Connect with us

GÜNDEM

Güney Kıbrıs–ABD enerji ortaklığı derinleşiyor!

Published

on

Kıbrıs Rum Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanı Mihalis Damianos, Güney Kıbrıs ile ABD arasındaki enerji, ticaret ve yatırımlar alanındaki iş birliğinin giderek daha stratejik bir nitelik kazandığını belirtti.

Fileleftheros gazetesinde yer alan habere göre, Damianos, Amerikan Ticaret Odası tarafından dün düzenlenen çalışma toplantısında yaptığı konuşmada, söz konusu iş birliğinin bölgesel istikrar ile Atlantik ötesi enerji güvenliğini güçlendirebileceğini savundu.

Damianos, Güney Kıbrıs’ın doğal gaz potansiyelinin, büyük Amerikan şirketlerinin de katılımıyla ekonomik kalkınma, enerji çeşitlendirmesi ve bölgedeki istikrar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Konuşmasında Münhasır Ekonomik Bölgesi’de (MEB) yer alan 12’nci parseldeki “Afrodit” yatağına da değinen Damianos, söz konusu yatağın yüzer üretim tesisi ve Mısır’a uzanacak denizaltı boru hattı aracılığıyla ticari olarak değerlendirilmesinin, ABD ile iş birliğinin jeopolitik ve ekonomik önemini ortaya koyduğunu ileri sürdü.

Damianos, nihai yatırım kararının alınmasının ardından Afrodit yatağından doğal gaz üretiminin 2030 yılı başlarında başlamasının beklendiğini de kaydetti.

ABD’li enerji şirketlerinin bölgedeki varlığına da işaret eden Damianos, “ExxonMobil”in MEB’de faaliyet gösterdiğini, “SLB” ve “Halliburton” gibi şirketlerin ise Doğu Akdeniz’deki offshore çalışmaları desteklediğini belirterek, bunun Kıbrıs Rum kesiminin bölgesel enerji hizmetleri merkezi rolünü güçlendirdiğini iddia etti.

Damianos ayrıca, haziran ayında Washington’da düzenlenecek 3+1 formatındaki enerji bakanları toplantısı ile Atlantic Council Global Energy Forumu’na katılmak üzere ABD’yi ziyaret edeceğini açıkladı.

Enerji alanının yanı sıra iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin de geliştiğini belirten Damianos, Güney Kıbrıs’ın ABD’ye ihracatının 2024 yılında 24 milyon eurodan 2025 yılında yaklaşık 51 milyon euroya yükseldiğini ifade etti.

Hellimin ABD’ye ihraç edilen temel Kıbrıs ürünü olmaya devam ettiğini dile getiren Damianos, ABD’ye yönelik hellim ihracatının 2025 yılında 11 milyon euroya ulaştığını kaydetti.

Öte yandan, 2024 yılında ABD’nin Güney Kıbrıs’a yönelik doğrudan yabancı yatırımlarının 26,2 milyar euroya ulaştığı, Damianos’un bunun Amerikan yatırımcıların Kıbrıs Rum ekonomisine duyduğu güvenin göstergesi olduğunu söylediği belirtildi.

Haber Haravgi’de “Kıbrıs-ABD: Enerji ve Yatırımlarda Yeni İvme”, Alithia’da ise “Enerji Bakanından Kıbrıs-ABD İş birliği Konusunda Büyük Laflar- Atlantik Ötesi Enerji Güvenliğini Güçlendiriyoruz!” başlıklarıyla yer aldı.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Almanya, bir mayın arama gemisini Akdeniz’e sevk edecek

Published

on

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Hürmüz Boğazı’nda olası görev için zaman kaybetmemek amacıyla bir mayın arama gemisini Akdeniz’e sevk edeceklerini bildirdi.

Pistorius, Rheinische Post gazetesine verdiği röportajda, Hürmüz Boğazı’nda Alman donanmasının görev yapmasının ilk ön koşulunun çatışmaların sona ermesi olduğunu belirterek, sonuçta Almanya’nın Avrupa’nın en büyük silahlı kuvvetlerinden biri olduğunu ve bu yüzden sorumluluk üstlenmeleri gerektiğini ifade etti.

Alman donanmasının mayın tespiti ve temizleme konusunda iyi olduğunu aktaran Pistorius, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğine katkıda bulunabileceklerini kaydetti.

Pistorius, ancak bölgede görev yapabilmenin Alman Meclisinden yetki alınmasıyla mümkün olabileceğine işaret ederek, zaman kazanmak için Alman birliklerinin bir kısmını erkenden Akdeniz’e sevk etme kararı aldıklarını, böylece yetki kararı alındıktan sonra daha fazla zaman kaybetmemiş olacaklarını anlattı.

“Akdeniz’e bir mayın arama gemisini sevk edeceğiz” diyen Pistorius, bu gemiye bir komuta ve ikmal gemisinin de eşlik edeceğini açıkladı.

Pistorius, Hürmüz Boğazı’nda destekte bulunmak için başka yerlerdeki yükümlülüklerini geçici olarak makul ölçüde ve ortaklarla koordineli şekilde azaltacaklarını belirtti.

Alman bakan, Avrupa Birliği’nin (AB) Kızıldeniz’de Aspides misyonu başlatması söz konusu olduğunda da aynı şekilde hareket ettiğini ifade ederek, o dönemde de AB’nin ve Federal Meclisin kararları beklenildiğinde ilgili fırkateyni Akdeniz’e göndermeye karar verdiğini, bunun da görevin başlamasını önemli ölçüde hızlandırdığını anımsattı.

Pistorius, “Böyle bir operasyonun ön şartı hukuki zemindir. Bunun için Kızıldeniz’deki AB’nin Aspides misyonunun yetkisini genişletmeyi düşünebilir misiniz?” şeklindeki soruya, “Bu uygun ve düşünebilir bir seçenek olur. Birleşmiş Milletler (BM) yetkisi elbette iyi olurdu, ancak şu anda pek olası görünmüyor.” yanıtını verdi.

Aspides misyonunun yetkisinin coğrafi olarak zaten Basra Körfezi’ni de kapsadığını savunan Pistorius, ancak şimdiye kadar birliklerin Kızıldeniz’de sivil deniz taşımacılığına yönelik tehditleri önleyebildiğini ve bu amaçla askeri araçlar kullanabildiğini, bu nedenle Aspides misyonunun hukuki çerçevesinin uyarlanması gerektiğini kaydetti.

Pistorius, mayın arama gemisinin Akdeniz’e ne zaman sevk edileceğine ilişkin tarih vermedi.

Continue Reading

GÜNDEM

Dursun Oğuz: Suçlular muhaceret affından yararlanamayacak

Published

on

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, önümüzdeki hafta yasallaşmasını beklediği muhaceret affı düzenlemesinin yalnızca muhaceret suçu bulunan kişileri kapsayacağını, adli suçluların ve deport edilenlerin ise kapsam dışında tutulacağını açıkladı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, muhaceret affına ilişkin yaptığı açıklamada düzenlemenin önümüzdeki günlerde yasallaşmasının beklendiğini söyledi.

Gündem Kıbrıs’ta konuşan Oğuz, çalışmanın pazartesi günü hız kazanacağını ve bir sonraki hafta Meclis’ten geçmesinin öngörüldüğünü ifade etti.

Daha önceki affın çalışma iznine bağlı olduğunu hatırlatan Oğuz, bu kez ülkede bulunan kayıtsız kişilerin kayıt altına alınması amacıyla farklı bir yöntem izlendiğini belirtti. Yeni düzenlemede herhangi bir çalışma şartı aranmadan af uygulanacağını kaydetti.

Kayıt dışılığın ülke açısından önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Oğuz, hedeflerinin bu kişilerin sisteme dahil edilmesi ve güvenlik denetimlerinin artırılması olduğunu söyledi. Ülkeye girişlerde kayıt sisteminin daha etkin hale getirileceğini vurguladı.

Dursun Oğuz, düzenlemenin yalnızca muhaceret suçu bulunan kişileri kapsadığını, adli suçluların ve deport edilenlerin kapsam dışında kalacağını ifade etti.

Yurt dışında yaşayanların aile bütünlüğüne de dikkat çekildiğini belirten Oğuz, izne tabi kişilerin birinci derece yakınlarının da düzenlemeden yararlanabileceğini, öğrenci statüsündekilerin de değerlendirileceğini aktardı.

Başvuru sürecine ilişkin bilgi veren Oğuz, önceki af döneminde yaklaşık 6 bin 700 başvuru yapıldığını hatırlatarak, yeni düzenlemede başvuran kişilerin asgari ücret ödemesiyle 60 günlük izin alacağını ve bu süreçte giriş-çıkış yapabileceklerini söyledi. Sürecin sonunda kişilerin yasal statü kazanacağını belirtti.

Sosyal medyada yer alan eleştirilere de değinen Oğuz, düzenlemenin suçluları kapsamadığını ve amacın kayıt dışılığı ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti.

Üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik denetimlerin artırılacağını da belirten Oğuz, özellikle evlilik ve çocuk durumlarında aile bütünlüğünün dikkate alınacağını kaydetti. Muhaceret affı başvurularının, yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından açılacak portal üzerinden yapılacağı ifade edildi.

Continue Reading

GÜNDEM

Von der Leyen: Kıbrıs’ta Orta Doğu ortaklarımızla güçlü dayanışmamızı yeniden teyit ediyoruz

Published

on

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kıbrıs’ta başlayan gayrıresmi zirve kapsamında Orta Doğu ortaklarıyla dayanışmanın yeniden teyit edildiğini ve ilişkilerin güçlendirileceğini açıkladı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kıbrıs’ta başlayan Avrupa Birliği Gayrı Resmi Zirve Toplantısı kapsamında sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Von der Leyen, Kıbrıs’ın kıtaların ve kültürlerin kesişim noktasında yer aldığını belirterek, “Bugün Kıbrıs’ta, kıtaların ve kültürlerin kesiştiği bu noktada, Orta Doğu’daki ortaklarımızla güçlü dayanışmamızı yeniden teyit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Zor zamanların daha güçlü ortaklıklar gerektirdiğine dikkat çeken von der Leyen, savunma ve güvenlikten yatırımlara kadar birçok alanda ilişkilerin derinleştirileceğini vurguladı.

VON DER LEYEN’DEN, LÜBNAN’DA KALICI BARIŞ ÇAĞRISI

Avrupa Birliği (AB) liderleri, AB Dönem Başkanı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Lefkoşa kentinde düzenlenen gayriresmi liderler toplantısının ardından, Rum lider Nikos Hristodulidis, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Von der Leyen, burada yaptığı açıklamada, son haftalarda yaşanan gelişmelerin güvenliğin “bölünmez” olduğunu gösterdiğini ifade ederek “Lübnan alevler içindeyken Orta Doğu’da ya da Körfez’de istikrar sağlanamaz.” dedi.

Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi çağrısında bulunan von der Leyen, bölgesel güvenliğin birbiriyle yakından bağlantılı olduğunun altını çizdi.

Geçici ateşkeslerin yeterli olmadığını vurgulayan von der Leyen, “Kalıcı bir barış yoluna ihtiyacımız var.” ifadesini kullandı.

Kalıcı bir barış anlaşmasının İran’ın nükleer ve balistik füze programlarını da kapsaması gerektiğini savunan von der Leyen, bu programları bölgesel güvenlik açısından “gerçek bir tehdit” olarak nitelendirdi.

AB SURİYE İLE İLİŞKİLERİ DERİNLEŞTİRMEK İSTİYOR

AB’nin Suriye ile angajmanını derinleştirmeyi planladığını aktaran von der Leyen, bu kapsamda gelecekteki işbirliği çerçevelerini ele almak üzere üst düzey siyasi diyalog başlatılacağını bildirdi.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da gerilimin düşürülmesi çağrısını yineleyerek, Orta Doğu’daki çatışmaların siviller ve küresel ekonomi açısından “yıkıcı sonuçlar” doğurduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı’nın “kısıtlama olmaksızın” yeniden açılması çağrısında bulunan Costa, seyrüsefer serbestisinin küresel ölçekte hayati önemde olduğunu vurguladı.

Lübnan’daki durumun ciddi endişe kaynağı olmaya devam ettiğini belirten Costa, sahada ateşkesin uzatılmasını umduklarını ve uluslararası hukuk ile Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam saygı temelinde diplomatik çabaların sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.

Continue Reading