Connect with us

GÜNDEM

Hakan Fidan: Kıbrıs’ta güç paylaşımı arayışı netice getirmiyor

Published

on

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Kıbrıs’ta güç paylaşımı arayışı netice getirmiyor” açıklamasını yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı A Haber yayınında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Bakan Fidan, Türkiye’nin siyasi politikası hakkında bilinmeyenleri anlattı. Türkiye ve Dünya siyaseti hakkında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ”Yoğun bir dış politika gündemi var. Biz de ülkemiz milletimiz adına gücümüz yettiğince bu gündeme yetişmeye çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.

“KIBRIS’TA GÜÇ PAYLAŞIMI ARAYIŞI NETİCE GETİRMİYOR”

Yunanistan-Türkiye ilişkileri hakkında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ”Çözüme nasıl kavuşuruz onun arayışı içindeyiz. Ege’de çok sorunumuz var. Tek bir sorunumuz yok. Özellikle adaların silahsız olan adaların silahlandırılması, saha sınırı, hava sahası gibi problemlerimiz var. Kıbrıs’ta güç paylaşımı arayışı netice getirmiyor” şeklinde konuştu.

Fidan, “AB’ye konuyu doğru anlatmak gerekiyor. AB’nin yanlış anladığı karar neticesinde Kıbrıs meselesi birden bire AB’de sorun haline geldi. Tanınma ile tanınmamayı bir tarafa bırakalım, adadaki gerçeklere bakalım. Herkes şunu kabul ediliyor; adadaki gerçek, iki toplumun birbirinden ayrı yaşaması, artık her iki toplum da kendi yolunu kendi çizmiş, kendi göbeğini kendi kesmiş ve yoluna devam ediyor. Bunların tekrar zoraki bir şekilde, bir formül altında birleştirip güç paylaşımı içerisine sokulması arayışı netice verecek bir arayış değil” ifadelerini kullandı.

Hakan Fidan, “Kıbrıslı Türklerin adadaki çözümsüzlüğe cevabı kendi devletini kurmak oldu, biz de anavatan olarak hemen tanıdık. Uluslararası izolasyon, ambargo olduğu gibi devam ediyor. Kıbrıslı Türkler yok sayılmaya devam ediyor. Bu çok mu önemli? Türkiye Cumhuriyeti var olduğu sürece, yavru vatana sahip çıkmaya devam ettiği sürece bu yönetilebilir bir konu. Kıbrıs aslında muhteşem bir yer. Mevcut sorun çözüldüğü zaman her iki tarafında da inanılmaz derece istifade edeceği, refahın birden on misli artabilecek bir yer” dedi.

“Güvenliğe ilişkin denge değiştirici hareketleri çok yakından takip ediyoruz” ifadelerini de kullanan Fidan, 1974’ten sonra yeni askeri hareketliliğe gerek olmadığını ancak her türlü senaryoya hazır olduklarını da dile getirdi.

ABD İLE İLİŞKİLER

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri ilişkileri hakkında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ”Öncelikle bizim milli politikamız hür ve bağımsız seçimlerle kim başkan seçiliyorsa saygı duyarız. Cumhurbaşkanımızın Trump ile çok iyi ilişkileri var. ABD’ye yüklememiz gereken konular var. Sorunları yönetmeye hep beraber gayret edeceğiz. Trump yönetimi dış politikada ne yapacak? Bu küresel dünyanın merak ettiği bir konu. Avrupa ve Asya’daki faktörler buna göre pozisyon almaya çalışıyor. Bizim de ilgili birimlerimiz bir araya gelerek süper güçlerin duruma göre senaryoları oluşturuyor. Amerika Türk ilişkilerinin doğası problemlidir. Bizim ABD ile bir numaralı problemimiz terör sorunudur. Bir PYD/PKK ve iki FETÖ’dür. Bizim için direk tehdit ortadan kalkana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. ABD terörle mücadele konusunda son 1 yılda açıktan tartışmaları başlatmıştı. YPG konusunda toplantılarımız oldu. Onlar da biliyorlar ki Türkiye dışında başka bir aktörle masaya oturmanın izahı yok. Bölgedeki diğer güçler bizim ciddiyetimizi anladı” dedi.

“CUMHURİYETÇİLERİN İKTİDARINDA OLUMSUZ GELİŞMELER OLACAĞINI VAR SAYIYORUZ”

İsrail ABD ilişkileri hakkında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ”İsrail yanlısı bir durum sürpriz değil. ABD’nin iç politikasında İsrail’e destek vermek şart hale gelmiş durumda. Demokratların iktidar olduğu dönemde biz açıktan soykırımın işlendiğine şahit olduk. Biz Cumhuriyetçilerin iktidarında olumsuz gelişmelerin yaşanacağını var sayıyoruz. Savaş meselesini sadece Ukrayna’da aklına getirip Filistin meselesinde unutursa ciddi zararları olur. Trump sözünü arkasında durmalı” açıklamasında bulundu.

“İSRAİL’İN BEDEL ÖDEMESİ GEREKİYOR”

Orta Doğu hakkında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ”Orta Doğu’da bazı ülkelerde problem olabilir. Daha büyük savaşlar da çıkabilir. İsrail’in bedel ödemesi gerekiyor” dedi.

“RUSYA BİRAZ MESAFELİ”

Suriye-Türkiye ilişkileri hakkında Rusya’nın duruşunu anlatan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ”Eğer Şam yönetimi belli kritik konularda adım atması durumunda Rus yönetiminin bir engeli olacağını sanmıyorum. Şam yönetiminin adım atmaması durumunda da bir tepki göstereceğini düşünmüyorum. Rusya biraz mesafeli” ifadesinde bulundu.

ERDOĞAN-ESAD GÖRÜŞMESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Suriye lideri Esad’ın görüşme çalışmaları hakkında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ”Cumhurbaşkanımızın kamuya açık bir şekilde irade beyanını en üst düzeyde yaptığı için demokratik bir ülkenin liderinin bu türden bir açıklama yapması çok kıymetlidir. Bir de aslında bu bi oyuncu değiştirici hamle oldu. Beklenmedik bir anda Cumhurbaşkanımız şunu söyledi Ya ben adamlarıma izin verdim yıllardır sizinkilerle görüşüyorlar, İşte İranlıyla görüştürüyorsunuz Rus’la görüştürüyoruz istihbaratçı görüşüyor, asker görüşüyor diplomat görüşüyor o yapıyor, bu yapıyor. Bu süreçlere değer verir. Ama sonuçta ne çıkıyor ortaya, bir konu çıkmıyor. O zaman irade sahipleri kimse oturalım konuşalım. Astana sürecine Cumhurbaşkanımız ile Putin beraber öncülük etti. İran, Türkiye, Rusya üç lider oturdu. Bir süreç başlattı. Biz de yıllarca altını doldurmaya çalıştık. Geldiğimiz noktada Suriye’de iç savaş oldu. Trajedi bir miktar azaldı. Daha ileri bir çözüm için gerekli adımların atılmadığını görüyoruz. Suriye Rejimi’nin 10 milyon Suriyeliyi getirmek konusunda bir tercih yapmalı” açıklamasında bulundu.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Ormanlık alanlarda ateş yakmak yasaklandı: 31 Ekim’e kadar geçerli

Published

on

Polis Basın Subaylığı, 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında temizlik amaçlı dahil ateş yakmanın yasak olduğunu hatırlatarak, orman yangını riskine karşı vatandaşları uyarıp kurallara uyulmasını istedi.

Polis basın subaylığından yapılan açıklamada, 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında temizlik amaçlı olsa bile ateş yakmanın yasak olduğu belirtildi. Açıklamada, ateş yakmaya müsait olmayan alanlarda kontrol dışına çıkabilecek ateşin yangına neden olabileceği hatırlatılarak, yasal kurallara uyulması gerektiği ifade edildi.

Yetkili makamlar, belirlenen ateşli piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlarda ateş yakmanın veya mangal yapmanın yasak olduğunu kaydetti. Ayrıca mangal yapılacak alanlarda kolay yanıcı maddelerin bulunmaması gerektiği, mangal kömürlerinin ise tamamen söndürülmeden bırakılmaması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, sigara izmaritleri ve mangal kömürlerinin tamamen söndüğünden emin olunmadan yol kenarlarına, ormanlık alanlara, diğer arazilere, çöp bidonlarına veya yanıcı maddeler üzerine atılmaması gerektiği ifade edildi.

Vatandaşlara, duman veya ateş belirtisi görülmesi halinde 199 İtfaiye İhbar Hattı, 177 Orman Yangını İhbar Hattı veya 155 Polis İmdat Hattı’na derhal bilgi verilmesi çağrısında bulunuldu.

Continue Reading

GÜNDEM

Öztürkler “AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi”

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Avrupa Birliği’nin (AB) çözüm çağrısı yaparken Türk tarafıyla görüşmekten kaçınmasının açık bir çelişki olduğunu vurguladı.

“AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi. Anlaşma isteyen biri bu kadar silaha para yatırmaz” diye konuşan Öztürkler, “Güney Kıbrıs’a gelip racon kesiyorlar. Biri size vurursa yanındayız diyorlar. Peki Rusya Ukrayna’ya vurduğunda Fransa veya Avrupa ne yaptı?” dedi.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Öztürkler, BRT’de yayınlanan Manşet Artı programında Aziz Kararaziz’in sorularını yanıtlayarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

KKTC’nin dört bir yanında dalgalanan bayrakların egemenliğin simgesi olduğunu hatırlatan Öztürkler, F-16 savaş uçaklarının Lefkoşa semalarında kartal gibi süzülerek sınırları koruduğunu, bu görüntünün halkı gururlandırdığını ve adanın kuzeyinin gerçek sahiplerini ortaya koyduğunu belirtti.

Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştirerek, bölgede gerilimi artıran adımlar atıldığını, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in bu adımlarla sorgulanır hale geldiğini kaydeden Öztürkler, Kıbrıs Rum yönetiminin Yunanistan ve İsrail’den aldığı tankların ise halkına huzur değil, tedirginlik getirdiğini ifade etti.

Adada, Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak iki devletin varlığının açık olduğunu ve Kıbrıslı Rum lider Hristodulidis’in “göz göre göre yalan söylediğini” vurgulayan Öztürkler, KKTC’nin müzakere sürecini desteklediğini ancak, temelinde adada iki devletin varlığının kabul edilmesi ve haksız izolasyonların kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Kıbrıs Rum tarafının KKTC’ye ait değerleri AB’ye kendi malı gibi göstermesini ve Kıbrıs’ta işgal varmış gibi sunmasını sert sözlerle eleştiren Öztürkler, bu yaklaşımın halkın iradesini yok saydığını ve çözüm sürecini baltaladığını söyledi.

-“Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı anlaşmaları KKTC sınırına kadar geçerli”

Türk askeri karşısında silahlanma girişimlerinin berhava olacağını, girişimlerin savunma için gereksiz; taarruz için ise çılgınlık olduğunu dile getiren Öztürkler, Kıbrıs Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında yaptığı tek yanlı anlaşmaların KKTC sınırına kadar geçerli olduğunu, Türk toprağı üzerinde herhangi bir saldırı girişiminin halkın iradesinden döneceğini vurguladı.

Fransa ile yapılan askeri anlaşmalara da tepki gösteren Öztürkler, Kıbrıs’ta güvenliği Fransız askerlerinin değil, anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün sağladığını söyledi. Avrupa ülkeleri ve İsrail’in politikalarını “sömürgeci” olarak nitelendiren Öztürkler, silahlanma yarışının, milli gelirleri sömürgeci Avrupa ve İsrail’e aktarmaktan başka bir şey olmadığını söyleyerek, “Silahlanma derdindeler, ancak dış güçlerin adada hâkimiyet kurma girişimleri sonuçsuz kalacaktır.” vurgusu yaptı.

Fransa ve İsrail’in geçmişine atıfta bulunan ve Türkiye’nin tarihsel rolünü hatırlatan Öztürkler, Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis hakkında, “Kendini aşan, boyundan büyük işlerle uğraşmaya devam ediyor. Sonu iyi olmayacaktır, günü geldiğinde egemenliğini satan, milli gelirlerini silahlanmaya harcayan bir lider olarak anılacak” dedi.

-“Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz”

Öztürkler, Fransa’nın askeri varlığının dengeleri değiştiremeyeceğini dile getirerek, “İstedikleri kadar anlaşma yapsınlar, bu gerçek değişmeyecek. Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz.” dedi.

Güney’de ELAM’ın üçüncü parti konumuna yükselmesinin, Kıbrıs Rum tarafında radikal milliyetçiliğin ve Türk karşıtı söylemlerin güç kazandığını gösterdiğini belirten Öztürkler, bu eğilimin çözüm iradesini zayıflattığını ve adada kutuplaşmayı artırdığını kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, öğrencilerden öğretmenlere, sivil toplum örgütlerinden gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin fikirlerini paylaşmak üzere Meclis’in kapılarını aralamasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti.

Meclis’in yalnızca kararların alındığı bir kurum olmadığını belirten Öztürkler, toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelerek ortak değerler etrafında buluştuğu ve düşüncelerini özgürce ifade ettiği canlı bir mekan olması gerektiğini ifade etti.

Bu yaklaşımın siyaseti daha yakından tanıma fırsatı sunduğunu, aynı zamanda demokratik kültürü ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini vurgulayan Öztürkler, Katılımcıların katkısıyla Meclis’in ruhunun zenginleştiğini dile getirdi. Öztürkler, hep birlikte ortak değerleri yaşatmaya ve geleceği daha güçlü kılmaya devam edeceklerini söyledi.

Continue Reading

GÜNDEM

Rum Merkezi Cezaevine drone ile cep telefonu göndermeye çalışan şüpheli tutuklandı

Published

on

Kıbrıs Rum Merkezi Cezaevine geçen pazartesi günü drone ile cep telefonu ve şarj cihazı göndermeye çalışan şüpheli şahsın tutuklandığı belirtildi.

Fileleftheros gazetesi, polisin araştırmaları neticesinde, olayla ilgili şüpheli görülen, Lefkoşa’nın güneyinde ikamet eden bir Kıbrıslı Rum’un tutuklandığını yazdı.

Şüphelinin henüz sorgulanmadığını yazan gazete, şüphelinin mahkemeye yarın çıkarılacağını belirtti.
Merkezi Cezaevi üzerinde uçan droneun, anti drone sistemi ile tespit edildiğini anımsatan gazete, drone ile cezaevindeki koğuşların bulunduğu bahçeye 3 adet cep telefonu ile 3 adet şarj cihazı atıldığını da belirtti.

Continue Reading