Connect with us

GÜNDEM

MÜSİAD EXPO 2024 için geri sayım: KKTC de katılacak

Published

on

MÜSİAD EXPO 2024 Uluslararası Ticaret Fuarı, 26-29 Kasım’da TÜYAP İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. MÜSİAD EXPO 2024’e KKTC’nin de katılacağı belirtildi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, 24 farklı sektörden 300’den fazla firma ve katılımcının ağırlanacağı MÜSİAD EXPO’da, çok çeşitli organizasyonlar, paneller ve ikili iş görüşmelerinin düzenleneceğini belirterek, “Bu sayede, MÜSİAD’ın ve ülkemizin dünya pazarlarındaki etkinliğini daha da güçlü hale getirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu MÜSİAD EXPO 2024 Uluslararası Ticaret Fuarı, bu yıl 26-29 Kasım’da TÜYAP İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılacak.

MÜSİAD Genel Merkezi’nde fuara ilişkin düzenlenen basın tanıtım toplantısında konuşan Asmalı, dernek olarak önceliklerinin yerli ve milli üretimin, Türkiye açısından ne kadar faydalı, önemli olduğunu vurgulamak olduğunu belirtti.

Üretimi, başarıyı, güçlü iletişim ve değerleri, dünya ölçeğinde teşkilatlanmayı, uluslararası yatırımları ve uluslararasılaşmayı, kadın, gençlik girişimini, sürdürülebilirliği, akademik bilgiyi ve dönüşümü önemsediklerini aktaran Asmalı, “35 yıla yaklaşan yolculuğumuzda daima ‘önce ahlak, sonra teknoloji’ dedik ve bu şiarla yolculuğumuzu sürdürdük.” diye konuştu.

Asmalı, MÜSİAD Kadın Uluslararası Farkındalık Zirvesi ile MÜSİAD Sanayi ve Teknoloji Zirvesi’ni düzenlediklerini hatırlatarak, çok kısa sürede de hazırladıkları sanayi raporunu paylaşacaklarını, çarşamba günü de Siber Güç Türkiye 2024 programını düzenleyeceklerini söyledi.

KKTC DE KATILACAK

Fuarın, Türkiye’nin ve iş dünyasının global pazarlardaki etkinliğinin artırılması amacıyla 2 yılda bir düzenlendiğini anlatan Asmalı, şunları kaydetti:

“Her yıl giderek artan katılımcı sayısı ve sektör çeşitliliğiyle MÜSİAD EXPO, iş ve siyaset dünyasının önde gelen isimlerini önceki dönemlerde olduğu gibi yine bir araya getiriyor. Dünyadaki teknolojik yenilikleri ve trendleri çok yakından takip eden, global pazarlardaki değişimlerin adeta habercisi konumunda olan ve küresel ölçekte çok büyük bir ilgiye mazhar olan fuarımız bu sene ‘Küresel Ticaret Burada’ mottosuyla yola çıkıyor.

24 farklı sektörden 300’den fazla firmanın ve katılımcının ağırlanacağı fuarda, çok çeşitli organizasyonlar, paneller ve ikili iş görüşmeleri düzenlenecek. Bu sayede, MÜSİAD’ın ve ülkemizin dünya pazarlarındaki etkinliğini daha da güçlü hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu sene fuarımıza Hollanda, Almanya, Azerbaycan, KKTC, Çin, Venezuela, ABD, Gürcistan, Avustralya, Belarus, Endonezya, Malezya, Arnavutluk, İran, Hindistan ve Özbekistan, milli katılım sağlayan ülkeler olacak.”

100 BİN KATILIMCI HEDEFİ

Asmalı, 88 ülkeden gelecek 600’ün üzerindeki yabancı alım heyetiyle fuardaki misafirlerin B2B (İşletmeden işletmeye) görüşmeleri yapacağını belirterek, şöyle devam etti:

“Ayrıca yurt içinden de değerli misafirler fuarımıza konuk olacak. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere fuarımıza birçok bakanımızın katılmasını bekliyoruz. Bunun yanı sıra yurt dışından diplomatlar, büyükelçiler, başkonsolos ve bakanların da fuarımızı ziyaret etmesini bekliyoruz. Fuarımızı bu yılki teması ise ‘Güvenli Ticaret’ olacak. Peygamber Efendimizin ‘El-Emin’ sıfatıyla güvenli bir tüccar olması MÜSİAD’ın Medine Pazarı anlayışıyla da harmanlanacak.”

Türkiye’de görev yapan büyükelçi ve başkonsolosların katılımıyla Diplomatik Misyonlar Resepsiyonu’nun düzenleneceğini söyleyen Asmalı, MÜSİAD Dünya Başkanlar Toplantısı’nın da gerçekleştirileceğini ifade etti.

Asmalı, geçen dönemki fuarda 80 bini aşkın katılımcı olduğunu belirterek, bu yıl bu rakamı 100 bine çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Bu yıl da yine 11. salonda MÜSİAD Vadisi’nin olacağını belirten Asmalı, 25 Kasım’da MÜSİAD EXPO kapsamında düzenlenen IBF-Uluslararası İş Forumu’nun başlayacağını ve forumun temasının da “Göç” olacağını kaydetti.

Asmalı, göçle ilgili bir raporun da hazırlandığı bilgisini vererek, sözlerini şöyle tamamladı.

TÜYAP Fuarlar Yapım AŞ Genel Müdürü İlhan Ersözlü de fuarın 20. kez düzenleneceği belirterek, “Bu yılki fuarın özelliği başına ‘uluslararası’ ibaresi gelmesi. Artık fuarımız tüm dünyada da takip edilen bir marka haline geldi.” dedi.

Ersözlü, MÜSİAD EXPO’nun Uluslararası Fuarcılık Sektörü Derneği’ne (UFI) de başvuru yaptığını aktardı.

“HEDEFİMİZ EN AZ 1 MİLYAR DOLAR VE ÜZERİ TİCARİ İŞBİRLİĞİNİN BAĞLANTISINI YAPMAK”

MÜSİAD Genel Başkanı Asmalı, toplantının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Asmalı, bir önceki fuarda alım heyetlerinin temasları sonrasında ne kadarlık bir işbirliğinin ortaya çıktığı ve bu yılki beklentinin ne olduğuna ilişkin soruya, “Alım heyetlerine çok önem veriyoruz. 500 alım heyetine özel destekler de veriyoruz. Bu konuda Ticaret Bakanlığımız da destek veriyor fuara. Bir ekibimiz doğru eşleştirmeleri yapıyor. Her fuar sonunda katılanlara memnuniyet anketi açıyoruz. Önceki fuarımızda yüzde 93’lere kadar çıkmıştı. Bizim hedefimiz en az 1 milyar dolar ve üzeri ticari işbirliğinin bağlantısını yapmak. Çok önemli ülkelerden çok ciddi katılımcılar geliyor.” yanıtını verdi.

Enflasyon rakamlarına ve faize ilişkin soru üzerine de Asmalı, şu değerlendirmede bulundu:

“Mayıs ayından bu yana yaklaşık 30 puanlık enflasyonda düşüş oldu. Bir önceki aya baktığımız zaman 2,97 iken 2,88’e düşmesi bir önceki aya göre de biraz geri çekildiğini gösteriyor. Dolayısıyla bu açıdan bakıldığında kısmi bir düzelme var ama beklentiler bunun biraz daha hızlanmasıydı. Özellikle piyasada parasal ve mali sıkılaşmanın etkilerini çok görüyoruz.

Biz 43-45 bandında yıl sonunu kapatacağımızı söylemiştik, bu pozisyonu koruyoruz. Ekonomi yönetiminin üst hedef olarak 41,5-42 bandının biraz daha aşılacağını görüyoruz. Tabii böyle olunca faiz indirimi de buna bağlı olarak öteleniyor. Esasen bizim ve piyasaların beklentisi mayıs-haziran aylarında, eylülde başlarız dedik. Ama enflasyonun beklenenden daha dirençli hale gelerek, biraz daha katı tutumunu devam ettirmesi bu beklentiyi sürekli öteliyor.”

Enflasyonun “47”nin altını görmesi halinde belki yıl sonu sembolik bir faiz indiriminin olabileceğine işaret eden Asmalı, “Ama esas ocak-şubat-mart aylarında bunun biraz daha hızlanacağını düşünüyorum. Maalesef enflasyonist ortamlar ticari davranışları ve ticari ahlakı da çok etkiliyor. Biraz zaman alacak ama ben bu mücadeleden hep birlikte başarılı çıkacağımıza inanıyorum.” dedi.

Asmalı, asgari ücrete ilişkin soru üzerine şunları kaydetti:

“Asgari ücret konusunda hep şunu söylüyoruz, ‘bizler kazanıyorsak bunda en büyük pay sahibi olan çalışanlarımıza da insanca, hakça yaşayacağı bir ücreti vermeliyiz.’ Son enflasyon verisinde de görüldü, hizmet sektöründe bir miktar yavaşlama var. Dolayısıyla buradaki dengeyi de koruyacak, gözetecek bir yaklaşım içinde olunmalı. Asgari ücreti ciddi bir şekilde artır, bu işçilik fiyatlarına da yansısın, tekrar enflasyon artsın, alım gücü düşsün, böyle bir kısır döngüye girmemek lazım. Bunu hep söyledik, aslolan cebimizdeki paranın değerinin korunmasıdır. İşçilerimizin de hakkını koruyan, onları da enflasyona ezdirmeyecek bir yaklaşımdan yana olduğumuzu söylüyoruz. Asgari ücretin yılda bir kere artışını destekliyoruz.”

Asmalı, “yurt dışından ithal çalışan getirilmeye” yönelik soruya, “Özellikle gençlerimizin iş gücüne katılım noktasındaki isteksizliği, mesleki eğitimdeki yetersizlikleri, bunun yanında sosyal yardımlardaki belki abartılı birtakım yardım çalışmaları Türkiye’deki iş gücünün iş dünyasına katılımını azaltıyor. Sosyal yardımlara da bu açıdan bakılması lazım. Bence bir envanter çalışmasının çok net bir şekilde çıkarılması lazım. Hangi iş kollarında, hangi tür eleman açığı var bunun tespit edilmesi, sonra bunların duyurulması lazım. Bunlar sağlanamıyorsa yurt dışına düzenli iş gücü temini konusunda çağrıya çıkılması lazım.” yanıtını verdi.

Konkordatolarla ilgili soru üzerine de Asmalı, “Bunun istismar edilmesini biz de duyuyoruz. Bazı firmaların içini boşaltarak bu noktada firmasını konkordato sürecine götürdüğü şeklinde art niyetli insanların bildirimleri bizlere de geliyor. Bununla ilgili tedbir almak lazım. Konkordato kişiyi kendi ölçeğinde koruyor ama ona iş yapan üçüncü, dördüncü şahıslar nezdinde de yıkıcı bir etkisi oluyor.” değerlendirmesini yaptı.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin: Bağdat’ta güçlü bir hükümetin kurulması stratejik zorunluluk

Published

on

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Tahran’da İranlı mevkidaşıyla yaptığı görüşmenin ardından, Irak’ta güçlü bir hükümetin hızlı şekilde kurulmasının bölgesel ve ekonomik sorunlarla mücadele açısından stratejik bir gereklilik olduğunu söyledi.

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, ülkesinde güçlü bir hükümetin bir an önce kurulmasının, bölgede ekonomik sorunlarla mücadele için stratejik bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Tesnim Haber Ajansı’na göre, resmi temasları kapsamında İran’ın başkenti Tahran’da bulunan Irak Dışişleri Bakanı Hüseyin, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile ikili görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Hüseyin, “Irak içinde ve bölgede ekonomik ve mali sorunlarla mücadele edebilmek için Bağdat’ta güçlü bir hükümetin hızlı biçimde kurulması stratejik bir zorunluluktur.” dedi.

Bağdat yönetiminin “bölgesel güvenliğin bölünmezliği” ilkesini savunduğunu dile getiren Hüseyin, “Her ülkenin istikrarının diğer komşu ülkelerin güvenliğinin teminatı olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede, ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi gereğini vurguluyoruz.” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi ise ABD’nin Irak’taki Ayn el-Esed Üssü’nü boşaltmasını değerlendirdi.

Erakçi, “ABD askeri güçlerinin Ayn el-Esed Üssü’nden çekilmesi ve Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonunun (UNAMI) görev süresinin sona ermesi, Irak’ta bağımsızlığın, istikrarın ve ulusal egemenliğin pekiştiğinin açık göstergeleridir.” dedi.

Ticaret hacminin arttırılması için iki ülkede çeşitli imkanların bulunduğuna işaret eden Erakçi, “Her yıl yaklaşık 7 milyon İranlı ve Iraklı iki ülkeyi turist ve ziyaretçi olarak ziyaret ediyor. Halklar arası temaslar oldukça yoğun. İki ülke arasındaki gidiş-gelişi ve iletişimi kolaylaştırmaya hazırız.” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

GÜNDEM

Adıyaman İsias Otel davasında kamu görevlileri yarın hakim karşısında: Bu mücadele bitmeyecek!

Published

on

6 Şubat depremlerinde 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel’in yıkılmasıyla ilgili kamu görevlileri hakkında açılan davada, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Karar duruşması yarın görülecek, aileler ve siyasi temsilciler duruşmayı takip edecek.

6 Şubat depremlerinde Adıyaman’daki Grand İsias Otel’in yıkılması sonucu, aralarında öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı.

Otelin ilk yapım tarihi olan 1993 yılında ruhsatına onay veren dönemin Adıyaman Belediyesi İmar Müdürü Yusuf Gül, 2001 yılındaki ikinci yapı ruhsatında imzası bulunan İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Yapı Kontrol Birimi’nde görevli daimi işçi Abdurrahman Karaaslan ve Ruhsat Büro’da görevli teknisyen Fazlı Karakuş hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açıldı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı esasa ilişkin mütalaasını sundu. Başsavcılık, tüm sanıklar için “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan, vefat edenlerin ve yaralanan mağdurların sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ayrı ayrı cezalandırılmalarını; sanıklar hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinin ise ayrı ayrı devamını talep etti.

İsias davasında kamu görevlileri “görevi bilinçli şekilde ihmal” suçlamasıyla dördüncü kez hakim karşısına çıkacak.

RUŞEN YÜCESOYLU KARAKAYA: KARAR NE OLURSA OLSUN BU MÜCADELE BİTMEYECEK

Medyascope’a konuşan, depremde kızı Selin Karakaya’yı kaybeden Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, duruşma öncesi Medyascope’a yaptığı değerlendirmede, davanın yalnızca bir ceza yargılaması olmadığını vurguladı.

Karakaya, savcılık mütalaasıyla gelinen aşamanın “adaletin nasıl tanımlanacağına dair hayati bir eşik” olduğunu belirterek, bilimsel raporlar ve dosyadaki açık gerçeklere rağmen olayın “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesinin, felaketin gerçek nedenlerini perdelediğini ifade etti.

Karakaya, bu davanın ihmallerin ötesinde, bilinen risklere rağmen alınmayan kararların ve bilerek sürdürülen usulsüzlüklerin sonucu olduğunu vurgulayarak, “Verilecek karar hem kaybettiğimiz canlar hem de toplumun adalet duygusu açısından tarihi bir sorumluluk taşıyor. Karar ne olursa olsun bu mücadele bitmeyecek. Gerçek hukuki nitelendirme yapılana, sorumlular hak ettikleri cezaları alana ve bu dava yapı güvenliği açısından emsal bir karara dönüşene kadar durmayacağız. Şampiyon Meleklerimize verilmiş bir sözümüz var; olası kast gerçeği kabul edilene kadar susmayacağız” dedi.

HASAN ESENDAĞLI: MÜTALAA HAYAL KIRIKLIĞI

Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı ise 19 Ocak Pazartesi günü yapılacak duruşmanın önemine dikkat çekti.

Esendağlı, savcılığın esasa ilişkin mütalaasında sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme” suçundan mahkûmiyet talep edildiğini ancak bunun aileler açısından tatmin edici olmadığını söyledi. Önceki duruşmalarda ortaya konan delillerin, sanıkların binadaki yapısal sorunları bildiklerini ve buna rağmen iskân ruhsatı verildiğini gösterdiğini belirten Esendağlı, bu nedenle mütalaanın hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.

Esendağlı ayrıca, otel sahipleri ve fenni mesuller hakkında verilen kararların temyiz sürecinin Yargıtay’da devam ettiğini hatırlatarak, dosyalar arasında fiili ve hukuki örtüşme bulunduğunu, bu nedenle davaların birleştirilmesi yönündeki taleplerinin haklılığının giderek daha net görüldüğünü dile getirdi. Mevcut aşamada davanın karar duruşmasına yaklaşmış olabileceğini belirten Esendağlı, pazartesi günü çıkacak kararın ardından hukuki pozisyonlarını yeniden belirleyeceklerini söyledi.

Şampiyon Meleklerin ve turizm rehberlerinin ailelerinin yanı sıra milletvekilleri ve siyasi temsilcilerin de duruşmayı takip etmek üzere 19 Ocak Pazartesi günü Adıyaman’da olması bekleniyor

Continue Reading

GÜNDEM

Rum basını: Larnaka ve Limasol sahillerinde mülkiyet yabancıların eline geçiyor

Published

on

Güney Kıbrıs’ta Larnaka ve Limasol sahil kesimlerinin büyük bölümünün, üçüncü ülke vatandaşlarının kontrolüne geçtiği; yasa dışı emlakçılık faaliyetleriyle arazi, arsa ve çok sayıda binanın el değiştirdiği bildirildi.

  • Larnaka ve Limasol sahil şeridinin büyük bölümü yabancıların eline geçti

Larnaka ve Limasol sahil kesimlerinin büyük bölümünün, üstü örtülü şekilde emlak şirketlerini de yöneten üçüncü ülke vatandaşlarının eline geçtiği ve yurt dışında masa altından satış anlaşmalarının yapıldığı yasa dışı emlakçılığın da yoğun olduğu haber verildi.

Fileleftheros Güney Kıbrıs’ta gayrimenkul satışıyla uğraşan yabancı uyrukluların yerli iş adamlarından yardım aldığını, bazı yabancıların da çeşitli projelerin vb yöneticisi kisvesi altında kaymakamlıklara giderek gayrimenkul satış işlemlerini yapmakta olduğunu yazdı.

Habere göre AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu Rum Meclisi içişleri Komitesi’nde yaptığı konuşmada, Larnaka sahil kesiminin batısında büyük araziler satıldığına dikkat çekti. Komite Başkanı Aristos Damianu Larnaka sahilinde, Dikelya’ya kadar, daha önce rafineri bulunan büyük ölçekteki arazinin, Limasol’da da Lady’s Mile’e doğru sahil bölgesinin el değiştirdiğini açıkladı.

Anılan bölgelerde yabancı uyrukluların yalnız arazi ve arsa değil hastaneden otele kadar birçok binayı satın aldığı bilgisi de verilen haberde, işletme satın alımlarının şehir içine kadar yayıldığına dikkat çekildi.

Continue Reading