Connect with us

GÜNDEM

ABD, Akdeniz’deki varlıklarını güçlendirmeye odaklanıyor

Published

on

İsrail’i İran’ın saldırısına karşı koruyacağını duyuran ABD’nin Orta Doğu ve Akdeniz’de devreye sokabileceği askeri imkanlar tartışılıyor. Beyaz Saray, Hamas, Lübnan Hizbullahı ve Yemen’deki Husilerin İsrail’e saldırıları nedeniyle Akdeniz ve Kızıldeniz’de askeri varlıklarını tahkim etmeye odaklanıyor.

İsrail ile İran arasındaki gerilim savaşın eşiğine gelirken, İsrail’i savunacağını yineleyen ABD’nin Orta Doğu’da devreye sokabileceği yaklaşık 45 bin askeri personeli, çok sayıda üssü, güçlü hava ve deniz filolarının olması bölgesel savaş endişelerini artırıyor.

Anadolu Ajansı’nda yer alan habere göre; Hamas Siyasi Büro Başkanı Heniyye’nin 31 Temmuz’da İran’ın başkenti Tahran’da uğradığı suikastta hayatını kaybetmesi ve Lübnan Hizbullahı’nın üst düzey komutanlarından Fuad Şükür’ün bir gün önce Beyrut’ta İsrail saldırısında öldürülmesinin ardından gözler Tahran yönetiminin misillemesine çevrilirken, ABD’nin bölgedeki kadim müttefiki İsrail’e hangi araçlarla destek vereceği merak konusu oldu.

Orta Doğu’da askeri üsleri ve varlığı onlarca yıl önceye uzanan Washington yönetiminin askeri personel sayısı 2007’de Irak’ta 160 bini, 2011’de ise Afganistan’da 100 bini aşarak en yüksek seviyesine ulaşmıştı.

ABD, her ne kadar son yıllarda Irak’taki askeri sayısını düşürse ve 2021’de de Afganistan’dan çekilse de İsrail’in 7 Ekim’de Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırılardan bu yana savaş gemileri de dahil olmak üzere bölgeye ilave binlerce asker sevk etti.

ABD basınında paylaşılan rakamlara göre, Amerikan ordusunun bölgenin çeşitli ülkelerine yayılmış üsleri ve rotasyona tabi yaklaşık 45 bin askerinin olduğu tahmin ediliyor.

EN BÜYÜK ÜS KATAR’DA

Körfez ve diğer Arap ülkelerinin yanı sıra Akdeniz’de askeri varlığı bulunan ABD’nin İsrail’e yönelik muhtemel bir konvansiyonel saldırıya karşı bölgedeki gücünü nasıl mobilize edeceği bilinmiyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’deki “Küçük Amerika” olarak anılan üslerini kullanmaya devam ediyor.

Washington yönetiminin bölgedeki en büyük üssü 1996’da kurulan Katar’daki Al Udeid Hava Üssü olarak biliniyor. Üs, CENTCOM’un bölgesel karargahına ev sahipliği yapıyor.

ABD’nin bölgedeki askeri stratejisi açısından kritik öneme sahip Katar’da yaklaşık 8 bin askeri personelinin olduğu tahmin ediliyor.

Bahreyn’de ise ABD’ye ait Beşinci Filo karargahı yer alıyor. Burada 2022 itibarıyla ülkede 9 bin asker hazır bulunurken, Kuveyt’te ise 13 bin 500 ABD askeri konuşlu.

ABD’nin 2003’teki Irak işgalinde Amerikan ve koalisyon güçlerine önemli bir lojistik üs görevi gören Kuveyt, binlerce Alman, Japon ve Güney Koreli askere de ev sahipliği yapıyor.

Yıllardır ABD’nin Ortadoğu’daki önemli müttefiki olan BAE ise 3 bin 500’e yakın Amerikan askeri personeline ev sahipliği yapıyor.

Ülkenin limanları da ABD Donanması için kritik öneme sahip.

ÜRDÜN’DE YAKLAŞIK 3 BİN ASKER KONUŞLU

Aralık 2022 itibarıyla, Suudi Arabistan’da silahlı kuvvetlerini eğitmek, danışmanlık yapmak ve bölgedeki ABD çıkarlarını İran ve vekillerinden korumak amacıyla 2 bin 700’den fazla ABD askeri konuşlu bulunuyordu.

Beyaz Saray’a göre, buradaki askerler hava ve füze savunma sistemlerini koruyor ve askeri uçakların operasyonlarını destekliyor. Bu arada Umman’da da çoğunluğu hava kuvvetleri personeli olan birkaç yüz ABD askeri bulunuyor.

Washington yönetimi, Ürdün’de ise 2 bin 900 fazla askeri hazır tutuyor.

ABD’nin Ürdün’de yer alan “Kule 22” isimli askeri üssüne yönelik ocak ayında İran destekli Iraklı milisler tarafından düzenlenen saldırıda üç askerin hayatını kaybetmesi, Washington’un Orta Doğu’da konuşlandırdığı askerlerle ilgili tartışmayı yeniden alevlendirmişti.

Bu arada, Ürdün, İsrail’e coğrafi yakınlığı, barındırdığı Filistinli mülteciler, Mescid-i Aksa’daki pozisyonunun yanı sıra ABD ve İngiltere ile de güçlü ilişkilere sahip. Ürdün aynı zamanda ABD’nin Suriye ve Irak’taki istihbarat misyonları açısından önemli konumda.

Öte yandan, ABD’nin İsrail’de kaç askerinin konuşlu olduğu belirsiz olsa da ülkede en az bir askeri üs bulundurduğu tahmin ediliyor.

“Site 512” kod adlı gizli üssün, ABD’ye yönelik balistik füze tehditlerini karşı radar gözetleme sistemine ev sahipliği yaptığı düşünülüyor.

The Times of Israel’in haberine göre, İsrail’de Negev Çölü’ndeki Nevatim Hava Üssü’nde Demir Kubbe füze savunma sistemini desteklemek üzere Amerikan askerleri konuşlandırılıyor.

IRAK VE SURİYE’DE ASKERİ VARLIĞI YAKLAŞIK 3500

ABD, 2021’de Irak’taki askeri personel sayısını 2 bin 500’e düşürdüğünü açıkladı.

Ülkedeki ABD askeri varlığı tamamen muharebe dışı danışmanlık rolüne kaydırıldı.

Anbar’daki Ayn el-Esed üssü başta olmak üzere bazı üslerde konuşlanan Amerikan askerleri artık Irak Silahlı Kuvvetleri’ni eğitiyor, danışmanlık yapıyor ve terör örgütü DEAŞ’a karşı devam eden mücadelede istihbarat sağlıyor.

ABD’nin halen Suriye’de SDG ismini kullanan terör örgütü YPG/PKK’ya destek vermek üzere 900 civarında özel kuvvet askeri bulunuyor.

Çoğunlukla ülkenin kuzeydoğusunda bulunan El Omar Petrol sahası ve El Şaddadi gibi küçük üsleri bulunan ABD’nin Suriye’nin Irak ve Ürdün sınırı yakınında Al Tanf garnizonu olarak bilinen küçük bir karakolu var.

DENİZ GÜCÜ

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Hamas lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da öldürülmesinin ardından ABD ordusunun Orta Doğu’ya ilave savaş uçakları ve savaş gemileri konuşlandıracağını duyurdu.

Beyaz Saray, Hamas, Lübnan Hizbullahı ve Yemen’deki Husilerin İsrail’e saldırıları nedeniyle Akdeniz ve Kızıldeniz’de askeri varlıklarını tahkim etmeye odaklanıyor.

“USS Harry S. Truman” uçak gemisi ve “USS Lassen”, “USS Farragut” ve “USS Forrest Sherman” isimli üç güdümlü füze destroyeri ile güdümlü füze kruvazörü “USS Normandy” dahil olmak üzere 18 Amerikan gemisi bölgede bulunuyor.

ABD, İsrail’in 7 Ekim saldırılarının ardından ise “USS Gerald Ford” ve “USS Eisenhower” adlı iki uçak gemisi, destek gemileri ve yaklaşık 2 bin deniz piyadesini konuşlandırılacağını duyurmuştu.

Pentagon ayrıca Orta Doğu’daki mevcut A-10, F-15 ve F-16 filolarını desteklemek için ek savaş uçaklarının konuşlandırılmasını emretmişti.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Arıklı’dan isim vermeden Erhürman’a övgü: Sussam gönül razı değil; harika bir konuşmaydı

Published

on

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki konuşmasını isim vermeden övdü. Arıklı paylaşımında, “Sussam gönül razı değil. Konuşsam ve ‘Antalya Diplomatik Forumunda yapılan harika bir konuşmaydı. Ağzına sağlık’ desem, kıyamet koparıp hatibi linç edecekler” ifadelerini kullandı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında gerçekleştirilen ADF Talks panelinde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yaptığı konuşmaya isim vermeden işaret eden bir paylaşım yaptı.

Sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Arıklı, doğrudan isim kullanmadan yaptığı değerlendirmede, konuşmaya yönelik olumlu bir görüş ifade etti. Arıklı paylaşımında, “Sussam gönül razı değil. Konuşsam ve ‘Antalya Diplomatik Forumunda yapılan harika bir konuşmaydı. Ağzına sağlık’ desem, kıyamet koparıp hatibi linç edecekler” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının devamında dikkat çeken bir üslup kullanan Arıklı, “En iyisi; ‘Sahi bu akşam Gençlerbirliği sürpriz yapar mı?’ diyerek lafı değiştirelim” ifadelerine yer verdi.

Arıklı’nın paylaşımı, doğrudan isim verilmemesine rağmen Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yönelik bir değerlendirme olarak yorumlandı.

Continue Reading

GÜNDEM

Tufan Erhürman AA’nın sorularını yanıtladı: Türkiye ile istişare sürecek

Published

on

Antalya Diplomasi Forumu’nda AA muhabirlerinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, dış politikada Türkiye ile istişarenin süreceğini açıkladı. Erhürman ayrıca, Kıbrıs sorunu ve bölgesel gelişmelerin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ele alındığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Kıbrıs sorunuyla ilgili tüm adımların ve KKTC’nin dış politikasıyla ilgili tüm adımların Türkiye ile istişare içerisinde atıldığını, bugüne kadar tüm liderler döneminde böyle olduğunu, benim dönemimde bunun artarak devam edeceğini söylemiştim.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026’ya katılmak üzere geldiği Antalya’da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Erhürman, ADF’nin “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” temasının doğru seçilen bir tema olduğunu belirterek, bu temanın Kıbrıslı Türkler olarak en fazla sıkıntı yaşadıkları konulardan biri olduğunu söyledi.

“Sürekli bir belirsizlik ortamının içindeyiz ama tabii bugün dünya büyük bir belirsizlik ortamının içerisine girdi. Belirsizliğin yanında ben öngörülebilir olmamayı da ekliyorum.” ifadelerini kullanan Erhürman, pek çok şeyin öngörülmesinin mümkün olmamaya başladığının altını çizdi.

Erhürman, ADF’nin her zaman çok önemli bir misyonu gerçekleştirdiğini, dünyanın dört bir yanından diplomatları, yönetici kadroları, uzmanları bir araya getirdiğini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çok yararlı görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Erhürman, şöyle devam etti:

“Biz zaten genelde çok yoğun temas halindeyiz. Koordinasyon Türk makamlarıyla günlük bir şekilde devam ediyor. Biliyorsunuz ben seçilmeden önce de seçildiğim gece de Kıbrıs sorunuyla ilgili tüm adımların ve KKTC’nin dış politikasıyla ilgili tüm adımların Türkiye ile istişare içerisinde atıldığını, bugüne kadar tüm liderler döneminde böyle olduğunu, benim dönemimde bunun artarak devam edeceğini söylemiştim. Bu kadar yoğunluğun içerisinde Sayın Cumhurbaşkanı da sürekli bu konuda bizimle temas halinde kalmaya devam ediyor. Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri ve onların Kıbrıs sorunu üzerindeki gelişmeleri, etkilerini de konuşma fırsatı bulduk. Tam bir koordinasyon içerisinde olduğumuzu bir kez daha karşılıklı olarak tespit etme fırsatı bulduk.”

Tufan Erhürman, ADF’de birçok temasta bulunduğunu aktardı. Kendileri için Kıbrıs sorununun çözümünün önemli olduğunu dile getiren Erhürman, bunun için de hiçbir zaman görüşmeden kaçan taraf olmadıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Tarih bize şunu öğretti ki görüşme masasının dışında da bir dünya var. Yani Kıbrıslı Türkler görüşme masasına hapsolma niyetinde değil. Orada iyi niyetle çözüme ulaşmak için her türlü çabayı göstermeye devam ederiz. Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nda gözlemci üye statüsündeyiz. Görüşme içerisinde olduğumuz çok sayıda dost ve kardeş ülke var. Dolayısıyla onlarla da birlikte iş yapmaya, birlikte projeleri geliştirmeye, birlikte görüş alışverişinde bulunmaya devam edeceğiz.”

Continue Reading

GÜNDEM

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler: Anayasa Mahkemesi kararları yoruma açık değil

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Meclis’in Anayasa Mahkemesi kararlarına bağlı kalarak, hareket edeceğini vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Anayasa Mahkemesi’nin kararnamelere ilişkin gerekçeli kararını BRT’de katıldığı “Gündem 12” programında değerlendirdi. Öztürkler, Meclis’in Anayasa Mahkemesi kararlarına bağlı kalarak, hareket edeceğini vurguladı.

“ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARINI UYGULARIZ”

Kararın ardından herhangi bir tereddüt olmadığını belirten Öztürkler, şu ifadeleri kullandı:

“Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygularız. Tüm hukukçularımızla birlikte değerlendirmemizi yaptık. Ne yapacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi biliyoruz. Burada CTP Milletvekili Ürün Solyalı rahat olsun.”

“1992 UYGULAMASI DEĞİŞTİ”

Geçmişte farklı bir uygulama olduğunu hatırlatan Öztürkler, 1992 yılında alınan karara işaret etti:

“1992 yılındaki kararda, yasa gücündeki kararnameler 90 gün içerisinde yasallaşmasa bile yürürlükte kalır yönünde bir gerekçe vardı. Cumhuriyet Meclisi bugüne kadar bu doğrultuda hareket etti.”

Öztürkler, Anayasa Mahkemesi’nin son kararıyla birlikte bu yaklaşımın değiştiğini de söyledi.

“YASA GÜCÜNDEKİ KARARNAMELER 90 GÜNDE YASALLAŞMAZSA YÜRÜRLÜKTEN KALKAR”

Yeni kararın açık ve bağlayıcı olduğunu vurgulayan Öztürkler, süreci şöyle özetledi:

“Yasa gücündeki kararnameler 90 gün içerisinde Meclis’ten geçmeli, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmalı ve Resmi Gazete’de yayımlanmalıdır. Aksi halde yürürlükten kalkar.”

“MECLİS YENİ KARARA GÖRE HAREKET EDECEK”

Cumhuriyet Meclisi’nin, Anayasa Mahkemesi kararını esas alacağını belirten Öztürkler, şöyle konuştu:

“Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlar yoruma bağlı değildir, kişiye göre değişmez. Meclis Başkanı olarak bu kararların arkasında duracağız.”

“SÜRESİ DOLAN KARARNAMELER GÜNDEMDEN ÇIKARILIYOR”

Mevcut durumda 90 günü aşan kararnameler bulunduğunu açıklayan Öztürkler, bu düzenlemeler için adım atılacağını söyledi, “90 günü geçen yasa gücündeki kararnamelerin komite gündeminden çıkarılması için çalışmalar yapılacaktır” dedi.

Süresi dolmamış kararnameler için de hükümete çağrıda bulunan Öztürkler, sürecin net olduğunu vurguladı.

Meclis Başkanı Öztürkler, “90 günü dolmayan kararnamelerle ilgili hükümete gerekli uyarılar yapılacaktır. Bu konunun yorumlanacak bir tarafı yoktur.” dedi.

Continue Reading