Connect with us

GÜNDEM

Doğuş Derya: Yağmur suyu toplama sistemleri neden gündemde değil?

Published

on

Komitede Tarım Bakanlığı bütçesi görüşülüyor. Görüşmede konuşma yapan CTP Milletvekili Doğuş Derya, dünyada verimliliği artırıcı politikalar keşfedileli çok oldu” dedi. Yağmur suyu toplama sistemlerinin teşvik edilebileceğini kaydeden Derya, “Neden bunlar üzerinden politika geliştirilmez?” diye sordu.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde 4 milyar 258 milyon 371 bin TL’lik Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesi görüşülüyor.

Komitede söz alan Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Doğuş Derya konuşmasında, sanayi devrimden sonra deniz suyundaki asit oranının son beş yılda yüzde 26 arttığını kaydederek, sıcaklık artışlarına dikkat çekti.

“Dünya çok kötü bir yere gidiyor” diyen Derya, ülkede 2050 yılına kadar tarımsal arazilerin dörtte birinin kaybedileceğini görüşünü dile getirdi. Birçok endemik bitki ve hayvanın yok olduğunu ifade eden Derya, yaban hayatın korunmasıyla ilgili devlet politikası olmadığını söyledi.

Tarım politikalarının, geleceği öngörerek hesaplanamadığını belirten Derya, “Dünyada verimliliği artırıcı politikalar keşfedileli çok oldu” dedi. Yağmur suyu toplama sistemlerinin teşvik edilebileceğini kaydeden Derya, “Neden bunlar üzerinden politika geliştirilmez?” diye sordu.

Ülkede gıda üretimi için kullanılan arazilerin az olduğunu dile getiren Derya, bu konuların partiler üstü bir mesele olduğunu söyledi. Doğuş Derya, tarım faaliyetiyle uğraşan kişilerin kaçının gerçekten çiftçi olduğunu da sordu.

Et fiyatlarındaki fahiş artışa da değinen Derya, restoranlarda, “ete soya basma” gibi bir yöntemle etin hacminin artırıldığını ve bunun denetiminin yapılması gerektiğini kaydetti.

Ülkedeki arıcılıkla ilgili bakanlığın ortaya koyduğu bir vizyon olup olmadığını da soran Derya, yılların narenciye ağaçlarının odun olarak görmekten büyük üzüntü duyduğunu ifade etti.

Tarımsal arazilere çocuklara bakıldığı gibi bakılması gerektiğini belirten Derya, deprem kuşağında olan ülkede çarpık bir yapılaşma olduğunu kaydetti. Mersinlik’teki yangını da hatırlatan Derya, rehabilite çalışmaları hakkında da bilgi istedi.

ÇAVUŞ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ise, Derya’nın eleştirilere yanıt verdi. Tarım Bakanlığı’nın siyasetten ari olduğunu ve olmaya devam edeceğinin altını çizen Çavuş, insan odaklı politikaları hayata geçireceklerini söyledi.

Ayçiçeğini desteğe aldıklarını hatırlatan Bakan Çavuş, gıda arzını karşılayabilmek için Genel Tarım Sigortası Fonu kapsamının geliştirilmesi adına çalışmaları olduğunu belirterek, yaş sebzeyi de Genel Tarım Sigortası kapsamına aldıklarını kaydetti.

Bakliyattaki desteklerin arttırılarak devam ettiğini ifade eden Çavuş, destek programını kalem kalem yayınlayan bir bakan olduğunu söyledi.

Kaliteli kaba yemi üretimle buluşturmak adına da desteklere devam ettiklerini belirten Bakan Çavuş, birinci ve ikinci sınıf arazilere gelen inşaat talebinin reddedildiğini vurguladı.

İlk kez serada destekleri artırdıklarını dile getiren Bakan Çavuş, kadın kooperatiflerini de desteklediklerini anlattı. Çavuş, iklim değişikliğine yönelik Tarım Bakanlığı bünyesindeki çalışmayı da kısa sürede hayata geçireceklerini kaydetti.

Erenköy’den Dipkarpaz’a kadar tüm orman yollarını açtıklarını ifade eden Çavuş, ağaçlandırma faaliyetleri hakkında da bilgi verdi. “Tarım faaliyetiyle uğraşan kişilerin kaçının gerçekten çiftçi olduğu” sorusunu da yanıtlayan Bakan Çavuş, “Bize yapılan beyanların hiçbirinde memur yok” dedi.

ÇOLAKOĞLU

CTP Milletvekili Şifa Çolakoğlu ise, iklim kriziyle birlikte gelen ani yağışlara işaret ederek, yapılması gerekenleri sıraladı. Çolakoğlu, ihtiyaçların çok fazla olmasına rağmen Su İşleri Dairesi kaleminin az olduğunu ifade etti.

ÇAVUŞ

Bakan Çavuş ise, Toprak Su Master Planı çerçevesinde neyin, nasıl yapılacağının ortaya konulacağını belirterek, İçişleri Bakanlığı ve belediyeler ile istişare içerisinde olduklarını kaydetti.

BAYBARS

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars ise, Tarım Bakanlığı’nın çiftçi, hayvancı veya üretici tanımı olup, olmadığını ve teşviklerin verilmesindeki kriterlerin neler olduğunu sordu.

Nüfus konusunun tarımda da en önemli meselelerden biri olduğunu belirten Baybars, nüfusa göre ihtiyaçların belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Tarım politikalarında modernleşmeye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Baybars, Bakanlığın iklim krizi, kuraklıkla ilgili nasıl bir planlama düşündüğünü sordu.

Verilen teşviklerin tarımsal politikaların geliştirilmesinde neye fayda sağladığını bilmediğini dile getiren Baybars, tarımsal üretimin korunması, geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Ülkedeki yapılaşmaya da değinen Baybars, Bakan Çavuş’a, tarımsal alanların kiralanması konusunun Tarım Bakanlığı’na bırakılması hakkında ne düşündüğünü sordu.

ÇAVUŞ

Bakan Çavuş ise, tarım politikalarını bakanlığı süresince açıkladığını belirterek, tanımların da ortaya konulduğunu söyledi. Desteklerin, sürdürülebilirlik, üretimde devamlılık ve büyümeyi hedeflediğini dile getiren Bakan Çavuş, sütteki büyüme rakamlarını da paylaştı.

Girdi maliyetlerini düşürücü ve verimliliği artırıcı destekler yaptığını dile getiren Bakan Çavuş, hayvan varlığı rakamlarını da aktardı.

Hüseyin Çavuş, UBP Milletvekili Hasan Taçoy’un, patatese piyasa talebinin ne kadar olduğu sorusuna karşılık da, patates üretimine yönelik rakamlar hakkında bilgi verdi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Metaterra, New York’ta tanıtıldı

Published

on

NEW YORK / LEFKOŞA – Dijital finans dünyasında köprüler kurmayı hedefleyen Metaterra, New York’un prestijli mekanı Harvard Club’da düzenlediği özel bir lansmanla, gerçek dünya varlıklarını (RWA) blockchain teknolojisine taşıyan devrim niteliğindeki yeni platformunu tanıttı.

Finans, blockchain ve küresel yatırım dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı bu etkinlikte şirket, Miracle ekosistemi (Miracle Chain, Miracle Cash ve Miracle Pay) aracılığıyla geleneksel finansı dijital gelecekle nasıl birleştireceğini açıkladı.

2 Trilyon Dolarlık Pazar Hedefi

2028 yılına kadar 2 trilyon dolara ulaşması beklenen “Gerçek Dünya Varlıkları” (RWA) pazarı, gayrimenkulden finansa kadar pek çok fiziksel değerin dijitalleşmesini kapsıyor. Metaterra, bu dönüşümün öncüsü olarak, günlük hayatta kullanılabilen, güvenli ve düzenlemelere uygun bir altyapı sunuyor.

Etkinlikte konuşan Metaterra Yönetim Kurulu Üyesi ve RWA Direktörü Ebru Törehan, sektördeki değişimi şu sözlerle özetledi:

“Gerçek Dünya Varlıkları artık deneysel bir kavram olmaktan çıktı; düzenlemelere tabi, denetlenebilir ve ölçeklenebilir finansal yapılara dönüştü. Metaterra olarak vizyonumuz, bu dönüşümü şeffaf ve sürdürülebilir bir ekonomik modele oturtarak nakit akış sistemlerine entegre etmektir.”

Miracle Ekosistemi Neler Sunuyor?
Metaterra’nın tanıttığı ekosistem, karmaşık blockchain teknolojisini son kullanıcı için basitleştirerek günlük yaşama indirgiyor:

● Miracle Chain: Gerçek dünya varlıklarının dijitalleşmesi ve yönetimi için özel olarak tasarlanmış, yüksek performanslı ve güvenli bir blockchain altyapısı sunuyor.
● Miracle Pay: Dijital varlıkları günlük harcamalarda kullanılabilir hale getiriyor. İşletmeler ve kullanıcılar, blockchain üzerindeki değerlerini market alışverişinden hizmet ödemelerine kadar gerçek ekonomide kolayca kullanabiliyor.
● Miracle Cash: Geleneksel bankacılık ile dijital varlıklar arasında güvenli bir köprü kuruyor.
“Kripto Artık Soyut Kalmak Zorunda Değil” Wall Street Capital Partners CEO’su Douglas Anderson ise etkinlikte yaptığı konuşmada, “Kripto paralar soyut kalmak zorunda değil. Dijital cüzdanınız artık gerçek dünyaya açılan kapınız ve erişim biletinizdir,” diyerek teknolojinin günlük hayattaki yerine dikkat çekti.

Metaterra Hakkında Metaterra Holdings; Chain, Pay, Wallet ve diğer finansal ürünleri tek bir strateji altında toplayan Miracle ekosisteminin çatı şirketidir. Şirket, geleneksel finans ile blockchain tabanlı piyasalar arasında köprü kurarak, dijital varlıkların güvenli ve yasalara uyumlu bir şekilde benimsenmesini sağlamaktadır.

 

 

Continue Reading

GÜNDEM

Rum basını Hristodulidis-Macron zirvesini “tarihi gün” olarak nitelendirdi: 16 alanda iş birliği!

Published

on

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, savunma, güvenlik, enerji ve eğitim gibi kritik alanlarda iş birliğini güçlendiren stratejik ortaklık anlaşmasını Elysee Sarayı’nda imzaladı. Anlaşma, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı öncesinde tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.

Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün imzalanan stratejik ortaklık ilişkisi anlaşması ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptıkları açıklamalar bugünkü Rum basınında geniş yer buldu.

POLİTİS

Politis gazetesi “Kıbrıs ile Fransa İş Birliklerini Güçlendiriyor- Kıbrıs’ın AB Başkanlığının Hemen Öncesinde Fransa’yla Önemli Bir Anlaşma İmzalandı” başlıklarıyla yer verdiği haberinde anlaşmanın iki ülkenin savunma, güvenlik ve enerji gibi kritik alanlardaki iş birliğini daha da güçlendirdiğini yazdı.

Hristodulidis’in dün Paris’e gerçekleştirdiği ziyareti tarihi bir gün olarak nitelendirdiğini yazan gazete, anlaşmanın Hristodulidis ile Macron’un Elysee Sarayı’nda yaptıkları görüşmenin ardından imzalandığını belirtti.

Gazeteye göre Hristodulidis açıklamasında Fransa’nın hem ikili hem de Avrupa Birliği (AB) düzeyinde Güney Kıbrıs’ın uzun ömürlü, güvenilir ve stratejik ortağı olduğunu dile getirdi.

Hristodulidis iki ülke arasında stratejik ortaklık ilişkisi anlaşması imzalanmasının gittikçe daha karmaşık hale gelen uluslararası ortamda savunma, güvenlik, enerji, eğitim, kültür ve inovasyon gibi kritik alanlardaki iş birliğini daha da güçlendirdiğini savundu.

Görüşmelerde savunma ve enerji alanına özel bir önem verildiğini de yazan gazete, Hristodulidis’in yaptığı açıklamada Fransız TOTAL şirketinin sözde Rum MEB’indeki uzun süreli varlığı ve önemli keşifleri yanı sıra iki ülkenin savunma iş birliğinin sürekli derinleştirilmesine atıfta bulunduğunu belirtti.

Hristodulidis’in buna paralel olarak Fransa’yla SOFA anlaşması (Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi) imzalanmasıyla ilgili prosedürlerin ileri safhada bulunduğunu belirttiği de aktarıldı.

Paris ziyaretinin Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralmasından yalnızca 16 gün önce gerçekleştiğine de işaret eden Hristodulidis, Fransa’nın ortak Avrupa önceliklerinde temel müttefik olduğunu dile getirdi.

Gazete görüşmede Ukrayna’ya yönelik destek, Avrupa savunması ve güvenliği, rekabetçilik, bir sonraki çok yıllık mali çerçeve, AB’nin sosyal uyumunun güçlendirilmesi konularının ele alındığını da belirtti.

Hristodulidis açıklamasında Güney Kıbrıs’ın 2026 yılında Schengen bölgesine tam katılımı konusundaki çabalarına verdiği destekten ve Kıbrıs sorununda ezelden bu yana sahip olduğu ilkeli tutumundan ötürü Fransa’ya teşekkürlerini de sundu.

Hristodulidis Kıbrıs müzakerelerinin BM himayesinde, ilgili kararlar ve Avrupa müktesebatı temelinde yeniden başlamasına ilişkin son çabalar hakkında Macron’u bilgilendirdiğini de ifade etti.

Hristodulidis ile Macron’un Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği (AB) için dilgi alanı olan Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki bölgesel gelişmeler konusunda fikir alışverişinde bulundukları da kaydedildi.

EMMANUEL MACRON

Gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise açıklamasında imzalanan anlaşmayı önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirerek Fransa’nın, Güney Kıbrıs’ın böyle bir stratejik ortaklık ilişkisi düzeyi muhafaza ettiği AB’nin tek ülkesi olduğunu söyledi.

Macron açıklamasında aralarındaki iş birliğinin stratejik özerlik, inovasyon, ekoloji, dijital teknoloji, savunma ve güvenlik alanlarında geliştirildiğini de dile getirdi.

Fransa’nın Kıbrıs sorununun adil, kapsamlı ve sürdürülebilir çözümüne ilişkin çabalara tam desteğini de yineleyen Macron, ülkesinin Güney Kıbrıs’ın yaklaşan AB konseyi dönem başkanlığını aktif bir şekilde desteklemeye hazır olduğunu da dile getirdi.

Güçlü, egemen ve stratejik olarak özerk bir Avrupa’ya ilişkin aynı vizyonu paylaştıklarını da ifade eden Macron, Fransa’nın bu kritik Avrupa konjonktüründe Güney Kıbrıs’ın yanında duracağını sözlerine ekledi.

FİLELEFTHEROS: GÜNEY KIBRIS, FRANSA TARAFINDAN 25 ÜLKEDE TEMSİL EDİLECEK

Fileleftheros gazetesi ise konuyla ilgili haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün imzalanan anlaşmanın Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki konum ve rolünü yükselttiğini yazdı.

Haberde uygulama sürecinin takip edilmesine yönelik net bir mekanizmanın eşlik ettiği anlaşmanın Güney Kıbrıs açısından tarihi bir gelişme olduğu da vurgulandı.

Haberde iki ülke arasındaki iş birliğinin geniş bir siyasi yelpazeye de sahip olduğu ve bunun kilit noktasının askeri iş birliğinin SOFA anlaşması düzeyinde geliştirilmesi olduğu da kaydedildi.

Gazete anlaşmanın diğer önemli bir boyutunun ise Güney Kıbrıs’ın Schengen bölgesine girmesinin ardından konsolosluk hizmetleri sağlanması ve Güney Kıbrıs’ın Fransa tarafından 25 ülkede temsil edilmesine dair madde olduğuna da işaret etti.

Öte yandan gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Macron açıklamasında SOFA “Kuvvetler Statüsü Sözleşmesine” ilişkin anlaşmanın önümüzdeki haftalar içerisinde kesinleşeceğini dile getirdi ve savunma, güvenlik alanlarındaki iş birliğinin oldukça yakın olduğunu belirtti. Gazete Macron’un Fransız savaş gemilerinin yılda yaklaşık 20 kez Güney Kıbrıs’a demirlediklerini de dile getirdi.

ALİTHİA: 16 ALANDA TARİHİ İŞ BİRLİĞİ

Alithia ise “Bu Hafta Başka Bir Tarihi Gün Daha” başlıklı haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün 2026-2030 yıllarını kapsayan dört yıllık bir eylem planı da açıklandığını ve bunun 16 alanda geniş bir iş birliğini kapsadığını yazdı.

Öte yandan iş birliğine dahil olan alanların (savunma, güvenlik, enerji, sivil koruma, dijital politika, sağlık, eğitim, kültür) yeni iş birliği alanları yaratmadığını kaydeden gazete, bunların ikili ve AB çatışı altında yıllardır iki ülke arasındaki ilişkiler olduğunu ekledi.

Continue Reading

GÜNDEM

Tahir Gökçebel: Milli Eğitim Bakanı ve Maliye Bakanı derhal tutuklanmalı ve yargılanmalı

Published

on

KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, Milli Eğitim Bakanı ile Maliye Bakanı’nı eleştirerek, öğretmenlere yönelik kesintiler ve mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle sorumluların yargılanması gerektiğini savundu.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Milli Eğitim Bakanı ile Maliye Bakanı’nı sert sözlerle eleştirdi.

Gökçebel paylaşımında, “M.E. Bakanı ve Maliye Bakanı derhal tutuklanmalı ve yargılanmalıdır” ifadelerini kullandı. Öğretmenlere haksız kesinti yapıldığını savunan Gökçebel, mahkeme kararlarına rağmen yasal hakların gasbedildiğini, ayrımcılık yapıldığını ve işçilerin kıdem tazminatlarının mahkeme kararına rağmen ödenmediğini belirtti. Bakan da olsa bu kişilerin korunmaması gerektiğini vurguladı.

Yasayı, Anayasa’yı ve mahkeme kararlarını uygulamayanların ceza almadığını öne süren Gökçebel, milletvekili veya bakan oldukları için ayrıcalıklı sayılanların ülkedeki hukuksuzluğu ve ahlaki çöküntüyü yarattığını ifade etti. Adalet duygusu olmayan ve vicdani muhasebeyi kendi çıkarları için kullanan kişilerin halkın temsilcisi olamayacağını belirten Gökçebel, bu kişilerin yargılanması gerektiğini kaydetti.

Gökçebel, ahlaki çöküntünün üç şekilde durdurulabileceğini belirterek, en tepedeki suçluların hesap vermesi, herkese adalet sağlanması ve bilimsel, laik, demokratik, kapsayıcı, dayanışmacı, analitik düşünmeyi ve sorumluluk bilincini geliştiren, fırsat eşitliğine dayalı kamusal bir eğitim sistemine geçilmesi gerektiğini ifade etti.

 

 

Continue Reading