Connect with us

GÜNDEM

İletişim Eğitim Programı başladı

Published

on

Dışişleri Bakanlığı ile TC Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın ortak düzenlediği ve iki gün sürecek olan “İletişim Eğitim Programı” başladı.

Dışişleri Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın birlikte düzenlediği “İletişim Eğitim Programı”, Dışişleri Bakanlığı Uğur Umar Konferans Salonu’nda yapılıyor.

İki gün sürecek hizmet içi eğitim programı, bugün saat 10.00’da başladı.

Eğitim programının açılışında Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanı Doç. Dr. Bora Bayraktar, birer konuşma yaptı.

 

Eğitim programında, “Kamu Diplomasisi”, “Kriz Anlarında İçerik Yönetimi”, “Yapay Zeka” “Sosyal Medyanın Doğru Kullanımı ve Dezenformasyonla Mücadele” ve “Kurumsal İletişim” konu başlıkları yer alıyor.

Eğitim programının temel amacının; dış politika üretiminde iletişimin stratejik rolünü güçlendirmek, kamu diplomasisinin araçlarını etkin şekilde kullanabilen dezenformasyonla mücadele konusunda yetkin, kriz anlarında doğru ve zamanında iletişim stratejileri geliştirebilen bir diplomasi kurumsallığına katkı sağlamak olduğu vurgulandı.

ERTUĞRULOĞLU

İletişim Eğitim Programı’nın açılışında konuşan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bugünün önemli ve farklı bir gün olduğunu belirtti.

Eğitimin verildiği salonda çoğu zaman toplantılar ve konuşmalar yapıldığını belirten Ertuğruloğlu, “İlk defa bu salonun tıklım tıklım olduğunu gördüm. Son derece mutluyum.” dedi.

Ertuğruloğlu, hizmet içi eğitimin gerçekleşmesini Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı iletişim Başkanlığı’ndan aylar önce kendisinin talep ettiğini belirterek, eğitimin önemine değindi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyet Yerleşkesi açılışında yaptığı konuşma metninin sürekli cebinde olduğunu belirten Ertuğruloğlu, Erdoğan’ın konuşmasındaki “İsimlerimiz farklı olsa bile, konu Kıbrıs davası olunca, soyadımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir” sözlerine değindi.

 

Kıbrıs Türk halkının yıllarca dünyadan soyutlanıp, kendi içine kapanmış olarak yaşamaya zorlandığını ifade eden Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türk halkı, tüm bu süreçler boyunca Anavatan Türkiye’den her zaman yardım talep etmiş ve her yardım talebi de cevap bulmuştur. Anavatan her türlü bedeli ödemeyi göze alarak, gerekirse bütün dünyayı karşısına alarak Kıbrıs Türkünü yalnız bırakmamış ve mücadelesinde bir bütün olarak, bu haklı davayı ileri götürmek için beraber mücadeleler vermişizdir. Bugün de aynı şey geçerlidir.” şeklinde konuştu.

“Bizim de üzerimize düşen görevleri, sorumlulukları yerine getirme mecburiyetimiz var.” diyen Ertuğruloğlu, yan gelip yatma diye bir lükslerinin olmadığını kaydetti.

“Bir BRT neden TRT olmasın, Türk Ajansı Kıbrıs neden Anadolu Ajansı olmasın.” şeklinde konuşan Ertuğruloğlu, iletişimin bu kadar önemli olduğu ve dezenformasyonun bu kadar tehlike arz ettiği dünyada çok daha etkin iletişim unsurlarını öğrenip, bunları uygulama noktasına gelmeleri gerektiğinin şart olduğunu ifade etti.

Ertuğruloğlu,  “Gündemi, Rum basınının yaratıp Türk basınının da bunu tekrarladığı bir basın olmaktan çıkmamız gerekir. Niye gündemi Kıbrıs Türk basını yaratmasın? Ama dezenformasyonla değil gerçeklerle…” ifadelerini kullandı.

Her yönüyle son derece haklı bir ulusal davanın savunucusu olduklarını belirten Ertuğruloğlu,  “Kendi içimizde de bazı unsurlar var. Bizi, haklı davayı savunmaktan dolayı utanma durumuna getirmeye çalışıyorlar. Sanki bir suç işliyoruz. Bu oyuna asla gelinmemesi gerekir.” dedi.

Anavatan Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk halkına güvendiğini kaydeden Ertuğruloğlu, bir bütün olduklarını dile getirdi.

“Bugün ülkede siyaset yapacağım diyerek iki devletli politikayı ‘çözümsüzlüğün kendisidir’ diye lanse eden siyasilerimiz var. İki devletli politikayı savunmanın çözümsüzlüğü savunmak olduğunu söyleyebilecek kadar Kıbrıs konusundan bir haber ve başka bir dünyada yaşayan arkadaşlarımız var.” ifadelerini kullanan Ertuğruloğlu, bunun Kıbrıs konusunun ne olduğunu bilmediklerini gösterdiğini kaydetti.

Ertuğruloğlu, “Kıbrıs sorunu, Rum tarafının Kıbrıs Cumhuriyeti diye kabul edilmesidir. Başka bir sorun değil. Yaşadığımız bütün problemlerin nedeni ve temeli Rum tarafının Kıbrıs Cumhuriyeti diye kabul görmesidir. Bu gerçek ortada dururken, iki devletli politikayı savunmanın çözümsüzlüğü gündeme getirdiğini nasıl söyleyebilirsin?” diye konuştu.

Kıbrıslı Rumların Kıbrıs sorunu tanımlamasına değinen Ertuğruloğlu, eleştirilerde bulundu.

Çözümün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, “Dünya Rum’u bu şekilde şımarttığı sürece, Rum tarafı bizim de faydalanacağımız bir ortamı neden kabul etsin. Bütün avantajları kendi başına kullanırken, üzerimizde ambargoları uygularken ve Türkiye’yi işgalci bir ülke diye suçlarken… ” şeklinde konuştu.

 

BAŞÇERİ

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri de, sözlerine, Berlin Büyükelçiliği’nde müsteşar olarak görev yaptığı bir dönemde okuduğu bir makaleye değinerek başladı.

Seyahatin Berlin’den Ankara’ya 14 gün olduğu 1920’lerden, bilginin Berlin’den Ankara’ya üç ya da beş saniyede geldiği bir çağda olduklarını kaydeden Başçeri, “Böylesine hızlı bir dönüşümü yaşadık ve şimdi buna adapte olmaya çalışıyoruz.” dedi.

İran ile İsrail arasında hava savaşının yaşandığına değinen Başçeri, her iki taraftan farklı farklı açıklamaların geldiğini, “hangisinin doğru, hangisinin yanlış” olduğunu ayırt etmekte zorlandığını belirtti.

“Yaptığımız işin doğruluğunu, doğru bir şekilde kamuoyuna aktarılması farklı bir boyuta geliyor. Bir Algoritma üzerinden, milyonlarca paylaşımın nasıl değerlendirildiğine bakılmaksızın, ortaya konan bazı düşünceler, fikirler sanki hepimiz bunun doğruluğuna inanıp ona göre de üretilen algılar üzerinden bir düşünce silsilesi geliştirmeye çalışıyoruz.” diyen Başçeri, kendileri için en tehlikeli olanın bunu doğru kabul edip üstüne de siyaset kurma gayreti olduğunu dile getirdi.

Hizmet içi eğitim programını önemli ve faydalı bulduğunu dile getiren Başçeri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın edinmiş olduğu tecrübenin ve bilgi birikiminin KKTC’deki bu alanda faaliyet gösterenlere aktarılmasının yararlı olacağını vurguladı.

Başçeri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın personel böylesine bir eğitim programını planladıkları için ve Dışişleri Bakanlığı kapılarını bu eğitim programına açmasından dolayı Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’na teşekkür etti.

 

BAYRAKTAR

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanı Doç. Dr. Bora Bayraktar da, gününüzde kamu diplomasisi ve kurumsal iletişim kavramlarının daha önce hiç olmadığı kadar önem kazandığını gördüklerini kaydetti.

Bayraktar, bu bağlamda kamu çalışanlarının, kamu diplomasisi ve kamusal iletişim konularında gerekli bilince sahip olmalarının önem kazandığına değindi.

İletişim Eğitim Programı’na değinen Bayraktar, dezenformasyonu önemli bir silah olarak kullanan sosyal medyanın, diplomasi ve habercilik ekseninde bilinçli olarak ele alınması gereken bir husus olduğunu kaydetti.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

ERCAN HAVALİMANI’NDAKİ TRAFİK SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÖNEMLİ KARARLAR ALINDI

Published

on

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Enver Öztürk, Ercan Havalimanı’ndaki trafik karmaşasının giderilmesi amacıyla önemli kararlar alındığını belirtti. Öztürk, alınan kararların yaz yoğunluğu başlamadan uygulamaya konabilmesi için tüm paydaşların konuya yapıcı bir şekilde yaklaşmalarının önemli olduğunu kaydetti.

 

Ercan Havalimanı’nda Gelen Yolcu Terminali’nin çıkışında yaşanan trafik sorununun giderilmesi amacıyla bugün Ercan Havalimanı’nda bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya, Müsteşar Öztürk’ün yanı sıra Değirmenlik-Akıncılar Belediye Başkanı Ali Karavezirler, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Bakanlık Müdürü Mustafa Ambar, Plan ve Proje Müdürü Ayşe Tosunoğlu, Karayolları Dairesi Müdürü Kazım Kafaoğlu, Planlama ve İnşaat Dairesi Müdürü Oğuz Akçay, Ercan Güvenlik Amiri Polis Müdürü Erkan Demirdağ, T&T Airport Teknik İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Naci Işık ve diğer yetkililer katıldı.

 

VATANDAŞA HİZMET, TURİSTE İYİ BİR İLK İZLENİM

 

Müstaşar Öztürk, toplantının temel amacının Gelen Yolcu Terminali önündeki trafiği rahatlatmak olduğunu; bakanlık, belediye ve işletme olarak vatandaşa hizmet, ülkemize gelen turiste de iyi bir ilk izlenim bırakmak istediklerini söyledi.

Öztürk, bu amaçla yeni bir proje yapıldığını, tüm trafiğin otopark üzerinden dönmesinin amaçlandığını, bunu en önemli kısmının da yakınını almaya gelen vatandaş için makul bir ücret belirlemek olduğunu ifade etti.

Öztürk, yapılacak düzenleme ile otobüs, minibüs, vito ve diğer ticari araçların otoparkta tutulacağını, araçların havalimanından çıkarken Gelen Yolcu Terminali önünden değil, otoparkın doğu kısımdaki kapıdan geçeceklerini belirtti.

 

TRAMİNAL ÇIKIŞINDA TAKSİ SAYISI İHTİYACA GÖRE BELİRLENECEK

 

Yeni proje kapsamında, Gelen Yolcu Terminali çıkışında bekleyebilecek taksi sayısının ihtiyaca göre belirleneceğini kaydeden Öztürk, bunun dışında kalanların ise Değirmenlik Akıncılar Belediyesi’nin Havalimanı sınırları dışında oluşturacağı park yerinde tutulacağını, talep olması halinde de araçların telsiz ile Gelen Yolcu Terminali’ne çağrılabileceğini aktardı.

Öztürk, “Bunlara ek olarak Karayolları Dairesi, Planlama ve İnşaat Dairesi ve Değirmenlik Akıncılar Belediyesi trafik akışını yöneten ortak bir çalışmayla hangi araçların nereden girip nereden çıkacağını belirleyecek. Bütün bu uygulamalardan sonra trafik düzenlemesine aykırı hareket edenlere Belediye Zabıtaları gerekli işlemi uygulayacaktır” şeklinde konuştu.

 

Değirmenlik Akıncılar belediye Başkanı Karavezirler ise eski terminalde 4 milyon yolcuya sorunsuz bir şekilde hizmet verildiğini, oradaki trafik sirkülasyonunun yeni terminale uygulamasını amaçladıklarını ifade etti.

Continue Reading

GÜNDEM

“Şans oyunları sektörü, tamamlayıcı sektör olarak ele alınmalı”

Published

on

Şans oyunları sektörünün turizm ve ekonomideki yeri, panelde anlatıldı. Sektöre emek verenler, şans oyunları sektörünün artık bilimsel olarak bu kadar istihdam ve gelir yaratan tamamlayıcı sektör olarak ele alınması gerektiğini vurguladı

Ülkemizde ilk defa şans oyunları sektörünün turizm ve ekonomideki yeri Akdeniz Karpaz Üniversitesi’nde geçtiğimiz gün düzenlenen panelde tartışıldı.

Şans oyunları sektörünün turizm ve ekonomiye sağladığı katkının tartışıldığı panelde verilen rakamlarla katkının boyutu ortaya konulurken, panel sonrasında sektör temsilcileri akademisyenlerin sorularını yanıtlayarak sektörle ilgili ayrıntılar verildi.

Doç. Dr. Nimet Harmancı’nın destinasyon marka etkisi üzerine şans oyunlarının potansiyeli hakkında değerlendirmede bulunarak önerilerde bulundu.

Casino İşletmecileri Birliği Genel sekreteri Ayhan Sarıçiçek, “Kuzey Kıbrıs’ta şans oyunları sektörünün geçmişi ve günümüz”, Casino İşletmecileri Birliği yönetim kurulu üyesi Gürdal Büyükgüngör “casino operasyonlarının ve yaratığı devasa istihdamın Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’ne etkilerini anlattı.

Merit Park Casino ve Otel Koordinatörü Selen Günay’ın casino ve otel işletmeciliğin Kuzey Kıbrıs’taki başarısının en önemli anahtarlarından biri olan CRM ve misafir memnuniyeti üzerine konuşurken Merit Otelleri Dijital Pazarlama Direktörü Aziz Korkmaz da “şans oyunları sektöründe sanal bahis ve tehlikeleri üzerine” bir konuşma gerçekleştirdi.

Moderatörlüğünü Akdeniz Karpaz Üniversitesi rektör vekili Prof. Dr. İsmet Esenyel’in gerçekleştirdiği panelde konuşmacılar, şans oyunları sektörünün yaptığı çalışmalar; turizm ve ekonomiye katkılarını rakamlar ve verdikleri örnekler üzerinden aktardı.

Panelde şans oyunları sektörünün artık akademik ve bilimsel olarak rasyonel bir şekilde bu kadar istihdam ve gelir yaratan tamamlayıcı sektör olarak ele alınması gerektiği bildirildi.

Ülkemizde ilk defa şans oyunlarıyla ilgili bir üniversitede çalışma düzenlendiğini ifade eden Akdeniz Karpaz Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. İsmet Esenyel, sektör temsilcileriyle akademisyenlerin görüş ve önerileriyle KKTC yönetiminin sektöre sahip çıkmasının sağlanabilmesini ümit ettiğini kaydetti.

Ortadoğu’daki savaşla ilgili belirsizliğin sürdüğü dönemde Dubai ve çevre ülkelerdeki tatil rezervasyonlarının yüzde 85’inin Güney Kıbrıs’ta da yüzde 50’lere varan iptallerin yaşandığına dikkat çeken Akdeniz Karpaz Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. İsmet Esenyel, böyle bir ortamda turizmin iyi planlanmasının bir şans olabileceğini kaydetti.

Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu

Published

on

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın üçüncü faiz kararını bugün Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası açıkladı. TCMB, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit bıraktı.

TCMB, mart ayında politika faizini yüzde 37’de sabit tutmuştu.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan 37 ekonomist, nisan ayında TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyordu.

Continue Reading