Connect with us

GÜNDEM

Dünya son yıllarda büyük yangınlarla mücadele etti

Published

on

Son yıllarda Amazon’dan Sibirya’ya kadar geniş bir coğrafyada etkili olan devasa yangınlar, ekosistemleri tahrip ederek milyonlarca hektar alanı küle çevirdi.

Dünyanın farklı bölgelerinde son birkaç yılda yaşanan büyük orman yangınları, çok sayıda hektarlık alan kül ederken, binlerce insanın evlerini terk etmesine neden oldu.

Özellikle son yıllarda sıcaklıkların rekor seviyelerine zayıflıyor, uzun süreli kuraklık ve şiddetli rüzgarlar, yangınların kontrol altında tutulmasını zorlaştırıyor.

Bununla birlikte iklim değişikliği, yangınların hem saçılması hem de gizlenmesi Avrupa’dan Amerika’ya Amazon’dan Sibirya’ya kadar birçok bölgedeki yerleşim alanını tehdit ediyor.

AA muhabirinin çeşitli kaynakları derlediği bilgilere göre, doğrudan insan sözlerini tehdit eden yanık ekosistemlere, biyoçeşitliliğe ve hava kalitesine de ciddi zararlar veriyor.

GÜNEY KIBRIS’TA “KIRMIZI KOD” ALARMİ

Güney Kıbrıs 22 Temmuz’da iç kesimlerde sıcaklıkların 42’sine kadar çıkabileceği uyarısında bulunarak yanma riskine karşı “kırmızı kod” alarmı verdi.

Bu durum, ada genelinde ciddi bir yangın tehlikesinin bulunduğuna işaret ediyor.

İTALYA, YUNANİSTAN VE İSPANYA

İspanya, 2022 ve 2023 yıllarında en yıkıcı orman ürünlerinden saklandı.

Sadece 2022’de 300 bin hektardan fazla alan ateşten etkilendi. 2023’te Zaragoza bölgesinde ortaya çıkan büyük bir yangın ise 40 bin hektarlık alan küle döndü.

Yunanistan da, 2021’de büyük orman patlamalarıyla mücadele etti. Ülkenin Ege ve Akdeniz kıyılarında çıkan ağaçlar, yaklaşık 130 bin hektarlık ormanlık alan kül etti.

Geçen yıl Atina’da süreklilik Varnava bölgesinde başlayan toptan, 100 bin dönümden fazla bozulma alanı. Bu yangınlar, Yunanistan’ın modern tarihindeki en yıkıcı felaketler arasında yer aldı.

Varnava’da ayrıca 11 Ağustos’ta başlayan orman yangını, şiddetli rüzgârların hızla erimesi.

Yunan basını satışta şu ana kadar 100 bin dönümden fazla alanda duyuru yapılırken, her yerde 3 hastane, 2 blok ve çok sayıda yerleşim birimi tahliye edildi.

Sahil kasabası Nea Makri ve Vranas köyü için tahliye alarmı verildi.

Öte yandan 25 Haziran’da İnebahtı (Nafpaktos) kentinde görülen orman yangını nedeniyle 3 köyün tedbiren tahliye edildiği bildirildi.

Yangın etkileri Varnava’nın çöküşü Vrilisia’ya ulaşana kadar, burada yanmış bir ceset bulundu.

Yunan hükümeti, öte yandan 19 Temmuz’da ülke çapında 68 yerde ormanda patlayabilirken, Varnava’daki yangın, “yılın en büyük yangını” olarak değerlendiriliyor.

Bununla birlikte Türkiye, Yunanistan’a yardım eli uzatılarak 2 adet söndürme uçağı ve 1 adet helikopter gönderildi. Ekipler, Atina’da Tatoi Askeri Havaalanı’nda konuşarak yangının söndürülmesine katıldı.

Öte yandan Eğriboz Adası’nda bugün ortaya çıkan 2 orman yangınına müdahale ediliyor.

İklim Krizi ve Sivil Savunma Bakanlığı Sivil Savunma Genel Sekreterliği tarafından yayımlanan Yangın Riski Tahmin Haritası’na göre, bugün bazı bölümlerin çok yüksek büyüme riskine (Kategori 4) sahip olduğu belirlendi.

İtalya’da 2021 ve 2022 yıllarında Sardinya Adası’nda ortaya çıkan ürünler, yaklaşık 20 bin hektarlık ormanlık alan yok etti. Toskana bölgesinde ciddi yangınlar çıkarken, 10 bin hektarlık alanda hasar meydana geldi.

TÜRKİYE’DEKİ ORMAN YANGINLARI…

Türkiye’de 2021’de Temmuz-Ağustos aylarında ortaya çıkanlarda 150 bin hektardan fazla alan kayıtlı oldu.

Türkiye’nin birçok ilinde 15-16 Ağustos’ta ortaya çıkan orman yangınları İzmir başta olmak üzere 5 şehirde devam ediyor.

İzmir’de Karşıyaka’da meydana gelen ve rüzgarın gözeneklerinin genişleyen orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 5 ilde devam eden orman yangınlarını söndürme söndürme 12 ton su alma ve atma özelliğine sahip Be-200 Amfibik Yangın Söndürme Uçağı, 42 helikopter ve 11 uçaktan oluşan toplam 53 hava aracı, arazöz ve iş makinesinden oluşan 366 kara aracıyla müdahalede bulunulduğu bildirildi .

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), İzmir, Aydın, Bolu, Muğla ve Manisa’daki ormanlarda tedbir amaçlı 3 bin 583 kişinin tahliye edildiği bildirildi.

Yangınlarla mücadelede uluslararası işbirliği önem arz ederken, Türkiye’nin komşularındaki orman yangınlarına müdahalede aktif rol oynuyor.

AVUSTURYA, RUSYA, AMAZON…

Avustralya’nın 2019’un sonunda başlayan ve 2020’nin başlangıcına kadar devam eden orman yangınları, dünya tarihindeki en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Avustralya Ulusal Doğal Afet Düzenlemeleri Kraliyet Komisyonu tarafından 2020’de yayımlanan rapora göre, “Kara Yaz” olarak parçalanan bu patlamalarda yaklaşık 24 milyon hektardan fazla alan kül meydana geldi, 3 bin 500’den fazla ev harap oldu.

Yangınlar nedeniyle Mallacoota, Cobargo gibi kasabalar tahliye edildi. Milyonlarca hayvanın telef olmasına neden olan bu yangınlar, ekosistem üzerinde kalıcı hasarlar bıraktılar.

Rusya’nın Sibirya bölgesinde 2021’de ortaya çıkan yangınlarda yaklaşık 18 milyon hektar alan zarar görüldü. Yoğun duman, Kuzey Kutbu’na kadar yayıldı ve dünya genelinde hava yasaklarını artırdı.

Yakutistan bölgesinde ise temmuzda ortaya çıkan 107 ürün, 331 bin hektar alan kül etti. Bölgede acil durum ilanı verildi.

Rusya devlet orman ajansı, 20 bölgede 222 ayrı patlamak zorunda kaldıklarını açıkladı.

Brezilya’da Amazon Ormanları’nda 2019 ve 2020 yıllarında ortaya çıkan ve 2,2 milyon hektarlık alan parlamaları, bölgedeki ekosistem üzerinde büyük yıkıma neden oldu.

Bu yangınlar, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik role sahip olan Amazon’un ciddi zarar görmesine yol açtı.

ABD VE KANADA…

Her yıl Kaliforniya’daki orman yangınlarıyla gündeme gelen ABD, 2020’de son 10 yılda büyük yangın felaketlerinden biri yaşadı.

Kaliforniya Orman ve Yangından Korunma Dairesi, eyaletteki 2020 patlama üretim süresi 1,7 milyon hektardan fazla alanın patlamalarla yok olduğu duyuruldu.

Kanada Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Kurumlar Arası Orman Yangın Merkezinin (CIFFC) açıkladığı verilere göre, ülkelerde bu yıl henüz parlamayan sezonun ortasında olmasına karşın 10 milyon hektardan fazla ormanlık alan yok oldu.

Kanada’da bu yıl 155 binden fazla kişi orman yangınları ve duman nedeniyle evlerini tahliye etmek zorunda kalırken, yangınlardan çıkan duman, New York da dahil olmak üzere birçok ABD şehrine ulaşarak günlük yaşamda önemli aksamalara neden oldu.

BULGARİSTAN…

Bulgaristan’da, Türkiye sınırına yakın Svilengrad bölgesinde 13 Temmuz’da ortaya çıkan yangın, güneydeki Mladinovo ve Mihaliç’e doğru ilerleyerek, binlerce hektarlık orman ve tarım söndürme kül etti.

Türkiye, Bulgaristan’a yardım amacıyla 40 personel ve çeşitli yangın söndürücü araçlar gönderildi.

Bulgaristan Başbakanı Dimitar Glavçev, Türkiye’ye bu katkılarından dolayı teşekkür ederek, dostane işbirliğinin önemine vurgu yaptı.

Bulgaristan’ın Blagoevgrad ilçesine bağlı Strumyani köyünde görülen orman yangınlarının bölgelerinin tehdit oluşturmasını tetikledi.

çoğalma iki köyün sakinlerine, patlama nedeniyle tahliye emri verildi.

Tsaparevo ve Karpelevo köylerinin boşaltılması da emredilirken, terörün daha ciddi olduğu düşünülen Tsaparevo’dan yaklaşık 100 kişi tahliye oldu.

Öte yandan Verkhnevilyuysky ve Abyysky bölgelerinde temmuzda ortaya çıkan yangınlarda 2 köy yoğun duman ve yangın tahribatı tehdidi nedeniyle boşaltıldı.

MAKEDONYA VE BOSNA HERSEK

Balkanlar da son aylarda orman yangınlarıyla mücadele ediyor.

Kuzey Makedonya’da temmuzda ortaya çıkan 7 orman yangını, kriz durumunu ilan etmesine neden oldu.

Türkiye, bu ülkede büyük bir mücadele için 2 uçak ve 1 helikopter gönderdi.

Ülke genelinde 100 hektardan fazla ormanlık alan tamamen kül halinde, hükümet 30 günlük olağanüstü hal ilan etti.

Yangın, birçok köydeki evlerde maddi hasar meydana gelmiş, bazı köylerin boşaltılmasına neden olmuştur.

Kuzey Makedonya ve Bulgaristan’daki şiddetli orman yangınlarıyla mücadelede acil yardım taleplerine yanıt olarak, AB Sivil Koruma Mekanizması da çalıştırıldı.

Bosna Hersek’in Olovo şehrinde mevcut olan 31 Temmuz’da ormanlık alanda çıkan yangın, 3 saat süren müdahale sonucu kontrol belgesinde yer aldı.

Bu patlama, Bosna Hersek’te büyük tehdit oluşturan yangınlardan yalnızca korundu.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu

Published

on

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın üçüncü faiz kararını bugün Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası açıkladı. TCMB, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit bıraktı.

TCMB, mart ayında politika faizini yüzde 37’de sabit tutmuştu.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan 37 ekonomist, nisan ayında TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyordu.

Continue Reading

GÜNDEM

AP milletvekillerinden von der Leyen’e “Türkiye” tepkisi

Published

on

Avrupa Parlamentosu’ndaki Sol Grup milletvekilleri, Ursula von der Leyen’in “Avrupa Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmamalı” sözlerine tepki gösterdi. Açıklamaların “yanlış ve tehlikeli” olduğu belirtilirken, Türkiye’nin AB ile çok yönlü ilişkilerine dikkat çekildi.

Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, “Avrupa’nın Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğine” ilişkin ifadelerine tepki gösterdi.

AP’deki Sol Grup’tan Belçikalı milletvekilleri Rudi Kennes ve Marc Botenga, AA muhabirine konuya ilişkin açıklama yaptı.

Kennes, von der Leyen’in açıklamalarının dünyadaki mevcut gelişmelerin bir yansıması olduğunu belirterek “Esasen bu, ABD ve diğer suç ortağı ülkelerin kült büyük İsrail projesini desteklemelerinin bir parçası olarak değerlendirilmeli.” diye konuştu.

Büyük İsrail projesine destek verenlerin ana gündemlerinin hala bu projeye karşı tepki verebilen ülkeleri zayıflatmak olduğunu ifade eden Kennes, “(Avrupalı liderler) Güç kaybediyorlar ve bunun farkındalar. Tek umutları okyanusun öteki tarafında büyük abilerinin güçte kalmasını sağlamak ancak kaybediyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Kennes, dünyanın artık çok kutuplu bir hal almaya başladığını ve Avrupa’nın “dünyanın polisi rolünü” üstlenemediğini, bu nedenle de Rusya, İran ve Çin gibi ülkeleri “düşman ilan ettiğini” belirtti.

“AÇIKLAMA TUHAF VE DOĞRU DEĞİL”

AP milletvekili Botenga da “Bu hem doğru olmayan hem de çok tuhaf bir açıklama.” diye konuştu.

Türkiye’nin sadece NATO üyeliği bulunmadığını, aynı zamanda AB ile çok yönlü ilişkilere sahip olduğunu dile getiren Botenga, “Türkiye hala resmi olarak AB’ye aday ülkedir.” dedi.

Botenga, esasen temel sorunun daha büyük olduğuna işaret ederek “Ursula von der Leyen’in açıklamaları dünyayı ‘biz’ ve ‘ötekiler’ diye ayırmaya hizmet ediyor. Sanki bir tür ‘saflık testi’ varmış gibi ve sanki kıtanın geri kalanını kontrol altına almak istiyormuş gibi bir yaklaşım sergiliyor.” ifadelerini kullandı.

Von der Leyen’in AB’nin birlik olmayı tamamlaması gerektiğine ilişkin ifadelerine dair ise Botenga, “Ancak kıta zaten birlik halinde. AB, tüm Avrupa kıtasını kapsamıyor.” dedi.

Botenga, dünyayı “Sizinle hemfikiriz o zaman dostuz, değiliz o zaman düşmanız.” gibi ayırmanın son derece tehlikeli olduğu konusunda uyardı.

Hamburg’da Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde konuşan von der Leyen, AB’nin genişlemesini desteklediğini vurgulayarak “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.” açıklamasında bulunmuştu.

AB Komisyonu Sözcülüğü, daha sonra yaptığı açıklamada “Türkiye’nin anılması, özellikle Batı Balkanlar’daki jeopolitik ağırlığı, büyüklüğü ve hedeflerinin bir yansımasıdır. Herhangi bir ülkeyle kıyaslama amacı taşımamaktadır.” ifadelerini kullanmıştı.

Continue Reading

GÜNDEM

Kıbrıs, göç ve mülteci yükünde nüfusa oranla Avrupa’da ikinci sırada!

Published

on

Avrupa Birliği’nde göçmen sayısı 64,2 milyona ulaşırken, Kıbrıs yüzde 28’lik göçmen oranı ve yüzde 4,8’lik mülteci payıyla nüfusa göre en yüksek baskıyı yaşayan ülkeler arasında yer aldı.

Avrupa Birliği’nde yaşayan göçmenlerin sayısı 2025’te rekor seviyeye çıkarak 64,2 milyona ulaştı. Rockwool Foundation’a bağlı Göç Araştırma ve Analiz Merkezi tarafından yayımlanan “The Immigrant Population in the European Union: Growth, Concentration and Dispersion” başlıklı rapora göre bu sayı, bir önceki yıla göre yaklaşık 2,1 milyon artış anlamına geliyor. Raporda, 2010’da bu rakamın 40 milyon civarında olduğu hatırlatıldı.

Rapor, Eurostat ve Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı verilerine dayandırılırken, göç artışının üye ülkeler arasında eşit dağılmadığına dikkat çekti. Almanya, yaklaşık 18 milyon yabancı doğumlu kişiyle AB’nin en büyük göçmen nüfusuna sahip ülkesi olmaya devam etti. Almanya’daki göçmenlerin yüzde 72’sinin çalışma çağında olduğu belirtilirken, İspanya son dönemde en hızlı büyümeyi kaydederek yabancı doğumlu nüfusunu yaklaşık 700 bin kişi artırdı ve 9,5 milyona çıkardı.

Raporda, göç baskısının özellikle küçük üye devletlerde daha yoğun hissedildiği vurgulandı. Nüfusa oranla göçmen yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs öne çıktı. Lüksemburg’da göçmen nüfus oranı yaklaşık yüzde 52, Malta’da yüzde 32, Kıbrıs’ta ise yüzde 28 olarak kaydedildi. Bu oranlarla Kıbrıs, AB’de göçün nüfusa etkisinin en belirgin olduğu ülkelerden biri oldu.

KIBRIS’A GÖRE GÖÇ BASKISI DAHA YÜKSEK: AB’YE GİRİŞLERDE EN YOĞUN ÜLKE MALTA OLRUKEN, KIBRIS VE LÜKSEMBURG TAKİP ETTİ

Raporun “akışlar” bölümünde, yani yeni gelen göçmenlerin nüfusa oranında da Kıbrıs üst sıralarda yer aldı. 2024 yılında AB’ye girişlerde en yoğun ülke Malta olurken, onu Kıbrıs ve Lüksemburg izledi. Nüfusa oranla bakıldığında Malta’da 1000 kişi başına yaklaşık 57 geliş, Kıbrıs’ta 39, Lüksemburg’da ise 36 geliş kaydedildi.

Bu tablo, büyük ülkelerin mutlak sayılarda öne çıkmasına karşın, Kıbrıs gibi küçük ülkelerin nüfuslarına oranla çok daha yüksek göç baskısıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. Raporda, bu durumun idari yük, siyasi dinamikler ve politika seçenekleri üzerinde de belirleyici olduğu belirtildi.

AB’DE SIĞINMA BAŞVURULARI BELİRLİ ÜLKELERDE YOĞUNLAŞTI

Rapora göre 2025’te Avrupa Birliği’nde toplam sığınma başvurusu sayısı 669 bin 365 oldu. Bu rakam, 2024’e göre yüzde 26,6 düşüşe işaret etse de başvuruların büyük bölümü yine sınırlı sayıda ülkede toplandı. İspanya yaklaşık 141 bin başvuruyla ilk sırada yer aldı. Onu İtalya 127 bin, Fransa 116 bin ve Almanya 113 bin başvuruyla izledi. Bu dört ülke, AB’deki tüm sığınma başvurularının yaklaşık yüzde 74’ünü oluşturdu.

Almanya, toplamda en fazla mülteci barındıran ülke oldu. Ülkedeki mülteci sayısı yaklaşık 2,7 milyon olarak kaydedildi. Ancak nüfusa oranla mülteci yükü açısından Kıbrıs dikkat çekti. Rapora göre Kıbrıs’ta mülteciler toplam nüfusun yüzde 4,8’ini oluşturuyor ve bu oran, AB içinde en yüksek seviyelerden biri olarak öne çıkıyor.

Kıbrıs’ı yüzde 3,5 ile Çekya, yüzde 3,2 ile Almanya izledi. Avusturya, Estonya, Polonya, Slovakya ve İrlanda da mülteci oranı yüksek ülkeler arasında sıralandı. Buna karşılık İspanya, Fransa ve İtalya, toplam sayılar yüksek olsa da nüfusa oranla daha düşük seviyelerde kaldı.

RAPORUN ÖZETİ

Raporda, AB’de göçün uzun vadede artış eğiliminde olduğu, 2015 mülteci krizi ve Ukrayna savaşı sonrası yerinden edilme dalgasının bu yükselişi hızlandırdığı belirtildi. 2025’te artışın 2,1 milyonla güçlü seyrini sürdürdüğü, ancak 2023 ile 2024 arasındaki 2,6 milyonluk sıçramanın biraz gerisinde kaldığı aktarıldı.

Çalışmaya göre Almanya ve İspanya mutlak sayılarda öne çıkarken, Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs gibi küçük ülkeler nüfuslarına oranla çok daha büyük bir göç ve mülteci yükü taşıyor. Raporda, göç ve sığınma dosyalarının sadece toplam rakamlarla değil, ülkelerin nüfus büyüklüğü ve kapasitesi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Continue Reading