Connect with us

GÜNDEM

TALİP ATALAY: YDP BİR STATÜKO PARTİSİ DEĞİL

Published

on

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Lefkoşa Milletvekili Prof. Dr. Talip Atalay, siyasilerin seçim sisteminden dolayı seçilememe kaygısı nedeniyle kritik karar vermekte çok zorlandıklarını söyledi. YDP’nin henüz bir statüko partisi olmaması nedeniyle değişime daha iyi adapte olabilme özelliğine sahip olduğunu, zor kararları daha rahat alabildiğini belirtti.
Kıbrıs TV’de yayınlanan “Kıbrıs’ta Sabah” programına katılan Atalay, geçtiğimiz gün Yenierenköy’de öğrenci servisinin devrilmesi sonucu yaşananlara değinerek, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileğinde bulundu.
“Çok üzgünüz. Çocuklarımız çok ciddi tehlike atlattılar. Allah onları bize bağışladı. Bunun tekrarlanmaması için biz dahil herkesin üzerine düşen görevi yapması lazım” diyen Atalay, ülkede Türkiye’deki gibi bir araç muayene sistemi kurulması gerektiğinin altını çizdi.
Talip Atalay, ülkeye çok fazla yaşlı araç girdiğini, buna rağmen doğru düzgün bir araç muayene sistemi kurulamadığını ifade etti. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın bu konuda pek çok girişim yaptığını, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile modern araç muayene istasyonlarının kurulması için işbirliği yapma konusunda anlaştığını ancak hükümet düzeyinde bunu hayata geçiremediklerini söyledi.
Atalay, trafik güvenliği de dahil trafikle ilgili her konuda karar alma yetkisinin yani muhatabın netleştirilmesi gerektiğini belirtirken, mesela araçlara ilişkin izinler için oluşturulan komitede bilinenin aksine yer alan 9 üyenin sadece 2’sinin Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan olduğunu kaydetti.
Modern araç muayene istasyonlarında araçların bilgisayarla kontrol edildiğini, motor, fren, elektrik ve yakıt dahil her sistemin kontrolden geçtiğini belirten Atalay, “Bilgisayarlı sistem araçta ne tür arızalar olduğunu tespit ediyor ve bunlar düzeltilmezse aracın yola çıkmasına izin verilmiyor. Bizim teklifimiz TSE veya benzeri bir kurumla bu işin yapılmasıydı” dedi.
YDP BİR STATÜKO PARTİSİ DEĞİL
Siyaset için neden YDP’yi seçtiği sorulan Atalay, Meclis’te yer alan partilerin uzun bir geçmişleri olması hasebiyle doğal olarak hızlı değişim konusunda daha statik olduğunu ancak YDP’nin yeni bir parti olması nedeniyle yeni durumlara karşı kendisini kolaylıkla adapte edebildiğini, henüz bir statüko partisi olmadığını belirtti.
“Yeniden Doğuş Partisi, halen hızlı değişim ve dönüşümün mümkün olduğu bir parti olması nedeniyle çok cazip bir parti. YDP, değeri zamanla daha da artacak bir parti, nitekim mevcut pozisyonumuza bakarsanız tüm anketlerde 3. parti. Şu anda daha iyisi kurulana kadar en fazla gelecek vadeden parti YDP’dir” diyen Atalay, YDP’nin önem verdiği konuları şu şekilde sıraladı:
“Her türlü ayrımın ve ayrım dilinin ortadan kalkmasını istiyoruz. Bizim partimizin yaklaşımı özellikle göz ardı edilen kesimlerin de bu ülkeye aidiyetini sağlamak yönündedir. Ortak bir Kıbrıs Türk kimliği altında buluşmayı başarmak zorundayız, aksi ülkemizin geleceği için çok ciddi bir tehdit olur.
Ne yazık ki Osmanlı döneminde ve Türkiye döneminde gelen vatandaşlarımızın bazıları ayrıştırıcı dile teslim olmuştur.
Oysa bizim ne olursa olsun ayrımın her türlüsünü reddedecek bir yapıya ve duruşa ihtiyacımız var. Uzun vadede iç birlik ve bütünlüğünüzü sağlayamazsanız, ortak değer üretemezsiniz.”

ORTAK NOTAMIZ KKTC VATANDAŞLIĞI
Talip Atalay, KKTC’de yaşayanların Kıbrıs Türkü olduğunu, halkın da temel olarak 1571’den 1974’e kadar Osmanlı döneminde yerleştirilen Osmanlı Türkleri ve 1974’ten sonra yerleştirilen Türkiye Türklerinden oluştuğunu kaydetti. Bu iki temel grubun ortak noktası ise Kıbrıs Türkü kimliğinde buluşmak olmalıdır. Dolayısıyla “Kıbrıslı”, “Türkiyeli” tanımlamasının yanlış bir tanımlama olduğunun altını çizen Atalay, “Bu tanımlama bizim ilerde iki ayrı etnik grup gibi ayrışmamızı sağlar. Oysa bizim ve çocuklarımızın temel aidiyeti Kıbrıs Türkü olmak üzerinedir. YDP olarak biz sınıf, ırk, dil ve din dahil her türlü ayrımın kenara konmasını ve ortak milli değerlerin, inanç değerleri gibi korunması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

“DİĞER BAKANLIKLAR DA ÇALIŞIYOR AMA…”
YDP Milletvekili Atalay, bakanlıkların hepsinin iş yaptığını ancak Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığının potansiyelinden ötürü daha fazla somut çıktı ürettiğini kaydetti.
“Geçmiş dönemlere kıyasla çok daha fazla iş yapıldığı aşikar” diyen Atalay, Erhan Arıklı’nın bakanlığı döneminde karayolları altyapısının geliştirilmesinden 4.5G hizmetinin verilmesine ve yeni Ercan Havalimanı’nın yapımına kadar bakanlığın pek çok işte önemli icraatın gerçekleştiğini ifade etti.
“Mesela diyoruz ki gelin şu muayene istasyonlarını acilen kuralım. Ülkemizin , çocuklarımızın geleceği için bürokratik engelleri kaldıralım, seçilme kaygısı olmadan karar alabilelim” diyen Atalay, sonuç alınan diğer işlerin de negatif yaftalamaların kurbanı olduğunu aktardı.

“DEVLET BİR BÜTÜN, TÜM ALANLAR BİRBİRİYLE İLİNTİLİ”
Ülkede her alanda reforma ihtiyaç duyulduğunu belirten Atalay, bunları sağlayacak ve kolaylaştıracak olanın devlete olan inancın artması olduğunu söyledi. Ülkedeki sorunların bir bütün içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Atalay, “toplumda farkındalığı yüksek sorumlu bir vatandaş olarak yaşama bilincini yerleştiremediğimiz, devleti kurumsal yapısıyla tamamen sahiplenmediğimiz sürece hiç bir alanda kalıcı değişim gerçekleştiremeyiz” dedi.
Atalay sözlerini söyle sürdürdü:
“Millet olma bilincinin mutlaka inşa edilmesi lazım. Farklılıklarına rağmen bu ülkenin vatandaşlarının hepsinin paylaşabileceği ortak değerleri üretmemiz ve çoğaltmamız lazım.
“ Küçük hesaplar, çıkarlar, kıskançlıklar ve seçilememe kaygısı ülkemizin geleceğini inşa edecek radikal kararlar alınmasını engelliyor.
Bireysel olarak ya da söylem bazında herkes ülkenin iyiliğini istiyor, ancak parti içi ve dışı siyasi rekabet, yapılacak bir iş/eylem onlara yarar bize yaramaz düşüncesiyle hareket etme alışkanlığı Ali yazar Veli bozara götürüyor zaman zaman. Tabii bu da hem siyasilere hem de genel olarak siyasete ve devlete güvensizliğe neden oluyor.
Devlete güven olmayınca güven onun fonksiyonunu icra edebileceği vehmedilen başka taraflara kayar. İnandırıcılığı azalan devleti yöneten siyasinin değişim yapma gücü iyice zayıflar. Oysa bizim devletin devlet olma vasfına inanmamız ve icraatlarımızla içten benimsenilecek, güvenilecek bir devlet inşa etmemiz lazım.
Ancak birbirimizi, devletin üst makamlarında bulunan insanları sürekli aşağılarsak, devlet yetkililerini değersizleştirirsek bu sistemi kiminle ayağa kaldırıp düzeni nasıl değiştireceğiz?”

ADALETSİZLİKLERE KARŞI KAMU REFORMU
Bir izleyicinin yardımcı öğretmenlerin sorunlarına dikkat çekmesi üzerine “Yıllardır çocuklarımızı yardımcı öğretmenlere teslim ediyoruz. Bu insanlarımızın özlük haklarını yerine getirmemişiz. Bu kişiler şu anda okul aile birliklerinin verdiği istisnalar hariç çoğunlukla çok cüzi ücretlere muhtaç bir şekilde yaşıyor. Çoğu asgari ücret bile almıyorlar. Bu durum, kamu reformuna ne kadar ihtiyaç duyduğumuzun bir örneği” diyen Atalay, ülkede insanların birbirlerine ve kurumlara olan inancının yeniden tesis edilmesi gerektiğini ifade etti.
“Bizim arzuladığımız, devlet kasasından hovardalık yapılmasının durdurulmasıdır. Çok özel durumlar dışında devlete münhalli, kamunun yapmış olduğu sınav ve sıralamayla istihdamın yapıldığı ve herhangi bir torpil şüphesinin bulunmadığı bir sistem arzuluyoruz. Geçici işçi veya memur istihdam hakkı hükümet ortaklarına verilen bir yetki. Her iktidar döneminde istihdam sistemi böyle işliyor. İstihdam ihtiyacı olan insanlar var, iktidar olarak bütçe oluşturuyorsunuz ve vatandaşlar sınava tabi tutulmadan istihdam ediliyor. Süreç içinde önemli bir kısmı da başladıkları dairelere transfer oluyor” diyen Atalay, bu istihdam şeklinin devlete ve siyasete güven oluşturacak şekilde acilen iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti.
GÜNEYDEKİ EĞİTİM SİSTEMİ ÇÖZÜMÜN ÖNÜNDEKİ ENGEL
Kıbrıs’ta federal çözüm bulmak amacıyla yapılan son iki görüşme sürecinde de Din İşleri Başkanı olarak aktif görev aldığını belirten Atalay, “Özellille 2’inci Cumhurbaşkanımız Sayın Mehmet Ali Talat ve 4’üncü Cumhurbaşkanımız Sayın Mustafa Akıncı federasyonu gerçekleştirme konusunda son derece istekli ve kararlıydı. Cumhurbaşkanımız Sayın Derviş Eroğlu da uzlaşmak için elinden geleni yaptı, ancak Kıbrıs Rum tarafı her zaman masayı terk eden taraf oldu” dedi.
Annan Planı’nın Kıbrıs Rumlarınca reddedilmesi ve Annan Planı’na evet demesine rağmen Kıbrıs Türkünün AB’e alınmaması ve adaptasyon sürecinin dışında tutulması ile Crans-Montana’da Kıbrıs Rum tarafının masadan kaçmasının Kıbrıs sorunu bağlantılılı en büyük iki hayal kırıklığı olduğunu anlatan Atalay, Kıbrıs’ta mevcut şartlarda neden federal bir çözüm olamayacağının en önemli nedenlerinden birini şu sözlerle açıkladı:
“Güney Kıbrıs’ta okullarda çocuklara Türk karşıtlığının ve Kıbrıslı Türklere göre daha üstün oldukları bilinci kazandırlıyor. Çoğunluk, Kıbrıslı Türkleri ana unsur olarak değil azınlık olarak görüyor. Bu bakış açısı değişmedikçe -ki çok mümkün görünmüyor- çözümün olabileceğini düşünmüyorum. Biz yaşadığımız tecrübeler sonucunda artık başka bir yoldayız ve ‘gelin en azından ortak konularımızda iş birliği yapalım’ diyoruz. Çünkü aynı adayı paylaşan iki tarafın pek çok alanda istese de iletişim ve işbirliğini tamamen kesmesi mümkün değil. Bilhassa çevre, enerji ve afetler gibi bir çok konuda diyalog ve iş birliği yapmaları zorunlu, en azından temel konularda iş birliğinin zamanıdır.”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

ERCAN HAVALİMANI’NDAKİ TRAFİK SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÖNEMLİ KARARLAR ALINDI

Published

on

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Enver Öztürk, Ercan Havalimanı’ndaki trafik karmaşasının giderilmesi amacıyla önemli kararlar alındığını belirtti. Öztürk, alınan kararların yaz yoğunluğu başlamadan uygulamaya konabilmesi için tüm paydaşların konuya yapıcı bir şekilde yaklaşmalarının önemli olduğunu kaydetti.

 

Ercan Havalimanı’nda Gelen Yolcu Terminali’nin çıkışında yaşanan trafik sorununun giderilmesi amacıyla bugün Ercan Havalimanı’nda bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya, Müsteşar Öztürk’ün yanı sıra Değirmenlik-Akıncılar Belediye Başkanı Ali Karavezirler, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Bakanlık Müdürü Mustafa Ambar, Plan ve Proje Müdürü Ayşe Tosunoğlu, Karayolları Dairesi Müdürü Kazım Kafaoğlu, Planlama ve İnşaat Dairesi Müdürü Oğuz Akçay, Ercan Güvenlik Amiri Polis Müdürü Erkan Demirdağ, T&T Airport Teknik İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Naci Işık ve diğer yetkililer katıldı.

 

VATANDAŞA HİZMET, TURİSTE İYİ BİR İLK İZLENİM

 

Müstaşar Öztürk, toplantının temel amacının Gelen Yolcu Terminali önündeki trafiği rahatlatmak olduğunu; bakanlık, belediye ve işletme olarak vatandaşa hizmet, ülkemize gelen turiste de iyi bir ilk izlenim bırakmak istediklerini söyledi.

Öztürk, bu amaçla yeni bir proje yapıldığını, tüm trafiğin otopark üzerinden dönmesinin amaçlandığını, bunu en önemli kısmının da yakınını almaya gelen vatandaş için makul bir ücret belirlemek olduğunu ifade etti.

Öztürk, yapılacak düzenleme ile otobüs, minibüs, vito ve diğer ticari araçların otoparkta tutulacağını, araçların havalimanından çıkarken Gelen Yolcu Terminali önünden değil, otoparkın doğu kısımdaki kapıdan geçeceklerini belirtti.

 

TRAMİNAL ÇIKIŞINDA TAKSİ SAYISI İHTİYACA GÖRE BELİRLENECEK

 

Yeni proje kapsamında, Gelen Yolcu Terminali çıkışında bekleyebilecek taksi sayısının ihtiyaca göre belirleneceğini kaydeden Öztürk, bunun dışında kalanların ise Değirmenlik Akıncılar Belediyesi’nin Havalimanı sınırları dışında oluşturacağı park yerinde tutulacağını, talep olması halinde de araçların telsiz ile Gelen Yolcu Terminali’ne çağrılabileceğini aktardı.

Öztürk, “Bunlara ek olarak Karayolları Dairesi, Planlama ve İnşaat Dairesi ve Değirmenlik Akıncılar Belediyesi trafik akışını yöneten ortak bir çalışmayla hangi araçların nereden girip nereden çıkacağını belirleyecek. Bütün bu uygulamalardan sonra trafik düzenlemesine aykırı hareket edenlere Belediye Zabıtaları gerekli işlemi uygulayacaktır” şeklinde konuştu.

 

Değirmenlik Akıncılar belediye Başkanı Karavezirler ise eski terminalde 4 milyon yolcuya sorunsuz bir şekilde hizmet verildiğini, oradaki trafik sirkülasyonunun yeni terminale uygulamasını amaçladıklarını ifade etti.

Continue Reading

GÜNDEM

“Şans oyunları sektörü, tamamlayıcı sektör olarak ele alınmalı”

Published

on

Şans oyunları sektörünün turizm ve ekonomideki yeri, panelde anlatıldı. Sektöre emek verenler, şans oyunları sektörünün artık bilimsel olarak bu kadar istihdam ve gelir yaratan tamamlayıcı sektör olarak ele alınması gerektiğini vurguladı

Ülkemizde ilk defa şans oyunları sektörünün turizm ve ekonomideki yeri Akdeniz Karpaz Üniversitesi’nde geçtiğimiz gün düzenlenen panelde tartışıldı.

Şans oyunları sektörünün turizm ve ekonomiye sağladığı katkının tartışıldığı panelde verilen rakamlarla katkının boyutu ortaya konulurken, panel sonrasında sektör temsilcileri akademisyenlerin sorularını yanıtlayarak sektörle ilgili ayrıntılar verildi.

Doç. Dr. Nimet Harmancı’nın destinasyon marka etkisi üzerine şans oyunlarının potansiyeli hakkında değerlendirmede bulunarak önerilerde bulundu.

Casino İşletmecileri Birliği Genel sekreteri Ayhan Sarıçiçek, “Kuzey Kıbrıs’ta şans oyunları sektörünün geçmişi ve günümüz”, Casino İşletmecileri Birliği yönetim kurulu üyesi Gürdal Büyükgüngör “casino operasyonlarının ve yaratığı devasa istihdamın Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’ne etkilerini anlattı.

Merit Park Casino ve Otel Koordinatörü Selen Günay’ın casino ve otel işletmeciliğin Kuzey Kıbrıs’taki başarısının en önemli anahtarlarından biri olan CRM ve misafir memnuniyeti üzerine konuşurken Merit Otelleri Dijital Pazarlama Direktörü Aziz Korkmaz da “şans oyunları sektöründe sanal bahis ve tehlikeleri üzerine” bir konuşma gerçekleştirdi.

Moderatörlüğünü Akdeniz Karpaz Üniversitesi rektör vekili Prof. Dr. İsmet Esenyel’in gerçekleştirdiği panelde konuşmacılar, şans oyunları sektörünün yaptığı çalışmalar; turizm ve ekonomiye katkılarını rakamlar ve verdikleri örnekler üzerinden aktardı.

Panelde şans oyunları sektörünün artık akademik ve bilimsel olarak rasyonel bir şekilde bu kadar istihdam ve gelir yaratan tamamlayıcı sektör olarak ele alınması gerektiği bildirildi.

Ülkemizde ilk defa şans oyunlarıyla ilgili bir üniversitede çalışma düzenlendiğini ifade eden Akdeniz Karpaz Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. İsmet Esenyel, sektör temsilcileriyle akademisyenlerin görüş ve önerileriyle KKTC yönetiminin sektöre sahip çıkmasının sağlanabilmesini ümit ettiğini kaydetti.

Ortadoğu’daki savaşla ilgili belirsizliğin sürdüğü dönemde Dubai ve çevre ülkelerdeki tatil rezervasyonlarının yüzde 85’inin Güney Kıbrıs’ta da yüzde 50’lere varan iptallerin yaşandığına dikkat çeken Akdeniz Karpaz Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. İsmet Esenyel, böyle bir ortamda turizmin iyi planlanmasının bir şans olabileceğini kaydetti.

Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu

Published

on

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın üçüncü faiz kararını bugün Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası açıkladı. TCMB, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit bıraktı.

TCMB, mart ayında politika faizini yüzde 37’de sabit tutmuştu.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan 37 ekonomist, nisan ayında TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyordu.

Continue Reading