Connect with us

GÜNDEM

Aynı Ruh, Aynı Kararlılık

Published

on

Türk dünyasının kahramanlık destanı da ortak miras olarak öğrenilmeli ve gençler arasında tanıtılmalıdır

 

Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Ajansı’nın 2025 yılı orta ölçekli hibe yarışmasının kazananı “Orta Asya ve Güney Kafkasya İfade Özgürlüğü Ağı” (CASCFEN), “Türk Dünyası: Ortak Mirastan Ortak Geleceğe Doğru” projesini sürdürüyor. Proje kapsamında Türkiye, Azerbaycan ve diğer Türk devletlerinden uzmanların görüşleriyle 12 makale hazırlanması planlanmıştı. Çeşitli konuları kapsayan bu makalelerin sonuncusu da okuyucularla buluşuyor. Bu yazıda Türk dünyasının kahramanlık, vatanseverlik ve devlete sadakat geleneği ele alınıyor. Çünkü kahramanlık destanlarımız ve mücadele tarihimiz, ortak mirasımız olarak geleceğe taşınmalıdır.

media-yucel

Dr. Yücel Karauz: Türklerin mücadele ruhu tarihî köklerinden geliyor

 

Türkiye’nin Azerbaycan’daki eski askeri ataşesi, emekli general Dr. Yücel Karauz, Türklerin mücadele ruhunu tarihî köklerine dayandırıyor:

“Türkler, yaşadıkları toprakları vatan kılmayı, hem ekip biçmeyi hem de korumayı bilmişlerdir. Orhun yazıtlarından beri ‘il’ ve ‘yurt’ kutsal sayılmıştır. Göktürklerde Ötüken siyasi merkez ve manevi yurt sembolüdür. Anadolu’ya göç eden Oğuz boyları için yurt, ataların kanıyla kazanılmış toprak demektir.

Bugüne gelirsek, Azerbaycan’ın 44 günlük Vatan Savaşı zaferini, Türkiye’nin sınır bölgelerindeki terörle mücadelesini, Kazakistan’ın bağımsızlık günlerindeki coşkusunu görüyoruz. Spor müsabakalarında bile millî kimlik ve bayrak sevgisi ön plandadır. Ancak değerlerimizi korumak için sürekli çalışmalıyız.”

 

Karauz, Türklerin vatanseverliğinin devlet kuruculuğunda da belirleyici olduğunu vurguladı:

“Tarihte Göktürkler, Uygurlar, Karahanlılar, Selçuklular, Osmanlılar, Babürler ve Hive Hanlığı gibi birçok Türk devleti kuruldu. Devlet kalıcı ve kutsal bir yapı olarak görülmüş, ‘töre’ ve adalet geleneği tesis edilmiştir. Bugün de Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ve KKTC gibi bağımsız devletlerimiz var. Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulması ortak siyasi iradenin göstergesidir.

Türk’ün gücü devlet ve millet birliğindedir. Orhun yazıtlarında Bilge Kağan’ın ‘Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım’ sözleri bunu ortaya koyar. Liderin görevi milleti korumak, halkın görevi devlete sadık kalmaktır. Modern örnekleri Türkiye’de millî seferberlik çağrılarına halkın desteği, Azerbaycan’da Karabağ zaferinde gençlerin öne çıkması ve halkın orduya desteği, Kırgızistan’da 2010 olaylarında halkın devlet düzenini koruma çabalarıdır.”

Kahramanlar Dün de Vardı, Bugün de Var, Yarın da Olacak

 

Karauz, kahramanlıkların gençlere ortak miras olarak öğretilmesi gerektiğini söyledi:

“Tarihin derinliklerinde Alparslan, Timur, Fatih Sultan Mehmet; yakın dönemde Nuri Paşa; modern çağda Karabağ için şehit düşen Polad Həşimov ve 15 Temmuz şehitleri kahramanlık örnekleridir. Ortak miras olarak bu kahramanlıkları öğretmek için adımlar atılmalı: Tarih ders kitapları, belgeseller, ortak bayramlar (Nevruz gibi), gençlerde vatanseverlik duygusunu güçlendiren projeler, kahramanlık ansiklopedileri, sinema yapımları hazırlanmalıdır. Türk dünyası okullarında ortak kahramanlık destanları okutulmalıdır.”

 

Karauz, gençler arasında ortak kültürel semboller ve değerlerin tanıtılmasının önemine de dikkat çekti: “Bozkurt, tuğ, otağ, Nevruz ateşi, toy; Dede Korkut, Manas, Köroğlu; kopuz, dombra, kaval gibi değerler gençlere tanıtılmalı. Ortak televizyon ve dijital platformlar kurulmalı, kültür festivalleri ve Pan-Türk spor oyunları organize edilmeli”.

 

Dr. Y. Karauz ekledi ki, bütün bunların hayata geçirilmesi için bir program, beş ya da on yıllık bir strateji hazırlanmalıdır:

“Elbette, eğer biz böyle bir teklif sunuyorsak, yarın onun ilk hazırlanma biçimi için öneri paketini de sunmaya hazırız. Şüphe etmiyoruz ki CASCFEN’in ‘Türk Dünyası: Ortak Mirastan Ortak Geleceğe Doğru’ projesi, sözünü ettiğimiz yönde teklif ve projelerin ortaya çıkması bakımından Türk dünyası için başarılı sonuçlar doğuracaktır. Bu yüzden de bu proje önümüzdeki yıllarda da devam ettirilmeli, değindiğimiz hususların daha somut bir şekilde Türk dünyasına ulaştırılması için bir araç rolü oynamalıdır.”

media-hikmet-babaoglu

Hikmet Babaoğlu: Vatan savaşında elde edilen tarihî zafer, tüm Türk halklarının zaferine dönüştü

 

Azerbaycan Milletvekili Hikmet Babaoğlu dedi ki, 44 günlük Vatan Savaşı’nda elde edilen tarihî zafer yalnız Azerbaycan’ın değil, Türk dünyasının gurur kaynağıdır:

“Uzun yıllar Türk halkları birbirindən koparıldı, yenilgilerle sınandı. Türkistan’ın işgali, Azerbaycan’ın ikiye bölünmesi, Osmanlı’nın çöküşü Türk dünyasının küresel siyasetteki yerini zayıflattı. XX. yüzyılın sonunda bağımsızlığını kazanan bazı Türk halkları savaşlarla sınandı, diğerleri siyasi baskılar altında kaldı. İşte böyle bir dönemde millî iradenin zaferine, savaşçı geçmişimizin yeniden dirilmesine büyük ehtiyac vardı.”

 

Babaoğlu, dedi ki, zaman-zaman Azerbaycan, Türk devletleri arasında en hassas halka olarak seçilmişti ve sürekli olarak çeşitli imparatorlukların tehditleriyle karşı karşıyaydı:

“Azerbaycan Cumhurbaşkanı bir konuşmasında, ‘Düşmanlarımızdan biri de hâlâ bize sömürge gözüyle bakan ülkelerdir’ demişti. Biz iyi biliyoruz ki, bu ülkeler kimlerdir. Bugün hâlâ Azerbaycan’ın tarihî zaferini kabul etmemeleri, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bu konuda tamamen haklı olduğunu gösteriyor. Böylece, milli iradesi kısıtlanmak istenen Azerbaycan, kendi gücünü ortaya koyarak öyle bir tarihî zafer kazandı ki, bu, kuzeyden güneye tüm Azerbaycan’ın kalbinden yükselen ve imparatorluklara meydan okuyan bir başarı oldu. Azerbaycan bu zaferi yalnızca savaş alanında değil, diplomasi masasında da koruyarak mantıklı bir sonuca ulaştırdı. Bu zafer, tüm Türk halklarının zaferine dönüştü.

 

Milletvekili, bu zaferin sembolik onayını 2021 İstanbul zirvesinde gördüklerini belirtti:

“Cumhurbaşkanımız İlham Aliyev, Türk Dünyası Yüce Nişanı ile ödüllendirildi. Bu sadece bir ödül değil, Türk halklarının özgüvenini tazeleyen ve neler başarabileceklerini gösteren tarihî bir olaydı. Herkes gördü ki, Azerbaycan, en zor ve hassas coğrafyada muhteşem bir zafer kazandı.”

Babaoğlu’na göre bu zafer,

millî kimliğimizin ve ortak değerlerimizin yeniden şekillenmesi açısından büyük önem taşımaktadır: “Türk Devletleri Teşkilatı büyük bir geleceğe doğru ilerlerken, ortak kimlik ve ortak siyasî bakış hayati önem taşımaktadır. Azerbaycan’ın zaferi bu yolda bir örnek oldu; tüm Türk halkları için hem rol modeli hem de ilham kaynağına dönüştü. Bu sadece ekonomik veya iletişim boyutunda değil, aynı zamanda tarihî ve manevi birliğimiz açısından da yeni bir yol açmıştır.”

 

Sözlerinin sonunda Babaoğlu, Türk gençliğine özel bir mesaj verdi:

“Türk gençliği bunu derinlemesine öğrenmelidir. Malazgirt, Çanakkale ve Karabağ savaşlarının temelinde stratejik düşünce ve birlik ruhu yatmaktadır. Bu ruhu korumak ve geleceğe taşımak için zafer bayramlarımız ortak şekilde kutlanmalı, özellikle Karabağ zaferinin Türk dünyasında kardeşlik bağlarını nasıl güçlendirdiği geniş biçimde anlatılmalıdır.”

media-zuleyha

Züleyha Karaman: Kıbrıs ve Azerbaycan Türklerinin Mücadelesi, Türk Dünyasının Ortak Mirasıdır

 

Gazeteci Züleyha Karaman, bazı mücadelelerin yalnız bir milletin değil, bütün Türk dünyasının onurunu taşıdığını söyledi:

“Coğrafyalar farklı olsa da, çekilen acılar ve sergilenen kahramanlıklar aynı ruhun yansımalarıdır. Türk dünyasının ayrılmaz parçaları olan Kıbrıs ve Azerbaycan Türklerinin mücadelesi, bu ortak ruhun en güçlü örneklerinden biridir. Her iki halkın yaşadığı acılar, gösterdiği cesaret ve yazdığı destan, Türk’ün özgürlük aşkının, vatan sevgisinin ve zulme boyun eğmeyen başının simgesidir.”

 

İki Cephede Aynı İnanç, Aynı Direniş

 

Karaman, Kıbrıs Türklerinin tarih boyunca ağır sınavlardan geçtiğini hatırlatarak şunları söyledi:

“1878’de adanın İngiltere’ye devredilmesiyle başlayan süreç, Kıbrıs Türkleri için baskı ve ayrımcılıkla dolu yılların habercisiydi. 1923–1960 arasında en zor dönemlerini yaşadılar. İngilizlerin baskısı ve Yunanların Enosis hayali, Türk varlığını tehdit ediyordu. 1955’te kurulan EOKA terör örgütü köylerimizi hedef aldı, kadın-çocuk demeden masum insanları katletti.”

Karaman, bu yıllarda Kıbrıs Türklerinin Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş liderliğinde örgütlenerek eşsiz kahramanlıklar sergilediğini vurguladı:

“1963–1974 yılları kan, gözyaşı ve göç yıllarıydı. 21 Aralık 1963’te uygulanan Akritas Planı, Kıbrıs Türklerini yok etmeyi amaçlıyordu. Ancak 20 Temmuz 1974’te Türkiye, garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlattı. 14 Ağustos’taki ikinci harekatla Kıbrıs Türkleri özgürlüğüne kavuştu, Enosis hayalleri tarihe gömüldü. Bu sadece askeri bir zafer değil, Türk milletinin kaderine sahip çıkma iradesiydi. Türkiye, hiçbir baskı karşısında geri adım atmadan Kıbrıs Türklerinin güvenliği ve bağımsızlığı için onurlu bir duruş sergiledi ve tüm dünyaya ‘Yalnız değilsiniz!’ mesajı verdi. Bugün Kıbrıs Türkleri Türkiye’nin güvencesi altında, kendi topraklarında özgür ve eşit haklara sahip bir devlet olarak yaşamaktadır.”

 

Karabağ Zaferi – Asırlık Umudun Gerçeğe Dönüşü

 

Karaman, Azerbaycan’ın 2020’de elde ettiği Karabağ zaferine de dikkat çekti:

“Cumhurbaşkanı İlham Aliyev liderliğinde Azerbaycan gücünü sahada gösterdi. Bu yalnızca askeri bir zafer değil, yılların gözyaşı, çekilen acılar ve beslenen umutların gerçeğe dönüşüdür.”

 

Kıbrıs’tan Karabağ’a Uzanan Ortak Destan

 

Karaman, Kıbrıs ve Azerbaycan Türklerinin mücadelesini “farklı zamanlarda ama aynı ruhla yazılmış” bir destan olarak nitelendirdi:

“Her iki halk sürgün edildi, katliamlara uğradı, yok edilmek istendi. Ama hiçbiri toprağından, kimliğinden, şerefinden ve bağımsızlığından vazgeçmedi. Direndi, örgütlendi, ayağa kalktı ve sonunda zafere ulaştı. Kıbrıs’tan Karabağ’a uzanan bu hikâye, Türk milletinin yüzyıllar boyunca zulme karşı nasıl dimdik durduğunun ve vatan uğrunda nasıl birleştiğinin en güçlü kanıtıdır. Bu kahramanlıklar Türk dünyasının ortak mirasıdır ve geleceğe ışık tutmaktadır. Destanlar, gelecek nesillere aktarılmalı ve ortak hafızamızda ebedî olarak yaşatılmalıdır.”

 

Ortak Hafızanın Gücü

 

Karaman’ın da vurguladığı gibi, Kıbrıs’ta verilen şanlı direniş sadece bir tarih dersi değil, özgürlük uğruna mücadelenin ne demek olduğunu gösteren bir meşaledir. Karabağ zaferi ise yalnızca harita değişikliği değil, sabrın, inancın ve birliğin simgesidir.

Kıbrıs ve Azerbaycan Türklerinin mücadelesi, Türk dünyasının ortak hafızasında sağlam bir yer edinmelidir. Çünkü bu zaferler yalnızca iki bölge için değil, tüm Türk milleti için ortak gururdur. Okullarda, kültürel etkinliklerde, edebiyat ve sanatta bu kahramanlıklar yaşatılmalı ve gelecek nesillere öğretilmelidir.

Bu ruh, gelecekte de Türk dünyasının birliğini ve dayanışmasını güçlendirecek en büyük ortak mirastır.

Yazar: Cavid Şahverdiyev

 

 

 

 

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Hristodulidis AB Zirvesini değerlendirdi

Published

on

Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis, Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen AB Gayrı Resmi Liderler Zirvesi toplantısı sonrasında dün yaptığı değerlendirmede “ülkemle gurur duyuyorum” ifadesini kullandı.

Fileleftheros ve diğer gazeteler, Kıbrıslı Rum LiderNikos Hristodulidis’in dün sosyal medya hesabı üzerinde yaptığı açıklamada, AB Gayrı Resmi Liderler Zirvesi’ni değerlendirdiğini yazdı.

Habere göre, Hristodulidis açıklamasında; “Kıbrıs’ın kendi boyutundan çok daha büyük gelişmelerin şekillenmesinde özlü rol üstlenebileceğini bir kez daha kanıtladığını” belirterek, “ülkemle gurur duyuyorum” şeklinde konuştu.

Öte yandan Kıbrıs Rum Başkanlık Sarayı Basın Ofisi Müdürü Viktoras Papadopulos dün yaptığı açıklamada, zirvenin Güney Kıbrıs’ın AB ile Orta Doğu arasında köprü görevi görebileceğini kanıtladığını öne sürdü.

Papadopulos açıklamasında ayrıca, toplantıya katılan tüm liderlerin, AB yasasının 47.2 sayılı maddesinin “Ölü bir metin olarak kalmaması, görüşülerek tam fonksiyonel hale getirilmesi konusunda uzlaştıklarını” da iddia etti.

Continue Reading

GÜNDEM

YDP Girne İlçe Teşkilatı’ndan Anlamlı Kan Bağışı Etkinliği

Published

on

Yeniden Doğuş Partisi Girne İlçe Yönetimi, dün düzenlediği kan bağışı organizasyonuyla önemli bir sosyal sorumluluk çalışmasına imza attı. Gerçekleştirilen etkinlikte 40 ünite kan bağışı yapılarak, birçok ihtiyaç sahibine umut olundu.

Girne ilçesinde yoğun katılımla gerçekleşen organizasyon, yalnızca bir yardım kampanyası olmanın ötesinde, birlik ve dayanışmanın güçlü bir örneği olarak öne çıktı. Katılımcılar, tanımadıkları insanlara hayat olmanın mutluluğunu yaşarken, etkinliğin manevi değeri de dikkat çekti.

Etkinliğe katkı sunan gönüllülere ve destekçilere teşekkür edilirken, partiye yeni katılan Emekli Komutan Mahmut Şengil’e de ayrıca teşekkür edildi.

Girne İlçe Başkanı Zeki Yılmaz, etkinlikle ilgili yaptığı kısa açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergilediğimiz bu anlamlı etkinlikte, bir damla kanın bir can kurtarabileceği bilinciyle hareket ettik. Katkı sunan tüm gönüllülerimize ve destekçilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Bu tür sosyal sorumluluk projelerini sürdürmeye devam edeceğiz.”

Yeniden Doğuş Partisi Girne İlçe Yönetimi, benzer sosyal sorumluluk projeleriyle toplumda farkındalık oluşturmaya devam edeceklerini belirtti.

 

Continue Reading

GÜNDEM

Rum Enerji Bakanı: ABD ile Güney Kıbrıs arasındaki iş birliği, stratejik bir nitelik kazandı

Published

on

Rum Enerji Bakanı Mihalis Damianos, Güney Kıbrıs ile ABD arasındaki enerji, ticaret ve yatırım iş birliğinin stratejik nitelik kazandığını belirtti, doğal gaz projeleri ve artan yatırımların bölgesel istikrar ile enerji güvenliğini güçlendireceğini ifade etti

Rum Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanı Mihalis Damianos, Güney Kıbrıs ile ABD arasındaki enerji, ticaret ve yatırımlar alanındaki iş birliğinin giderek daha stratejik bir nitelik kazandığını belirtti.

Fileleftheros gazetesinde yer alan habere göre, Damianos, Amerikan Ticaret Odası tarafından dün düzenlenen çalışma toplantısında yaptığı konuşmada, söz konusu iş birliğinin bölgesel istikrar ile Atlantik ötesi enerji güvenliğini güçlendirebileceğini savundu.

Damianos, Güney Kıbrıs’ın doğal gaz potansiyelinin, büyük Amerikan şirketlerinin de katılımıyla ekonomik kalkınma, enerji çeşitlendirmesi ve bölgedeki istikrar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Konuşmasında sözde Rum Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde (MEB) yer alan 12’nci parseldeki “Afrodit” yatağına da değinen Damianos, söz konusu yatağın yüzer üretim tesisi ve Mısır’a uzanacak denizaltı boru hattı aracılığıyla ticari olarak değerlendirilmesinin, ABD ile iş birliğinin jeopolitik ve ekonomik önemini ortaya koyduğunu ileri sürdü.

Damianos, nihai yatırım kararının alınmasının ardından Afrodit yatağından doğal gaz üretiminin 2030 yılı başlarında başlamasının beklendiğini de kaydetti.

ABD’li enerji şirketlerinin bölgedeki varlığına da işaret eden Damianos, “ExxonMobil”in sözde Rum MEB’inde faaliyet gösterdiğini, “SLB” ve “Halliburton” gibi şirketlerin ise Doğu Akdeniz’deki offshore çalışmaları desteklediğini belirterek, bunun Rum kesiminin bölgesel enerji hizmetleri merkezi rolünü güçlendirdiğini iddia etti.

Damianos ayrıca, haziran ayında Washington’da düzenlenecek 3+1 formatındaki enerji bakanları toplantısı ile Atlantic Council Global Energy Forumu’na katılmak üzere ABD’yi ziyaret edeceğini açıkladı.

Enerji alanının yanı sıra iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin de geliştiğini belirten Damianos, Güney Kıbrıs’ın ABD’ye ihracatının 2024 yılında 24 milyon eurodan 2025 yılında yaklaşık 51 milyon euroya yükseldiğini ifade etti.

Hellimin ABD’ye ihraç edilen temel Kıbrıs ürünü olmaya devam ettiğini dile getiren Damianos, ABD’ye yönelik hellim ihracatının 2025 yılında 11 milyon euroya ulaştığını kaydetti.

Öte yandan, 2024 yılında ABD’nin Güney Kıbrıs’a yönelik doğrudan yabancı yatırımlarının 26,2 milyar euroya ulaştığı, Damianos’un bunun Amerikan yatırımcıların Rum ekonomisine duyduğu güvenin göstergesi olduğunu söylediği belirtildi.

Haber Haravgi’de “Kıbrıs-ABD: Enerji ve Yatırımlarda Yeni İvme”, Alithia’da ise “Enerji Bakanından Kıbrıs-ABD İş birliği Konusunda Büyük Laflar- Atlantik Ötesi Enerji Güvenliğini Güçlendiriyoruz!” başlıklarıyla yer aldı.

Continue Reading