Connect with us

GÜNDEM

Gök bilimciler evrenin ilk dönemlerinde oluşan ve en hızlı “beslenen” kara deliği keşfetti

Published

on

ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile Chandra X-ışını Gözlemevi verilerini inceleyen gök bilimciler, “Büyük Patlama”dan 1,5 milyar yıl sonrasına tarihlenen ve bir galaksinin merkezindeki, kuramsal limitin 40 katı madde tüketen süper kütleli kara delik keşfetti.

Science Daily dergisinin haberine göre, LID-568 adı verilen kara deliği, Uluslararası Gemini Gözlemevi ile ABD Ulusal Bilim Vakfı (NSF) NOIRLab gök bilimcilerinden Hyewon Suh liderliğindeki ekip tespit etti.

Gök bilimciler, kısa ömürlü LID-568’in, Büyük Patlama’dan sadece 1,5 milyar yıl sonrasında, teorik sınırın 40 katından fazla, olağanüstü bir oranda madde tükettiğini buldu.

Araştırmada, LID-568’in “şöleninin” süper kütleli kara deliklerin evrenin ilk dönemlerinde nasıl oluştuğuna dair ipuçları sağladığı belirtildi.

– Chandra’dan gelen X-ışını ve JWST’nin kızılötesi verileri incelendi

Ekip, Chandra X-ışını Gözlemevi’nin 4 bin 16 X-ışını kaynağını incelediği araştırmadan elde edilen bir gök adayı detaylı araştırabilmek için JWST verilerini kullandı.

Çok parlak X-ışını yayan söz konusu gök adanın zayıf kızılötesi ışıkları, JWST’nin hassas kızılötesi spektrometresi (NIRSpec) tarafından yakalandı.

NIRSpec verilerini inceleyen ekip, merkezdeki kara deliğin çevresinde çok yüksek parlaklık ve beklenmedik güçlü gaz çıkışları keşfetti.

– LID-568, öngörülen sınırın 40 katı madde yutuyor

Bu çıkışların hızı ve boyutu, ekibin, LID-568’in kütlesel büyümesinin tek bir hızlı birikim döneminde meydana gelmiş olabileceği sonucunu çıkarmasına yol açtı.

Suh ve ekibi, parlaklık seviyesinden hareketle, LID-568’in, “Eddington Limiti” denilen ve bir kara deliğin maksimum parlaklığının yanı sıra kara deliğin yutabileceği en fazla madde ile sıcaklığın oluşturduğu dışarı doğru basıncın dengede kaldığı kütle sınırını gösteren limitin 40 katı bir oranda maddeyle beslendiğini keşfetti.

Bu sonuçlar, şimdiye kadar gözlemsel doğrulaması olmayan, süper kütleli kara deliklerin, evrenin ilk yıldızlarının ölümü (hafif tohumlar) veya gaz bulutlarının içeri doğru çökmesiyle (ağır tohumlar) meydana gelen küçük kara delik “tohumlarından” oluştuğuna dair kuramlara yeni görüşler sağladı.

Suh, “Süper Eddington birikimli bir kara deliğin keşfi, kara deliğin ‘hafif veya ağır tohumdan’ kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılmaksızın, kütle büyümesinin önemli bir kısmının tek bir hızlı beslenme dönemi sırasında meydana gelebileceğini gösteriyor” ifadesini kullandı.

– Kara delikten yayılan güçlü gaz çıkışları tahliye vanası görevi görüyor

Araştırmanın ortak yazarlarından Julia Scharwachter, “Bu olağanüstü durum, Eddington Limiti’nin üzerindeki hızlı beslenme mekanizmasının, evrenin bu kadar erken dönemlerinde neden bu çok ağır kara delikleri gördüğümüzün olası açıklamalarından biri olduğunu gösteriyor.” dedi.

Gök bilimciler, söz konusu keşifle, Eddington Limiti’nin aşılabileceğini ve LID-568’de gözlemlenen güçlü gaz çıkışlarının, aşırı birikimin ürettiği yüksek enerji için bir tahliye vanası görevi görerek sistemin kararsız hale gelmesini önlediğini değerlendiriyor.

Araştırma “Nature Astronomy” dergisinde yayımlandı.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin: Bağdat’ta güçlü bir hükümetin kurulması stratejik zorunluluk

Published

on

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Tahran’da İranlı mevkidaşıyla yaptığı görüşmenin ardından, Irak’ta güçlü bir hükümetin hızlı şekilde kurulmasının bölgesel ve ekonomik sorunlarla mücadele açısından stratejik bir gereklilik olduğunu söyledi.

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, ülkesinde güçlü bir hükümetin bir an önce kurulmasının, bölgede ekonomik sorunlarla mücadele için stratejik bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Tesnim Haber Ajansı’na göre, resmi temasları kapsamında İran’ın başkenti Tahran’da bulunan Irak Dışişleri Bakanı Hüseyin, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile ikili görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Hüseyin, “Irak içinde ve bölgede ekonomik ve mali sorunlarla mücadele edebilmek için Bağdat’ta güçlü bir hükümetin hızlı biçimde kurulması stratejik bir zorunluluktur.” dedi.

Bağdat yönetiminin “bölgesel güvenliğin bölünmezliği” ilkesini savunduğunu dile getiren Hüseyin, “Her ülkenin istikrarının diğer komşu ülkelerin güvenliğinin teminatı olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede, ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi gereğini vurguluyoruz.” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi ise ABD’nin Irak’taki Ayn el-Esed Üssü’nü boşaltmasını değerlendirdi.

Erakçi, “ABD askeri güçlerinin Ayn el-Esed Üssü’nden çekilmesi ve Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonunun (UNAMI) görev süresinin sona ermesi, Irak’ta bağımsızlığın, istikrarın ve ulusal egemenliğin pekiştiğinin açık göstergeleridir.” dedi.

Ticaret hacminin arttırılması için iki ülkede çeşitli imkanların bulunduğuna işaret eden Erakçi, “Her yıl yaklaşık 7 milyon İranlı ve Iraklı iki ülkeyi turist ve ziyaretçi olarak ziyaret ediyor. Halklar arası temaslar oldukça yoğun. İki ülke arasındaki gidiş-gelişi ve iletişimi kolaylaştırmaya hazırız.” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

GÜNDEM

Adıyaman İsias Otel davasında kamu görevlileri yarın hakim karşısında: Bu mücadele bitmeyecek!

Published

on

6 Şubat depremlerinde 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel’in yıkılmasıyla ilgili kamu görevlileri hakkında açılan davada, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Karar duruşması yarın görülecek, aileler ve siyasi temsilciler duruşmayı takip edecek.

6 Şubat depremlerinde Adıyaman’daki Grand İsias Otel’in yıkılması sonucu, aralarında öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı.

Otelin ilk yapım tarihi olan 1993 yılında ruhsatına onay veren dönemin Adıyaman Belediyesi İmar Müdürü Yusuf Gül, 2001 yılındaki ikinci yapı ruhsatında imzası bulunan İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Yapı Kontrol Birimi’nde görevli daimi işçi Abdurrahman Karaaslan ve Ruhsat Büro’da görevli teknisyen Fazlı Karakuş hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açıldı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı esasa ilişkin mütalaasını sundu. Başsavcılık, tüm sanıklar için “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan, vefat edenlerin ve yaralanan mağdurların sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ayrı ayrı cezalandırılmalarını; sanıklar hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinin ise ayrı ayrı devamını talep etti.

İsias davasında kamu görevlileri “görevi bilinçli şekilde ihmal” suçlamasıyla dördüncü kez hakim karşısına çıkacak.

RUŞEN YÜCESOYLU KARAKAYA: KARAR NE OLURSA OLSUN BU MÜCADELE BİTMEYECEK

Medyascope’a konuşan, depremde kızı Selin Karakaya’yı kaybeden Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, duruşma öncesi Medyascope’a yaptığı değerlendirmede, davanın yalnızca bir ceza yargılaması olmadığını vurguladı.

Karakaya, savcılık mütalaasıyla gelinen aşamanın “adaletin nasıl tanımlanacağına dair hayati bir eşik” olduğunu belirterek, bilimsel raporlar ve dosyadaki açık gerçeklere rağmen olayın “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesinin, felaketin gerçek nedenlerini perdelediğini ifade etti.

Karakaya, bu davanın ihmallerin ötesinde, bilinen risklere rağmen alınmayan kararların ve bilerek sürdürülen usulsüzlüklerin sonucu olduğunu vurgulayarak, “Verilecek karar hem kaybettiğimiz canlar hem de toplumun adalet duygusu açısından tarihi bir sorumluluk taşıyor. Karar ne olursa olsun bu mücadele bitmeyecek. Gerçek hukuki nitelendirme yapılana, sorumlular hak ettikleri cezaları alana ve bu dava yapı güvenliği açısından emsal bir karara dönüşene kadar durmayacağız. Şampiyon Meleklerimize verilmiş bir sözümüz var; olası kast gerçeği kabul edilene kadar susmayacağız” dedi.

HASAN ESENDAĞLI: MÜTALAA HAYAL KIRIKLIĞI

Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı ise 19 Ocak Pazartesi günü yapılacak duruşmanın önemine dikkat çekti.

Esendağlı, savcılığın esasa ilişkin mütalaasında sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme” suçundan mahkûmiyet talep edildiğini ancak bunun aileler açısından tatmin edici olmadığını söyledi. Önceki duruşmalarda ortaya konan delillerin, sanıkların binadaki yapısal sorunları bildiklerini ve buna rağmen iskân ruhsatı verildiğini gösterdiğini belirten Esendağlı, bu nedenle mütalaanın hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.

Esendağlı ayrıca, otel sahipleri ve fenni mesuller hakkında verilen kararların temyiz sürecinin Yargıtay’da devam ettiğini hatırlatarak, dosyalar arasında fiili ve hukuki örtüşme bulunduğunu, bu nedenle davaların birleştirilmesi yönündeki taleplerinin haklılığının giderek daha net görüldüğünü dile getirdi. Mevcut aşamada davanın karar duruşmasına yaklaşmış olabileceğini belirten Esendağlı, pazartesi günü çıkacak kararın ardından hukuki pozisyonlarını yeniden belirleyeceklerini söyledi.

Şampiyon Meleklerin ve turizm rehberlerinin ailelerinin yanı sıra milletvekilleri ve siyasi temsilcilerin de duruşmayı takip etmek üzere 19 Ocak Pazartesi günü Adıyaman’da olması bekleniyor

Continue Reading

GÜNDEM

Rum basını: Larnaka ve Limasol sahillerinde mülkiyet yabancıların eline geçiyor

Published

on

Güney Kıbrıs’ta Larnaka ve Limasol sahil kesimlerinin büyük bölümünün, üçüncü ülke vatandaşlarının kontrolüne geçtiği; yasa dışı emlakçılık faaliyetleriyle arazi, arsa ve çok sayıda binanın el değiştirdiği bildirildi.

  • Larnaka ve Limasol sahil şeridinin büyük bölümü yabancıların eline geçti

Larnaka ve Limasol sahil kesimlerinin büyük bölümünün, üstü örtülü şekilde emlak şirketlerini de yöneten üçüncü ülke vatandaşlarının eline geçtiği ve yurt dışında masa altından satış anlaşmalarının yapıldığı yasa dışı emlakçılığın da yoğun olduğu haber verildi.

Fileleftheros Güney Kıbrıs’ta gayrimenkul satışıyla uğraşan yabancı uyrukluların yerli iş adamlarından yardım aldığını, bazı yabancıların da çeşitli projelerin vb yöneticisi kisvesi altında kaymakamlıklara giderek gayrimenkul satış işlemlerini yapmakta olduğunu yazdı.

Habere göre AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu Rum Meclisi içişleri Komitesi’nde yaptığı konuşmada, Larnaka sahil kesiminin batısında büyük araziler satıldığına dikkat çekti. Komite Başkanı Aristos Damianu Larnaka sahilinde, Dikelya’ya kadar, daha önce rafineri bulunan büyük ölçekteki arazinin, Limasol’da da Lady’s Mile’e doğru sahil bölgesinin el değiştirdiğini açıkladı.

Anılan bölgelerde yabancı uyrukluların yalnız arazi ve arsa değil hastaneden otele kadar birçok binayı satın aldığı bilgisi de verilen haberde, işletme satın alımlarının şehir içine kadar yayıldığına dikkat çekildi.

Continue Reading