Connect with us

GÜNDEM

ABD’nin Güney Kıbrıs’tan Gazze’ye yardım ulaştırma planı fiyaskoyla sonuçlandı

Published

on

ABD Başkanı Biden’ın, bizzat kendisinin duyurduğu Güney Kıbrıs’tan Gazze’ye yardım taşımak için kurulması planlanan geçici liman projesi, fiyaskoyla sonuçlandı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın 7 Mart’ta bizzat kendisinin duyurduğu Güney Kıbrıs’tan Gazze’ye insani yardım taşımak için kurulması planlanan geçici liman projesi, fiyaskoyla sonuçlandı.

AA’nın haberine göre; soykırımla yargılanan İsrail’in kara sınırından Gazze’ye insani yardım girişlerini yavaşlatmasının ardından ABD Başkanı Joe Biden, ilk olarak 7 Mart’ta yüzer iskele planını açıkladı.

Biden, Gazze kıyılarında yiyecek, su, ilaç ve geçici barınaklar taşıyan büyük gemilerin yanaşabileceği geçici bir iskelenin kurulması görevini ABD ordusuna verdiğini duyurdu.

Plan çerçevesinde Biden, “Gazze’ye her gün ulaşan insani yardım miktarında büyük bir artış” olacağını da vadetti.

Pentagon’un ilk tahminleri ise yüzer iskelenin tam kapasitede çalışması durumunda günde 150 tır yardım ulaştırabileceği yönündeydi.

Gazze’de halk, İsrail saldırıları altında insani yardıma erişim sıkıntısı çekerken, ABD’nin inşa ettiği Müşterek Kıyı Lojistik Mekanizması’nın (JLOTS) bölgeye intikali dahi iki aydan fazla sürdü.

Biden’ın Gazze’ye insani yardımların girişine ilişkin çözüm olarak sunduğu yüzer iskele, ilk kez 17 Mayıs’ta faaliyete geçti.

Operasyonel hale gelmesinin üstünden yalnızca bir hafta geçmişken, 25 Mayıs’ta çıkan fırtına sonucu 370 metre uzunluğundaki yüzer iskele hasar gördü. Yüzer iskele, İsrail’in Aşdod Limanı’na götürülüp onarıldıktan sonra tekrar Gazze sahiline kuruldu.

Uluslararası kamuoyundan ABD’nin yüzer iskele planına eleştiriler gelirken, İsrail’in karadan yapılan insani yardımları engellemesine zemin hazırladığı savunuldu.

Uluslararası Kurtarma Komitesi’nin üst düzey yetkilisi Bob Kitchen, planı İsrail’in sınır kapılarını insani yardımlara açması yönündeki baskıyı azaltan “gündem değiştirme” çabası olarak niteledi.

ABD ordusu ve yönetimi ise yüzer iskele üzerinden insani yardım planına inancını vurgulamaya devam etti.

Yüze iskelenin ilk hasarını almasından sonra ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), “Önümüzdeki günlerde CENTCOM, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansının desteğiyle Gazze’ye hayati gıda ve diğer acil durum malzemelerinin hareketini kolaylaştıracak.” açıklamasında bulundu.

BM bünyesindeki Dünya Gıda Programı ise 10 Haziran’da “güvenlik endişesi” nedeniyle Gazze’deki yüzer iskeleden yapılan insani yardımların askıya alındığını duyurdu.

Haziran ortasında hava koşulları nedeniyle tekrar zarar gören yüzer iskele Aşdod limanında onarılıp 19 Haziran’da tekrar Gazze sahiline kuruldu.

Ancak yüzer iskele operasyonları ikinci onarımının üstünden bir hafta dahi geçmeden “planlı bakım faaliyetleri” için tekrar durduruldu.

ABD yönetiminin 230 milyon dolar harcayarak kurduğu yüzer iskele üzerinden ulaştırılan insani yardımların miktarı ise CENTCOM’un 28 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre, yalnızca 8 bin 831 tonda kaldı.

Ayrıca CENTCOM’dan Haziran sonunda yapılan açıklamada, “olumsuz hava koşulları nedeniyle” iskelenin bir kez daha Aşdod’a taşınması gerektiği de duyuruldu.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Ormanlık alanlarda ateş yakmak yasaklandı: 31 Ekim’e kadar geçerli

Published

on

Polis Basın Subaylığı, 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında temizlik amaçlı dahil ateş yakmanın yasak olduğunu hatırlatarak, orman yangını riskine karşı vatandaşları uyarıp kurallara uyulmasını istedi.

Polis basın subaylığından yapılan açıklamada, 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında temizlik amaçlı olsa bile ateş yakmanın yasak olduğu belirtildi. Açıklamada, ateş yakmaya müsait olmayan alanlarda kontrol dışına çıkabilecek ateşin yangına neden olabileceği hatırlatılarak, yasal kurallara uyulması gerektiği ifade edildi.

Yetkili makamlar, belirlenen ateşli piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlarda ateş yakmanın veya mangal yapmanın yasak olduğunu kaydetti. Ayrıca mangal yapılacak alanlarda kolay yanıcı maddelerin bulunmaması gerektiği, mangal kömürlerinin ise tamamen söndürülmeden bırakılmaması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, sigara izmaritleri ve mangal kömürlerinin tamamen söndüğünden emin olunmadan yol kenarlarına, ormanlık alanlara, diğer arazilere, çöp bidonlarına veya yanıcı maddeler üzerine atılmaması gerektiği ifade edildi.

Vatandaşlara, duman veya ateş belirtisi görülmesi halinde 199 İtfaiye İhbar Hattı, 177 Orman Yangını İhbar Hattı veya 155 Polis İmdat Hattı’na derhal bilgi verilmesi çağrısında bulunuldu.

Continue Reading

GÜNDEM

Öztürkler “AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi”

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Avrupa Birliği’nin (AB) çözüm çağrısı yaparken Türk tarafıyla görüşmekten kaçınmasının açık bir çelişki olduğunu vurguladı.

“AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi. Anlaşma isteyen biri bu kadar silaha para yatırmaz” diye konuşan Öztürkler, “Güney Kıbrıs’a gelip racon kesiyorlar. Biri size vurursa yanındayız diyorlar. Peki Rusya Ukrayna’ya vurduğunda Fransa veya Avrupa ne yaptı?” dedi.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Öztürkler, BRT’de yayınlanan Manşet Artı programında Aziz Kararaziz’in sorularını yanıtlayarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

KKTC’nin dört bir yanında dalgalanan bayrakların egemenliğin simgesi olduğunu hatırlatan Öztürkler, F-16 savaş uçaklarının Lefkoşa semalarında kartal gibi süzülerek sınırları koruduğunu, bu görüntünün halkı gururlandırdığını ve adanın kuzeyinin gerçek sahiplerini ortaya koyduğunu belirtti.

Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştirerek, bölgede gerilimi artıran adımlar atıldığını, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in bu adımlarla sorgulanır hale geldiğini kaydeden Öztürkler, Kıbrıs Rum yönetiminin Yunanistan ve İsrail’den aldığı tankların ise halkına huzur değil, tedirginlik getirdiğini ifade etti.

Adada, Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak iki devletin varlığının açık olduğunu ve Kıbrıslı Rum lider Hristodulidis’in “göz göre göre yalan söylediğini” vurgulayan Öztürkler, KKTC’nin müzakere sürecini desteklediğini ancak, temelinde adada iki devletin varlığının kabul edilmesi ve haksız izolasyonların kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Kıbrıs Rum tarafının KKTC’ye ait değerleri AB’ye kendi malı gibi göstermesini ve Kıbrıs’ta işgal varmış gibi sunmasını sert sözlerle eleştiren Öztürkler, bu yaklaşımın halkın iradesini yok saydığını ve çözüm sürecini baltaladığını söyledi.

-“Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı anlaşmaları KKTC sınırına kadar geçerli”

Türk askeri karşısında silahlanma girişimlerinin berhava olacağını, girişimlerin savunma için gereksiz; taarruz için ise çılgınlık olduğunu dile getiren Öztürkler, Kıbrıs Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında yaptığı tek yanlı anlaşmaların KKTC sınırına kadar geçerli olduğunu, Türk toprağı üzerinde herhangi bir saldırı girişiminin halkın iradesinden döneceğini vurguladı.

Fransa ile yapılan askeri anlaşmalara da tepki gösteren Öztürkler, Kıbrıs’ta güvenliği Fransız askerlerinin değil, anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün sağladığını söyledi. Avrupa ülkeleri ve İsrail’in politikalarını “sömürgeci” olarak nitelendiren Öztürkler, silahlanma yarışının, milli gelirleri sömürgeci Avrupa ve İsrail’e aktarmaktan başka bir şey olmadığını söyleyerek, “Silahlanma derdindeler, ancak dış güçlerin adada hâkimiyet kurma girişimleri sonuçsuz kalacaktır.” vurgusu yaptı.

Fransa ve İsrail’in geçmişine atıfta bulunan ve Türkiye’nin tarihsel rolünü hatırlatan Öztürkler, Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis hakkında, “Kendini aşan, boyundan büyük işlerle uğraşmaya devam ediyor. Sonu iyi olmayacaktır, günü geldiğinde egemenliğini satan, milli gelirlerini silahlanmaya harcayan bir lider olarak anılacak” dedi.

-“Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz”

Öztürkler, Fransa’nın askeri varlığının dengeleri değiştiremeyeceğini dile getirerek, “İstedikleri kadar anlaşma yapsınlar, bu gerçek değişmeyecek. Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz.” dedi.

Güney’de ELAM’ın üçüncü parti konumuna yükselmesinin, Kıbrıs Rum tarafında radikal milliyetçiliğin ve Türk karşıtı söylemlerin güç kazandığını gösterdiğini belirten Öztürkler, bu eğilimin çözüm iradesini zayıflattığını ve adada kutuplaşmayı artırdığını kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, öğrencilerden öğretmenlere, sivil toplum örgütlerinden gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin fikirlerini paylaşmak üzere Meclis’in kapılarını aralamasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti.

Meclis’in yalnızca kararların alındığı bir kurum olmadığını belirten Öztürkler, toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelerek ortak değerler etrafında buluştuğu ve düşüncelerini özgürce ifade ettiği canlı bir mekan olması gerektiğini ifade etti.

Bu yaklaşımın siyaseti daha yakından tanıma fırsatı sunduğunu, aynı zamanda demokratik kültürü ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini vurgulayan Öztürkler, Katılımcıların katkısıyla Meclis’in ruhunun zenginleştiğini dile getirdi. Öztürkler, hep birlikte ortak değerleri yaşatmaya ve geleceği daha güçlü kılmaya devam edeceklerini söyledi.

Continue Reading

GÜNDEM

Rum Merkezi Cezaevine drone ile cep telefonu göndermeye çalışan şüpheli tutuklandı

Published

on

Kıbrıs Rum Merkezi Cezaevine geçen pazartesi günü drone ile cep telefonu ve şarj cihazı göndermeye çalışan şüpheli şahsın tutuklandığı belirtildi.

Fileleftheros gazetesi, polisin araştırmaları neticesinde, olayla ilgili şüpheli görülen, Lefkoşa’nın güneyinde ikamet eden bir Kıbrıslı Rum’un tutuklandığını yazdı.

Şüphelinin henüz sorgulanmadığını yazan gazete, şüphelinin mahkemeye yarın çıkarılacağını belirtti.
Merkezi Cezaevi üzerinde uçan droneun, anti drone sistemi ile tespit edildiğini anımsatan gazete, drone ile cezaevindeki koğuşların bulunduğu bahçeye 3 adet cep telefonu ile 3 adet şarj cihazı atıldığını da belirtti.

Continue Reading