Connect with us

GÜNDEM

Başbakanlık YAGA-KOBİGEM Girişimcilik Hibe Programı lansmanı yapıldı

Published

on

Başbakan Ünal Üstel, “Ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için, siyasi istikrarın ve istikrarlı Türkiye ilişkilerinin devamına ihtiyaç olduğu bir gerçektir” dedi.

Başbakanlık YAGA-KOBİGEM Girişimcilik Hibe Programı lansmanı bugün Dışişleri Bakanlığı Uğur Umar Toplantı Salonunda yapıldı.

Lansmanda, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, YAGA-KOBİGEM Direktörü Ebru Kaptan Sertoğlu, Türk Bankası Genel Müdürü Mustafa Kayahan konuşma yaptı.

Program, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ) finansmanıyla, bu sene ilk kez KKTC Başbakanlık bütçesi altında, Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı’nın (YAGA) koordinasyonunda ve Türk Bankası’nın eğitim sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

Proje kapsamında, girişimcilere,  teknoloji ve yenilikçi iş fikirlerine yüzde 75 oranında, en fazla 750 bin TL, geleneksel iş fikirlerine yüzde 75 oranında, en fazla 500 bin TL ve ekonomiye değer katacak, ihracat odaklı ve marka değeri yüksek iş fikirlerine ise yüzde 75 oranında, en fazla 2 milyon TL olmak üzere toplam 20 milyon TL destek verilecek.

Başvurular 24 Ocak – 11 Mart tarihleri arasında alınacak. Program hakkında detaylı bilgi ve başvuru koşulları https://kobigem.gov.ct.tr/ ve https://yaga.gov.ct.tr/ adreslerinde bulunabilir, başvurular https://girisimcilik.kei.gov.tr adresinden yapılabilecek.

Başbakan Ünal Üstel lansmanda yaptığı konuşmada, 2024 yılının kadınlar, gençler ve engellilerin yılı olacağını söyleyerek, “Bu doğrultudaki projeleri beraber başarmanın mutluluğunu yaşayacağız” dedi.

“Hükümete geldiğimiz ilk günden bugüne, en temel hedeflerimiz arasında yer alan, ülke ekonomimizin güçlenmesi için, canla başla çalışıyoruz” diyen Üstel, KKTC’nin sosyo-ekonomik kalkınmasına ve sürdürülebilir işletmelerin kurulmasına katkı sağlamak, istihdamı desteklemek, dış ticaret açığını azaltmak, üretimi artırmak, ülkeyi girişimciler için bir cazibe merkezi haline getirmek için tüm imkanları seferber ettiklerini belirtti.

Bu amaçla, imkansızlıklar yüzünden ekonomik hayata giriş yapamayan özellikle genç ve kadın girişimcileri destekleyecek programları tek tek devreye soktuklarını dile getiren Üstel,  gençlere, kadınlara, tarımcıya, iş dünyasına, sanayiye ve tüm üreten sektörlere, uygun krediler ve hibe vermeye devam ettiklerini söyledi.

-“Hibe programını bugün başlatıyoruz”

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarıyla 2016 yılından itibaren yürütülen ve bugüne kadar 415 girişimcinin eğitim, 160 girişimcinin de hibe desteğinden yararlandığı ve yaklaşık 350 kişiye istihdam yaratan girişimcilik hibe programlarının bir yenisi olan “2023-2024 Girişimcilik Hibe Programı”nı bugün başlattıklarını açıkladı.

Anavatan Türkiye’nin desteği, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin finansmanı ve Başbakanlığa bağlı YAGA’nın, bu yıl ilk kez Başbakanlık bütçesi altında yürüteceği çalışmalarla 20 milyon TL’lik yeni bir destek paketini hayata geçireceklerini dile getiren Üstel, hayırlı olması temennisinde bulundu.

Destek programının 1987 ve sonrası doğumlu vatandaşlar için eğitim, danışmanlık ve hibe desteğini içerdiğini vurgulayan Üstel, teknoloji, geleneksel işler ve ihracat odaklı projelere öncelik vereceklerini belirtti.

Bu kapsamında, teknoloji ve yenilikçi iş fikirlerine 750 bin TL’ye kadar, geleneksel iş fikirlerine 500 bin TL’ye kadar, KKTC ekonomisine değer katacak, ihracat odaklı ve marka değeri yüksek iş fikirlerine ise 2 milyon TL’ye kadar hibe desteği vermeyi planladıklarını kaydetti.

Ortaya çıkacak projeler değerlendirilirken, kalkınmada öncelikli bölgelere yatırım yapma hedefinde olanlara, kadınlara ve engellilere pozitif ayrımcılık yapılacağını dile getiren Üstel, sadece hibe programları ile değil, gençlerin ve kadınların, ekonomik hayata etkin katılımlarını sağlamak için onlara her tür ekonomik ve yasal desteği sağlamakta kararlı olduklarını belirtti.

-“İstikrara ihtiyaç var”

Ülkenin Doğu Akdeniz’de, tüm bölge girişimcilerinin tercih ettiği bir cazibe merkezi olması noktasında da hükümet olarak gerekli çalışmaları başlattıklarını dile getiren Üstel, “Ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için, siyasi istikrarın ve istikrarlı Türkiye ilişkilerinin devamına ihtiyaç olduğu bir gerçektir” dedi.

Üstel, şöyle devam etti:

“Biz bu anlayışla yolumuza devam ediyor ve istikrarın bizlere sağladığı güçle, yıllardır gerçekleştirilemeyen veya tamamlanamayan tüm projeleri tek tek hayata geçirmeye devam ediyoruz.

2023 yılında çok önemli işler başardık. Çok önemli işlere imza attık. 2024 yılında da çalışmaya, laf değil iş üretmeye, yapılanmayanları teker teker yapmaya devam edeceğiz.

Ülkedeki istikrarlı siyasi yapıyı bozmak ve halka yine zaman kaybettirmeye çalışanlar bilmelidirler ki;

hükümetimiz istikrarla yoluna devam etmektedir. Ne halkın ne de bizlerin erken seçimlerle kaybedecek zamanı vardır. Yapacak çok işimiz ve bizi bekleyen dünden çok daha güzel bir gelecek vardır.”

Üstel, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti olmak üzere, TC Lefkoşa Büyükelçiliği’ne, TC Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’ne, Yatırım Geliştirme Ajansı’na (YAGA) ve verdiği sponsorluktan dolayı Türk Bankası’na projenin gerçekleşmesine yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, iki ülke arasında imzalanan ekonomik protokoller aracılığıyla her yıl Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarından KKTC’ye kaynak aktarıldığını, reel sektörü deskteklemeye ayrı önem verdiklerini kaydetti.

Feyzioğlu, reel sektörü destekleme kapsamında 2011 yılından itibaren her yıl Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ) finansmanı Çukurova Kalkınma Ajansı teknik desteği ve ilgili bakanlıkların özellikle Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın gözetiminde tarım, turizm, sanayi sektörlerinde kısmi hibe destekli programları yürütüldüğünü belirtti.

Feyzioğlu, Başbakanlık Yatırım Geliştirme Ajansı Başkanı Ebru Kaptanoğlu, KEİ Koordinatörü Ömer Cihan ve ekiplerine teşekkür etti.

Büyükelçi Feyzioğlu, bu hizmetleri sunabilmenin güçlü ve istikrarlı bir yönetim ve iş birliğine bağlı olduğunu kaydederek, bu doğrultuda Başbakan Üstel ve koalisyon ortakları Fikri Ataoğlu ve Erhan Arıklı’ya fedakarlık, azim ve emekle ortaya koydukları istikrar dönemi için teşekkür etti.

Henüz büyüme aşamasındaki firmaların faiz sarmalına girmesini önlemek gerektiğini dile getiren Feyzioğlu, aynı zamanda öz sermayelerini de harekete geçirmek gerektiğini, kısmi hibe programlarının böyle bir modelleme üzerine kurulduğunu belirtti.

Feyzioğlu, bu programların sıkı değerlendirme ve uygulama süreci gerektirdiğini söyleyerek, amacın sadece işletme kurmak değil sürdürülebilir olmasını sağlamak olduğunu vurguladı.

-“525 projeye  500 milyon TL’nin üzerinde mali kaynak tahsisi sağlandı”

Bu kapsamda 2011-2023 yılları arasında Tarım ve Kırsal Kalkınma Mali Destek Programı, Turizm Potansiyelinin Geliştirmesi Mali Destek Programı, Rekabet Gücünün Artırılması Mali Destek Programı başlıklarında 9 program yürütüldüğünü belirten Feyzioğlu, 525 projeye 500 milyon TL’nin üzerinde mali kaynak tahsisi sağlandığını belirtti.

Feyzioğlu, 500 milyon TL’nin öz kaynaklardan gelmek suretiyle 1 milyar TL’nin üzerinde kaynağı yatırım için harekete geçtiğini söyledi.

Programın güncellendiğini dile getiren Feyzioğlu, seçici destek politikaları uyguladıklarını, girişimcilik projesinin hayata geçirildiğini, tarım, turizm, sanayi sektörlerinin dışında genç girişimcilerin ve yeni iş fikirlerinin desteklenmesi amacıyla 2016 yılında KKTC Girişimcilik Projesinin ilkinin gerçekleştirildiğini ifade etti.

Bu projeyle sürdürülebilir işletmeler kurulabilmesini sağladıklarını belirten Feyzioğlu, girişimcilik ve istihdamı geliştirerek KKTC’nin sosyo-ekonomik gelişimine katkı sağlanması ile kadın ve genç girişimciler ile Güzelyurt ve Karpaz gibi kısmen dezavantajlı bölgelere öncelik verdiklerini söyledi.

Proje doğrultusunda 65 milyon TL kaynak harcandığını, 160 girişimci projenin desteklendiğini dile getiren Feyzioğlu, “415 aday bana göre hibeden de değerli eğitim programından geçti” dedi.

-“Kadınlar başaracak, KKTC başaracak”

Desteklenen girişimcilerin yüzde 56’sının kadın girişimci olduğunu belirten Feyzioğlu, “Kadınlar başaracak KKTC başaracak. Buna inanıyorum” diye konuştu.

Girişimcilerin başarısıyla 350 üzerinde kişiye istihdam sağlandığını kaydeden Feyzioğlu, 2023-2024 programı için proje ödeneğini 20 milyon TL’ye yükselttiklerini belirtti.

Feyzioğlu, “Bu ve benzeri programlar devam edecek. KKTC kalkınacak, geleceğe güçlü adımlarla yürümeye devam edecek, istikrar içinde büyüyecek. Yıllardır eksik kalan bitirilemeyen projeler tek tek bu istikrar ortamında bitirilmeye başlandı. Hepsinin Allahın izniyle birlikte bitireceğiz. Hayalimiz ortak geleceğimiz bir. Birlikte başaracağız ” dedi.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu da konuşmasında, girişimcileri ve üretimi desteklemenin önemine vurgu yaptı.

Pandemi döneminde üretememenin sıkıntılarının açıkça görüldüğünü dile getiren Amcaoğlu, alternatif üretim modellerinin oluşmasına olanak sağlamanın önemini belirtti.

Amcaoğlu, istihdam olanaklarını artırma, yeni iş ortamı yaratmanın, ülke toprakları üzerinde yaşamı sürekli hale getirme noktasında katkısına değindi.

“Ekonomik sıkıntılara rağmen vazgeçmemek ve krizi fırsata çevirmek gerekiyor” diyen Amcaoğlu, buna yönelik kaynak yaratmak gerektiğini belirtti.

Amcaoğlu, katkı koyan ve emek veren herkese teşekkür etti.

Başbakanlık Yatırım Geliştirme Ajansı Başkanı Ebru Kaptan Sertoğlu da projenin amacının KKTC’nin sosyo-ekonomik kalkınmasına sağlamak, istihdamı artırmak, sürdürülebilir işletmelerin kurulmasını sağlamak olduğunu söyledi.

KKTC’deki teknolojik altyapının gelişmesi, girişimciliğin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini dile getiren Sertoğlu, 2016 yılından bu yana 791 başvuru yapıldığını, destek alanların yüzde 69’unun kadın girişimci ve beş yıl sonunda işletmelerin ayakta kalma oranın da yüzde 75 olduğunu belirtti.

Teknoloji ve yenilikçi iş fikirlerine öncelik verileceğini dile getiren Sertoğlu, başvuruların 11 Mart’a kadar devam edeceğini, protokollerin ise temmuz ayında imzalanmasını hedeflediklerini belirtti.

Türk Bankası Genel Müdürü Mustafa Kayahan ise projenin paydaşı olmaktan onur ve mutluluk duyduklarını belirtti.

Türk Bankası’nın ekonomik dayanışmaya olanak sağlamak amacıyla yardımlaşma sandığı olarak kurulduğunu dile getiren Kayahan, toplumu kalkındıracak, kalıcı yatırımlara destek verdiklerini kaydetti.

Kayahan, banka olarak sosyal sorumluluk raporu yayınladıklarını, gençleri girişimciliğe özendirme amacıyla çaba harcadıklarını söyledi.

Proje kapsamında yaratıcı fikirleri görmenin mutluluk ve umut verici olduğunu dile getiren Kayahan, teknoloji ve ihracat kaynaklı yaklaşımlar ile ve yenilikçi fikirlerin kendilerini heyecanlandırdığını belirtti.

Kayahan, projeye katkı koyanlara teşekkür ederken, başvuracak olanlara da başarı diledi.

Girişimciler Zekiye Yağmur Aydındoğ ile Soyer Terkan da deneyimlerini anlattı.

Konuşmaların ardından plaketler takdim edildi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Engelliler Federasyonu, Hasipoğlu’nu ziyaret etti: Engelli bireyler toplumun ayrılmaz parçası

Published

on

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Kıbrıs Türk Engelliler Federasyonu Başkanı Derviş Yücetürk ve beraberindeki heyeti kabul ederek, engelli bireylerin sorunlarına ilişkin 14 maddelik talep listesini değerlendirdi. Hasipoğlu, “Engelli bireyler toplumun ayrılmaz parçasıdır” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla Kıbrıs Türk Engelliler Federasyonu Başkanı Derviş Yücetürk ile beraberindeki heyeti kabul etti. Federasyon temsilcileri engelli bireylerin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerilerini içeren 14 maddelik taleplerini sundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu konuşmasında Engelliler Haftası’nın bir farkındalık haftası olduğuna dikkat çekerek, hafta boyunca çeşitli etkinlikler düzenlediklerini söyledi. Hasipoğlu, amaçlarının engelli bireylerin eğitim, sanat, tiyatro ve sosyal aktivitelerde daha fazla yer almasını sağlamak olduğunu belirterek, “Engelli bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu herkese hissettirmek istiyoruz” dedi.

Bakan Hasipoğlu, Engelsiz Yaşam Evi’nin yatılı bölümüne ilişkin altyapı ve personel hazırlıklarının tamamlandığını ifade ederek, ihale sürecinde yaşanan gecikmeye rağmen yaklaşık iki ay içerisinde söz konusu bölümün hizmet vermeye başlayacağını açıkladı.

Otizm Merkezi çalışmalarının da tüm hızıyla sürdüğünü dile getiren Hasipoğlu, merkezin kısa süre içerisinde hizmete açılacağını belirtti. Bu projenin önemli bir eksikliği gidereceğini kaydeden Hasipoğlu, engelli bireylerin ve ailelerinin ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların artarak devam edeceğini söyledi.

Bakan Hasipoğlu istihdam konusunun son derece önemli olduğunu belirterek 20 yıldan sonra kamuda engelli istihdamının yapıldığını, özel sektörde de engelli istihdamının teşvik edilmesi amacıyla istihdam edilecek engellinin hesabına asgari ücretin yarısı kadar ek maaş ödemesi yapıldığını, aynı zamanda işverene  %100 prim desteği teşvik uygulamasının başlatıldığını vurguladı.

Hasipoğlu, hafta başı meclis kürsüsünden Başbakan Ünal Üstel’in siyasilerin ve üst düzey bürokratların maaşlarından yapılacak olan kesinti ile ilgili açıklamasına da dikkat çekerek, kesintilerin engelliler ve sosyal yardım alanların hesabına yatırılması için çalışmalar başlatıldığını kaydetti.

Federasyon Başkanı Derviş Yücetürk de engelli istihdamı konusunda uzun yılların ardından mevcut hükümet döneminde önemli adımlar atıldığını belirterek, buna rağmen hâlâ istihdam edilmeyi bekleyen çok sayıda engelli bireyin bulunduğuna dikkat çekti. Yücetürk, kamuda ve özel sektörde engelli bireylerin daha fazla istihdam edilmesinin sosyal yaşam açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Görüşmede ayrıca Engelsiz Yaşam Evi’nin yatılı bölümünün hizmete açılacak olmasının memnuniyet verici olduğu vurgulandı. Federasyon temsilcileri, engelli bireylerin yaşam koşullarını iyileştirecek projelerin artırılması gerektiğini belirterek, Engelli Dairesi’nin bir an önce kurulmasının son derece önemli olduğunu kaydetti.

Continue Reading

GÜNDEM

Tahsin Ertuğruloğlu: Çözüm mevcut durumdur

Published

on

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, TAK’a yaptığı değerlendirmelerde Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü politikasından geri adım atmayacağını vurguladı. Ertuğruloğlu, “Çözüm mevcut durumdur. İki komşu egemen eşit devlet” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yılsonundan önce yeni bir girişim başlatacağı ve çözüm planı ortaya koyacağı yönündeki açıklamalarını “algı operasyonu” olarak nitelendirdi.

Ertuğruloğlu, Rum tarafının “çözüm” olarak adlandırdığı yaklaşımın adayı “Türk işgalinden kurtarma” iddiasına dayandığını söyleyerek, “Çözüm sözcüğü aldatıcı olmamalı” dedi; Kıbrıs Türk tarafının egemen eşit iki devlet ve eşit uluslararası statü politikasından geri adım atmasının beklenmemesi gerektiğini belirtti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi sona ererken Crans Montana benzeri yeni bir başarısızlık yaşamak istemeyeceğini söyleyen Ertuğruloğlu, BM Güvenlik Konseyi yeni bir karar ortaya koymadıkça, yeni BM temsilcileriyle görüşmenin sonucu değiştirmeyeceğini belirtti.

Son liderler görüşmesinde, dini tören ve ayinlere ilişkin uzlaşı başlığı olduğunu anımsatan Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın böyle bir kararı bu konuda yetkili bakanlık olan Dışişleri Bakanlığıyla istişare içinde alması gerektiğini söyledi; Erhürman’ın Kazakistan ziyareti sonrasında kendileriyle görüşmesini beklediklerini ifade etti.

“‘YENİ BİR GİRİŞİM OLACAK, SENE SONUNDAN ÖNCE ÇÖZÜM PLANI HAZIRLANACAK’ ŞEKLİNDEKİ SENARYO DOĞRU DEĞİL”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, son gelişmelere ilişkin Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) yaptığı değerlendirmede, Hristodulidis’in “Guterres’in Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinden sonra Türkiye’nin yeni müzakere sürecine yeşil ışık yaktığı” yönündeki açıklamalarının sorgulanması gerektiğini kaydetti.

Ertuğruloğlu, Hristodulidis’in Güney Kıbrıs’ta 24 Mayıs’ta yapılacak seçimlere ve KKTC’de federasyon beklentisiyle siyaset yapan kesimlere yönelik çok boyutlu algı yaratmaya çalıştığını ifade ederek, “yeni bir girişim olacak, sene sonundan önce çözüm planı hazırlanacak” şeklindeki senaryonun doğru olmadığını belirtti.

Ertuğruloğlu, Hristodulidis’in söylediklerini doğru kabul ederek “dolduruşa gelinmesinin” ve Cumhurbaşkanlığında Temmuz ayında bir hareketlenme beklentisine girilmesinin kendileri için “üzücü” olduğunu söyledi.

“ÇÖZÜM’DEN NE KASTEDİLDİĞİ İKİ TARAF İÇİN DE BAŞKA”

“Çözüm” sözcüğünün aldatıcı olmaması gerektiğini söyleyen Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının çözüm beklentisi içinde olduğunu ancak hangi sorunun çözümünün kastedildiğinin netleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ertuğruloğlu, “Bu netlik unutulduğu sürece; popülist ve romantik söylemlerle tabii ki herkes çözüm ister” dedi.

“Açıkça ifade ettikleri gibi, Hristodulidis ve Rum siyaseti için bu ‘kendi ülkelerinin’ Türk işgalinden kurtarılmasıdır” diyen Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının ise sorunu bir “statü sorunu”, eşit kurucu ortağı olduğu devletten dışlanma ve ancak bu devletin bir toplumu olarak tanınma olarak gördüğünü kaydetti.

Ertuğruloğlu, “Çözümü aranılan sorun taraflar için başka olduğu için hiçbir zaman çözümde bir noktaya gelemedik. Gelemeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“KIBRIS TÜRK HALKI GERÇEKLEŞMEYECEK BEKLENTİLERE SOKULMAMALI”

Ertuğruloğlu, BM Genel Sekreteri Guterres’in 2017’de Crans Montana’da yaşanan başarısızlıktan duyduğu üzüntüyü hatırlatarak, görev süresi sona ererken yeni bir başarısızlık yaşamak istemeyeceğini söyledi. Ertuğruloğlu, bu nedenle “Hristodulidis’in yaratmaya çalıştığı algı operasyonlarına” kanılmaması ve Kıbrıs Türk halkının gerçekleşmeyecek beklentilere sokulmaması gerektiğini kaydetti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in gelecek aylarda adaya yeniden gelmesiyle de neyin değişeceğinin sorgulanması gerektiğini söyleyen Ertuğruloğlu, ne BM Genel Sekreteri’nin ne de atayacağı kişisel temsilcinin mevcut eşitsizliği tek başına düzeltebileceğini belirtti.

Ertuğruloğlu, bunun ülkelerin ve özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin alacağı kararlarla ilgili olduğunu kaydetti. Ertuğruloğlu, “Onlar 186 sayılı kararla yaptıkları hatayı dengeleyen yeni bir karar ortaya koymadıkları sürece biz 10 tane daha Holguin’le, 100 tane Genel Sekreter’le konuşabiliriz. Bir şey değişmez” dedi.

 

“ÇÖZÜM YANLISI OLDUĞUNU İSPATLAMASI GEREKEN TARAF RUM KESİMİDİR”

Bakan Ertuğruloğlu, Erhürman ve Hristodulidis’in son görüşmesinde uzlaşı sağladığı açıklanan “ada genelinde dini hizmetlerin gerçekleştirilmesine yönelik ilk etapta altı aylık bir plan hazırlanması” konusuna ilişkin de eleştiride bulundu.

Ertuğruloğlu, dini törenler ve ayinlerle ilgili bir mutabakatın, bu konuda yetkili bakanlık olan Dışişleri Bakanlığı ile istişare edilmeden şekillenmesini ve bu doğrultuda Bakanlıktan bir eylem beklentisine girilmesini doğru bulmadıklarını söyledi.

KKTC sınırları içinde her yıl yaklaşık 80 farklı kilisede 100’ün üzerinde ayine izin verildiğini, buna karşılık Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’ta Hala Sultan Tekkesi’ne yılda üç ziyaret hakkı bulunduğunu ve son bayramda bu ziyaretin de gerçekleşemediğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Bu mütekabiliyet zemininde gerçekleşecek bir olay değildir” dedi.

Ertuğruloğlu, konunun Hristodulidis’in talebiyle gündeme geldiği görüşünü de dile getirerek, “Benim yorumum maalesef budur. Bizim Cumhurbaşkanı da iyi niyetli ve çözümcü olduğunu gösterme adına, sanki böyle bir şeyi ispatlama gibi bir görevimiz varmış gibi davranıyor. Kim kime çözümcü olduğunu ispatlayacak, bunu bile netleştiremeyen bir durumdayız. Çözümcü olduğunu Rum tarafının bize ispatlaması gerekir. Bizim Rum tarafına değil. Çünkü çözümsüzlüğü yaratan Rum tarafıdır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı ile bu konuda görüş ayrılığı yaşayabileceklerini belirten Ertuğruloğlu, Dışişleri Bakanlığının görüşünü Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı’na aktardığını, Cumhurbaşkanı’nın Kazakistan dönüşü kendileriyle görüşmesini beklediklerini kaydetti.

“PARLAMENTER SİSTEMDE YETKİ HÜKÜMETTEDİR”

Bakan Ertuğruloğlu, KKTC’de parlamenter sistemin yürürlükte olduğunu hatırlatarak, bu sistemde yürütme yetkisinin hükümette olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı’nın ülke konularıyla ilgilenmesinin doğal olduğunu ve beklendiğini belirten Ertuğruloğlu, ancak hükümetle istişare edilmeden başkanlık sistemiyle yürütülen Güney Kıbrıs lideriyle mutabakat sağlanmasının doğru olmadığını ifade etti.

“ÇÖZÜM MEVCUT DURUMDUR: İKİ KOMŞU EGEMEN EŞİT DEVLET”

Ertuğruloğlu, “dünyanın kendisini şımarttığı sürece” Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” politikasından vazgeçmeyeceğini, Kıbrıs Türk tarafının da egemen eşit iki devlet politikasından geri adım atmayacağını söyledi.

Ertuğruloğlu, “Bu sadece Kıbrıs Türk tarafının politikası değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin de sonuna kadar desteklediği bir politikadır” dedi.

Bu iki pozisyon ışığında Kıbrıs konusunda uzlaşı diye bir olasılık olmadığını, bir “çözüm” beklentisinin de gerçekçi olmadığını dile getiren Ertuğruloğlu, “Çözüm mevcut durumdur. İki komşu egemen eşit devlet” ifadelerini kullandı.

 

“AZERBAYCAN, GÜNEY KIBRIS’I TANIMADIĞINI VE TANIMAYACAĞINI SÖYLEDİ”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmi Zirvesi’nde bulunması ve TDT ile ilişkiler çerçevesinde de değerlendirme yapan Ertuğruloğlu, Türk devletleriyle ilişkilerin zaman içinde daha da gelişeceğine inandığını söyledi.

Ertuğruloğlu, KKTC’ye en yakın ülkelerden birinin Azerbaycan olduğunu belirtti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Güney Kıbrıs’ı tanımadıklarını ve tanımayacaklarını açık şekilde ifade ettiğine dikkat çeken Ertuğruloğlu, Azerbaycan’ın diğer Türk devletlerinin de bu politikaya uyum sağlaması için faaliyetlerde bulunacağını ifade ettiğini belirtti.

“BİZ AB DÜŞMANLIĞI YAPMIYORUZ. AB’NİN BİXE DÜŞMANLIK YAPTIĞINI SÖYLÜYORUZ”

Avrupa Birliği’nin, Rum tarafının talepleri doğrultusunda KKTC’nin Türk devletleriyle ilişkilerini sabote etmeye yönelik çalışmalar yaptığını söyleyen Bakan Ertuğruloğlu, AB’nin Kıbrıs Türk halkı tarafından hak etmediği bir muamele gördüğü görüşünü paylaştı.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkına BM Güvenlik Konseyi’nden sonra en büyük zararı, AB’nin Rum tarafını üye yapmak ve Kıbrıs Türk halkı üzerindeki ambargolara izin vermekle verdiğini ifade etti.

AB’nin kağıt üzerinde yüksek değerleri temsil ettiğini, ancak sahadaki uygulamalarının farklı olduğunu belirten Ertuğruloğlu, “Biz AB düşmanlığı yapmıyoruz, AB’nin bize düşmanlık yaptığını ve bu düşmanlığından vazgeçmesi gerektiğini söylüyoruz” dedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Kıbrıs ziyaretinde ara bölgeden Kuzey’e bakmasını ve EOKA mensuplarına yönelik övgü dolu ifadelerini de eleştiren Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının AB’ye yönelik bakışının sorgulanması gerektiğini vurguladı.

“TÜRKİYE’NİN AVRUPA İÇİN VAZGEÇİLMEZ OLDUĞUNU BİLİYORLAR”

Rum tarafının AB dönem başkanlığına da değinen Ertuğruloğlu, Avrupa Birliği üyelerinin, böyle bir zihniyete sahip Rum tarafının dönem başkanı yapılmasından utanması gerektiğini kaydetti.

Rum Lider Hristodulidis’in Türkiye aleyhine bir sonuç elde etmesinin mümkün olmadığını kaydeden Ertuğruloğlu, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’nin değerini ve gerekliliğini bildiklerini söyledi. Ertuğruloğlu, Türkiye’nin güvenlik ve ekonomi bakımından Avrupa için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.

 

“ELAM’IN YÜKSELİŞİ TÜRK DÜŞMANLIĞIYLA YETİŞTİRİLEN GENÇLİĞİN SONUCU”

Güney’de Ulusal Halk Cephesi (ELAM) partisinin yükselişini de değerlendiren Ertuğruloğlu, bunun Rum tarafında genç kuşakların Türk düşmanlığıyla yetiştirilmesinin sonucu olduğuna dikkat çekti.

Güney Kıbrıs’ta 1974 öncesini bilmeyen bir nesil bulunduğunu belirten Ertuğruloğlu, bu neslin evde, kilisede, okulda ve askerlikte Türk karşıtlığıyla eğitildiğine işaret etti.

Rum askerlerinin ABD tarafından eğitilmesini ve Güney Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunun kaldırılmasını da eleştiren Ertuğruloğlu, ABD’li yetkililerle olan görüşmelerinde bu silahların ve eğitimlerin kime karşı verildiğini sorduklarını söyledi.

“YABANCILARA SÖYLEDİĞİM ARGÜMANLARI KENDİ MUHALEFETİME DE SÖYLÜYORUM”

Bakan Ertuğruloğlu, en fazla şaşkınlıkla izlediği kesimin KKTC’deki muhalefet olduğunu da belirtti. Rum tarafının kendi politikalarını açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, muhalefetin ise bu tabloyu görmek istemediğini kaydetti.

Yabancı muhataplarla yaptığı tartışmalarda kullandığı argümanları KKTC’deki muhalefetle tartışırken de kullanmak zorunda kaldığını söyleyen Ertuğruloğlu, bunun normal bir durum olmadığını belirtti.

Çözümün Kıbrıs Türk halkının kendi devletini nereye götüreceği noktasında olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, “Devletimize daha fazla sahip çıkmamız lazım. Vatandaşı daha mutlu edecek şekilde ülkeyi yönetmemiz lazım. İç politika ve dış politika farklıdır ancak birbirini etkiler, şekillendirir” dedi.

Continue Reading

GÜNDEM

Nikos Hristodulidis, Yunan Meclisi’nde: İki devlet çözümünü asla kabul etmeyeceğiz

Published

on

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Yunan Meclisi’nde yaptığı konuşmada iki devletli çözüm seçeneğini kesin bir dille reddetti. Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’a verdiği desteğin “tarihi travmayı onardığını” söyleyen Hristodulidis, Kıbrıs sorununda Türkiye’yi suçlayarak müzakere sürecine bağlılık mesajı verdi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis dün Yunan Meclisi’nde hitap etti.

Güney Kıbrıs’ın yardım çağrısına olumlu cevap veren Yunanistan’ın Rumların tarihi travmasını manen tamir ettiğini söyleyen Hristodulidis Kıbrıs sorununda iki devlet çözümünü asla kabul etmeyeceklerinin mesajını verdi.

Fileleftheros’un haberine göre Yunanistan’ın, Ağrotur üssüne yapılan İHA saldırısı üzerine yaptıkları yardım çağrısına olumlu cevap vermesine değinen Hristodulidis, Konstantinos Karamanlis’in 1974’te söylediği “Kıbrıs çok uzak’ sözünün özellikle kendi jenerasyonlarında için bir travma olduğunu söyledi.

Hrtistodulidis, Yunanistan’la bugünkü ilişkilerine değinirken “Yunan hükümetinin savunma kabiliyetimizi takviye talebimize derhal cevap vermesi, Avrupa ülkelerinden de benzeri görülmemiş bir dayanışmanın pratikte yaratılmasına öncü oldu” dedi.

Hrtistodulidis, Yunanistan ile ilişkilerin daha önce hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söyledi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, konuşmasının bir bölümünde Rumlarla Yunanların “ortak mücadele ve fedakarlıkları” üzerinde durdu.

Türkiye’yi 1963’te ve 1974’te “taksim planlamakla” suçlayan Hristodulidis, Yunan yetkililerin, asker ve sivillerin Türkiye’nin planlarını engellemek için güçlü bir sesle “varız” diyerek “en kıymetlilerini” feda ettiğini öne süren Hristodulidis, “O günlerde bize yaptığınız yardımı asla unutmayacağız” dedi.

Konuşmasında Kıbrıs sorununa da değinen Hristodulidis Türk tarafını “zorluk çıkarmak ve oyalama taktiği uygulamakla” da suçladı.

“Zorluklara ve sorunlara rağmen çok yakında somut sonuç olacağı inancıyla müzakere çabasına, Guterres’in net siyasi iradesine yatırım yapıyoruz” diyen Hristodulidis, “Bizim için iki devletli çözüm, düşünce olarak bile mevcut değildir. Yasadışılığı meşrulaştırmayı görüşmeyi asla kabul etmeyeceğiz. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin idari, siyasi ve bölgesel amputasyonunun kalıcılaşmasına ve meşrulaşmasına imza atmamız asla söz konusu değildir” ifadesini kullandı.

Continue Reading