Connect with us

GÜNDEM

Turizm bütçesine eleştiri: Ülke, casino turizmine mahkum edildi

Published

on

Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı bütçesi görüşüldü. CTP milletvekilleri, bütçe yetersizliği, çevre kirliliği, sağlık turizmi ve turizm çeşitliliği konularında eleştirilerde bulunarak çözüm önerilerini sundu.

Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı bütçesi görüşülüyor

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde 1 milyar 936 milyon 92 bin TL’lik Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı bütçesi görüşülüyor. Görüşmeye, Bakan Fikri Ataoğlu ve bürokratlar da katıldı.

BESİM

Bütçe görüşmesinde söz alan CTP Milletvekili Filiz Besim Bbakanlığın bütçesinin azaldığına dikkati çekerek, turizmin çeşitliliğinin çok önemli olduğunu ancak ülkenin casino turizmine mahkum edildiğini kaydetti.

Bakan Fikri Ataoğlu’na turizm politikasını sorması üzerine Bakan Ataoğlu, master planın yapıldığını söyledi.

Master plan yapılmadan da bazı düzenlemelerin yapılabileceğini belirten Besim, spor, sağlık, agro turizm alanlarında ülkede ciddi potansiyel olduğunu belirtti.

Sağlık turizminin kontrolsüz şekilde yapıldığını belirterek eleştiren Besim, kontrolsüz ve plansız yapılan yatırımların başa bela olabileceği uyarısında bulundu.

Pahalılığın da turist sayısını azalttığını söyleyen Besim, hükümetin pahalılıkla ilgili ciddi çalışmalar yapması gerektiğini ancak bunu yapmadığını ifade etti.

Çevre Dairesi’nin bütçesinin geçen yıla göre azalmasını da eleştiren Besim, atık su ile ilgili analizlere ilişkin sorular yöneltti.

Ülkenin “çöp ülkesi” haline geldiğini söyleyen Besim, naylon kullanımına da değinerek, artık naylon ve pet şişenin ülkede bitmesi gerektiğini vurguladı.

Çöp ayrıştırmaya da başlanması gerektiğini kaydeden Besim, bu konunun gündeme dahi gelemediğini belirtti.

Tıbbi atıkların toplanmadığını ve nereye atıldıklarının belli olmadığını söyleyen Besim, bu konunun da Çevre Dairesi’nin gündeminde olması gerektiğini anlattı.

Dün yaşanan fırtına ile ilgili hükümet yetkililerinden hiçbir uyarı gelmediğini söyleyen Besim, bu konuda da eleştirilerde bulundu.

Kütüphanelerle ilgili ciddi sıkıntılar olduğunu belirterek detaylı bilgi isteyen Besim, Atatürk Kültür Merkezi’nde bir projeksiyon cihazı bile olmamasına da tepki gösterdi.

ÇOLAKOĞLU

CTP Milletvekili Şifa Çolakoğlu, ülkedeki en önemli sorunlardan birinin atık konusu olduğunu kaydetti.

Su tüketimi ile ilgili ciddi bir politikaya ve bilinçlendirme çalışmasına ihtiyaç olduğunu belirten Çolakoğlu, çevre kirliliği sorununun da ciddi boyutta olduğunu anlattı.

Devlet tiyatrolarının 1999 yılında yandığını anımsatan Çolakoğlu, hala devlet tiyatrolarının yapılmamasını eleştirdi.

Müzelerin ilk açıldığı haliyle durduğunu, yenilenmediğini kaydeden Çolakoğlu, müzeciliğe ayrı bir önem verilmesi gerektiği görüşünü aktardı.

Dairelerdeki kadro eksikliklerine de işaret eden Çolakoğlu, kadroların doldurulmasının önemine değindi.

BARÇIN

CTP Milletvekili Devrim Barçın, turizm teşvik fonu gelirlerinden bu yıl ne beklendiğini sordu.

Barçın kooperatiflerle ilgili hazırladığı bir yasa tasarısını da dağıtarak, ticari bankalarla rekabet edebilmek adına yasa tasarısını geçirmek gerektiğini kaydetti.

ÖZUSLU

CTP milletvekili Sami Özuslu, Türkiye Cumhuriyeti ile “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin birbirlerinin limanlarına doğrudan cruise seferleri düzenlediğini kaydetti ve bu konuda TC yetkilileri ile ne gibi temaslar yapıldığını sordu.

Bu sene turizmde çok kötü bir sezon yaşandığını, konaklamanın çok düştüğünü anlatan Özuslu, Güney Kıbrıs’a İngiltere’den 10 ayda 1.3 milyon kişi gelirken, Kuzey Kıbrıs’a aynı pazardan sadece 34 bin kişi geldiğini söyledi ve “Londra pazarını da kaybettik.” dedi.

Çevre konusuna da değinen Özuslu, AB fonları ile oluşturulan ölçme merkezlerinin çalışmalarının görünür kılınması gerektiğini belirtti.

Gaziveren-Lefke bölgesindeki dikey büyümeye işaret eden Özuslu, plansızlık ve programsızlığa dikkat çekti.

Türkiye’den gelen su miktarını soran Özuslu, 2035 yılında öngörülen tüketim miktarına ulaşıldığını belirtti, bunu nüfus artışına bağladı.

DERYA

CTP Milletvekili Doğuş Derya, Güney Kıbrıs’ta havalimanında turistlere turizm planlaması yapabilmek adına bir anket yapıldığını belirtti.

Kuzey Kıbrıs’a havalimanına gelen turistin karşılaştığı reklamlar nedeniyle büyük bir kumarhaneye geldiğini sandığını kaydeden Derya, yol boyunca kumarhane reklamları olduğunu, çevre temizliği olmadığını, hayvan ölüleri olduğunu kaydetti.

Kültürel mirasın pazarlanması gerektiğini ancak buralarda gerekli bütçe ayrılmadığı için gerekli bakımların yapılamadığını anlatan Derya, kültürel rota üzerinden kurgulanan bir toplu taşıma sistemi olmamasını da eleştirdi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekber Goşalı

Daha aydın, daha özgüvenli ve daha stratejik

Published

on

Kazak kardeşlerimizin kendi deyimiyle söylersem, bavurluk memleket Kazakistan’ın Türkistan şehrinde ilk kez 28 yıl önce bulunmuştum. İlk başkanı olduğum Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği de orada – Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi’nde gerçekleştirilen VIII Türk Dünyası Gençlik Günleri ve Kurultayı’nda kurulmuştu. Son demeyeyim, son olarak ise 2022 yılının ekim ayında yeniden Türkistan’daydım. Türk dünyasının 2040 hedeflerini ve vizyonunu şekillendirecek önemli adımları belirlemek amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) üye ülkelerin bilim insanları, araştırmacı yazarları, kanaat önderleri, STK ve medya temsilcileri Yesevi Üniversitesi’nde bir araya gelmişti. Toplantı, Semerkant’ta yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı IX. Zirvesi öncesinde düzenlenmiş ve istişare niteliği taşımıştı.

Şimdi ise Türkistan, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor.
Devlet başkanları, Zirve’nin Türkistan Bildirisi’ni kabul etti.

Evet, tarih bazen sessiz konuşur; bazen de bir şehrin taşında, bir meydanın nefesinde, bir devlet adamının vurgusunda bir çağın geleceğe ait hatlarını görmek mümkün olur. Türkistan bu kez yalnızca kadim bir kültür başkenti olarak değil, yeni jeopolitik düşüncenin, ortak iradenin ve Türk dünyasının yükselen stratejik özgüveninin simgesi olarak konuştu.

Bugün TDT, tarihî, etnik ve dilsel yakınlığın diplomatik platformu olmanın ötesinde, adım adım küresel siyasal ilişkiler sisteminde ağırlığını artıran, Avrasya coğrafyasında yeni güç mimarisinin önemli unsurlarından birine dönüşen stratejik birlik modelidir.

İşte bu nedenle İlham Aliyev’in Türkistan’daki gayriresmî Zirve’de verdiği mesajlar yalnız bugünün siyasal gündemi açısından değil, gelecek on yılların siyasi-felsefi çağrısı olarak da okunmalıdır.

Türk dünyası artık nostalji olmaktan çıkmıştır; o artık ekonomik güzergahtır, enerji güvenliğidir, ulaştırma arteridir, kültür diplomasisidir. Ve en önemlisi: ortak gelecek tasavvurudur.
Gayriresmî Türkistan Zirvesi işte bu siyasi iradeyi ortaya koymuştur.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in konuşmasında hissedilen temel çizgi de tam olarak budur: TDT, “duygusal yakınlık alanı” olma aşamasını geride bırakarak pratik bir jeopolitik aktöre dönüşmektedir.

Bu dönüşüm elbette tesadüf değildir. Hele hele dört bir yanımız ateş çemberine dönmüşken…

21. yüzyılın büyük siyasi gerçeklikleri yeni güç merkezleri doğuruyor. Dünyanın klasik kutupları sarsılıyor, bölgesel birlikler ön plana çıkıyor. Avrupa Birliği, ASEAN, Körfez İşbirliği Konseyi, Afrika Birliği gibi platformların yanında TDT de artık “bekleme havzasından” çıkarak stratejik etki alanına geçiyor.

Türkistan’da gerçekleştirilen gayriresmî Zirve’nin en önemli sembolik hadiselerinden biri de Türk Medeniyeti Merkezi’nin temel atma töreni oldu.

Bu yalnızca bir mimari proje midir? Elbette hayır.

Aslında bu merkezin temelinde ortak tarih hafızası, ortak kültürel kodlar ve ortak gelecek ideali bulunmaktadır. Türk dünyası uzun yıllar boyunca siyasi sınırlarla parçalanmış olsa da onun kültürel genetiği hiçbir zaman parçalanmadı. Ötüken ruhu, Orhun-Yenisey yazıtlarının ışığı, Dede Korkut hikmeti, Manas hafızası, Yesevi nefesi, Nizami tefekkürü, Yunus Emre irfanı, Ali Şir Nevai estetiği… Bütün bunlar ortak bir medeniyet coğrafyasının sütunlarıdır.

Türkistan’da verilen mesaj da budur:
Türk dünyası artık kendisini yalnız mirasla değil, geleceğin projesiyle de doğrulamak ve inşa etmek istemektedir.

Tam da bu noktada Azerbaycan’ın rolü özellikle dikkat çekmektedir.

44 günlük Vatan Muharebesi’nden sonra Azerbaycan’ın Türk dünyasındaki siyasi nüfuzu yeni bir aşamaya taşınmıştır. Bakü’nün artık yalnız enerji ve lojistik merkezi olmadığını herkes biliyor; Bakü aynı zamanda Türk entegrasyonunun siyasi ve entelektüel lokomotiflerinden biri hâline gelmiştir.

Zengezur Koridoru fikri de yalnızca bölgesel ulaştırma projesi değildir; bu proje Türk coğrafyasının parçalanmış damarlarını yeniden birleştirmeyi amaçlayan stratejik bir haritadır. Türkistan Zirvesi’nde bu düşüncenin derin katmanları açık biçimde hissediliyordu.

Bugün Bakü, Ankara, Astana, Taşkent, Bişkek ve Kuzey Lefkoşa arasında kurulan ilişkiler diplomatik protokol ilişkilerinin çok ötesindedir. Bunlar yeni Avrasya dengesinin oluşumunda önemli rol oynayan siyasi koordinasyon modelidir.

Küresel güçlerin dikkatinin Türk dünyasına yönelmesi de tesadüf değildir.
Çünkü TDT:

– Hazar’dan Akdeniz’e uzanan enerji hattıdır;
– Çin’den Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un ana dayanağıdır;
– genç ve dinamik demografik potansiyeldir;
– zengin doğal kaynak tabanıdır;
– büyük pazardır;
– aynı zamanda alternatif siyasi-etnik uyum modelidir.

Türkistan’daki görüşmenin bir başka önemli yönü ise kültür ile jeopolitiğin paralel yürütülmesiydi.

Bu çok önemli bir ayrıntıdır. Çünkü yalnız ekonomik ve siyasi entegrasyon uzun ömürlü birlik oluşturmaz. Medeniyet hafızasıyla güçlendirilmeyen ittifaklar kısa sürede çözülür. Türk dünyası ise bugün siyasi birlik modelini kültürel özbilinç üzerine inşa etmeye çalışmaktadır.

Türkistan sokaklarında dolaşan liderler yalnızca tarihî mekânları ziyaret etmiyordu; onlar aynı zamanda ortak hafızanın siyasi enerjiye dönüşme sürecine tanıklık ediyordu.

Bugün TDT’nin uluslararası ağırlığının artması yalnızca Türk devletlerinin başarısı olarak değerlendirilmemelidir. Bu aynı zamanda uzun yıllar boyunca dünya siyasetinde periferide bırakılmış büyük bir kültürel-siyasal coğrafyanın yeniden söz söylemeye başlamasıdır.

Türk dünyası artık “Biz kimiz?” sorusundan “Ne yapabiliriz?” aşamasına geçiyor.
İşte en önemli nokta budur!
Bu, yeni çağın başlangıcıdır.

Türkistan’dan yükselen ses, aynı zamanda çok kutuplu dünyanın yeni siyasi ritmidir. Ve görüyoruz ki bu ritimde Azerbaycan’ın sesi giderek daha açık, daha özgüvenli ve daha stratejik duyulmaktadır.

“Aziz dostlar, ailemiz olan Türk dünyası XXI. yüzyılın nüfuzlu jeopolitik güç merkezlerinden birine dönüşmelidir. Azerbaycan bundan sonra da Türk Devletleri Teşkilatı’nın güçlendirilmesi adına çabalarını esirgemeyecektir.”

Bu sözler Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Türkistan Zirvesi’ndeki konuşmasındandır.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, diger Cumhurbaşkanlarımızın Türkistan Zirvesindeki konuşmalarını okumak, dinlemek, izlemek ve öğrenmek gerekir.

Türk dünyasının bayrağı daim yüksek olsun!

Ekber GOŞALI

 

 

Continue Reading

GÜNDEM

Colony Hotel’in kalitesi, ödülle taçlandı

Published

on

Girne’nin gözdesi The Arkın Colony Hotel, kalitesini ödülle taçlandırdı.

Misafir memnuniyetini her zaman ön planda tutan The Arkın Colony Hotel, TatilBudur tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda 2025 sezonunda “Parlayan Yıldız Memnuniyet Başarı Ödülü’ne layık görüldü.

Türkiye ve KKTC dahil yaklaşık 4000 otel arasından yalnızca 140 otelin almaya hak kazandığı bu özel ödül kapsamında, KKTC’den sadece 21 otel seçildi.

En üst kategori olan Parlayan Yıldız sınıfında Kıbrıs genelinde yalnızca 6 otelin yer alması ve The Arkın Colony Hotel’in bu seçkin liste içerisinde bulunması, ayrı bir başarı yaşattı.

The Arkın Colony Hotel’den konuyla ilgili yapılan açıklamada “Bu değerli başarı; misafirlerimizin güveni, ekip arkadaşlarımızın özverisi ve kaliteli hizmet anlayışımızın bir sonucudur ve devam edecektir. Bizi tercih eden tüm misafirlerimize ve bu başarıda emeği bulunan ekip arkadaşlarımıza teşekkür ederiz” ifadeleri kullanıldı.

 

 

Continue Reading

GÜNDEM

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni Güney Kıbrıs’a gidiyor

Published

on

Rum Yönetimi Hükümet Sözcüsü Konstandinos Letimbiotis, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin pazar günü Güney Kıbrıs’ı ziyaret edeceğini açıkladı. Ziyarette ikili ilişkiler, savunma, enerji, ticaret ve bölgesel projeler ele alınacak,

Rum Yönetimi Hükümet Sözcüsü Konstandinos Letimbiotis, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin pazar günü Güney Kıbrıs’a gideceğini açıkladı.

“Cyprus Times”a göre Letimbiotis, bugün yaptığı açıklamada, Meloni’nin Güney Kıbrıs ziyaretinin somut sonuçlar elde etmek için ikili ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Güney Kıbrıs’a gideceğini söyledi.

Letimbiotis, Meloni’nin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile bir önceki görüşmesinde, ortaklık ilişkisi belgesi için görüşmelere başlanması konusunda anlaşmaya varıldığını anımsatarak, bugün, ilerlemenin daha somut bir siyasi ve operasyonel plana yansıtılması için gerekli koşulların mevcut olduğunu kaydetti.

Meloni’nin Hristodulidis ile yapacağı görüşmede savunma ve güvenlik, enerji, dijital bağlantı, ticaret, turizm, eğitim ve kültür ile ilgili konularla birlikte, Güney Kıbrıs’ın bölgesel bağlantılardaki ve özellikle IMEC’teki (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) rolünün ele alınacağını belirten Letimbiotis, Hristodulidis’in de Meloni’ye Kıbrıs sorunundaki son gelişmelerle ilgili bilgilendirme yapacağını söyledi.

Continue Reading