Connect with us

GÜNDEM

Numan Kurtulmuş: Netanyahu ve çetesi Orta Doğu’da ateş çukuru açtı

Published

on

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Netanyahu ve çetesi Orta Doğu’da büyük bir ateş çukuru açmıştır. Bu saldırgan tavrını devam ettirdiği sürece bu ateş çukuruna kendileri düşecektir.” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Netanyahu ve çetesi Orta Doğu’da büyük bir ateş çukuru açmıştır. Bu saldırgan tavrını devam ettirdiği sürece bu ateş çukuruna kendileri düşecektir. Bölge halklarının bir an evvel birlik ve beraberlik içerisinde, dünyada adaletten hakkaniyetten yana olan insanların da birlik ve beraberlik içerisinde bu saldırganlığı durdurması lazım.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiren Angola Meclis Başkanı Carolina Cerqueira ile Meclis’te bir araya geldi.

Kurtulmuş ve Cerqueira, baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Meclis Başkanı Kurtulmuş, her iki ülke arasında parlamento başkanları düzeyinde ilk temas olan bu toplantının, Ankara’da, milli iradenin merkezi TBMM’de gerçekleşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Angola Meclis Başkanı Cerqueira ve heyetini ağırlamaktan, bu güzel görüşmeyi gerçekleştirmekten dolayı memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim.” şeklinde konuştu.

Türkiye ve Angola arasında 2021’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço arasında karşılıklı ziyaretlerle başlayan olumlu bir işbirliği dönemine girildiğini anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Angola, Afrika’nın önemli ülkelerinden biridir. Mesafeler uzak olmakla birlikte Türkiye ile sıcak ilişkileri geliştirme noktasında ilerleyen bir ülke. Her iki ülkenin devlet başkanlarının gerçekleştirdiği karşılıklı ziyaret, iki ülkenin ilişkilerini stratejik seviyeye çıkartmak bakımından önemli bir adım oldu. Yapılan anlaşmaların gereği olan özellikle savunma sanayi, turizm ve altyapı hizmetleri başta olmak üzere birçok alanda Türkiye ile Angola arasındaki işbirliğinin kapıları açılmış oldu. Ümit ederim ki, imzalanan bu anlaşmalar çerçevesinde varılan mutabakatların sonuçlarını almak en kısa sürede mümkün olsun ve iki ülke arasında başta ticari ilişkiler olmak üzere ilişkilerimizi daha da ileriye götürmek sağlansın. Şu anda esasında düşük seviyede olan ikili ticaret hacmi 500 milyon dolar seviyesine çıkması ilk plandaki hedeflerimizdendir. Ümit ederim bunu gerçekleştirmek kısa süre içerisinde mümkün olacaktır.”

Hükümetler arasındaki bu pozitif ilişki devam ederken özellikle son yıllarda uluslararası ilişkilerin en önemli araçlarından biri haline gelen, parlamenter diplomasinin gereği olarak da iki ülkenin ilişkilerini yakınlaştırmanın ve sağlamlaştırmanın meclis başkanları ve milletvekillerinin görevi olduğunu belirten Kurtulmuş, TBMM ve Angola Ulusal Meclisi arasındaki ilişkilerin artırılmasına da özel önem verdiklerini söyledi.

“TÜRKİYE’NİN AFRİKALI ULUSLARA KARŞI YAKLAŞIMI KAZAN KAZAN PRENSİBİ İÇERİSİNDE”

Meclis Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin son yıllardaki Afrika açılımını dış politikanın önemli alanlarından biri olarak gördüklerini dile getirerek, Türkiye’nin, Afrika ile ilişkilerinde bazı prensiplerle hareket ettiğini anlattı. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birincisi; Afrika, Afrikalılarındır. Uzun yıllar emperyalizmin, kolonyalizmin pençesinden gerçekten çok çekmiş olan Afrika’nın, artık kendi ayakları üzerinde durması, bağımsızlıklarını sadece kağıt üzerinde almanın ötesinde her anlamda siyasi, ekonomik anlamda bağımsızlıklarını temin etmesi Türkiye’nin önemli önceliklerindendir. Asırlardır Afrika’yı sömüren ülkelerin artık Afrika’yı sömürmelerinin sona erdirilmesi, neo-kolonyal birtakım yöntemlerle Afrika’nın yer altı, yer üstü kaynaklarını sömürmekten vazgeçmeleri bizim Afrika yaklaşımımızda temel unsurlarımızdan biridir.

Bir diğer konu ise Afrika’nın sorunları için Afrikalı çözümler üretmek zorundayız. Afrika’nın sorunlarını çözmek için dışarıdan birilerinin empoze edeceği fikirler ya da yaklaşımlar değil, Afrika halklarının kendi dayanışmalarını sağlayarak, sorunlarını müzakere içerisinde çözebilme yeteneğinin ortaya konulabilmesidir. Bu temel prensipler çerçevesinde Türkiye’nin Afrikalı uluslara karşı yaklaşımı ise kazan kazan prensibi içerisinde bütün toplumsal alanlardaki ilişkileri kuvvetlendirmektir. Bunun için biz bütün Afrikalı dostlarımıza diyoruz ki, uzatın elinizi hep beraber, birlik içerisinde ülkelerimizi, uluslarımızı kalkındıralım; güçlendirelim ve birlikte ülkelerimizin nimetlerinden karşılıklı olarak istifade ederek daha özgür, daha demokrat daha müreffeh ülkeler haline gelelim. Bu çerçevede Afrika ile ilişkilerimizin her bir Afrika ülkesiyle özel önemde olduğunu, özellikle mesafeleriniz çok uzak olmasına rağmen Angola ile ilişkilerimizi geliştirmek ve kuvvetlendirmek için bu ziyaretin fevkalade değerli, önemli, ilk olması bakımından da tarihi bir ziyaret olduğunu ifade ediyorum.”

“İSRAİL, ULUSLARARASI HUKUKUN KAİDELERİNİ DİBİNDEN BOMBALAYARAK YOK EDİYOR”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bir gazetecinin “İsrail, Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırılarını devam ettiriyor. Beyrut’ta Hariri Hastanesi’nin çevresini bombaladı. Geçtiğimiz günlerde İsrail tehdidine ilişkin Meclis’te bir kapalı oturum düzenlendi. İsrail tehdidi hala sürüyor mu, değerlendirmeleriniz ne olur?” sorusuna karşılık Kurtulmuş, İsrail’in saldırganlığının durdurulması gerektiği konusunda her platformda görüşlerini dile getirdiklerini belirtti.

Bu saldırganlığın devam etmesinin, sadece bölgeye değil bütün dünyaya zarar vereceğini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“İsrail’in bölgede sadece Filistinlilere, sadece Araplara değil bölge halklarının tamamına karşı olduğunu; bölge halklarını köleleştirmek, kendi emri altına almak, bölge ülkelerinin egemenliğini ortadan kaldırarak arzımevudu gerçekleştirmek için son adımı atmak üzere olduğunu sadece biz söylemiyoruz, şu anda ‘Gazze kasabı’ lakabını çoktan hak etmiş olan İsrail’in Başbakanı diyor ki ‘Artık savaş yeni bir safhaya gelmiştir, bu da kıyamet savaşıdır.’ Kendi paranoyak birtakım dini hezeyanlarının üzerine oturttukları siyonist ideolojinin artık son noktaya geldiğini, Nil’den Fırat’a kadar olan coğrafyada hakimiyetini ilan etmek üzere olduğunu bizatihi kendisi ilan ediyor.”

İsrail’in saldırıları karşısında dünyanın bir an evvel harekete geçmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, uluslararası hukukun bu konuda geride kaldığını vurguladı.

Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Adamlar ne hastane dinliyor ne okul dinliyor ne yaşlı dinliyor ne kadın dinliyor ne çocuk dinliyor. Tamamıyla saldırgan bir şekilde önüne gelen kim varsa, hatta insan ve hayvan ayrımı da yapmadan oradaki bütün canlıları hedef alarak yoluna devam ediyor. Dikkat ederseniz sadece insanlara karşı bir katliam ve soykırım izlemiyor. Aslında İsrail, uluslararası hukukun kaidelerini dibinden bombalayarak yok ediyor. Filistin’in, İran’ın, Suriye’nin Lübnan’ın egemenliğini yok ediyor. Bölge ülkelerinin tamamına karşı diyor ki, ‘Bana kim karşı çıkarsa çıksın herkesi yok edebilecek bir niyete sahibim.’ Netanyahu ve çetesi Orta Doğu’da büyük bir ateş çukuru açmıştır. Bu saldırgan tavrını devam ettirdiği sürece bu ateş çukuruna kendileri düşecektir. Bölge halklarının bir an evvel birlik ve beraberlik içerisinde, dünyada adaletten hakkaniyetten yana olan insanların da birlik ve beraberlik içerisinde bu saldırganlığı durdurması lazım.”

“DESTEK OLAN ÜLKELERİN YÖNETİCİLERİ KATLİAMIN YARDAKÇILARI OLARAK TARİHE GEÇECEK”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, İsrail hükümetinin geri adım atmasının sağlanması gerektiğini vurguladı.

ABD yönetiminin de bir çift lafı hak ettiğini söyleyen Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sebepsiz yere sivillerin hayattan koparıldığı, bu kadar çok insanın öldürüldüğü, çevre ülkelerin tamamına karşı egemenliklerini yok ederek saldırıların gerçekleştirildiği bir ortamda ne yazık ki Amerika’nın seçim üzerinde olmasından ve oradaki siyasi boşluktan da yararlanarak Netanyahu ve çetesi saldırganlıklarını sürdürüyor. Ama daha kötü olan, başta ABD yönetimi olmak üzere bazı ülkeler hala İsrail’in bu gaddar, bu cani yönetimine karşı koşulsuz destek vermeye devam ediyorlar. Sel gider kum kalır. Orta Doğu halkları kıyamete kadar barış ve huzur içerisinde yaşayacaktır. İsrail’in saldırganlığı son bulacak. İsrail’in bu zalim yöneticileri mutlaka uluslararası hukukun gereği olarak savaş suçluları mahkemesinde yargılanacak ve cezalandırılacaktır. Ama en az onlar kadar buna destek olan ülkelerin yöneticileri de tarihin tozlu raflarında katliamın yardakçıları olarak tarihe geçeceklerdir.”

Bütün insanlığın hep birlikte ayağa kalkarak Netanyahu ve çetesini durdurması ve bu zulmü sona erdirmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Yeter. Bu zulmün durması için daha kaç 50 bin masumun hayattan koparılması gerekir?” ifadelerini kullandı.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Yaralı kaplumbağa, Les Ambassadeurs’ta hayata tutundu

Published

on

Les Ambassadeurs Hotel & Casino plajında, çalışanların dikkati sayesinde ağlara takılmış ve yaralı bir deniz kaplumbağası kurtarıldı. Olay bugün sabah saatlerinde meydana geldi.

Plajda deniz içerisinde ağlara dolanmış ve hareket etmekte zorlanan kaplumbağa, çalışanların dikkati sayesinde fark edildi. Hızla müdahale edilerek kaplumbağa sudan çıkarıldı ve güvenli bir şekilde ilk bakımı yapıldı. Yaralı kaplumbağanın kabuğunda ve yüzgeçlerinde izler tespit edildi.

Kaplumbağa, daha sonra rehabilitasyon ve tedavi için Taşkent Doğa Parkı Yaban Hayatı Kurtarma Merkezi’ne teslim edildi. Park yetkilileri, hayvanın sağlık durumunun kontrol altında olduğunu ve gerekli tıbbi bakımın sağlanacağını açıkladı.

Uzmanlar, deniz kaplumbağalarının Akdeniz ekosistemi için önemine dikkat çekerek, benzer durumlarda çevreye duyarlı davranılmasını ve yetkililere haber verilmesini öneriyor.

 

Continue Reading

GÜNDEM

Kıb-Tek hizmet altyapısını güçlendiriyor

Published

on

Kıb-Tek, hizmet altyapısını güçlendirmek amacıyla İskele, Güzelyurt, Lefke ve Gazimağusa’da yapılması planlanan yeni şube binaları için yürütülen proje ve ihale çalışmalarında sona gelindiğini açıkladı. Gazimağusa’daki bina için ihale süreci başlatılırken diğer üç ilçe için de iki hafta içinde ihaleye çıkılması planlanıyor.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek), hizmet altyapısını güçlendirmek ve bölgesel hizmet kapasitesini artırmak amacıyla dört ilçede yeni şube binaları yapılması için başlatılan yoğun proje, keşif ve ihale çalışmalarının sonuna gelindiğini açıkladı.

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun yaptığı açıklamada, “Uzun yıllardır çok kötü şartlar altında hizmet veren İskele ve Güzelyurt şubeleri ile kiralık binalarda sıkışık bir vaziyette hizmet vermeye çalıştığımız, Lefke ve Gazimağusa ilçe merkezlerimizde halkımıza yakışan kaliteli hizmeti sunacak olan dört ilçede dört yeni şube binasının yapımı için 7-8 aydır yoğun bir şekilde çalışmalar sürdürülmüştür. Bunun  sonucunda Gazimağusa binamız için ihaleye çıkılmıştır, diğer üç ilçemizin de amirlik binaları için  iki hafta içinde ihaleye çıkılacaktır” dedi.

GAZİMAĞUSA’DA İHALE SÜRECİ BAŞLATILDI

Uzun, çalışmalar kapsamında Gazimağusa’da yapılacak yeni şube binası için ihaleye çıkıldığını, 3 Nisan’da kapanacak olan ihaleyi alacak firmayla imzalanacak sözleşme ile inşaatın 8 ayda tamamlanmasının hedeflendiğini söyleyerek, “Kiradan çıkıp, kendi binamıza taşınılması hedeflenmektedir” ifadelerini kullandı.

GÜZELYURT VE LEFKE’DE PROJELER TAMAMLANDI

Kıb-TekYönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, “Güzelyurt ve Lefkeye yapılacak yeni şube binaları için de proje çalışmaları tamamlanmıştır, dosyaların MİK’e gönderilme aşamasına getirildiği” bilgisini paylaştı.

İSKELE’DE PROJE ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Uzun, yıllardır çok kötü şartlar altında hizmet veren İskele’ye planlanan yeni şube binası için de projelerin tamamlanmak üzere olduğunu, iki hafta içinde İskele şube inşaatının yapımı için de ihaleye çıkılacağını ifade etti.

UZUN: HİZMET ALTYAPIMIZI GÜÇLENDİRİYORUZ

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede kurumun hem teknik hem de kurumsal altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar attığını söyledi.

Uzun, Kıb-Tek’in ülke genelinde hizmet kalitesini artırmayı hedeflediğini belirterek şunları kaydetti:

“Birçok alt yapı projesinin yapımı ve malzeme alımlarının bir kısmının ihalesinin tamamlanmasının yanında, ihalede olan veya ihale aşamasına gelen ciddi miktarda malzeme alımı ile alt yapı projesine ek olarak, “İskele, Güzelyurt, Lefke ve Gazimağusa’da planladığımız yeni şube binaları, kurumumuzun bölgesel hizmet kapasitesini artıracak önemli yatırımlardır. Yaklaşık 7-8 aydır bu projeler üzerinde yoğun bir hazırlık ve çalışma süreci yürütülüyor. Gazimağusa’da ihale sürecini başlattık. Diğer ilçelerde de proje dosyaları ihale aşamasına gelindi, planlanan takvim doğrultusunda çalışmalarımız ilerliyor.”

Uzun, alt yapı projelerinin yanında yeni şube binalarının tamamlanmasıyla birlikte hem kurum çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirileceğini söyleyerek, “Halkımıza sunulan hizmetler daha hızlı ve etkin hale getirilecek” ifadelerini kullandı.

 

Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye’den İran’a ikinci füze uyarısı “Risk oluşturacak adımlardan uzak durun”

Published

on

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştü. Fidan, risk oluşturabilecek adımlardan uzak durulmalı derken Arakçi, Türk hava sahasına yönelen füzelerin İran kaynaklı olmadığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Fidan, Türk hava sahasının ihlal edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, Türkiye’nin buna karşı gerekli tüm tedbirleri almaya devam edeceğinin altını çizdi.

Bakan Fidan, tüm tarafların bölgesel güvenliği zedeleyebilecek ve siviller için risk oluşturabilecek adımlardan uzak durması gerektiğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Türk hava sahasına yönelen füzelerin İran kaynaklı olmadığını, konuyla ilgili geniş kapsamlı bir araştırma yapılacağını aktardı.

NE OLMUŞTU?

4 Mart’ta İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinden Türk hava sahasına yönelen bir füze, NATO Hava Savunma Sistemleri tarafından imha edilmişti. Önleyici bir füzenin parçası Hatay Dörtyol’da açık bir alana düşmüş, İran Büyükelçisi Bakanlığa çağrılarak yaşanan hadiseyle ilgili tepki ve endişeler iletilmişti. İran tarafı füzenin kendilerince gönderilmediğini belirtmişti.

Ancak 9 Mart’ta Milli Savunma Bakanlığı, İran’dan ikinci kez ateşlenen bir balistik füzenin Türk hava sahasında etkisiz hale getirildiğini açıklamış, bazı mühimmat parçalarının Gaziantep’e düştüğü duyrulmuştu. Olayda can ya da mal kaybı olmazken İran büyükelçisi, Dışişleri’ne çağrılarak izahat istenmişti.

Continue Reading