Connect with us

GÜNDEM

Özersay: Maymun çiçeği hastalığı konusunda derhal tedbir alınmalı

Published

on

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay Dünya Sağlık Örgütü tarafından dünya genelinde Maymun Çiçeği adı verilen salgın hastalıkla ilgili acil durum ilan edildiğini anımsatarak “özellikle Afrika ülkelerinde hızla yayılan bu hastalık konusunda, ülkemize Afrika ülkelerinden binlerce öğrenci geldiğini dikkate alırsak acil tedbir alınması gerekmektedir. Özellikle Eylül ayından itibaren ülkemize bu ülkelerden gelecek olanlara ülkemizde üniversitelerin sorumluluk üstlenerek test yapması, tüm öğrencilerin de bu hastalıkla ilgili olarak bilgilendirilmesi gereklidir” dedi. Özersay açıklamasında “gerçi elektrik krizini yönetemeyen ve halkı elektriksiz bırakan bir gayrimeşru hükümetten küresel bir sağlık krizini, bir salgını yönetebileceğini düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Dün Dünya Sağlık Örgütü Maymun Çiçeği hastalığı nedeniyle dünya genelinde ACİL DURUM ilan etti! (Monkeypox-Mpox) Afrika kıtasında yer alan ülkelerde salgın şeklini alan ve kontrolden çıkmaya başladığı söylenen bu hastalık nedeniyle 500’e yakın kişinin öldüğü, hastalığın da bulaşıcı olduğu hızla yayıldığı uyarıları yapılıyor. Binlerce yabancı öğrenci Afrika kıtasındaki farklı ülkelerden üniversite eğitimleri için ülkemize geliyor. Yaz döneminde kendi ülkesinetatile gitmiş olan öğrenciler Eylül ayı gibi ülkemize giriş yapacak!

Afrikadan gelecek öğrencilere karşı bir önyargı geliştirmeden, üniversitelerin ve ülke ekonomisinin kayba uğramasına neden olmadan kamu sağlığı korumaya dönük tedbir alınması gereklidir.

Covid gibi farklı test yöntemleriyle virüse yakalananların tespit edilmesi mümkün görünüyor. Eylül’den itibaren ülkeye giriş yapacak olan özellikle Afrika kıtasından gelecek olan öğrencilere dönük test uygulaması yapmak, bütün öğrencileri de genel olarak bilgilendirmek gerekecek gibi görünüyor.

İstikrar lafazanlığı derdine düşenler sizce bu tedbirleri alırlar mı? Elektrik krizini ne kadar yönetebiliyorlarsa bu türden salgın krizlerini de o kadar iyi yöneteceklerdir diye düşünüyorum…”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Kıbrıs, göç ve mülteci yükünde nüfusa oranla Avrupa’da ikinci sırada!

Published

on

Avrupa Birliği’nde göçmen sayısı 64,2 milyona ulaşırken, Kıbrıs yüzde 28’lik göçmen oranı ve yüzde 4,8’lik mülteci payıyla nüfusa göre en yüksek baskıyı yaşayan ülkeler arasında yer aldı.

Avrupa Birliği’nde yaşayan göçmenlerin sayısı 2025’te rekor seviyeye çıkarak 64,2 milyona ulaştı. Rockwool Foundation’a bağlı Göç Araştırma ve Analiz Merkezi tarafından yayımlanan “The Immigrant Population in the European Union: Growth, Concentration and Dispersion” başlıklı rapora göre bu sayı, bir önceki yıla göre yaklaşık 2,1 milyon artış anlamına geliyor. Raporda, 2010’da bu rakamın 40 milyon civarında olduğu hatırlatıldı.

Rapor, Eurostat ve Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı verilerine dayandırılırken, göç artışının üye ülkeler arasında eşit dağılmadığına dikkat çekti. Almanya, yaklaşık 18 milyon yabancı doğumlu kişiyle AB’nin en büyük göçmen nüfusuna sahip ülkesi olmaya devam etti. Almanya’daki göçmenlerin yüzde 72’sinin çalışma çağında olduğu belirtilirken, İspanya son dönemde en hızlı büyümeyi kaydederek yabancı doğumlu nüfusunu yaklaşık 700 bin kişi artırdı ve 9,5 milyona çıkardı.

Raporda, göç baskısının özellikle küçük üye devletlerde daha yoğun hissedildiği vurgulandı. Nüfusa oranla göçmen yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs öne çıktı. Lüksemburg’da göçmen nüfus oranı yaklaşık yüzde 52, Malta’da yüzde 32, Kıbrıs’ta ise yüzde 28 olarak kaydedildi. Bu oranlarla Kıbrıs, AB’de göçün nüfusa etkisinin en belirgin olduğu ülkelerden biri oldu.

KIBRIS’A GÖRE GÖÇ BASKISI DAHA YÜKSEK: AB’YE GİRİŞLERDE EN YOĞUN ÜLKE MALTA OLRUKEN, KIBRIS VE LÜKSEMBURG TAKİP ETTİ

Raporun “akışlar” bölümünde, yani yeni gelen göçmenlerin nüfusa oranında da Kıbrıs üst sıralarda yer aldı. 2024 yılında AB’ye girişlerde en yoğun ülke Malta olurken, onu Kıbrıs ve Lüksemburg izledi. Nüfusa oranla bakıldığında Malta’da 1000 kişi başına yaklaşık 57 geliş, Kıbrıs’ta 39, Lüksemburg’da ise 36 geliş kaydedildi.

Bu tablo, büyük ülkelerin mutlak sayılarda öne çıkmasına karşın, Kıbrıs gibi küçük ülkelerin nüfuslarına oranla çok daha yüksek göç baskısıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. Raporda, bu durumun idari yük, siyasi dinamikler ve politika seçenekleri üzerinde de belirleyici olduğu belirtildi.

AB’DE SIĞINMA BAŞVURULARI BELİRLİ ÜLKELERDE YOĞUNLAŞTI

Rapora göre 2025’te Avrupa Birliği’nde toplam sığınma başvurusu sayısı 669 bin 365 oldu. Bu rakam, 2024’e göre yüzde 26,6 düşüşe işaret etse de başvuruların büyük bölümü yine sınırlı sayıda ülkede toplandı. İspanya yaklaşık 141 bin başvuruyla ilk sırada yer aldı. Onu İtalya 127 bin, Fransa 116 bin ve Almanya 113 bin başvuruyla izledi. Bu dört ülke, AB’deki tüm sığınma başvurularının yaklaşık yüzde 74’ünü oluşturdu.

Almanya, toplamda en fazla mülteci barındıran ülke oldu. Ülkedeki mülteci sayısı yaklaşık 2,7 milyon olarak kaydedildi. Ancak nüfusa oranla mülteci yükü açısından Kıbrıs dikkat çekti. Rapora göre Kıbrıs’ta mülteciler toplam nüfusun yüzde 4,8’ini oluşturuyor ve bu oran, AB içinde en yüksek seviyelerden biri olarak öne çıkıyor.

Kıbrıs’ı yüzde 3,5 ile Çekya, yüzde 3,2 ile Almanya izledi. Avusturya, Estonya, Polonya, Slovakya ve İrlanda da mülteci oranı yüksek ülkeler arasında sıralandı. Buna karşılık İspanya, Fransa ve İtalya, toplam sayılar yüksek olsa da nüfusa oranla daha düşük seviyelerde kaldı.

RAPORUN ÖZETİ

Raporda, AB’de göçün uzun vadede artış eğiliminde olduğu, 2015 mülteci krizi ve Ukrayna savaşı sonrası yerinden edilme dalgasının bu yükselişi hızlandırdığı belirtildi. 2025’te artışın 2,1 milyonla güçlü seyrini sürdürdüğü, ancak 2023 ile 2024 arasındaki 2,6 milyonluk sıçramanın biraz gerisinde kaldığı aktarıldı.

Çalışmaya göre Almanya ve İspanya mutlak sayılarda öne çıkarken, Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs gibi küçük ülkeler nüfuslarına oranla çok daha büyük bir göç ve mülteci yükü taşıyor. Raporda, göç ve sığınma dosyalarının sadece toplam rakamlarla değil, ülkelerin nüfus büyüklüğü ve kapasitesi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Continue Reading

GÜNDEM

Ayşegül Baybars: Krizler yapısal, erken seçim kaçınılmaz

Published

on

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, Meclis’te yaptığı konuşmada ülkede güven sorununun çözülemez noktaya geldiğini savunarak erken seçim çağrısı yaptı.

Asım Akansoy’un konuşmasının ardından kürsüye gelen Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars ise, “Son Siyasi Gelişmeler” başlıklı konuşmasında ülkede yaşanan krizlerin süreklilik kazandığını ve bunun yapısal bir yönetim zafiyetine işaret ettiğini söyledi.

Baybars, ülkede güven sorununun çözülme ihtimalinin kalmadığını ve erken seçim tarihinin belirlenerek, iradenin yeniden halka devredilmesi gerektiğini ifade etti.

Meclis’te son haftalarda yaşanan gelişmelere de işaret eden Baybars, yaşanan toplumsal tepkilerin yalnızca hayat pahalılığı düzenlemesine indirgenemeyeceğini, hükümetin uzun süredir izlediği politikaların bu tabloyu yarattığını kaydetti.

Konuşmasında enerji, su ve dijital altyapı başlıklarına değinen Baybars, Teknecik’teki santrallerde ciddi arızalar bulunduğunu, bazı jeneratörlerin çalışmadığını ve bakım süreçlerinin aksadığını söyledi. Yaz aylarında artacak enerji talebine dikkat çeken Baybars, kısa vadeli çözüm planlarının açıklanmasını istedi.

Su konusuna da değinen, su ve enerji gibi altyapı alanlarında dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini belirten Baybars, su güvenliğinin yalnızca Türkiye’den gelen suyla değil, yerel kaynakların planlı kullanımı, rezerv yönetimi ve kriz senaryolarıyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Dijital altyapı ve veri güvenliği konularında da değerlendirmelerde bulunan Baybars, telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri alanındaki yetkilerin devrine yönelik düzenlemeleri eleştirerek, veri güvenliğinin stratejik bir egemenlik meselesi olduğunu söyledi. Baybars, siber güvenlik altyapısının güçlendirilmesi ve ilgili kurumsal yapıların etkin hale getirilmesi gerektiğini de dile getirdi.

Baybars, ayrıca son dönemde ifade ve basın özgürlüğüne yönelik baskılar olduğunu, ceza yasası düzenlemeleri ve dijital platformlar üzerinden yapılan müdahalelerin “korku iklimi” yarattığını söyledi.

DİNÇYÜREK

Yerinden söz alarak Baybars’a cevap veren Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ise, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla son iki yılda yeni jeneratörlerin devreye alındığını ve kapasitenin artırıldığını belirtti. Su konusunda ise Türkiye’den temin edilen suyun ülke için önemli bir kazanım olduğunu ifade eden Dinçyürek, yeraltı su kaynaklarının korunmasının da öncelikli olması gerektiğini kaydetti.

Dinçyürek, fiber optik ve veri güvenliği konularında da çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, verinin yabancı unsurlara devredildiği yönündeki iddiaları kabul etmediklerini ifade etti.

Continue Reading

GÜNDEM

TCG Gür ve TCG İmbat 23 Nisan’da Gazimağusa’da halkın ziyaretine açılacak

Published

on

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yarın TCG Gür Denizaltısı Girne’de, TCG İmbat Hücumbotu ise Gazimağusa’da halkın ziyaretine açılarak liman ziyareti gerçekleştirecek.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Basın Bürosu tarafından yapılan açıklamada, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı muharip unsurlarından TCG Gür Denizaltısı (S-357) ve TCG İmbat Hücumbotu (P-335)’nin KKTC’de liman ziyareti yapacağı bildirildi.

Açıklamaya göre, 23 Nisan tarihinde (yarın) 10.00-12.00 ve 14.00-17.00 saatleri arasında TCG Gür Denizaltısı (S-357) Girne Turizm Limanı’nda, TCG İmbat Hücumbotu (P-335) ise Gazimağusa Ticari Limanı’nda halkın ziyaretine açılacak.

Kamuoyuna saygı ile duyuruldu.

Continue Reading