GÜNDEM
Şahiner: “Tarihi bir ranta imza atılmak isteniyor”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Salahi Şahiner, Güngör Katı Atık Çöplük İhalesi ile “tarihi bir ranta” imza atılmak istendiğini iddia etti.
Şahiner yaptığı yazılı açıklamada, ülkede çöp yönetiminde çok ciddi sıkıntılar yaşandığını, utanç duyulması gereken kareler ile karşı karşıya kalındığını, merkezi hükümetin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle insanların zehirlendiğini savundu.
Güngör Katı Atık Çöplük İhalesi ile çöp yönetiminin 29 yıl gibi uzun bir süre tekelleşeceğini ileri süren Şahiner, “adrese teslim unsurlar, duyumlar, ciddi bir rant ve peşkeş kokusu geldiğini” iddia etti.
Dünyada teknolojik gelişmeler ve çevre dostu yöntemler ile çöpten temiz enerji üreten alternatifler olduğunu ifade eden Salahi Şahiner, buna karşın ülkenin ilkel kalan yöntemlere muhtaç bırakılacağını kaydetti. CTP Milletvekili Şahiner, “En kötüsü de 29 yıl boyunca dev gibi büyüyen çöp dağları ile karşı karşıya kalacağız” dedi.
Kamu kaynaklarının her fırsatta yandaşlara peşkeş çekildiğini, eğitim, sağlık, ulaşım gibi hizmetler olarak topluma geri dönmesi gereken kaynakların vergi afları ile ihalesiz peşkeşlerle özellikle yabancı sermaye odaklarına paylaştırıldığını ileri süren Şahiner, 13 Eylül Cuma sabahı yapılacak ihale ile birilerine rant sağlanmaya çalışılacağını iddia etti.
-“İhale şartnamesi ciddi bir mali yıkım getirecek”
İhalenin sessiz bir şekilde halledilmeye çalışıldığını savunan Şahiner, çevresel risklerin ilk sırada olmasına karşın ihale şartnamesinin ciddi bir mali yıkım getireceğini belirtti. Şahiner, şunları kaydetti:
“İhaleyi alacak şirket, toplamda 10 milyon civarı santral yatırımı ile 29 yılsonunda sürekli ‘dolar enflasyonu’ ile artırılacak KWS üzerinden keseceği faturalar ile 1 milyar dolar gibi bir rakamı cebine indirecek. Bunun parası ise yine kurban olarak seçilen KIBTEK faturaları üzerinden kuruş kuruş halka ödettirilecek.
Elektrik fiyatlarına ciddi maliyet unsuru oluşturacak olan bu yöntem ile ilgili şirket yatırımı yaptıktan sonra işletme maliyeti 1 dolar civarında olan KWS başı elektriği KIBTEK’E ilk yıl 13 dolara satacak. Sonraki 29 yılda ise Amerika’daki yıllık CPI kadar artış alacak.”
İhale ile çöpten metan gazı yakılarak, elektrik üretileceğini ve Aksa’nın fahiş fiyatına yakın bir fiyata KIBTEK’e satılacağını ancak şirketin kendi ihtiyacını güneşten karşılayacağını belirten Şahiner, “vatandaşın güneş paneli kurulumları için başvurularına ‘kapasite yok’ denilirken, şirkete ise devasa büyüklükte yenilenebilir enerji yatırım izni verileceğini” savundu.
İhalenin teknik şartnamesinin belediyeler ve Ooganize sanayi bölgelerine de çok ciddi bir maliyet getireceğini ifade eden CTP Milletvekili Şahiner, şu ifadeleri kullandı:
“Güngör çöplüğüne uzak olan belediyeler, çöplerini ülkenin değişik yerlerinde kurulacak olan transfer istasyonlarına taşıyacak gibi görünse de, maalesef gerçek bu değil. Nedeni ise transfer istasyonları ile sadece evsel katı atıkların, ihaleyi kazanan şirket tarafından Güngör çöplüğüne taşınacak olması… Geriye kalan çöpler ise belediyeler tarafından Güngör çöplüğüne taşınması zorunlu hale getirilecek. Organize sanayi bölgelerinin ise evsel atık dışındaki çöpleri, olmayan bütçeleri ile Güngör çöplüğüne taşınması beklenecek.”
GÜNDEM
Ormanlık alanlarda ateş yakmak yasaklandı: 31 Ekim’e kadar geçerli
Polis Basın Subaylığı, 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında temizlik amaçlı dahil ateş yakmanın yasak olduğunu hatırlatarak, orman yangını riskine karşı vatandaşları uyarıp kurallara uyulmasını istedi.
GÜNDEM
Öztürkler “AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi”
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Avrupa Birliği’nin (AB) çözüm çağrısı yaparken Türk tarafıyla görüşmekten kaçınmasının açık bir çelişki olduğunu vurguladı.
“AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi. Anlaşma isteyen biri bu kadar silaha para yatırmaz” diye konuşan Öztürkler, “Güney Kıbrıs’a gelip racon kesiyorlar. Biri size vurursa yanındayız diyorlar. Peki Rusya Ukrayna’ya vurduğunda Fransa veya Avrupa ne yaptı?” dedi.
Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Öztürkler, BRT’de yayınlanan Manşet Artı programında Aziz Kararaziz’in sorularını yanıtlayarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
KKTC’nin dört bir yanında dalgalanan bayrakların egemenliğin simgesi olduğunu hatırlatan Öztürkler, F-16 savaş uçaklarının Lefkoşa semalarında kartal gibi süzülerek sınırları koruduğunu, bu görüntünün halkı gururlandırdığını ve adanın kuzeyinin gerçek sahiplerini ortaya koyduğunu belirtti.
Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştirerek, bölgede gerilimi artıran adımlar atıldığını, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in bu adımlarla sorgulanır hale geldiğini kaydeden Öztürkler, Kıbrıs Rum yönetiminin Yunanistan ve İsrail’den aldığı tankların ise halkına huzur değil, tedirginlik getirdiğini ifade etti.
Adada, Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak iki devletin varlığının açık olduğunu ve Kıbrıslı Rum lider Hristodulidis’in “göz göre göre yalan söylediğini” vurgulayan Öztürkler, KKTC’nin müzakere sürecini desteklediğini ancak, temelinde adada iki devletin varlığının kabul edilmesi ve haksız izolasyonların kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Kıbrıs Rum tarafının KKTC’ye ait değerleri AB’ye kendi malı gibi göstermesini ve Kıbrıs’ta işgal varmış gibi sunmasını sert sözlerle eleştiren Öztürkler, bu yaklaşımın halkın iradesini yok saydığını ve çözüm sürecini baltaladığını söyledi.
-“Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı anlaşmaları KKTC sınırına kadar geçerli”
Türk askeri karşısında silahlanma girişimlerinin berhava olacağını, girişimlerin savunma için gereksiz; taarruz için ise çılgınlık olduğunu dile getiren Öztürkler, Kıbrıs Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında yaptığı tek yanlı anlaşmaların KKTC sınırına kadar geçerli olduğunu, Türk toprağı üzerinde herhangi bir saldırı girişiminin halkın iradesinden döneceğini vurguladı.
Fransa ile yapılan askeri anlaşmalara da tepki gösteren Öztürkler, Kıbrıs’ta güvenliği Fransız askerlerinin değil, anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün sağladığını söyledi. Avrupa ülkeleri ve İsrail’in politikalarını “sömürgeci” olarak nitelendiren Öztürkler, silahlanma yarışının, milli gelirleri sömürgeci Avrupa ve İsrail’e aktarmaktan başka bir şey olmadığını söyleyerek, “Silahlanma derdindeler, ancak dış güçlerin adada hâkimiyet kurma girişimleri sonuçsuz kalacaktır.” vurgusu yaptı.
Fransa ve İsrail’in geçmişine atıfta bulunan ve Türkiye’nin tarihsel rolünü hatırlatan Öztürkler, Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis hakkında, “Kendini aşan, boyundan büyük işlerle uğraşmaya devam ediyor. Sonu iyi olmayacaktır, günü geldiğinde egemenliğini satan, milli gelirlerini silahlanmaya harcayan bir lider olarak anılacak” dedi.
-“Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz”
Öztürkler, Fransa’nın askeri varlığının dengeleri değiştiremeyeceğini dile getirerek, “İstedikleri kadar anlaşma yapsınlar, bu gerçek değişmeyecek. Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz.” dedi.
Güney’de ELAM’ın üçüncü parti konumuna yükselmesinin, Kıbrıs Rum tarafında radikal milliyetçiliğin ve Türk karşıtı söylemlerin güç kazandığını gösterdiğini belirten Öztürkler, bu eğilimin çözüm iradesini zayıflattığını ve adada kutuplaşmayı artırdığını kaydetti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, öğrencilerden öğretmenlere, sivil toplum örgütlerinden gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin fikirlerini paylaşmak üzere Meclis’in kapılarını aralamasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti.
Meclis’in yalnızca kararların alındığı bir kurum olmadığını belirten Öztürkler, toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelerek ortak değerler etrafında buluştuğu ve düşüncelerini özgürce ifade ettiği canlı bir mekan olması gerektiğini ifade etti.
Bu yaklaşımın siyaseti daha yakından tanıma fırsatı sunduğunu, aynı zamanda demokratik kültürü ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini vurgulayan Öztürkler, Katılımcıların katkısıyla Meclis’in ruhunun zenginleştiğini dile getirdi. Öztürkler, hep birlikte ortak değerleri yaşatmaya ve geleceği daha güçlü kılmaya devam edeceklerini söyledi.
GÜNDEM
Rum Merkezi Cezaevine drone ile cep telefonu göndermeye çalışan şüpheli tutuklandı
Kıbrıs Rum Merkezi Cezaevine geçen pazartesi günü drone ile cep telefonu ve şarj cihazı göndermeye çalışan şüpheli şahsın tutuklandığı belirtildi.
Fileleftheros gazetesi, polisin araştırmaları neticesinde, olayla ilgili şüpheli görülen, Lefkoşa’nın güneyinde ikamet eden bir Kıbrıslı Rum’un tutuklandığını yazdı.
Şüphelinin henüz sorgulanmadığını yazan gazete, şüphelinin mahkemeye yarın çıkarılacağını belirtti.
Merkezi Cezaevi üzerinde uçan droneun, anti drone sistemi ile tespit edildiğini anımsatan gazete, drone ile cezaevindeki koğuşların bulunduğu bahçeye 3 adet cep telefonu ile 3 adet şarj cihazı atıldığını da belirtti.
-
GÜNDEM23 saat agoKarpaz’da Lüks ve Doğanın Buluşma Noktası: Blue Sea Hotel
-
GÜNDEM23 saat ago“Meclis kürsüsü hedef gösterme yeri değildir”
-
GÜNDEM7 saat agoArıklı: 1 Mayıs, emeğin, alın terinin ve üretimin değerinin bir kez daha hatırlandığı anlamlı bir gündür
-
GÜNDEM3 saat agoRum Merkezi Cezaevine drone ile cep telefonu göndermeye çalışan şüpheli tutuklandı
-
GÜNDEM7 saat agoAsım Akansoy: KKTC’ye doğal gaz projesinde hükümet nerede?
-
GÜNDEM3 saat agoÖztürkler “AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi”
-
GÜNDEM7 saat agoÖztürkler: F-16 savaş uçakları Lefkoşa semalarında buranın gerçek sahiplerinin Kıbrıslı Türkler olduğunu gösterdi
-
GÜNDEM7 saat agoİsrail’den insani yardım filosuna uluslararası sularda müdahale
