Connect with us

GÜNDEM

Trump’ın yeni yönetimindeki bazı isimler netleşti

Published

on

ABD’nin 47. Başkanı seçilen Donald Trump, seçim kampanyasının direktörlerinden Susan Summerall Wiles’ı Beyaz Saray Genel Sekreterliği görevine getirdi.

ABD’nin 47. Başkanı seçilen Donald Trump göreve resmen 20 Ocak 2025’teki yemin töreni ile başlayacak.

2017-2021 arasındaki dönemde görev yapan isimlerin çoğunun geri dönmesi beklenmiyor. Buna karşın bazı sadık isimler yeni yönetimde yer alabilir.

Dışişleri, İç Güvenlik Bakanlığı, Çevre Koruma Ajansı ve BM Büyükelçiliği gibi bazı makamlara da atanacak isimler belli oldu.

Donald Trump’ın bu kez çevresi, kabinesini, Beyaz Saray yönetimini ve federal hükümet makamlarını doldurabilecek isimlerle çevrili.

Atamalar, Trump’ın yeni dönem siyaseti hakkında işaretler vermesi nedeniyle de yakından izleniyor.

BEYAZ SARAY GENEL SEKRETERİ – SUSİE WİLES

Trump’ın seçim kampanyasını direktör olarak yürüten iki isim Susie Wiles ve Chris LaCivita, seçim zaferinin arkasındaki beyinlerdi.

Donald Trump seçim zaferi konuşmasında Wiles’tan, sakin gücüne bir gönderme yaparak ‘buz kadın’ olarak bahsetti.

Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak atanan Wiles, aynı zamanda bu görevi üstlenen ilk kadın olacak.

ABD siyasi sisteminde, Beyaz Saray Genel Sekreterliği en önemli birkaç makam arasında bulunuyor.

Genel Sekreter, kabine üyelerini koordine ediyor, yasama ile müzakerelere yürütüyor, tüm politika birimlerinin denetimini sağlamanın yanında, başkana erişimin anahtarını da elinde tutuyor.

67 yaşındaki Wiles, 1980 yılında Ronald Reagan’ın başkan olduğu seçim kampanyasında da çalışmıştı.

Cumhuriyetçi Parti’de saygı gören bir isim olan Wiles’ın, Trump’ın yakın çevresindeki şişkin egoları kontrol edebilecek bir isim olduğu yorumu yapılıyor. Donald Trump ilk döneminde dört kez genel sekreter değiştirmişti.

ÇEVRE KORUMA AJANSININ BAŞINA ZELDİN’İ GETİRİLDİ

Trump, ABD Çevre Koruma Ajansının başına, eski Temsilciler Meclisi Üyesi Lee Zeldin’i getirdiğini duyurdu.

Çevre Koruma Ajansının yöneticiliğine, 2015-2023 yıllarında ABD Kongresinde görev yapan, 44 yaşındaki Zeldin getirildi.

Trump, basın açıklamasında, Zeldin’in “çok güçlü bir hukuki geçmişe sahip olduğunu, ayrıca adil ve hızlı şekilde serbestleşme kararları alınmasını sağlarken en yüksek çevre standartlarını koruyacağını” söyledi. Zeldin de, X’teki hesabından yaptığı açıklamada, “Çevre Koruma Ajansının yöneticisi olarak Başkan Trump’ın kabinesine katılmak benim için bir onurdur.” ifadelerini kullandı.

ADALET BAKANLIĞI İÇİN ADAYLAR

Trump’ın ikinci döneminde merakla beklenen bir diğer atama Adalet Bakanlığı makamı için olacak.

İlk döneminde Jeff Sessions ve William Barr ile sarsıntılı süreçler geçiren Trump’ın bu kez sadık bir isme yönelecektir.

Adalet Bakanlığı için ortaya atılan isimler arasında, Trump’ın gizli belgeler davasını düşüren federal yargıç Aileen Cannon var.

Yine 2020’deki seçim sonuçlarını geri döndürme çabalarında Trump’a yardım ettiği iddia edilen eski Adalet Bakanlığı avukatı Jeffrey Clark adaylar arasında.

Texas Başsavcısı Ken Paxton, ilk yönetimde üç ay bakanlığa vekalet etmiş olan Matthew Whitaker gibi isimler de konuşuluyor.

GÖÇ VAADİ VE İÇ GÜVENLİK BAKANLIĞI

Donald Trump’ın düzensiz göçmenleri sınır dışı etme ve Meksika sınırını kapatma vaatleri, İç Güvenlik Bakanlığı’nın yetkisinde hayata geçirilmeye çalışılacak.

Trump beklendiği gibi Tom Homan’ı bu makama atadı.

62 yaşındaki Homan, düzensiz geçişleri caydırmak için tartışmalı bir planı desteklemiş bir isimdi. Bu plan, göçmenlerin çocuklarının ebeveynlerinden alınmasını da içeriyordu.

Homan, Trump’ın göç konusundaki planlarını desteklemeye devam ediyor.

Trump’ın göç başlığındaki siyasetinin mimarı olarak kabul edilen Stephen Miller’ın da Beyaz Saray’da üst düzey bir danışmanlık görevine getirilmesi bekleniyor.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI

Dışişleri Bakanlığı görevi için Florida Senatörü Marco Rubio’nun ismi geçiyordu.

53 yaşındaki Rubio, 2016 seçimleri öncesi Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olabilmek için Trump ile yarışmıştı.

Çin’e karşı sert siyaset yanlısı olan Rubio, Senato dış ilişkiler komitesinin kıdemli bir üyesi.

New York Times gazetesi üç kaynaktan Rubio’nun yeni ABD Dışişleri Bakanı olacağını doğrulattı.

YEŞİL BERELİ ULUSAL GÜVENLİK DANIŞMANI

Donald Trump, merakla beklenen Ulusal Güvenlik Danışmanlığı koltuğu için Michael Waltz’ı seçti.

Afganistan’da da görev yapmış eski bir asker olan Waltz, Çin’e karşı şahin siyaseti savunan bir isim. Öyle ki, Pekin ile Washington’un “bir soğuk savaş içinde” olduğunu değerlendiriyor.

Trump’ın ilk döneminde, görevdeki son aylarında ulusal güvenlik konseyinde görev alan Kash Patel’in Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA’in direktörü olması bekleniyor.

ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi olarak ise New York Kongre üyesi olan Elise Stefanik ismi netleşti. Trump’ın ilk döneminde, yönetime sadık isimlerden biri olarak gösterilen Stefanik, Ocak’tan itibaren bu görevi yürütecek.

Trump kendi sosyal medya uygulaması Truth Social’dan, ilk döneminde BM Büyükelçisi olan Nikki Haley ve eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya görev vermeyeceğini duyurdu.

Nikki Haley, Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olmak için Trump ile yarıştığı süreçte de rakibi için sert ifadeler kullandı.

Pompeo savunma bakanı olmak için en güçlü adaylardan biri olarak görülüyordu.

AŞI KARŞITI RFK JR NE ROL ALACAK?

Suikast sonucu öldürülen ABD Başkanı John F Kennedy’nin yeğeni, RFK Jr. olarak bilinen Robert F. Kennedy, çevre konularında uzmanlaşmış bir avukat.

Aynı zamanda Trump lehine çekilene dek başkanlık seçiminde bağımsız adaydı.

Kennedy’nin yeni Trump yönetiminde kamu sağlığı ile ilgili kurumun başına getirilmesi olası.

Tıp alanında bir diploması olmamasına karşın 70 yaşındaki Kennedy’ye “kamu sağlığı çarı” ünvanı verilebilir.

RFK Jr. Covid salgını sürecinde aşı karşıtları cephesinde öne çıkmıştı.

ELON MUSK NE ROL ALABİLİR?

Dünyanın en zengin adamı olan Elon Musk, Trump’ın yeniden seçilmesi için milyonlarca dolar harcadı.

Seçilmiş başkan Donald Trump, ikinci döneminde israfı ortadan kaldırmak için Musk’a yönetiminde görev vereceğini söyledi.

Musk söz konusu girişime, DOGE kısaltması üzerinden “Hükümet Verimliliği Bakanlığı” adını verdi. DOGE aynı zamanda milyarder iş insanının popülerleştirdiği bir meme ile kripto para biriminin de adı.

Ancak 53 yaşındaki Musk, küresel diplomaside de rol oynayabilir. Musk, seçim sonrası Trump’ın Ukrayna lideri Zelenskiy ile yaptığı ilk görüşmeye de katıldı.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Metaterra, New York’ta tanıtıldı

Published

on

NEW YORK / LEFKOŞA – Dijital finans dünyasında köprüler kurmayı hedefleyen Metaterra, New York’un prestijli mekanı Harvard Club’da düzenlediği özel bir lansmanla, gerçek dünya varlıklarını (RWA) blockchain teknolojisine taşıyan devrim niteliğindeki yeni platformunu tanıttı.

Finans, blockchain ve küresel yatırım dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı bu etkinlikte şirket, Miracle ekosistemi (Miracle Chain, Miracle Cash ve Miracle Pay) aracılığıyla geleneksel finansı dijital gelecekle nasıl birleştireceğini açıkladı.

2 Trilyon Dolarlık Pazar Hedefi

2028 yılına kadar 2 trilyon dolara ulaşması beklenen “Gerçek Dünya Varlıkları” (RWA) pazarı, gayrimenkulden finansa kadar pek çok fiziksel değerin dijitalleşmesini kapsıyor. Metaterra, bu dönüşümün öncüsü olarak, günlük hayatta kullanılabilen, güvenli ve düzenlemelere uygun bir altyapı sunuyor.

Etkinlikte konuşan Metaterra Yönetim Kurulu Üyesi ve RWA Direktörü Ebru Törehan, sektördeki değişimi şu sözlerle özetledi:

“Gerçek Dünya Varlıkları artık deneysel bir kavram olmaktan çıktı; düzenlemelere tabi, denetlenebilir ve ölçeklenebilir finansal yapılara dönüştü. Metaterra olarak vizyonumuz, bu dönüşümü şeffaf ve sürdürülebilir bir ekonomik modele oturtarak nakit akış sistemlerine entegre etmektir.”

Miracle Ekosistemi Neler Sunuyor?
Metaterra’nın tanıttığı ekosistem, karmaşık blockchain teknolojisini son kullanıcı için basitleştirerek günlük yaşama indirgiyor:

● Miracle Chain: Gerçek dünya varlıklarının dijitalleşmesi ve yönetimi için özel olarak tasarlanmış, yüksek performanslı ve güvenli bir blockchain altyapısı sunuyor.
● Miracle Pay: Dijital varlıkları günlük harcamalarda kullanılabilir hale getiriyor. İşletmeler ve kullanıcılar, blockchain üzerindeki değerlerini market alışverişinden hizmet ödemelerine kadar gerçek ekonomide kolayca kullanabiliyor.
● Miracle Cash: Geleneksel bankacılık ile dijital varlıklar arasında güvenli bir köprü kuruyor.
“Kripto Artık Soyut Kalmak Zorunda Değil” Wall Street Capital Partners CEO’su Douglas Anderson ise etkinlikte yaptığı konuşmada, “Kripto paralar soyut kalmak zorunda değil. Dijital cüzdanınız artık gerçek dünyaya açılan kapınız ve erişim biletinizdir,” diyerek teknolojinin günlük hayattaki yerine dikkat çekti.

Metaterra Hakkında Metaterra Holdings; Chain, Pay, Wallet ve diğer finansal ürünleri tek bir strateji altında toplayan Miracle ekosisteminin çatı şirketidir. Şirket, geleneksel finans ile blockchain tabanlı piyasalar arasında köprü kurarak, dijital varlıkların güvenli ve yasalara uyumlu bir şekilde benimsenmesini sağlamaktadır.

 

 

Continue Reading

GÜNDEM

Rum basını Hristodulidis-Macron zirvesini “tarihi gün” olarak nitelendirdi: 16 alanda iş birliği!

Published

on

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, savunma, güvenlik, enerji ve eğitim gibi kritik alanlarda iş birliğini güçlendiren stratejik ortaklık anlaşmasını Elysee Sarayı’nda imzaladı. Anlaşma, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı öncesinde tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.

Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün imzalanan stratejik ortaklık ilişkisi anlaşması ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptıkları açıklamalar bugünkü Rum basınında geniş yer buldu.

POLİTİS

Politis gazetesi “Kıbrıs ile Fransa İş Birliklerini Güçlendiriyor- Kıbrıs’ın AB Başkanlığının Hemen Öncesinde Fransa’yla Önemli Bir Anlaşma İmzalandı” başlıklarıyla yer verdiği haberinde anlaşmanın iki ülkenin savunma, güvenlik ve enerji gibi kritik alanlardaki iş birliğini daha da güçlendirdiğini yazdı.

Hristodulidis’in dün Paris’e gerçekleştirdiği ziyareti tarihi bir gün olarak nitelendirdiğini yazan gazete, anlaşmanın Hristodulidis ile Macron’un Elysee Sarayı’nda yaptıkları görüşmenin ardından imzalandığını belirtti.

Gazeteye göre Hristodulidis açıklamasında Fransa’nın hem ikili hem de Avrupa Birliği (AB) düzeyinde Güney Kıbrıs’ın uzun ömürlü, güvenilir ve stratejik ortağı olduğunu dile getirdi.

Hristodulidis iki ülke arasında stratejik ortaklık ilişkisi anlaşması imzalanmasının gittikçe daha karmaşık hale gelen uluslararası ortamda savunma, güvenlik, enerji, eğitim, kültür ve inovasyon gibi kritik alanlardaki iş birliğini daha da güçlendirdiğini savundu.

Görüşmelerde savunma ve enerji alanına özel bir önem verildiğini de yazan gazete, Hristodulidis’in yaptığı açıklamada Fransız TOTAL şirketinin sözde Rum MEB’indeki uzun süreli varlığı ve önemli keşifleri yanı sıra iki ülkenin savunma iş birliğinin sürekli derinleştirilmesine atıfta bulunduğunu belirtti.

Hristodulidis’in buna paralel olarak Fransa’yla SOFA anlaşması (Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi) imzalanmasıyla ilgili prosedürlerin ileri safhada bulunduğunu belirttiği de aktarıldı.

Paris ziyaretinin Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralmasından yalnızca 16 gün önce gerçekleştiğine de işaret eden Hristodulidis, Fransa’nın ortak Avrupa önceliklerinde temel müttefik olduğunu dile getirdi.

Gazete görüşmede Ukrayna’ya yönelik destek, Avrupa savunması ve güvenliği, rekabetçilik, bir sonraki çok yıllık mali çerçeve, AB’nin sosyal uyumunun güçlendirilmesi konularının ele alındığını da belirtti.

Hristodulidis açıklamasında Güney Kıbrıs’ın 2026 yılında Schengen bölgesine tam katılımı konusundaki çabalarına verdiği destekten ve Kıbrıs sorununda ezelden bu yana sahip olduğu ilkeli tutumundan ötürü Fransa’ya teşekkürlerini de sundu.

Hristodulidis Kıbrıs müzakerelerinin BM himayesinde, ilgili kararlar ve Avrupa müktesebatı temelinde yeniden başlamasına ilişkin son çabalar hakkında Macron’u bilgilendirdiğini de ifade etti.

Hristodulidis ile Macron’un Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği (AB) için dilgi alanı olan Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki bölgesel gelişmeler konusunda fikir alışverişinde bulundukları da kaydedildi.

EMMANUEL MACRON

Gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise açıklamasında imzalanan anlaşmayı önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirerek Fransa’nın, Güney Kıbrıs’ın böyle bir stratejik ortaklık ilişkisi düzeyi muhafaza ettiği AB’nin tek ülkesi olduğunu söyledi.

Macron açıklamasında aralarındaki iş birliğinin stratejik özerlik, inovasyon, ekoloji, dijital teknoloji, savunma ve güvenlik alanlarında geliştirildiğini de dile getirdi.

Fransa’nın Kıbrıs sorununun adil, kapsamlı ve sürdürülebilir çözümüne ilişkin çabalara tam desteğini de yineleyen Macron, ülkesinin Güney Kıbrıs’ın yaklaşan AB konseyi dönem başkanlığını aktif bir şekilde desteklemeye hazır olduğunu da dile getirdi.

Güçlü, egemen ve stratejik olarak özerk bir Avrupa’ya ilişkin aynı vizyonu paylaştıklarını da ifade eden Macron, Fransa’nın bu kritik Avrupa konjonktüründe Güney Kıbrıs’ın yanında duracağını sözlerine ekledi.

FİLELEFTHEROS: GÜNEY KIBRIS, FRANSA TARAFINDAN 25 ÜLKEDE TEMSİL EDİLECEK

Fileleftheros gazetesi ise konuyla ilgili haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün imzalanan anlaşmanın Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki konum ve rolünü yükselttiğini yazdı.

Haberde uygulama sürecinin takip edilmesine yönelik net bir mekanizmanın eşlik ettiği anlaşmanın Güney Kıbrıs açısından tarihi bir gelişme olduğu da vurgulandı.

Haberde iki ülke arasındaki iş birliğinin geniş bir siyasi yelpazeye de sahip olduğu ve bunun kilit noktasının askeri iş birliğinin SOFA anlaşması düzeyinde geliştirilmesi olduğu da kaydedildi.

Gazete anlaşmanın diğer önemli bir boyutunun ise Güney Kıbrıs’ın Schengen bölgesine girmesinin ardından konsolosluk hizmetleri sağlanması ve Güney Kıbrıs’ın Fransa tarafından 25 ülkede temsil edilmesine dair madde olduğuna da işaret etti.

Öte yandan gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Macron açıklamasında SOFA “Kuvvetler Statüsü Sözleşmesine” ilişkin anlaşmanın önümüzdeki haftalar içerisinde kesinleşeceğini dile getirdi ve savunma, güvenlik alanlarındaki iş birliğinin oldukça yakın olduğunu belirtti. Gazete Macron’un Fransız savaş gemilerinin yılda yaklaşık 20 kez Güney Kıbrıs’a demirlediklerini de dile getirdi.

ALİTHİA: 16 ALANDA TARİHİ İŞ BİRLİĞİ

Alithia ise “Bu Hafta Başka Bir Tarihi Gün Daha” başlıklı haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün 2026-2030 yıllarını kapsayan dört yıllık bir eylem planı da açıklandığını ve bunun 16 alanda geniş bir iş birliğini kapsadığını yazdı.

Öte yandan iş birliğine dahil olan alanların (savunma, güvenlik, enerji, sivil koruma, dijital politika, sağlık, eğitim, kültür) yeni iş birliği alanları yaratmadığını kaydeden gazete, bunların ikili ve AB çatışı altında yıllardır iki ülke arasındaki ilişkiler olduğunu ekledi.

Continue Reading

GÜNDEM

Tahir Gökçebel: Milli Eğitim Bakanı ve Maliye Bakanı derhal tutuklanmalı ve yargılanmalı

Published

on

KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, Milli Eğitim Bakanı ile Maliye Bakanı’nı eleştirerek, öğretmenlere yönelik kesintiler ve mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle sorumluların yargılanması gerektiğini savundu.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Milli Eğitim Bakanı ile Maliye Bakanı’nı sert sözlerle eleştirdi.

Gökçebel paylaşımında, “M.E. Bakanı ve Maliye Bakanı derhal tutuklanmalı ve yargılanmalıdır” ifadelerini kullandı. Öğretmenlere haksız kesinti yapıldığını savunan Gökçebel, mahkeme kararlarına rağmen yasal hakların gasbedildiğini, ayrımcılık yapıldığını ve işçilerin kıdem tazminatlarının mahkeme kararına rağmen ödenmediğini belirtti. Bakan da olsa bu kişilerin korunmaması gerektiğini vurguladı.

Yasayı, Anayasa’yı ve mahkeme kararlarını uygulamayanların ceza almadığını öne süren Gökçebel, milletvekili veya bakan oldukları için ayrıcalıklı sayılanların ülkedeki hukuksuzluğu ve ahlaki çöküntüyü yarattığını ifade etti. Adalet duygusu olmayan ve vicdani muhasebeyi kendi çıkarları için kullanan kişilerin halkın temsilcisi olamayacağını belirten Gökçebel, bu kişilerin yargılanması gerektiğini kaydetti.

Gökçebel, ahlaki çöküntünün üç şekilde durdurulabileceğini belirterek, en tepedeki suçluların hesap vermesi, herkese adalet sağlanması ve bilimsel, laik, demokratik, kapsayıcı, dayanışmacı, analitik düşünmeyi ve sorumluluk bilincini geliştiren, fırsat eşitliğine dayalı kamusal bir eğitim sistemine geçilmesi gerektiğini ifade etti.

 

 

Continue Reading