Connect with us

GÜNDEM

Rum Yönetimi’ne enerji için işbirliği çağrısı

Published

on

Doğu Akdeniz Enerji Zirvesi gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne seslenerek, “Geliniz işbirliği yapalım, Türkiye Cumhuriyeti üzerinden kabloyla Avrupa’ya bağlantı kuralım” çağrısını yineledi

Enerji’nin geleceği ve güncel jeopolitik gelişmeler bugün Kıbrıs Türk Ticaret Odası Mustafa Çağatay Konferans Salonunda düzenlenen “Doğu Akdeniz Enerji Zirvesi”nde ele alındı.

Doğu Akdeniz’de devam eden enerji tartışmaları, bölgesel aktörlerle büyük güçlerin Doğu Akdeniz’deki enerji politikaları ve son dönemde İsrail-Filistin savaşı ile birlikte yaşanan gelişmelerin irdelendiği zirve, KKTC’den Avrupa-Akdeniz Araştırmaları Merkezi (ASEMEDS) ile Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Federasyonu (TUMBİFED) işbirliğinde yapıldı.

Doğu Akdeniz Enerji Zirvesi”nde konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) seslenerek, “Geliniz işbirliği yapalım, Türkiye Cumhuriyeti (TC) üzerinden kabloyla Avrupa’ya bağlantı kuralım” çağrısını yineledi.

 

Güney Kıbrıs’ın Türkiye üzerinden Avrupa’ya enerji naklini reddetmesinin mantıklı ve uygulanabilir olmadığını belirterek, bunu Yunanistan üzerinden yapmanın ise hem maliyetli, hem zor olacağını kaydetti.

Tatar, federal bir temelde çoğunluğun azınlığı yöneteceği ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den tamamen dışlanacağı bir çözüm şekline onay vermeyeceklerinin herkes tarafından bilindiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’deki oyunun artık parametrelerinin değiştiğini, Akdeniz’deki potansiyelin adil şekilde dağılımını sağlayacak formülün iki devletli çözümden geçtiğini vurguladı.

Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve demokrasi bulunduğunu ifade eden Tatar, KKTC’nin günü geldiğinde tanınacağını, bugün yaşanmakta olan bazı ekonomik siyasi sıkıntıların da Türkiye’nin her zaman sağladığı desteklerle atlatılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin Doğu Akdeniz’in vaat ettiği potansiyelden payını alabilmesinin temelinde deniz hukuku ve uluslararası hukuk olduğunun altını çizerek, KKTC devletinin münhasır ekonomik bölgesi, kıta sahanlığı, karasuları, deniz yetki alanları ve Türkiye ile birlikte 462 bin kilometrekarelik bir hakka sahip olmasının “Mavi Vatan”daki bu hakların ne denli büyük olduğunu gösterdiğini belirtti.

Türkiye’nin vizyonuyla şu an açılmış olan Libya koridorunun KKTC ile birlikte değerlendirildiğinde yeni haritalar ve dengeler oluşacağını ve Güney Kıbrıs’ın ortaya koymaya çalıştığı birtakım projelere engel teşkil edebileceğini söyleyen Tatar, Rum tarafının Akdeniz’i adeta bir “Helen gölü” olarak görmek ve Türkiye’yi kuşatmak istediğini kaydetti. Tatar, Türk tarafının da farklı mahkemelere bu konuları götürmesinin ve hakkını aramasının önemli olduğunu aktardı.

Kıbrıs’ın, petrol ve doğal gaz rezervlerinin büyük boyutlara ulaşabileceği dünya ticaretinin kesişme noktasında olduğunun altını çizen Tatar, Güney Kıbrıs’ın yapmakta olduğu sondajın hukuka aykırı devam ettiğini belirtti. Tatar, Kıbrıs’ta iki ayrı devlet bulunduğunu ve garantörünün Türkiye olduğunu ifade ederek, Rum kesiminin kazı yapmasının uluslararası hukuka göre KKTC ve ve Türkiye’nin onayına tabi olduğunu fakat böyle bir onayın bulunmadığını söyledi.

Tatar şöyle konuştu:

“Dolayısıyla bir çatışma vardır. Bu çatışma işi nereye götürecek, birlikte göreceğiz. Kıbrıs meselesine çözüm bulunabilirse tüm bu zenginliklerin çok daha iyi bir değerle, çok daha verimli ve uygulanabilir şekilde Türkiye üzerinden aktarılabilmesi gerçekleşecektir… Türkiye üzerinden nakli reddetmekle (Rum tarafı) işi çok daha zora sokmaktadırlar. Yunanistan 1000 kilometre uzakta. Binlerce kilometre uzaklıklara bunu borularla nakletmek çok daha maliyetli ve zor… Mutlak surette, Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve yaşayabilir bir çözüm bulunabilirse bu zenginliklerin Türkiye üzerinden batı pazarlarına nakledilmesi çok daha kolay, çok daha gerçekçi şekilde gerçekleşebilir.

Bildiğiniz üzere, bugünlerde Türkiye – KKTC arası çift yönlü kabloyla yenilenebilir enerjinin, güneş enerjisinin ve üretilen enerjinin Avrupa’ya ulaştırılabileceği bir koridor söz konusudur. Burada üretilen enerjinin Türkiye iletim hatlarıyla Batıya iletilebilmesi söz konusudur… Fakat maalesef bizim önerilerimiz reddedilmekte, cevap bile verilmemekte ve Güney Kıbrıs Yunanistan’a kablo döşeme çalışması yürütmektedir. Bunun da uygulanabilir olmadığı ortaya çıkmıştır. Milyar dolarlık maliyetlerin nasıl finanse edileceği belli değildir… Kendilerine bir kez daha sesleniyorum; geliniz işbirliği yapalım. Türkiye üzerinden bu kabloyla bağlantı, dolayısıyla AB’ye kadar enterkonnekte bir sistemle Kıbrıs’ın enerji meselesini çözelim. Şu an iki tarafta da elektrik akaryakıt yakılarak elde edilmektedir. Bunun çevreyi ve insanı ne kadar olumsuz etkilediğini biliyoruz… Bizim söylediklerimize her ne kadar dünya ve Avrupa devletleri olumlu baksa da Rum Yönetimi KKTC’yi tanımadığı için buna onay vermemektedir…Akdeniz’deki potansiyelin adil bir şekilde dağılımı için Kıbrıs sorununun çözümlenmesi gerekmektedir. O çözümün şekli de artık iki devlettir çünkü bu saatten sonra artık federal bir temelde çoğunluğun azınlığı yöneteceği ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den tamamen dışlanacağı bir çözüm şekline onay vermeyeceğimizi herkes bilmektedir çünkü oyunun dengeleri ve parametreleri artık gerçekten değişmiştir…”

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Ertuğruloğlu: Aliyev, GKRY’yi “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak asla tanımadığını söyledi

Published

on

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Antalya Diplomasi Forumu’nda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Güney Kıbrıs Rum kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanımadığını, tanımayacağını belirttiğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF), KKTC’nin görünürlüğü ve ikili temaslar açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.

Ertuğruloğlu, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu ADF 2026’yı, AA muhabirine değerlendirdi.

Binlerce katılımcının yer aldığı ve çok sayıda ülkenin temsil edildiği forumun uluslararası diplomaside önemli bir platform olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “KKTC olarak Kıbrıs sorunu nedeniyle tanınma sıkıntısı olan bir ülkeyiz ve böylesi platformlarda yer bulma her zaman için mümkün olmuyor. Ama Anavatanımızda olunca bizim için ideal bir fırsat.” diye konuştu.

Ertuğruloğlu, ADF’nin Kuzey Kıbrıs açısından önemli imkanlar sunduğunu dile getirerek, “ADF, KKTC’nin görünürlüğünü gündeme getirme, yaptığımız ikili temaslarla da özelinde davamızı iyice izah etme, sadece siyasi boyutuyla değil ekonomik, kültürel, akademik her türlü boyutuyla Kıbrıs konusunu ele alma fırsatı yakaladığımız bir platform.” değerlendirmesinde bulundu.

Forum kapsamında çok sayıda ikili temas gerçekleştirdiklerini, Azerbaycan ve Pakistan ile yakın ilişkilerin sürdüğünü kaydeden Ertuğruloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı Aliyev son derece cesur bir şekilde KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına olan desteğini hiç saklamadan, saklanmadan ifade ediyor.” dedi.

“ALİYEV, GÜNEY KIBRIS RUM KESİMİNİ ‘KIBRIS CUMHURİYETİ’ OLARAK ASLA TANIMADIĞINI, TANIMAYACAĞINI SÖYLEDİ”

Aliyev’in Güney Kıbrıs Rum kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak asla tanımadığını, tanımayacağını da rahatlıkla söylediğine dikkati çeken Ertuğruloğlu, kendisine müteşekkir olduklarını dile getirdi.

Ertuğruloğlu, Pakistan’ın da Türk milletiyle zaten tarihi kardeşlik bağı bulunduğunu hatırlatarak, “Türk milletinin kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkı olarak bizim de Pakistan ile özel bir diyaloğumuz, ilişkimiz var. Tabii bu ülkeler dışındaki çeşitli ülkelerin bakanlarıyla da ikili temaslarımız oldu. Çeşitli platformlara, panellere katılma şansımız oldu.” bilgisini paylaştı.

KKTC’nin tanınma sorunu nedeniyle çeşitli ambargo ve izolasyonlarla mücadele ettiğini belirten Ertuğruloğlu, bu nedenle ADF’nin yalnızca Kıbrıs meselesini anlatma zemini değil, aynı zamanda uluslararası arenadaki gelişmeleri takip etme ve farklı konularda bilgi edinme açısından da önemli bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

“EN BÜYÜK KAZANIM GÖRÜNÜRLÜK”

Forumun Kıbrıs Türk halkı açısından en önemli kazanımının görünürlük olduğunu anlatan Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin uluslararası alanda uzun yıllardır yanlış algılandığını hatırlattı.

KKTC’nin var olan bir devlet olduğunun bilinmesinin önem arz ettiğini söyleyen Ertuğruloğlu, “Çünkü Kıbrıs konusunun bunca yıldır yanlış algılanmasının temel nedeni sanki adada tek bir devlet varmış gibi bir algılama ve bu devlet de işte Rumların bir Rum devleti olan ama adına ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ dedikleri bir yapı gibi algılanması. Halbuki Kıbrıs konusunun temel özelliği tek ada ama iki devlet, iki millet.” ifadesini kullandı.

Ertuğruloğlu, çözümün de iki egemen eşit devletin iyi komşuluk ilişkileri içerisinde yaşayacağı bir yapıdan geçtiğini sözlerine ekledi.

Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye’de yasa dışı bahis operasyonu: 41 ilde 111 gözaltı

Published

on

Diyarbakır merkezli 41 ilde yasa dışı bahis ve suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik operasyonda 111 şüpheli gözaltına alındı. MASAK raporunda işlem hacminin 35 milyar lirayı aştığı belirlenirken, çok sayıda banka hesabı ve taşınmaz mala el konuldu.

Diyarbakır merkezli 41 ilde gerçekleştirilen yasa dışı bahis operasyonunda 111 şüpheli gözaltına alındı.

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, “yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık etmek” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması” suçlarına yönelik çalışma yapıldı.

Soruşturma kapsamındaki MASAK raporunda, işlem hacimleri 35 milyar 861 milyon 796 bin 103 lira 52 kuruş olduğu tespit edildi.

Diyarbakır merkezli 41 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, 111 şüpheli gözaltına alındı.

Dosya kapsamında 190 banka ve kripto para hesaplarına ve 14 şüphelinin suçtan elde ettikleri değerlendirilen, piyasa değeri yaklaşık 10 milyon 750 bin lira değerindeki 9 otomobil, motosiklet ve 2 arsaya el konuldu.

Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye’de hazine borçlandı: Miktar 58 milyar lirayı aşıyor

Published

on

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı, düzenlediği iki devlet tahvili ihalesiyle toplam 58 milyar 61,4 milyon lira borçlandı. İhalelerde farklı vadelerde sabit kuponlu tahviller yeniden ve ilk kez ihraç edilirken, kamudan ve piyasa yapıcılarından gelen teklifler karşılandı.

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2 devlet tahvili ihalesiyle 58 milyar 61,4 milyon lira borçlanmaya gitti.

İlk ihalede, 2 yıl (693 gün) vadeli, 6 ayda bir yüzde 18,40 kupon ödemeli sabit kuponlu devlet tahvilinin yeniden ihracı yapıldı. İhalede, basit faiz yüzde 36,50, bileşik faiz yüzde 39,83 oldu.

Nominal teklifin 21 milyar 568 milyon lirayı bulduğu ihalede, nominal satış 10 milyar 936 milyon lira, net satış 11 milyar 339,5 milyon lira olarak gerçekleşti.

Kamudan gelen 15 milyar 230 milyon liralık teklifin tamamının karşılandığı ihalede, piyasa yapıcılarından 10 milyar 250,7 milyon liralık teklif alındı ve bu kesime 5 milyar liralık satış yapıldı.

İkinci ihalede de 5 yıl (1820 gün) vadeli, 6 ayda bir yüzde 16,63 kupon ödemeli sabit kuponlu devlet tahvilinin ilk ihracı yapıldı. İhalede, basit faiz yüzde 33,40, bileşik faiz yüzde 36,18 oldu.

Nominal teklifin 19 milyar 171,5 milyon lirayı bulduğu ihalede, nominal satış 11 milyar 529 milyon lira, net satış 11 milyar 491,9 milyon lira olarak hesaplandı.

Kamudan gelen 10 milyar liralık teklifin tamamının karşılandığı ihalede, piyasa yapıcılarından 9 milyar 507 milyon liralık teklif alındı ve bu kesime 5 milyar liralık satış yapıldı.

Böylece Hazine, iki ihalede toplam 58 milyar 61,4 milyon lira borçlandı.

Continue Reading