Connect with us

GÜNDEM

Dünya liderleri 79. Genel Kurul için New York’ta buluşacak

Published

on

Dünya genelinde en büyük diplomatik etkinliklerden biri olarak değerlendirilen ve üye ülkelerin liderlerini bir araya getiren Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 79’uncusu yarın New York’ta başlayacak.

Dünya genelinde en büyük diplomatik etkinliklerden biri olarak değerlendirilen ve üye ülkelerin liderlerini bir araya getiren Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 79’uncusu yarın New York’ta başlayacak.

BM Genel Merkezinin bulunduğu New York’ta her sene üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren Genel Kurul, bu yıl 24-30 Eylül’de gerçekleştirilecek.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in açılışını yapacağı 79. BM Genel Kurulu görüşmelerinin başkanlığını Kamerunlu Philemon Yong yürütecek.

BM Genel Kuruluna 133 devlet ve hükümet başkanı, 3 başkan yardımcısı, 80 başbakan yardımcısı ve 45 bakanın katılması bekleniyor.

ERDOĞAN İLK GÜN KONUŞACAK

BM Genel Kurulunun 1955’ten beri sürdürülen bir gelenek olarak başkanlardan sonra ilk konuşmasını Brezilya yapıyor. Brezilya’nın ardından ev sahibi ABD söz alıyor.

BM Genel Kurulunda Türkiye’yi temsilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ilk gün 3. sırada konuşmasını yapacak.

BM Genel Kuruluna 14. kez hitap edecek Erdoğan’ın konuşmasında özellikle Gazze’deki duruma dikkat çekmesi bekleniyor.

Erdoğan’ın üye ülkelerden İsrail’in saldırılarına karşı durmalarını talep etmesi öngörülüyor.

GAZZE’DEN HAİTİ’YE UZANAN KRİZLER

Liderler, hemen hemen her yıl olduğu gibi bu yıl da kriz, ihtilaf ve savaşların sayısının arttığı dönemde bir araya geliyor.

Bu nedenle Gazze, Ukrayna, Sudan ve Haiti gibi farklı krizlerin liderlerin gündeminde olması bekleniyor.

Liderlerin özellikle BM tarafından “dünyada cehennem” olarak tanımladığı Gazze’ye odaklanacağı düşünülüyor.

Gazze’de ateşkes vurgusunun yanı sıra üye ülkelerin İsrail’in uluslararası hukuk ve BM kararlarını ihlali ile bölgeye insani yardım ulaştırmanın güçlüklerini gündeme getirmesi bekleniyor.

Liderlerin, aynı zamanda Lübnan’da iletişim cihazlarının patlatılmasından sorumlu tutulan İsrail’in saldırılarını yoğunlaştırmasıyla bölgesel savaş riskinin önlenmesi için konuyu gündeme taşıyacakları genel öngörüler arasında yer alıyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın konuşmasını 26 Eylül sabahı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ise öğleden sonra yapması öngörülüyor.

ANA TEMA “KİMSEYİ GERİDE BIRAKMAMAK”

Bu yıl BM Genel Kurul görüşmelerinin ana teması, “Kimseyi geride bırakmamak: Barış, sürdürülebilir kalkınma ve insan onuru” olarak öne çıkıyor.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı açıklamada, “Bugünün küresel düzeni herkes için işlevsel değil, esasen kimse için işlevsel değil.” ifadesini kullanmıştı.

Bu nedenle özellikle BM Güvenlik Konseyi ile uluslararası finansal mimarinin reformu konusunun da liderlerin gündeminde olması bekleniyor.

Yüksek düzeyli haftanın yanı sıra Genel Kurul öncesinde düzenlenecek “Geleceğin Zirvesi”nde mevcut uluslararası kuruluşların güncel sınamalara göre uyarlanması ele alınırken deniz seviyesinin yükselmesinin değerlendirileceği üst düzey toplantıda iklim değişikliğiyle mücadelenin görüşülmesi planlanıyor.

Liderlerin aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma hedefleri, antimikrobiyel direnç ve nükleer silahsızlanma gibi farklı konularda da istişare etmesi bekleniyor.

CASTRO 296, KADDAFİ 100 DAKİKA KONUŞMUŞTU

İlk olarak 51 üyeyle kurulan BM’de 1946 yılından beri Genel Kurul görüşmeleri düzenleniyor.

Liderlerin konuşmalarını 15 dakikayla kısıtlamaları ve ana temaya değinmeleri bekleniyor ancak birçok liderin kısıtlamalara uymaması, BM Genel Kurulunda ilginç görüntülerin ortaya çıkmasına neden oluyor.

78 yıldır düzenlenen BM genel kurullarında hafızalarda yer alan en ilginç anılardan biri Küba Devlet Başkanı’nın 1960’ta 296 dakika, 2009’da dönemin Libya lideri Muammer Kaddafi’nin ise 100 dakika konuşması ve BM Şartı’nın bir sayfasını yırtması öne çıkıyor.

Eski Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Nikita Kruşçev’in 1960’ta Filipinler’in konuşması sırasında sinirden yumrukladığı masaya ayakkabısıyla vurması da BM Genel Kurul tarihinin dikkati çeken anları arasında yer alıyor.

Eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’in 2006’da yaptığı konuşmada, kendisinden bir gün önce kürsüye çıkan eski ABD Başkanı George W. Bush için “şeytan” benzetmesine de sıkça atıf yapılıyor.

2018’de dönemin Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’in 3 aylık bebeğiyle BM Genel Kuruluna katılması hafızalardaki yerini korurken eski ABD Başkanı Donald Trump’ın 2017’de “Mecbur kalırsa Kuzey Kore’yi yok edeceğini” söylemesi de dikkat çekici konuşmalardan biri olarak öne çıkıyor.

BM Genel Kurulu, sık sık delegasyonların “hoşlanmadıkları” konuşmaları terk etmesine de sahne oluyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Ertuğruloğlu: Aliyev, GKRY’yi “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak asla tanımadığını söyledi

Published

on

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Antalya Diplomasi Forumu’nda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Güney Kıbrıs Rum kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanımadığını, tanımayacağını belirttiğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF), KKTC’nin görünürlüğü ve ikili temaslar açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.

Ertuğruloğlu, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu ADF 2026’yı, AA muhabirine değerlendirdi.

Binlerce katılımcının yer aldığı ve çok sayıda ülkenin temsil edildiği forumun uluslararası diplomaside önemli bir platform olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “KKTC olarak Kıbrıs sorunu nedeniyle tanınma sıkıntısı olan bir ülkeyiz ve böylesi platformlarda yer bulma her zaman için mümkün olmuyor. Ama Anavatanımızda olunca bizim için ideal bir fırsat.” diye konuştu.

Ertuğruloğlu, ADF’nin Kuzey Kıbrıs açısından önemli imkanlar sunduğunu dile getirerek, “ADF, KKTC’nin görünürlüğünü gündeme getirme, yaptığımız ikili temaslarla da özelinde davamızı iyice izah etme, sadece siyasi boyutuyla değil ekonomik, kültürel, akademik her türlü boyutuyla Kıbrıs konusunu ele alma fırsatı yakaladığımız bir platform.” değerlendirmesinde bulundu.

Forum kapsamında çok sayıda ikili temas gerçekleştirdiklerini, Azerbaycan ve Pakistan ile yakın ilişkilerin sürdüğünü kaydeden Ertuğruloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı Aliyev son derece cesur bir şekilde KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına olan desteğini hiç saklamadan, saklanmadan ifade ediyor.” dedi.

“ALİYEV, GÜNEY KIBRIS RUM KESİMİNİ ‘KIBRIS CUMHURİYETİ’ OLARAK ASLA TANIMADIĞINI, TANIMAYACAĞINI SÖYLEDİ”

Aliyev’in Güney Kıbrıs Rum kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak asla tanımadığını, tanımayacağını da rahatlıkla söylediğine dikkati çeken Ertuğruloğlu, kendisine müteşekkir olduklarını dile getirdi.

Ertuğruloğlu, Pakistan’ın da Türk milletiyle zaten tarihi kardeşlik bağı bulunduğunu hatırlatarak, “Türk milletinin kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkı olarak bizim de Pakistan ile özel bir diyaloğumuz, ilişkimiz var. Tabii bu ülkeler dışındaki çeşitli ülkelerin bakanlarıyla da ikili temaslarımız oldu. Çeşitli platformlara, panellere katılma şansımız oldu.” bilgisini paylaştı.

KKTC’nin tanınma sorunu nedeniyle çeşitli ambargo ve izolasyonlarla mücadele ettiğini belirten Ertuğruloğlu, bu nedenle ADF’nin yalnızca Kıbrıs meselesini anlatma zemini değil, aynı zamanda uluslararası arenadaki gelişmeleri takip etme ve farklı konularda bilgi edinme açısından da önemli bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

“EN BÜYÜK KAZANIM GÖRÜNÜRLÜK”

Forumun Kıbrıs Türk halkı açısından en önemli kazanımının görünürlük olduğunu anlatan Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin uluslararası alanda uzun yıllardır yanlış algılandığını hatırlattı.

KKTC’nin var olan bir devlet olduğunun bilinmesinin önem arz ettiğini söyleyen Ertuğruloğlu, “Çünkü Kıbrıs konusunun bunca yıldır yanlış algılanmasının temel nedeni sanki adada tek bir devlet varmış gibi bir algılama ve bu devlet de işte Rumların bir Rum devleti olan ama adına ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ dedikleri bir yapı gibi algılanması. Halbuki Kıbrıs konusunun temel özelliği tek ada ama iki devlet, iki millet.” ifadesini kullandı.

Ertuğruloğlu, çözümün de iki egemen eşit devletin iyi komşuluk ilişkileri içerisinde yaşayacağı bir yapıdan geçtiğini sözlerine ekledi.

Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye’de yasa dışı bahis operasyonu: 41 ilde 111 gözaltı

Published

on

Diyarbakır merkezli 41 ilde yasa dışı bahis ve suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik operasyonda 111 şüpheli gözaltına alındı. MASAK raporunda işlem hacminin 35 milyar lirayı aştığı belirlenirken, çok sayıda banka hesabı ve taşınmaz mala el konuldu.

Diyarbakır merkezli 41 ilde gerçekleştirilen yasa dışı bahis operasyonunda 111 şüpheli gözaltına alındı.

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, “yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık etmek” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması” suçlarına yönelik çalışma yapıldı.

Soruşturma kapsamındaki MASAK raporunda, işlem hacimleri 35 milyar 861 milyon 796 bin 103 lira 52 kuruş olduğu tespit edildi.

Diyarbakır merkezli 41 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, 111 şüpheli gözaltına alındı.

Dosya kapsamında 190 banka ve kripto para hesaplarına ve 14 şüphelinin suçtan elde ettikleri değerlendirilen, piyasa değeri yaklaşık 10 milyon 750 bin lira değerindeki 9 otomobil, motosiklet ve 2 arsaya el konuldu.

Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye’de hazine borçlandı: Miktar 58 milyar lirayı aşıyor

Published

on

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı, düzenlediği iki devlet tahvili ihalesiyle toplam 58 milyar 61,4 milyon lira borçlandı. İhalelerde farklı vadelerde sabit kuponlu tahviller yeniden ve ilk kez ihraç edilirken, kamudan ve piyasa yapıcılarından gelen teklifler karşılandı.

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2 devlet tahvili ihalesiyle 58 milyar 61,4 milyon lira borçlanmaya gitti.

İlk ihalede, 2 yıl (693 gün) vadeli, 6 ayda bir yüzde 18,40 kupon ödemeli sabit kuponlu devlet tahvilinin yeniden ihracı yapıldı. İhalede, basit faiz yüzde 36,50, bileşik faiz yüzde 39,83 oldu.

Nominal teklifin 21 milyar 568 milyon lirayı bulduğu ihalede, nominal satış 10 milyar 936 milyon lira, net satış 11 milyar 339,5 milyon lira olarak gerçekleşti.

Kamudan gelen 15 milyar 230 milyon liralık teklifin tamamının karşılandığı ihalede, piyasa yapıcılarından 10 milyar 250,7 milyon liralık teklif alındı ve bu kesime 5 milyar liralık satış yapıldı.

İkinci ihalede de 5 yıl (1820 gün) vadeli, 6 ayda bir yüzde 16,63 kupon ödemeli sabit kuponlu devlet tahvilinin ilk ihracı yapıldı. İhalede, basit faiz yüzde 33,40, bileşik faiz yüzde 36,18 oldu.

Nominal teklifin 19 milyar 171,5 milyon lirayı bulduğu ihalede, nominal satış 11 milyar 529 milyon lira, net satış 11 milyar 491,9 milyon lira olarak hesaplandı.

Kamudan gelen 10 milyar liralık teklifin tamamının karşılandığı ihalede, piyasa yapıcılarından 9 milyar 507 milyon liralık teklif alındı ve bu kesime 5 milyar liralık satış yapıldı.

Böylece Hazine, iki ihalede toplam 58 milyar 61,4 milyon lira borçlandı.

Continue Reading