Connect with us

GÜNDEM

BBC’den dikkat çeken belgesel: ‘KKTC’yi neden hiçbir ülke tanımıyor?

Published

on

İngiliz yayın kuruluşu BBC, Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümünde dikkat çeken bir belegesel hazırladı.

İngiliz yayın kuruluşu BBC, Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümünde dikkat çeken bir belegesel hazırladı.

‘KKTC’yi neden hiçbir ülke tanımıyor?”

Türkiye’nin Kıbrıs’a düzenlediği harekatın üzerinden 50 yıl geçti. Harekatın ardından kuzey ve güney olarak ikiye bölünen adadaki sorun; Akdeniz’in ortasında donmuş bir sorun olarak duruyor. Tarihteki birçok jeopolitik sorun gibi; bu sorunun da karmaşık bir geçmişi var. 307 yedi yıllık Osmanlı hakimiyetinin ardından Ada, 1878 yılında İngiltere himayesine geçti. O dönemde Rumlar ve Türkler adada dağınık bir şekilde yaşıyordu. 1950’lere geldiğimizde, Kıbrıs’ın Yunanistanla birleşmesi amacıyla örgütlenen EOKA gerilla hareketi adada güçleniyordu. Şiddet olayları artmıştı. Türk tarafı da “Ya taksim, ya ölüm” sloganıyla adanın bir bölümünün Türkiye’ye bağlanmasını talep ediyordu. 1960 yılında adaki iki halkın da eşitliğini temel alan Kıbrıs Cumhuriyeti, Ingiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın garantörlüğünde kuruldu. Ancak adada çoğunluğa sahip olan Rum kesimi bu sonuçtan rahatsızdı. Türklerin eşit haklara sahip olmasına karşı çıkıyorlardı. 1963 yılında Türklere verilen haklar Başkan Makaryos tarafından kaldırıldı ve Rum kesiminde Yunanistan’la birleşme söylemleri tekrardan yükselmeye başladı. Karşılıklı şiddet olayları bu dönemde doruğa çıktı. 15 Temmuz 1974’te adada darbe oldu. Darbeyi Yunan askeri cuntasının desteklediği EOKA lideri Nikos Sampson gerçekleştirdi, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak istiyordu. Bu olay adanın kaderini belki de geri dönülmeyecek şekilde değiştirdi. 5 gün sonra Türkiye, adadaki Türklerin güvenliğini gerekçe göstererek askeri harekat başlattı ve harekatın sonunda adanın %37’lik kısmı Türk kontrolüne geçti. Daha sonra 1983’te bağımsızlığını ilan etti. Ancak ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ olarak ilan edilen bu devleti tanıyan ülke olmadı. Aslında Bangladeş tanısa da 24 saat sonra ABD’nin de baskısıyla bu kararını geri çekti. Peki, Kuzey neden bağımsızlık ilan etti; ve Kuzey’deki devleti neden hiçbir ülke tanımıyor? Prof. Dr. Serhat Güvenç’in yorumlarıya bu sorunun yanıtını aradık.

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Öztürkler: KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet, Bakü’de Zafer Anıtı, Haydar Aliyev’in kabri ve Şehitler Hıyabanı’nı ziyaret ederek çelenk ve karanfil bıraktı. Öztürkler, “KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor” dedi.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet ziyaretler gerçekleştirdi.

Meclisten verilen bilgiye göre, heyet ilk olarak Azerbaycan halkının İkinci Karabağ Savaşı’ndaki zaferi ve şehitleri anmak için inşa edilen Zafer Anıtı’nı ziyaret ederek anıta çelenk koydu.

Öztürkler ve beraberindekiler daha sonra Azerbaycan önderi Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret ederek  çelenk bıraktı.

Bakü Şehitler Hıyabanı’nda Türk şehitliğini de ziyaret eden Öztürkler ve beraberindekiler şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı.

Ziyaretlerde KKTC – Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu CANALTAY ile Dostluk Grubu Üyesi Fırtına Karanfil  ve KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer de hazır bulundu.

 

ÖZTÜRKLER

Ziyaretlerin ardından basına açıklamada bulunan Öztürkler, Bakü temaslarını değerlendirdi.

Öztürkler, yaptığı açıklamada KKTC’nin Türk dünyasındaki konumunun güçlendiğini vurgulayarak, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına verdiği desteğin altını çizen Öztürkler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de bu süreçte önemli katkılar sağladığını, KKTC’nin gözlemci üyeliğinin, uluslararası alanda görünürlüğü artırdığını ve Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılması mücadelesine güç kattığını dile getirdi.

Parlamentolar arası temasların artık daha resmi bir zemine taşındığını belirten Öztürkler, daha önce gayrı resmi yürütülen görüşmelerin bugün KKTC bayrağı ve ismiyle açık şekilde gerçekleştirildiğini söyledi. Azerbaycan’da yapılan toplantıların bu açıdan büyük önem taşıdığını kaydeden Öztürkler, KKTC heyetinin Azerbaycan Milli Meclisi ile doğrudan temas kurabilmesinin yeni dönemin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.

 

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, bu bağın daha da güçlenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin desteğinin hayati önemde olduğunu da belirten Öztürkler, Türk dünyasından da daha güçlü bir sahiplenme beklendiğini dile getirdi.

Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Öztürkler, bölgedeki gerilimi yakından takip ettiklerini ifade etti. Güney Kıbrıs’ın bazı askeri anlaşmalarının adada tedirginlik yarattığını, buna rağmen KKTC’nin endişe duymadığını kaydeden Ötürkler, Türkiye’nin güçlü desteğinin sürdüğünü vurguladı.

 

Öztürkler ayrıca, bölgede artan gerilimlerin sona ermesi gerektiğine dikkat çekerek, özellikle büyük güçler arasında yaşanan çatışmaların dünya barışı ve insanlığın geleceği açısından bir an önce sonlandırılmasının önemine işaret etti.

Continue Reading

GÜNDEM

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları kiralama sistemi yenilendi: 600’den fazla ihlal tespit edildi

Published

on

Politis’e göre, Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemelerle açık ilan ve kriter temelli sisteme geçildi. Denetimlerde 600’den fazla kira sözleşmesinde ciddi ihlal tespit edilirken, yüzlerce taşınmazın geri alındığı bildirildi.

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemeler kapsamında, mevcut Türk Malları artık yayımlanan ilanlar ve açık prosedürler üzerinden kiraya veriliyor. Ülke genelinde yapılan denetimlerde ise ciddi ihlaller içeren 600’den fazla kira sözleşmesi tespit edildi.

Politis gazetesinde yer alan habere göre, daha önce, yüksek değerli ticari arsalar da dahil olmak üzere mevcut Türk Malları, kamuya açık şekilde duyurulmadan Türk Malları Yönetim Servisi tarafından kapalı kapılar ardında tahsis ediliyordu. Bağlantısı, parti ilişkisi veya nüfuzu olan kişilerin bu malları son derece düşük kiralarla elde edebildiği belirtiliyordu.

İçişleri Bakanlığı tarafından bir yıl önce uygulamaya konulan yeni tahsis prosedürüyle birlikte, kiralama kararlarının belgelenmiş ve ölçülebilir kriterlere bağlandığı ifade ediliyor. Aynı zamanda süreçlerin elektronik ortama taşınmasıyla bürokrasinin azaltıldığı ve başvuru işlemlerinin önemli ölçüde hızlandırıldığı kaydediliyor. Sistemin temel hedefinin, başvuru sahiplerinin kişisel ve sosyoekonomik durumları dikkate alınarak daha adil ve hedefli bir dağıtım sağlamak olduğu belirtiliyor.

Yeni yasal çerçeve kapsamında en önemli değişikliğin, mevcut Türk Malları’nın artık her üç ayda bir Türk Malları Yönetim Servisi’nin internet sitesinde kamuya açık ilanlarla kiraya sunulması olduğu ifade ediliyor. Bu uygulamanın şeffaflığı artırmaya yönelik en önemli adımlardan biri olduğu değerlendiriliyor.

Bu uygulamanın başlamasından bu yana Haziran 2025, Ekim 2025, Ocak 2026 ve Nisan 2026 tarihlerinde olmak üzere dört ilan yayımlandığı bildiriliyor.

Bu dört aşamada toplam 285 Türk Malı taşınmazının kiraya sunulduğu ve dağılımın şu şekilde olduğu aktarılıyor:

  • Yenileme sonrası 37 konut (ilk üç ilanda 834 başvuru)
  • 35 ticari alan (ilk üç ilanda 260 başvuru)
  • 36 açık alan (ilk üç ilanda 173 başvuru)
  • 177 tarımsal arazi (ilk üç ilanda 39 başvuru)

2 Nisan 2026’dan bu yana ise 173 Türk Malı taşınmaz için yeni bir kiralama sürecinin yürütüldüğü, bunlar arasında 5 konut, 2 açık alan veya hayvancılık tesisi ve 166 tarımsal arazinin bulunduğu belirtiliyor. Yetkili kaynaklara göre, özellikle mülteciler arasında yoğun ilgi olduğu ve Ekim 2025 ilanı sonrası ülke genelinde 744’ten fazla başvuru yapıldığı ifade ediliyor.

ÇOK DÜŞÜK KİRALARA SON

Türk Malları Yönetim Servisi’nin modernizasyon sürecinin temel unsurlarından birinin kira fiyatlandırmasının yeniden düzenlenmesi olduğu belirtiliyor. Amaç, Türk Malları’nın uzun yıllar boyunca son derece düşük kiralarla kiralanması nedeniyle oluşan yapısal bozulmaların giderilmesi olarak aktarılıyor.

Yaklaşık 7,5 milyar euro değerindeki mülklerin yönetilmesine rağmen, Servis’in geçmişte yıllık yalnızca 5 milyon euro kira geliri elde ettiği ifade ediliyor.

İçişleri Bakanlığı yetkilileri, hedefin iş dünyasını zorlamak veya işletmeleri sürdürülemez hale getirmek olmadığını, bu nedenle kira artışlarının yedi yıllık bir süreçte kademeli olarak uygulandığını ve kiracıların yeni koşullara uyum sağlaması için zaman tanındığını belirtiyor.

Kira artışına örnek olarak şu değişimler veriliyor:

  • Limasol’daki ofis: 18 eurodan 147 euroya
  • Beton şirketi tesisi: 7 eurodan 1.181 euroya
  • Larnaka’daki büfe: 17 eurodan 510 euroya
  • Larnaka’daki çömlek atölyesi: 5 eurodan 360 euroya

YAYGIN USULSÜZLÜKLER ORTAYA ÇIKARILDI

Türk Malları’nın kötü yönetimi ve istismarı, geçmişte yetkili devlet makamlarının hareketsizliği nedeniyle zamanla yerleşik hale geldiği ifade ediliyor.

Türk Malları’nın kullanımına ilişkin tüm sözleşmelerin sıkı incelemeye alındığı, ihlal tespit edilen durumlarda taşınmazların geri alınması ve şeffaf prosedürlerle yeniden tahsis edilmesi için yasal işlemlerin başlatıldığı belirtiliyor.

Yapılan denetimlerde uzun süredir devam eden usulsüzlüklerin boyutunun ortaya çıktığı, bugüne kadar 600’den fazla ciddi ihlal içeren kira sözleşmesinin tespit edildiği ve bunların 300’ünün feshedildiği aktarılıyor.

DENETİM SONUÇLARI

Ticari taşınmazlarda toplam 512 ihlal tespit edildiği, incelenen 4.032 sözleşmenin 512’sinde temel şartlara aykırılık bulunduğu ifade ediliyor. Uyum göstermeyen 280 sözleşmenin feshedildiği, 79 taşınmazın geri alındığı ve diğer vakalarda yasal işlemlerin sürdüğü belirtiliyor.

Belediyeleri kapsayan 31 ihlal tespit edildiği, incelenen 275 sözleşmede 31 ciddi ihlal bulunduğu, 5 sözleşmenin feshedildiği ve 13 vakada uyarı yazısı gönderildiği aktarılıyor.

Toplum meclislerine ilişkin 47 ihlal tespit edildiği, incelenen 589 sözleşmede 47 ciddi ihlal bulunduğu, 3 sözleşmenin feshedildiği ve 32 vakaya uyarı verildiği belirtiliyor.

Konutlara ilişkin incelemelerin de başladığı, 91 sözleşmenin incelendiği, 31 ihlal tespit edildiği ve 6 konutun geri alındığı ifade ediliyor. Diğer vakalarda ise yasal süreçlerin sürdüğü aktarılıyor.

Continue Reading

GÜNDEM

Hakan Dinçyürek: Mağusa Devlet Hastanesi’nde Anjiyo Merkezi hizmete hazır

Published

on

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde kısa süre önce kurulan anjiyo merkezini inceleyerek, kalp damar cerrahisi ameliyathanesi ile kalp-akciğer pompasının da kurulma aşamasında olduğunu kaydetti.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek kısa süre önce kurulan anjiyo merkezinde incelemelerde bulundu. Yaklaşık 1-2 hafta öncesine kadar inşaat halinde olan alanın hızla tamamlanarak anjiyo ünitesinin kurulduğunu ve çalışır hale getirildiğini belirten Dinçyürek, dün itibariyle birinci kademe eğitim çalışmalarının da tamamlandığını açıkladı.

Bakan Dinçyürek, çok kısa süre içerisinde Mağusa Devlet Hastanesi’nde hem planlı (selektif) hem de acil anjiyo işlemlerinin başlayacağını ifade etti. Ziyaret kapsamında başhekimlik, kardiyoloji klinik şefliği, kardiyologlar ve hemşirelerle birlikte yerinde değerlendirme yaptıklarını belirten Dinçyürek, merkezin her yönüyle adım adım hazır hale geldiğini vurguladı.

Kalp ve damar cerrahisi alanındaki altyapının da güçlendirildiğini kaydeden Dinçyürek, kalp damar cerrahisi ameliyathanesi ile kalp-akciğer pompasının da kurulma aşamasında olduğunu ve çalışmaların hızla sürdüğünü söyledi.

 

Bu süreçte Türkiye’nin katkılarına da dikkat çeken Dinçyürek, “Her zaman yanımızda olan ana vatan Türkiye’ye hem şahsım, hem bakanlığım hem de Kıbrıs Türk halkı adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum” dedi.

GÖKSU: 20 YILLIK HAYAL GERÇEKLEŞİYOR

Başhekim Yardımcısı Dr. Eyüp Göksu ise anjiyo merkezinin kurulmasını “20 yıllık bir hayalin gerçekleşmesi” olarak nitelendirerek, devlete, Sağlık Bakanlığı’na ve Bakan Dinçyürek’e teşekkür etti.

Göksu, merkezin çok yakın zamanda Mağusa ve bölge halkına hizmet vereceğini belirtti.

DEBEŞ: ÖNEMLİ BİR EKSİKLİK GİDERİLİYOR

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hakan Debeş de Mağusa’nın yanı sıra Karpaz bölgesini de kapsayan geniş bir alanda uzun süredir anjiyo ihtiyacı bulunduğunu ifade ederek, bu yatırımla önemli bir eksikliğin giderildiğini söyledi ve katkı koyanlara teşekkür etti.

Continue Reading