birleştireceğini açıkladı.

2 Trilyon Dolarlık Pazar Hedefi

2028 yılına kadar 2 trilyon dolara ulaşması beklenen “Gerçek Dünya Varlıkları” (RWA) pazarı, gayrimenkulden finansa kadar pek çok fiziksel değerin dijitalleşmesini kapsıyor. Metaterra, bu dönüşümün öncüsü olarak, günlük hayatta kullanılabilen, güvenli ve düzenlemelere uygun bir altyapı sunuyor.

Etkinlikte konuşan Metaterra Yönetim Kurulu Üyesi ve RWA Direktörü Ebru Törehan, sektördeki değişimi şu sözlerle özetledi:

“Gerçek Dünya Varlıkları artık deneysel bir kavram olmaktan çıktı; düzenlemelere tabi, denetlenebilir ve ölçeklenebilir finansal yapılara dönüştü. Metaterra olarak vizyonumuz, bu dönüşümü şeffaf ve sürdürülebilir bir ekonomik modele oturtarak nakit akış sistemlerine entegre etmektir.”

Miracle Ekosistemi Neler Sunuyor?
Metaterra’nın tanıttığı ekosistem, karmaşık blockchain teknolojisini son kullanıcı için basitleştirerek günlük yaşama indirgiyor:

● Miracle Chain: Gerçek dünya varlıklarının dijitalleşmesi ve yönetimi için özel olarak tasarlanmış, yüksek performanslı ve güvenli bir blockchain altyapısı sunuyor.
● Miracle Pay: Dijital varlıkları günlük harcamalarda kullanılabilir hale getiriyor. İşletmeler ve kullanıcılar, blockchain üzerindeki değerlerini market alışverişinden hizmet ödemelerine kadar gerçek ekonomide kolayca kullanabiliyor.
● Miracle Cash: Geleneksel bankacılık ile dijital varlıklar arasında güvenli bir köprü kuruyor.
“Kripto Artık Soyut Kalmak Zorunda Değil” Wall Street Capital Partners CEO’su Douglas Anderson ise etkinlikte yaptığı konuşmada, “Kripto paralar soyut kalmak zorunda değil. Dijital cüzdanınız artık gerçek dünyaya açılan kapınız ve erişim biletinizdir,” diyerek teknolojinin günlük hayattaki yerine dikkat çekti.

Metaterra Hakkında Metaterra Holdings; Chain, Pay, Wallet ve diğer finansal ürünleri tek bir strateji altında toplayan Miracle ekosisteminin çatı şirketidir. Şirket, geleneksel finans ile blockchain tabanlı piyasalar arasında köprü kurarak, dijital varlıkların güvenli ve yasalara uyumlu bir şekilde benimsenmesini sağlamaktadır.

 

 

Continue Reading

GÜNDEM

Rum basını Hristodulidis-Macron zirvesini “tarihi gün” olarak nitelendirdi: 16 alanda iş birliği!

Published

on

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, savunma, güvenlik, enerji ve eğitim gibi kritik alanlarda iş birliğini güçlendiren stratejik ortaklık anlaşmasını Elysee Sarayı’nda imzaladı. Anlaşma, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı öncesinde tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.

Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün imzalanan stratejik ortaklık ilişkisi anlaşması ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptıkları açıklamalar bugünkü Rum basınında geniş yer buldu.

POLİTİS

Politis gazetesi “Kıbrıs ile Fransa İş Birliklerini Güçlendiriyor- Kıbrıs’ın AB Başkanlığının Hemen Öncesinde Fransa’yla Önemli Bir Anlaşma İmzalandı” başlıklarıyla yer verdiği haberinde anlaşmanın iki ülkenin savunma, güvenlik ve enerji gibi kritik alanlardaki iş birliğini daha da güçlendirdiğini yazdı.

Hristodulidis’in dün Paris’e gerçekleştirdiği ziyareti tarihi bir gün olarak nitelendirdiğini yazan gazete, anlaşmanın Hristodulidis ile Macron’un Elysee Sarayı’nda yaptıkları görüşmenin ardından imzalandığını belirtti.

Gazeteye göre Hristodulidis açıklamasında Fransa’nın hem ikili hem de Avrupa Birliği (AB) düzeyinde Güney Kıbrıs’ın uzun ömürlü, güvenilir ve stratejik ortağı olduğunu dile getirdi.

Hristodulidis iki ülke arasında stratejik ortaklık ilişkisi anlaşması imzalanmasının gittikçe daha karmaşık hale gelen uluslararası ortamda savunma, güvenlik, enerji, eğitim, kültür ve inovasyon gibi kritik alanlardaki iş birliğini daha da güçlendirdiğini savundu.

Görüşmelerde savunma ve enerji alanına özel bir önem verildiğini de yazan gazete, Hristodulidis’in yaptığı açıklamada Fransız TOTAL şirketinin sözde Rum MEB’indeki uzun süreli varlığı ve önemli keşifleri yanı sıra iki ülkenin savunma iş birliğinin sürekli derinleştirilmesine atıfta bulunduğunu belirtti.

Hristodulidis’in buna paralel olarak Fransa’yla SOFA anlaşması (Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi) imzalanmasıyla ilgili prosedürlerin ileri safhada bulunduğunu belirttiği de aktarıldı.

Paris ziyaretinin Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralmasından yalnızca 16 gün önce gerçekleştiğine de işaret eden Hristodulidis, Fransa’nın ortak Avrupa önceliklerinde temel müttefik olduğunu dile getirdi.

Gazete görüşmede Ukrayna’ya yönelik destek, Avrupa savunması ve güvenliği, rekabetçilik, bir sonraki çok yıllık mali çerçeve, AB’nin sosyal uyumunun güçlendirilmesi konularının ele alındığını da belirtti.

Hristodulidis açıklamasında Güney Kıbrıs’ın 2026 yılında Schengen bölgesine tam katılımı konusundaki çabalarına verdiği destekten ve Kıbrıs sorununda ezelden bu yana sahip olduğu ilkeli tutumundan ötürü Fransa’ya teşekkürlerini de sundu.

Hristodulidis Kıbrıs müzakerelerinin BM himayesinde, ilgili kararlar ve Avrupa müktesebatı temelinde yeniden başlamasına ilişkin son çabalar hakkında Macron’u bilgilendirdiğini de ifade etti.

Hristodulidis ile Macron’un Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği (AB) için dilgi alanı olan Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki bölgesel gelişmeler konusunda fikir alışverişinde bulundukları da kaydedildi.

EMMANUEL MACRON

Gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise açıklamasında imzalanan anlaşmayı önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirerek Fransa’nın, Güney Kıbrıs’ın böyle bir stratejik ortaklık ilişkisi düzeyi muhafaza ettiği AB’nin tek ülkesi olduğunu söyledi.

Macron açıklamasında aralarındaki iş birliğinin stratejik özerlik, inovasyon, ekoloji, dijital teknoloji, savunma ve güvenlik alanlarında geliştirildiğini de dile getirdi.

Fransa’nın Kıbrıs sorununun adil, kapsamlı ve sürdürülebilir çözümüne ilişkin çabalara tam desteğini de yineleyen Macron, ülkesinin Güney Kıbrıs’ın yaklaşan AB konseyi dönem başkanlığını aktif bir şekilde desteklemeye hazır olduğunu da dile getirdi.

Güçlü, egemen ve stratejik olarak özerk bir Avrupa’ya ilişkin aynı vizyonu paylaştıklarını da ifade eden Macron, Fransa’nın bu kritik Avrupa konjonktüründe Güney Kıbrıs’ın yanında duracağını sözlerine ekledi.

FİLELEFTHEROS: GÜNEY KIBRIS, FRANSA TARAFINDAN 25 ÜLKEDE TEMSİL EDİLECEK

Fileleftheros gazetesi ise konuyla ilgili haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün imzalanan anlaşmanın Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki konum ve rolünü yükselttiğini yazdı.

Haberde uygulama sürecinin takip edilmesine yönelik net bir mekanizmanın eşlik ettiği anlaşmanın Güney Kıbrıs açısından tarihi bir gelişme olduğu da vurgulandı.

Haberde iki ülke arasındaki iş birliğinin geniş bir siyasi yelpazeye de sahip olduğu ve bunun kilit noktasının askeri iş birliğinin SOFA anlaşması düzeyinde geliştirilmesi olduğu da kaydedildi.

Gazete anlaşmanın diğer önemli bir boyutunun ise Güney Kıbrıs’ın Schengen bölgesine girmesinin ardından konsolosluk hizmetleri sağlanması ve Güney Kıbrıs’ın Fransa tarafından 25 ülkede temsil edilmesine dair madde olduğuna da işaret etti.

Öte yandan gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Macron açıklamasında SOFA “Kuvvetler Statüsü Sözleşmesine” ilişkin anlaşmanın önümüzdeki haftalar içerisinde kesinleşeceğini dile getirdi ve savunma, güvenlik alanlarındaki iş birliğinin oldukça yakın olduğunu belirtti. Gazete Macron’un Fransız savaş gemilerinin yılda yaklaşık 20 kez Güney Kıbrıs’a demirlediklerini de dile getirdi.

ALİTHİA: 16 ALANDA TARİHİ İŞ BİRLİĞİ

Alithia ise “Bu Hafta Başka Bir Tarihi Gün Daha” başlıklı haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün 2026-2030 yıllarını kapsayan dört yıllık bir eylem planı da açıklandığını ve bunun 16 alanda geniş bir iş birliğini kapsadığını yazdı.

Öte yandan iş birliğine dahil olan alanların (savunma, güvenlik, enerji, sivil koruma, dijital politika, sağlık, eğitim, kültür) yeni iş birliği alanları yaratmadığını kaydeden gazete, bunların ikili ve AB çatışı altında yıllardır iki ülke arasındaki ilişkiler olduğunu ekledi.

Continue Reading

GÜNDEM

Tahir Gökçebel: Milli Eğitim Bakanı ve Maliye Bakanı derhal tutuklanmalı ve yargılanmalı

Published

on

KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, Milli Eğitim Bakanı ile Maliye Bakanı’nı eleştirerek, öğretmenlere yönelik kesintiler ve mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle sorumluların yargılanması gerektiğini savundu.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Milli Eğitim Bakanı ile Maliye Bakanı’nı sert sözlerle eleştirdi.

Gökçebel paylaşımında, “M.E. Bakanı ve Maliye Bakanı derhal tutuklanmalı ve yargılanmalıdır” ifadelerini kullandı. Öğretmenlere haksız kesinti yapıldığını savunan Gökçebel, mahkeme kararlarına rağmen yasal hakların gasbedildiğini, ayrımcılık yapıldığını ve işçilerin kıdem tazminatlarının mahkeme kararına rağmen ödenmediğini belirtti. Bakan da olsa bu kişilerin korunmaması gerektiğini vurguladı.

Yasayı, Anayasa’yı ve mahkeme kararlarını uygulamayanların ceza almadığını öne süren Gökçebel, milletvekili veya bakan oldukları için ayrıcalıklı sayılanların ülkedeki hukuksuzluğu ve ahlaki çöküntüyü yarattığını ifade etti. Adalet duygusu olmayan ve vicdani muhasebeyi kendi çıkarları için kullanan kişilerin halkın temsilcisi olamayacağını belirten Gökçebel, bu kişilerin yargılanması gerektiğini kaydetti.

Gökçebel, ahlaki çöküntünün üç şekilde durdurulabileceğini belirterek, en tepedeki suçluların hesap vermesi, herkese adalet sağlanması ve bilimsel, laik, demokratik, kapsayıcı, dayanışmacı, analitik düşünmeyi ve sorumluluk bilincini geliştiren, fırsat eşitliğine dayalı kamusal bir eğitim sistemine geçilmesi gerektiğini ifade etti.

 

 

Continue Reading