GÜNDEM
Erhürman: ”Ölü bir zihniyet memleketi de ölüme sürüklüyor”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, hükümeti eleştirerek, mevcut hükümetin ülkeyi yönetme gibi bir derdi olmadığını, ülkenin sorunlarını çözmek yerine başka şeylerle ilgilendiğini savundu.
Erhürman, “Ölü bir zihniyet var, bu memleketin geleceği açısından. O zihniyetin yarattığı tahribat üzerine konuşmaya devam etmek zorunda kalıyoruz” dedi.
CTP Basın Bürosu’ndan verilen bilgiye göre Ada TV’de bir programa konuk olan Erhürman, gündeme ve Kıbrıs konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, soruları yanıtladı.
-Yabancı işçiler ve planlama eksikliği
Erhürman, özellikle yabancı işçiler konusunda yaşanan sorunların öngörülebileceğini vurgulayarak, yabancı işçiler konusunun bu hale geleceğinin önceden fark edilemediğine dikkat çekti.
Erhürman, “Ekonomik, sosyal, kültürel kalkınma planı dedik. Nüfusu bilelim, kim gelecek, hangi koşullarda gelecek, bunları planlayalım dedik. Bunlar planlanmadığı takdirde başımıza neler geleceği konusunda yeterli vurguyu yapmıştık ama bu konular karşımızdaki zihniyetin ilgi alanına girmedi” dedi.
Bu sorunların sinyallerinin önceden verildiğini belirten Erhürman, hükümetin buna karşı bir adım atmadığını ve şimdi sonuçlarıyla karşı karşıya kalındığını ifade etti.
-Eğitim ve sağlıkta kriz
Eğitim ve sağlık alanındaki sorunların da göz göre göre büyüdüğünü söyleyen Erhürman, “Ölü bir zihniyet var bu ülkenin geleceği açısından. O zihniyetin söyleyebileceği bir şey kalmadı. Gailesi de yok” dedi.
Kamu denetimi konusunda da eleştirilerde bulunan Erhürman, “Denetlemesi gereken kamu, tam tersine denetim dışına çıkarak kendisi de bu işlerin paydaşı haline geldiği görüntüsü veriyor” şeklinde konuştu.
-Narenciye krizi ve insan hakları ihlalleri
Erhürman, narenciye sektöründe yaşanan sorunlara da değinerek, “Narenciye yerlere döküldü. Ama bu iş için ülkeye insanlar getirildi. Neden insanlar hâlâ buralarda? Nasıl barındırılıyorlar? Hem çok ağır insan hakları ihlalleri yaşanıyor, hem de bu durum polise intikal etti” dedi.
Olayın polise yansımasıyla birlikte soruşturmanın devam edeceğini belirten Erhürman, ön izin sisteminin nasıl çalıştığını ve yabancı işçilerin bu süreçte hangi koşullarda barındırılması gerektiğini de anlattı.
Hükümetin son beş yılda yaşanan olayların sorumluluğunu almadığını ileri süren Erhürman, “Bu beş sene öyle bir beş sene ki…Çok tehlikeli bir gidiş olduğunu hep söyledik. ‘Planlayalım’ dedik, anlattık. Gözlerini kapattılar, duvara tosladılar” dedi.
Erhürman ayrıca, yabancılara mülk satışlarından eğitim ve sağlıkta yaşanan krizlere kadar birçok alanda “hükümetin” hiçbir şey yapmadığını savundu.
-KIB-TEK ve ekonomik sorunlar
Erhürman, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) ile ilgili yaşanan sorunlara da dikkat çekerek, “Bu zihniyet hiçbir zaman KIB-TEK’in özerkleştirilmesini savunmadı. Bu kadar yıldır KIB-TEK’te bu kadar büyük problemler yaşanmadı. Akaryakıtın geç gelmesi gibi bir problem hiç yaşanmadı” dedi.
Kamu kurumlarının zarar ettirildiğini ve var olan paranın israf edildiğini görüşünü dile getiren Erhürman, ülkenin en önemli gelir kaynaklarından biri olan KDV’nin de güneydeki ekonomiye kaptırıldığını ifade etti.
-Eğitimde derinleşen eşitsizlik
Eğitim sistemindeki sorunlara da değinen Erhürman, “Konteyner sınıfları konuşuyoruz. Neden konteyner sınıf bu kadar arttı? Çünkü sen nüfusu kontrol edemiyorsun” diye konuştu.
Okulların maddi imkânsızlıklar içinde olduğunu belirten Erhürman, “Okulların elinde kuruş yok. Tuvalet kâğıdı alacak para yok. Sene sonu yıllığının parasının şimdiden alındığını biliyoruz” dedi.
Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanamadığını da vurgulayan Erhürman, devlet okullarında yaşanan zorlukların altını çizdi.
Güneydeki fiyatların kuzeyden daha ucuz hale geldiğini belirten Erhürman, “KTTO Başkanı, ‘Allah güneye geçemeyenleri korusun’ dedi. Buraya göre Güney o kadar ucuzladı ki bu lâf söylendi” dedi.
-Kıbrıs sorunu ve müzakere süreci
Kıbrıs konusunda da açıklamalarda bulunan Erhürman, “İki sene, üç senedir diyoruz ki yeni bir müzakere süreci başlayacaksa, eski metodolojiyle olmaması gerekir. Bunu sadece toplumumuza değil, BM’ye, AB’ye hepsine anlattık” şeklinde konuştu.
Eski müzakere yönetmelerinin sıkıntılı olduğunu belirten Erhürman, yeni süreçte siyasi eşitliğin tartıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Erhürman, CTP’nin bugüne kadar ortaya koyduğu argümanları anımsattı.
-Ülke yönetmek ilgi alanları değil
Erhürman, mevcut hükümetin ülkeyi yönetme gibi bir derdi olmadığını ve ülkenin sorunlarını çözmek yerine başka şeylerle ilgilendiğini savundu.
Erhürman “Ülke yönetmek, çocuklarımıza yaşanabilir bir yer yaratmak, onların ilgi alanı değil. İlgi alanları kurultay, kim ne olacak, kim bakan olacak” ifadelerini kullanarak, mevcut zihniyetin sadece sloganlar attığını ve sokaktaki insanın yaşamını sürdüremez duruma getirdiğini söyledi.
Erhürman, “Bu zihniyet kendisi öldüğü gibi memleketi de ölüme sürüklüyor” şeklinde konuştu.
GÜNDEM
Cenevre’de “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi
Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosluğunun ev sahipliğinde “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cenevre Temsilcisi Kemal Köprülü, Cenevre Başkonsolosluğunca düzenlenen konferansta “Kıbrıs” meselesine dair değerlendirmelerde bulundu.
Konferansın açılışında konuşan Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosu Salih Boğaç Güldere, Kıbrıs meselesinin Türk milleti için milli bir dava olduğunu belirtti.
Güldere, katılımcıların konferans sonrasında Kıbrıs meselesine dair birçok detaya vakıf olacağını söyleyerek, Köprülü’nün Kıbrıs konusunu anlatacak en önemli isimlerden biri olduğunu da söyledi.
-Köprülü
KKTC Cenevre Temsilcisi Köprülü ise kapsamlı bir sunum yaparak, Kıbrıs Adası’nın tarihi önemine işaret etti ve Kıbrıs Türkünün Ada’nın uzun yıllara dayanan geçmişi olduğunu aktardı.
Uzun yıllar Osmanlı’nın hükmettiği Ada’nın 1878’de İngiltere’ye kiralandığını hatırlatan Köprülü, Ada’nın daha sonra İngilizler tarafından ilhak edildiğini, 1960’ta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu anımsattı.
Köprülü, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1963’te Kıbrıslı Rumların, Türkleri devlet kurumlarından dışlaması ve Kıbrıs Türkünü yok etmek amacıyla silahlı saldırılar başlatması sonucu bozulduğunun altını çizerek, “Kıbrıs Türkleri 1963’ten 1974’e kadar Rumların acımasız saldırılarına maruz kaldı. Birçok Kıbrıs Türkü katledildi, evlerini terk etmek zorunda kaldı ve insanlık dışı koşullarda yaşamak zorunda kaldı. Türkiye’nin 1974’te garantör ülke sıfatıyla Kıbrıs Türkünü kurtarmak amacıyla gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı ile bu zulüm son buldu.” dedi.
Harekat sonrasında Kıbrıs’a barışın hakim olduğuna işaret eden Köprülü, uzun yıllar federasyon temelinde yapılan müzakerelerin Rum kesiminin uzlaşmaz tavrı nedeniyle başarıya ulaşamadığını söyledi.
Köprülü, son olarak 2017 yılında İsviçre’nin Crans Montana kasabasında yapılan müzakerelerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin devam eden uzlaşmaz tavrı yüzünden çöktüğünü anlattı.
Daha sonra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “yeni fikirlerle” gelme çağrısında bulunduğunu hatırlatan Köprülü, anavatan Türkiye’nin de desteğiyle Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde bir anlaşma önerisi ortaya koyduğunu, Kıbrıs Rum kesiminin buna yanıt vermeyerek, maksimalist ve vadesi dolmuş taleplerini sürdürdüğünü kaydetti.
– “Kıbrıs Türk halkı her zaman Türkiye’nin sonsuz desteğiyle bugünlere geldi”
Mevcut durumda resmi müzakerelere başlamak için taraflar arasında ortak zeminin bulunmadığının altını çizen Köprülü, Kıbrıs Rum tarafının Ada’da bir anlaşmaya niyeti olmadığını ifade etti.
Köprülü, “Kıbrıs Türk halkı her zaman Türkiye’nin sonsuz desteğiyle bugünlere geldi.” dedi.
Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının, KKTC’ye yönelik haksız ambargoların son bulması ve Kıbrıs Türk halkının uluslararası arenada hak ettiği yeri alması için faaliyetlerine devam ettiğini vurgulayan Köprülü, Kıbrıs Türklerinin anavatan Türkiye’nin de desteğiyle hak ettiği yerlere geleceğinden şüphe duymadıklarına değindi.
Köprülü, 2004’te yapılan Annan Planı referandumunda da Kıbrıs Rum tarafının çözüm planını büyük çoğunlukla reddettiğini detaylarıyla anlattı.
Konferansa, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde Daimi Temsilci Büyükelçi Hakan Çakıl ve Cenevre’deki Türk toplumundan davetliler katıldı.
GÜNDEM
Güney Kıbrıs’ta iki mandırada daha şap tespit edildi!
Şap hastalığı ile mücadele eden Güney Kıbrıs’ta hastalık tespit edilen mandıra sayısı 110’dan 112’ye yükseldi.
Şap önlemleri sebebiyle küçükbaş hayvan sütü üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 düşüş yaşanmasına rağmen hellim ihracının normal şekilde devam ettiği bildirildi.
Politis ve diğer gazeteler, dün “Kokkinotrimithia”daki (Kırmızıköyler) 34 baş küçükbaş hayvan ve “Paliometoho”daki 160 sığır beslenen iki mandırada şap saptandığını belirtti. Her iki mandıranın da, batı Lefkoşa’da AB’nin sıkı önlem talimatlarının uygulandığı karantina-önlem bölgesi ilan edilen bölgede yer aldığı kaydedildi.
Gazete “Köfünye”deki (Geçitkale) bir mandırada şap taraması yapan Kıbrıs Rum Veteriner Dairesi mensuplarından birinin, 43 yaşındaki bir besicinin saldırısına uğradığını yazdı.
Habere göre, psikolojisi bozulan besici, tarama işleminin sonuna doğru VeterinerDairesi yetkilisinin bacağına tekme attı, şikayet üzerine polis tarafından tutuklandı.
Gazeteye göre, bugüne kadar şap hastalığı sebebiyle 89 bin 900 küçükbaş, 2 bin 247 büyükbaş hayvan ile 21 bin 500 domuz itlaf edildi. Bu rakam, toplam erişkin küçükbaş hayvan popülasyonunun yüzde 10’una, büyükbaş hayvan popülasyonunun yüzde 3’üne ve domuz popülasyonunun yüzde 8’ine denk geliyor.
Küçükbaş yayvan popülasyonunda ve küçükbaş hayvan sütü üretiminde geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 10 azalma olduğunu açıklayan Kıbrıs Rum Tarım Bakanlığı Genel Müdürü Andreas Grigoriu, yüzde 3’ü itlaf edilen inek sütü üretiminin düşmediğini belirtti.
Menşe ismi korumalı ürün hellim konusunda hedeflerinin bu ürünü ve ihracatını korumak olduğunu söyleyen Grigoriu, “Hellim olarak isimlendirilen ürün sadece Kıbrıs’ta üretilir. Hellim üretim değerinin günlük 1 milyon eurodur. İhracat normal şekilde devam ediyor, virüsten etkilenmedi.” dedi.
GÜNDEM
Burak Maviş: Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu çabayı olumlu değerlendiriyoruz
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Türkiye’ye giriş yasaklarının kaldırılmasına yönelik adımları ve Erhürman-Hristodulidis görüşmesinde sağlanan ilerlemeleri olumlu değerlendirdiklerini açıkladı.
-
GÜNDEM5 saat agoErhan Arıklı: Türkiye’ye giriş yasağı kaldırılan arkadaşlarımızın sevincini paylaşıyoruz
-
GÜNDEM5 saat agoSağlık Bakanlığı’ndan hantavirüsü açıklaması “Gemide KKTC vatandaşı yok”
-
GÜNDEM5 saat agoTicaret Odası Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı: Tüzük oy birliğiyle kabul edildi
-
GÜNDEM5 saat agoBurak Maviş: Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu çabayı olumlu değerlendiriyoruz
-
GÜNDEM5 saat agoFAO “Küresel gıda fiyatları son 3 yılın zirvesinde”
-
GÜNDEM2 saat agoGüney Kıbrıs’ta iki mandırada daha şap tespit edildi!
-
GÜNDEM2 saat agoCenevre’de “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi
