Connect with us

GÜNDEM

Bertan Özerdağ: Uyuşturucu ve aile içi şiddet suçlarına caydırıcı ve ibret verici cezalar verilmektedir

Published

on

Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, uyuşturucu ve aile içi şiddet suçlarındaki artışa dikkati çekerek, bu tür suçların işlenmesine mahkemelerin müsamaha göstermeyeceğinin altını çizdi.

Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, hedeflerini ve çalışmalarını Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine anlattı.

Özerdağ, mahkemelerin dijitalleşme çalışmalarından bahsederek, 2025 yılında kağıtsız-dosyasız dava yapılmasını kısmen geçilmesini hedeflediklerini belirtti.

Bu hafta sonu faal olacak mahkemelerin internet sitesinin çağa uygun şekilde düzenlendiğini söyleyen Özerdağ, Yüksek Seçim Kurulu için de ayrı bir internet sitesi ilk kez hazırlandığını kaydetti

Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü’nde yapılan değişiklikle icra işlemlerinde büyük değişiklik olacağını belirten Özerdağ, icralarda büyük bir başarı ve hızla sağlanacağını ve hileli olarak icradan mal kaçırılmasının önüne geçileceğini anlattı.

Özerdağ, kayıt dışı verilen borçların ve haksız faizlerin önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayarak,  “halkı korumalıyız.” dedi.

Uyuşturucu ve aile içi şiddet suçlarındaki artışa dikkati çeken Özerdağ, bu tür suçlara mahkemelerin caydırıcı ceza vermekte olduğunu ve müsamaha göstermeyeceğinin altını çizdi.

Özerdağ, mahkemelerin kamu kurumları arasında yargıç ve personel olarak en güçlü kadrolara sahip olan ve en güvenilir kurum olduğunun da altını çizdi.

“KAĞITSIZ-DOSYASIZ YAPILACAK DAVALAR, YARGI SÜRECİNİ HIZLANDIRACAK”

Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 2007 yılından beridir güncellenmeyen Mahkemeler internet sitesinin yapay zeka kullanılarak mobil cihazlara uyumlu kullanabilecek şekilde yeniden düzenlendiğini açıkladı.

Mahkemelerin internet sitesinde bütün mevzuat ve mahkeme kararlarına yapay zeka yardımı ile ulaşılabileceğini aktaran Özerdağ, mevcut sitedeki aramalarda bazı sorunlar olduğunun tespitinin ardından harekete geçtiklerini belirtti. Özerdağ, yeni internet sitesinin arama motorunda yapay zeka yardımı ile arama yapılacağının ve daha faydalı olacağına inandığını da ekledi.

Tüm dünyada mahkeme web siteleri en önemli veri tabanı ve bilgiye ulaşım kaynağıdır. Güncellenen web sitesinin gelişmiş ülke mahkemeleri siteleri ile kıyaslanabilecek seviyede olduğunu kaydeden Özerdağ, “İçerikte de düzenlemeler yapıldı. Çağa uygun bir şekilde web sitemimizi düzenledik.” dedi.

Birçok dosyalama, dosya takibi ve ücret ödeme gibi işlemin halen avukat portalı üzerinden yapıldığını da belirten Özerdağ, avukatların mobil cihazlar üzerinden de avukat portalına girerek dosyalama, dosya görüntüleme ve ücret ödeme gibi işlemler yapabileceğini kaydetti.

“Bir sonraki adım, kağıt-dosya olmadan mahkeme salonlarında dava yapılmasıdır.” diyen Özerdağ, kağıtsız-dosyasız dava yapılması için 2025 yılını hedef gösterdi ve bunun işlemleri de hızlandıracağını belirtti.

“Bilgi işlem sistemini daha da güçlendirmek için büyük bir çalışma içerisindeyiz.” diyen Özerdağ, “kağıt trafiğini ortadan kaldıracak” elektronik tebliğ sistemine ise mahkeme hazırdır ve e-devlet sisteminin tamamlanması ile birlikte geçilebileceğini söyledi.  Özerdağ, mahkemelerdeki dijitalleşme ve elektronik tebliğin davaların sonuçlanma süreçlerini hızlandıracağına da dikkat çekti.

Özerdağ, Yüksek Seçim Kurulu için de ayrı bir internet sitesinin ilk kez hazırlandığını kaydetti. Mahkemenin bilgi-işlem kadrosunun çok iyi olduğunu ifade eden Özerdağ, ekibine teşekkür etti.

 “HİLELİ OLARAK İCRADAN MAL KAÇIRILMASININ ÖNÜNE GEÇİLECEK”

Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü’nde yapılan ve Ağustos sonu yürürlüğe girmesi hedeflenen değişikliklerden de bahsetti.

Fasıl 6 Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasası’na bağlı yapılan tüzük değişikliği ile icrada büyük iyileşme ve sonuç elde etme fırsatı olacağını aktaran Özerdağ, hükümlü borçluların aleyhine hüküm çıkması ile birlikte bankalar Birliği ile oluşturulan online sistem üzerinden ülkede faaliyet gösteren bankalardaki mevduatlarına derhal tedbir konularak mahkemeye aktarılacağını ve mahkeme tarafından da hükümlü alacaklıya ödeneceğini belirtti. Özerdağ, hükümlü borçluların gerek kamu ve gerekse özel sektörden elde ettikleri maaşların mahkemenin uygun göreceği kısmının işveren tarafından direkt olarak mahkemeye ödenmesi sağlanarak alacaklılara ödeme yapılacağını anlattı. Özerdağ, bu uygulamaya yönelik Bankalar Birliği ile birlikte yapılan elektronik sistemin oluşturulması çalışmasının son aşamaya geldiğini de ekledi.

Özerdağ ayrıca, hükümlü borçluların adındaki motorlu araçların aleyhinde hüküm çıkması ile birlikte derhal tedbir konularak devir yasağı konulacağını ve satışına gidileceğini; hükümlü borçlunun icradan mal kaçırmak amacıyla hileli olarak aile mensuplarına veya 3.kişiler adına kaydettiği motorlu araçlar veya değerli eşyaların da icranın konusu olabileceğini ve hileli olarak icradan mal kaçırılmasının önüne geçileceğini de anlattı.

İcrada tutulan taşınır mallar için sürekli satış merkezleri kurulması hedefinden de bahseden Özerdağ, bu şekilde icrada tutulan mallar kolaylıkla satılabilecek ve kısa sürede hem alacaklının parasını alabileceğini hem de borçlunun borcundan kurtulabileceğini kaydetti.

HAKSIZ FAİZLER…

Açılan davalardan, eskiye göre azaldsa da, haksız faizler ve haksız borçlanmalar yapıldığını gördüklerini kaydeden Özerdağ, “Halkı korumalıyız.” diyerek, finans sektöründen kayıt dışı tutularak verilen borçların ve haksız faizlerin önüne geçilmesinin önemine vurgu yaptı.

ŞARTLI TAHLİYE TÜZÜĞÜ…

Şartlı Tahliye Tüzüğünün önemine vurgu yapan Özerdağ, cezalandırmanın prensibinin suç işleyenlerin ıslah edilerek topluma kazandırılması ve kamu menfaati gereği suç işleme eğilimi olan kişilere ibret verici, caydırıcı cezaların verilmesi olduğunu anlattı.

Sadece uzun hapis cezalarının verilmesinin ıslah edici olmadığına inanç belirten Özerdağ, Şartlı Tahliye Tüzüğü’ndeki yetkiler kullanılırken mahkumların gerçekten ıslah olmuş ve topluma kazandırılacak kişiler olduğundan emin olunması gerektiğini söyledi. Özerdağ modern ceza hukukunda kamu görevi gibi modern infaz kuralları bulunduğunu ve bu gibi cezaların verilebilmesi için mevzuatın değişiklik yapılarak uygulanması gerektiğini ifade etti.

Özerdağ, Denetimli Serbestlik’ten yararlanan uyuşturucu madde bağımlılarının da denetim gözlem ve takiplerinin daha dikkatli yapılması için eksikliklerin giderilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

 “UYUŞTURUCU VE AİLE İÇİ ŞİDDET SUÇLARINA MÜSAMAHA YOK”

Güncel konulara da değinen Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, uyuşturucu ve aile içi şiddet suçlarında ciddi artış olduğuna dikkati çekti, Mahkemelerin bilhassa uyuşturucu ithal eden veya satan kişilere müsamaha gösterilmediğine vurgu yaptı.

“Uyuşturucu ithal – verme (kaçakçılığı), tasarrufu ve satışı suçlarında ciddi artış vardır.” diyen Özerdağ, uyuşturucu madde kaçakçılığı yapıp satan kişilere karsı kararlardan takip edilebileceği üzere mahkemelerin hiçbir müsamahası olmadığını yineledi.

Özerdağ, “Ülkemize uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan, uyuşturucu satan veya satılmasına yardım eden, yataklık eden kim olursa olsun çok sert cezalarla cezalandırılmaktadır.  Hiç kimsenin para kazanma hırsı amacıyla bu ülkenin geleceği olan çocuk ve gençlerimizi zehirlemesine izin vermeyeceğiz. Mahkeme olarak bu kişilere caydırıcı ve ibret verici cezalar verilmesi kaçınılmazdır.” diye konuştu.

Uyuşturucu suçlarında polisin çok iyi çalıştığını belirterek, devletin bu konuda daha etkin politikalar yürütmesi beklentisini dile getiren Özerdağ, bilhassa okullardan ve ailelerden başlayarak eğitim ve koruma çalışmalarının yapılmasının, önleyici tedbirlerin ve denetimin önemine işaret etti.

 “AİLE İÇİ ŞİDDET SUÇLARINA DA ETKİN CEZALAR VERİLMESİ KAÇINILMAZDIR”

Aile içi şiddet suçlarında da ciddi artış yaşandığını belirten Özerdağ, bu tür suçlara da etkin cezalar verilmesinin kaçınılmaz olduğunun ve bu tür suçlara da mahkemelerin müsamaha göstermeyeceğinin altını çizdi.

“Kadın ve çocukların devletin güvencesinde olduğu hissettirilmeli.” diyen Özerdağ, devletten bu alanda da etkin denetleme ve önleme adına adımlar atmasını beklediklerini kaydetti.

Özerdağ, “Boşanmış ailelerde bu tür suçların arttığı ve boşanmış ailelerin çocuklarının ruhsal olarak olumsuz etkilenebildiğini görüyoruz. Ülkemizde yaşanan yüksek oranlardaki boşanmalar nedeniyle çocuk ve gençlerimizin boşanmalardan en az oranda etkilenmesini sağlayacak adımlar atılmalıdır. Boşanan anne ve babalara tavsiyem eşler arasındaki sorunlarla ilgili çocuk ve gençlerin etkilenmeyecek şekilde davranmalarını sağlamalarıdır.” ifadelerini kullandı.

 “YARGIÇ KADROMUZA BÜYÜK BİR GÜVEN DUYMAKTAYIM”

Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, yargıç kadrosundan ve mahkemelerin güvenirliğinden de bahsetti.

Özerdağ, “genç, dinamik, iyi eğitimli ve güvenilir” olarak nitelediği yargıç kadrosunun dünyanın en gelişmiş ülkeleri ile kıyaslanabilecek seviyede olduğunu vurguladı.”

Son açılan münhalle yurtdışında eğitim görmüş, çok iyi yabancı dil bilen ve uzun vadede yargıya büyük hizmet verecek üç yargıcın alındığını belirten Özerdağ, yargıç kadrosuna büyük bir güven duyduğunu vurguladı.

Özerdağ, Haziran 2024 ayında yapılan bir araştırmada mahkemelerin ülkenin en güvenilir kurumu olduğunun tekrardan tespit edildiğini de ifade ederek, “Bu araştırmada güvenilirlik seviyesinin bugüne kadarki en yüksek orana ulaşması ayrıca bizde büyük bir memnuniyet yaratmıştır.” dedi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Rum basını: Larnaka ve Limasol sahillerinde mülkiyet yabancıların eline geçiyor

Published

on

Güney Kıbrıs’ta Larnaka ve Limasol sahil kesimlerinin büyük bölümünün, üçüncü ülke vatandaşlarının kontrolüne geçtiği; yasa dışı emlakçılık faaliyetleriyle arazi, arsa ve çok sayıda binanın el değiştirdiği bildirildi.

  • Larnaka ve Limasol sahil şeridinin büyük bölümü yabancıların eline geçti

Larnaka ve Limasol sahil kesimlerinin büyük bölümünün, üstü örtülü şekilde emlak şirketlerini de yöneten üçüncü ülke vatandaşlarının eline geçtiği ve yurt dışında masa altından satış anlaşmalarının yapıldığı yasa dışı emlakçılığın da yoğun olduğu haber verildi.

Fileleftheros Güney Kıbrıs’ta gayrimenkul satışıyla uğraşan yabancı uyrukluların yerli iş adamlarından yardım aldığını, bazı yabancıların da çeşitli projelerin vb yöneticisi kisvesi altında kaymakamlıklara giderek gayrimenkul satış işlemlerini yapmakta olduğunu yazdı.

Habere göre AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu Rum Meclisi içişleri Komitesi’nde yaptığı konuşmada, Larnaka sahil kesiminin batısında büyük araziler satıldığına dikkat çekti. Komite Başkanı Aristos Damianu Larnaka sahilinde, Dikelya’ya kadar, daha önce rafineri bulunan büyük ölçekteki arazinin, Limasol’da da Lady’s Mile’e doğru sahil bölgesinin el değiştirdiğini açıkladı.

Anılan bölgelerde yabancı uyrukluların yalnız arazi ve arsa değil hastaneden otele kadar birçok binayı satın aldığı bilgisi de verilen haberde, işletme satın alımlarının şehir içine kadar yayıldığına dikkat çekildi.

Continue Reading

GÜNDEM

İncirli, TEPAV konferansında konuştu: KKTC-TC Mali ve İktisadi İşbirliği Protokolleri daha etkin yönetilmeli

Published

on

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, TEPAV’da düzenlenen “Kıbrıs’ta Yeni Dönem” konferansında yaptığı konuşmada, Tufan Erhürman’ın seçilmesiyle Kıbrıs siyasetinde kapsayıcılık ve uzlaşı kültürüne dayalı yeni bir dönemin başladığını belirterek, Kıbrıs’ta kalıcı barış ve bölgesel istikrar için kapsamlı çözümün tek gerçekçi yol olduğunu vurguladı.

  • İncirli: CTP, kapsayıcı siyaset ve uzlaşı kültürüyle ilerliyor
  • “Kıbrıs’ta kalıcı barış ve bölgesel istikrar için kapsamlı bir çözüm tek gerçekçi yoldur”
  • Tufan Erhürman’ın seçilmesiyle Kıbrıs sorununda yeni bir umut doğdu”
  • “KKTC-TC Mali ve İktisadi İşbirliği Protokolleri daha etkin yönetilmeli”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) bünyesinde düzenlenen “Kıbrıs’ta Yeni Dönem” başlıklı konferansta konuşma yaptı. Akademisyenler, diplomatlar ve siyasetçilerin katıldığı konferansta konuşan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirliTufan Erhürman’ın seçilmesiyle, Kıbrıs siyasetinde yaşanan dönüşüme dikkat çekti ve yeni dönemin ilkelerini “kapsayıcılık ve uzlaşı kültürü” olarak tanımladı. İncirli,” Toplumun tümünü kucaklayan, kapsayıcı siyaset hedefleyen, sorunlara tam bir uzlaşı kültürü içerisinde çözümler arayan yeni bir siyasi anlayış var. Biz de CTP olarak bu siyasi anlayışı devam ettiren bir eksen içerisinde ilerliyoruz” dedi.

Dün akşam TEPAV ev sahipliğinde düzenlenen “Kıbrıs’ta Yeni Dönem” konferansının moderatörlüğünü, TEPAV AB Çalışmaları Merkezi Direktörü Nilgün Arısan Eralp üstlenerek açılış konuşmasını yaptı. Eralp, CTP Genel Başkanı İncirli’nin özgeçmişinden bahsetti ve ardından sözü İncirli’ye bıraktı.

Konuşmasına Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin kuruluşundan ve temel değerlerinden bahsederek başlayan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, partinin buğday başağı sembolünün Kıbrıs Türk halkının kimliğini, varlığını, refahı ve sosyal adaleti temsil ettiğini söyledi. İncirli, CTP’nin kişi hak ve özgürlüklerini, hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, barışı, ekonomik kalkınmayı ve Avrupa Birliği değerlerini savunan; eşitlikçi, emeğe saygılı, çevreye duyarlı demokratik sol bir kitle partisi olduğunu ifade etti. Cumhuriyet Meclisi’ndeki kadın milletvekili oranının yüzde 22 olduğuna dikkat çeken İncirli, siyasette kadın temsiliyetinin artırılmasının önemine de dikkat çekti.

“KIBRIS’TA, YENİ BİR SİYASİ ANLAYIŞLA YENİ BİR DÖNEM BAŞLADI”

İncirli, Kıbrıs sorununda müzakeresiz geçen tek dönem, yerinde sayan güven artırıcı önlemler ve tamamen tıkanmış çözüm sürecinin yanı sıra adadaki ekonomik kriz, mülkiyet krizi, güvenlik krizi, gençlerin göçü, yolsuzluklar ve kamusal hizmetlerde çöküşle birlikte sorunların derinleştiğini ifade ederek 19 Ekim’deki Cumhurbaşkanlığı seçimiyle beraber Kıbrıs’ta, yeni bir siyasi anlayışla yeni bir dönemin başladığını kaydetti. CTP’nin adayı Tufan Erhürman’ın yüzde 63 oyla, üç iktidar partisine karşı tarihi bir farkla Cumhurbaşkanı seçildiğini anımsatan İncirli, Kıbrıslı Türklerin Türkiye’deki anketleri yanılttığını dile getirerek 19 Ekim akşamı Kızılbaş Meydanı’nda ortaya çıkan eşitlik ve kardeşlik cephesinin; kucaklayıcı, kapsayıcı, saygın ve ciddi bir duruşu temsil ettiğini sözlerine ekledi.

“KIBRIS’TA KALICI BARIŞ VE BÖLGESEL İSTİKRAR İÇİN KAPSAMLI BİR ÇÖZÜM, TEK GERÇEKÇİ YOL”

Konuşmasının devamında, Kıbrıs sorunuyla ilgili tarihi süreci aktaran İncirli, Kıbrıs sorunun 1963’te iki toplum arasında başlayan siyasi bir sorun olmanın ötesinde; uluslararası hukuk, bölgesel güvenlik ve Doğu Akdeniz’de şekillenen yeni jeopolitik dengelerle doğrudan bağlantılı, çok katmanlı ve çok boyutlu bir mesele haline geldiğine dikkat çekti. İncirli, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin 1959 Zürih Anlaşmalarının ortaklık ruhuna, özden gelen siyasal eşitlik ilkelerine dayalı, ortak egemenliğin paylaşılacağı, iki bölgeli ve iki toplumlu federal çözüm modeline olan bağlı bir siyasal parti olduğunu ifade ederek Kıbrıs’ta kalıcı barış, istikrar ve uluslararası entegrasyonun yegane gerçekçi yolunun kapsamlı çözümden geçtiğini vurguladı.

“KIBRISLI TÜRKERİN GELECEĞİ, KIBRISLI RUMLARIN İNSAFINA BIRAKILAMAZ”

2004 Annan Planı referandumlarına değinen İncirli, Kıbrıslı Türklerin yüzde 65 “evet” oyu ile güçlü bir çözüm iradesi ortaya koyduğunu, buna karşın Kıbrıslı Rumların yüzde 75 “hayır” dediğini hatırlattı. Bu sürecin ardından Mali Yardım Tüzüğü, Yeşil Hat Tüzüğü ve Taşınmaz Mal Komisyonu gibi mekanizmaların hayata geçtiğini ifade etti. 2017 Crans-Montana Konferansı’na kadar sürdürülen müzakerelerde büyük oranda yakınlaşmalar sağlandığını belirten İncirli, Rum liderliğinin masayı terk etmesiyle sürecin çöktüğünü, statükonun daha da yerleştiğini söyledi ve Kıbrıslı Türklerin geleceğinin Kıbrıslı Rumların insafına bırakılamayacağını vurguladı.

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs sorununda çözüm sürecinin neden tıkandığının “suçlama oyunu” yapılmadan dürüstçe analiz edilmesi gerektiğine dikkat çekerek uluslararası aktörlerin gereken önceliği vermemesi, proaktif rol almaması ve taraflar arasında eş zamanlı, samimi siyasi iradenin ortaya konmamasının temel nedenler arasında olduğunu kaydetti. Ucu açık ve süresiz müzakere süreçlerinin Kıbrıs’ta defalarca denendiğini ve her seferinde hayal kırıklığı yarattığını söyleyen İncirli, Tufan Erhürman’ın seçilmesiyle birlikte yeni bir umut doğduğunu belirtti. İncirli, siyasi eşitliğin pazarlık konusu yapılamayacağını belirterek sürecin sonuç odaklı, geri dönüşü olmayan ve takvime bağlı yöntemlerle yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Müzakere süreci yine çökerse en başa dönülmemesi gerektiğini de belirten İncirli, hepsinin BM raporunda olduğunu söyledi ve BM’nin kendi sözlerine sahip çıkmasını bekliyoruz dedi.

“SİYASİ ANLAŞMA İÇİN EŞ ZAMANLI SİYASİ İRADEYE İHTİYACIMIZ VAR”

“Siyasi anlaşma için eş zamanlı siyasi iradeye ihtiyacımız var diyen İncirli, sadece Kıbrıslı liderlerin değil, Garantör ülkelerin, uluslararası aktörlerin de ortak çıkarlar odağında, eş zamanlı olarak aynı yönde hareket etmeleri gerektiğini kaydetti. Güven artırıcı önlemlerin ise kapsamlı çözümün alternatifi değil, ancak çözüm yolunda son derece önemli olduğuna dikkat çeken İncirli; Kapalı Maraş’ın BM kararları çerçevesinde ele alınması, Yeşil Hat üzerinde yeni geçiş noktalarının açılması, karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık hakkı ve iki toplumlu iş birliğinin önemine değindi.

Sıla Usar İncirli, Doğu Akdeniz’de enerji, güvenlik ve jeopolitik dengelerin hızla değiştiğini belirterek, dışlayıcı değil kapsayıcı bir anlayışla kurulacak bölgesel ittifakların Kıbrıs’ta barış sürecine olumlu katkı yapacağını ifade etti ve enerji güvenliğinin bölgesel istikrarla, bölgesel istikrarın ise Kıbrıs’ta kapsamlı çözümle mümkün olacağını vurguladı. İncirli, egemenlik haklarımız çerçevesinde Kıbrıs Türk toplumunun Ada genelinde ve deniz yetki alanlarındaki hakları olduğunu da sözlerine ekledi.

“KKKTC-TC MALİ VE İKTİSADİ İŞBİRLİĞİ PROTOKOLLERİ DAHA ETKİN YÖNETİLMELİ”

Son olarak konuşmasında iç siyasete de değinen İncirli, TEPAV’ın daha önce yaptığı tespitlere atıfta bulunarak, KKTC kamu yönetiminde politika oluşturma, uygulama ve denetleme kapasitesinin yetersiz olduğunu; kamu hizmetlerinde erişim ve kalite sorunları yaşandığını belirtti. Ülkede karamsarlık ve belirsizliğin hâkim olduğunu ifade eden İncirli, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, artan bütçe açıkları, borç yükü, yolsuzluk iddiaları, liyakatsiz atamalar, artan suç oranları ve kamusal hizmetlerdeki çöküşün derin bir siyasi, ekonomik ve toplumsal kriz yarattığını ve bunların sonucunda da vatandaşın devlete olan güveninin sarsıldığına dikkat çekti.

İncirli, ne yapılması gerektiğiyle ilgili kayıt dışılıkla mücadele ve nüfus sayımının önemini vurgulayarak orta vadeli planlama ve KKTC-TC Mali ve İktisadi İşbirliği Protokollerinin daha etkin yönetilmesi gerektiğini söyledi. İncirli, “Orta Vadeli Program (OVP) zeminin güncellenmesi, ortak siyasi irade öncesinde KKTC teknik heyetinin katılımı ve yerel unsurlara dayalı çalışmalarına özel bir önem atfediyoruz” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin sunumun ardından soru cevap kısmına geçildi. İncirli, katılımcıların sorularını özenle cevaplayarak teşekkürlerini sundu ve konferans tamamlandı.

Continue Reading

GÜNDEM

Sağlıkta 2025’te 1,6 milyon muayene, 32 bin müdahale

Published

on

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, basınla buluşmasında 2025 yılı boyunca 1 milyon 647 bin 858 muayene yapıldığını, hastanelerde 32 bin 628 ameliyat ve müdahalenin gerçekleştirildiğini açıkladı. Dinçyürek, robotik tedaviler ve yapay zekanın sağlıkta kullanımına da başlandığına vurgu yaptı.

Sağlık Bakanlığı, yürüttüğü yatırımlar ve hizmetlerle sağlık altyapısını adım adım yeniden şekillendiriyor. Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, bakanlığın icraatlarını basınla bir araya geldiği toplantıda kamuoyuyla paylaştı.

Dinçyürek’in açıklamalarına göre, Lefkoşa’daki hastane binasının 2027 yılının sonunda tamamlanması hedeflenirken, Girne’deki hastane binası inşaat sürecini tamamladı. Girne’de şu anda cihazların yerleştirilmesi aşamasına gelindi. İhale sürecinin devam ettiğini belirten Dinçyürek, bir ay içerisinde cihazların gelmesi ve hastanenin açılmasının hedeflendiğini söyledi. Dört ilçede eş zamanlı olarak hastane projelerinin sürdüğünü ifade eden Dinçyürek, tüm bu süreçlerde yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurguladı.

Müteahhit tarafından 15 Kasım için taahhüt verilen projelerde, sonrasında ortaya çıkan ek işler nedeniyle bazı gecikmeler yaşandığını dile getiren Dinçyürek, Güzelyurt Hastanesi’nin de bu süreçte tamamlanmasının planlandığını aktardı. Pamuklu Hastanesi için ise turizm yatırım alanının yanında yer alan binanın 2026 yılı sonunda bitirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Sağlık alanındaki teknolojik gelişmelere de değinen Dinçyürek, yapay kalp ameliyatlarının ülkede başarıyla gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu ameliyatlar sayesinde 22 yaşındaki bir gencin hayata tutunduğunu belirten Dinçyürek, ileri tıp uygulamalarının kamu hastanelerinde uygulanabilir hale geldiğine dikkat çekti.

İnsan kaynağına yönelik planlamalar hakkında da bilgi veren Dinçyürek, hâlihazırda zorunlu eğitimde bulunan 200 genç uzman hekimin eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönerek sağlık sistemine kazandırılacağını söyledi.

Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin öncelikler arasında yer aldığını vurgulayan Dinçyürek, Maraş, Lapta ve Değirmenlik sağlık ocaklarının hizmete açıldığını hatırlattı. “Dünyada bütün hastanelerin üçüncü basamak olduğu bir örnek yoktur” diyen Dinçyürek, temel sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti.

Acil sağlık hizmetlerine yönelik yatırımlar kapsamında tam donanımlı 16 yeni ambulansın hizmete alındığını, dört ambulansın daha alınacağını açıklayan Dinçyürek, acil müdahale kapasitesinin güçlendirildiğini belirtti.

Basın toplantısında paylaşılan verilere göre, 2025 yılı içerisinde Sağlık Bakanlığı bünyesinde yapılan muayene sayısı 1 milyon 647 bin 858 olarak kayıtlara geçti. Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi’ne bağlı hastanelerde aynı yıl içerisinde gerçekleştirilen ameliyat ve müdahale sayısı ise 32 bin 628 oldu.

Aynı dönemde Dipkarpaz, Yenierenköy, Mehmetçik, Geçitkale, Vadili, Serdarlı, İnönü, Güzelyurt, Beyarmudu, Akdoğan ve Tatlısu sağlık merkezleri ile Esentepe, Karaağaç, Gaziköy, Dörtyol ve Lefke sağlık odalarında tamir, tadilat veya yeni yapım çalışmaları gerçekleştirildi.

Teknolojik yatırımlar kapsamında zor entübasyon setleri hizmete alınırken, robotik tedaviler ve yapay zekânın sağlıkta kullanımı da hayata geçirildi. Bakan Dinçyürek, altyapıdan insan gücüne, teknolojiden acil sağlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalarla sağlık sisteminin güçlendirilmeye devam ettiğini vurguladı.

Continue Reading