Connect with us

GÜNDEM

“2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması” imzalandı: Stratejik projeleri hayata geçirmekte kararlıyız

Published

on

Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında “2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması” imzalandı. İmza töreninde konuşan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Stratejik projeleri hayata geçirmekte kararlıyız” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 Yılı İktisadi ve Mali İş birliği Anlaşması kapsamında 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte KKTC’ye yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edildiğini belirtti.

Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdıklarını kaydeden Yılmaz, “2025 yılı Anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak, tarihi bir rekor kırıyoruz” dedi.

“SARSILMAZ BAĞLARIN VE İŞBİRLİĞİNİN EN SOMUT GÖSTERGELERİNDEN BİRİ”

Yılmaz, 2026 Yılı İktisadi ve Mali İş birliği Anlaşması’nın imzalanmasının ardından Başbakan Ünal Üstel ile ortak basın açıklaması yaptı.

Her yıl imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmalarının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile anavatan ve garantör Türkiye Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz bağların ve işbirliğinin en somut göstergelerinden birini teşkil ettiğini vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin, geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin ve refahının muhafazası yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeye devam edeceğini kaydetti.

Cevdet Yılmaz, “KKTC’nin kalkınması ve imarı için fikir ve gönül birliği içinde hareket ettiğimiz sürece, üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk, aşamayacağımız engel yoktur” dedi.

“TARİHİ BİR REKOR KIRIYORUZ”

Türkiye Cumhuriyeti olarak, KKTC’nin sürdürülebilir büyümesini hedefleyen ve Kıbrıs Türk halkının refahını artıracak stratejik projeleri hayata geçirme kararlılığını dün olduğu gibi bugün de sürdürdüklerini belirten Yılmaz, “Bu çerçevede, bugün imzaladığımız 2026 yılı Anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir” dedi.

Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdıklarını kaydeden Yılmaz, “Vatandaşımıza dokunan birçok projeyi tamamladığımız 2025 yılı Anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak tarihi bir rekor kırıyoruz” diye konuştu.

Yılmaz, hayata geçirdikleri projeler sayesinde, KKTC’nin eğitim, sağlık, fiziki ve teknolojik altyapısıyla; üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’de parlayan bir yıldız olması hedefine yönelik büyük atılımları KKTC’li muhatapları ile birlikte eşgüdüm içinde yürüttüklerini belirtti.

Millet Bahçesi ve Millet Camiinin yapımını tamamladıklarını, yakın zamanda aynı bölgede Yüksek Mahkeme binası ile Millet Kütüphanesinin de açılışını yapacaklarının müjdesini veren Yılmaz, bu bölgenin, KKTC devletinin adadaki varlığının en önemli nişanesini oluşturduğunu vurguladı.

İnşaatı bu ay tamamlanacak Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yanı sıra inşası devam eden Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını 15 Kasım’a yetiştirmeyi planladıklarını açıklayan Yılmaz, Türkiye’deki Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her türlü imkânı içerisinde barındıracak, modern bir sağlık merkezi olarak planladıkları Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımının da hızla devam ettiğini söyledi.

İhalesi altı ay önce yapılan hastanede, kaba inşaatta birinci kata geldiklerini belirten Yılmaz, Dr. Burhan Nalbantoğlu sağlık kampüsü içinde bulunan sağlık yapılarının renovasyonu çalışmalarının da yakın bir tarihte başlayacağını kaydetti.

KKTC E-Devlet Mobil Uygulama Lansmanını geçen yıl ağustos ayında gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yılmaz, “Bu kapsamda önemli bir adım olan Hekim Randevu Sistemi mart ayında devreye alınmıştı, 2026 yılında ise Muhaceret Bilgi Sisteminin hayata geçirilmesi planlanmaktadır” dedi.

Geçen yıl nisan ayı içerisinde Parsel Sorgu uygulamasının test aşamasında KKTC halkının kullanımına açıldığına değinen Yılmaz, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) çalışmalarının ise tüm alt projeleri ile birlikte bu yılın haziran ayı içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğünü kaydetti. TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, diğer yandan, KKTC’nin tamamında fiber altyapıyı sağlayacak çalışmalar ile “Bilişim Adası” vizyonuna sağlam zemin hazırladıklarını söyledi.

KKTC Karayolu Master Planı kapsamında önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade eden Yılmaz, “Bu çerçevede, şimdiye kadar 213 km bölünmüş yol, 433 km tek yol, 176,2 km 3. sınıf yol olmak üzere toplam 822,2 km yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı” dedi.

Bir kısmı tadilat, bir kısmı da genişleme şeklinde üç bölüme ayrılan Girne Dağ yolunda çalışmaların hızla devam ettiğini, yıl bitmeden burayı hizmete almayı planladıklarını belirten Yılmaz, Dipkarpaz- Zaferburnu güzergahında çalışmaların tamamlandığını, Sadrazamköy- Kayalar güzergahında ise son aşamaya gelindiğini söyledi.

Yol yapım çalışmalarının yanı sıra trafik güvenliği kapsamında 2024 yılı sonunda başlayan yatay düşey işaretleme işlerinde bugüne kadar 159 bin metrekare yol çizgi boyası ile 4600 adet trafik levhasının montajının tamamlandığını ifade eden Yılmaz, bugüne kadar yapılan yol ihaleleri kapsamında 344 bin adet fidan dikimi yapıldığını kaydetti.

KKTC Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi kapsamında, 130’u sabit 20’si mobil olmak üzere toplamda 150 cihazın kurulumunun yapıldığını kaydeden Yılmaz, “Böylece, KKTC genelindeki kazaların azalması ve yol güvenliğinin sağlanması hedefi doğrultusunda yeni nesil yapay zekâ tabanlı anlık hız tespit sistemi kazandırılmıştır” dedi.

Eğitim yatırımları kapsamında ise, 17 okulun bakım onarım çalışmalarını bitirdiklerini, 16’sında ise çalışmaların sürdüğünü dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

“Yine ödeneğini 2025 yılı anlaşmasından aktardığımız depremde yıkılma riski taşıyan, Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu ana binası ile Gönyeli bölgesinde yapılacak yeni okul yerleşkesinin ihale süreçleri devam etmektedir. Ayrıca, iki okulda kapasite artırmak amacı ile ilave derslik bina inşaatına başlanmıştır.  Öte yandan, KKTC’deki 156 okulun geniş bir yelpazeye yayılan donanım ve tefrişat ihtiyaçları için de destek sağlanmaktadır.”

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ilerleyen dönemde, Otizm Merkezi, Aile Destek Merkezi ve Sosyal Hizmet Merkezi ile ilgili yapılacak çalışmaları da destekleyeceklerini söyledi.

Narenciye Sektörü, İleri Meyve İşleme, Donmuş ve Soğuk Depolama Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında Güzelyurt’ta yapımı son aşamaya gelen tesisin yakında hizmete açılacağını kaydeden Yılmaz, “Tesisin ihalesi geçen yıl yapılmış olup, bugünlerde geçici kabulü yapılmaktadır” dedi.

Yılmaz, son dönemde özellikle savaşın etkisiyle Körfez ülkelerine süt ihraç edemeyen üreticilerin sütlerinin heba olmaması için Türkiye’deki kurumlarla bir protokol çerçevesinde sütlerin alımını Başbakan Üstel ve hükümetinin talebiyle gerçekleştirdiklerini söyledi. Asrın Projesi olarak da nitelendirilen su temininde içme suyunda ileri bir aşama olduklarını ifade eden Yılmaz, sulama anlamında da projelerini devam ettirdiklerini belirtti.

Ayrıca, turizm potansiyelinin ortaya çıkarılması, turizmin yıl geneline yayılması, turizm gelirlerinin artırılması, hibe ve faiz destekli programlar ile özel sektörün desteklenmesinin amaçlandığını söyleyen Üstel, “Ada Kıbrıs” markası altındaki lansmanın büyük ilgi gördüğünü kaydetti. Yılmaz, Ada Kıbrıs projesi kapsamında KKTC ile THY, AJET, Pegasus firmasıyla anlaşmalar yapıldığını hatırlattı.

“TÜRKİYE’DEN ADAYA GİDECEK ENERJİNİN TÜM ADANIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYABİLECEĞİNE İNANIYORUZ”

Enerji alanında da önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yılmaz, bir taraftan mevcut sistemin aksamadan devamı, diğer taraftan daha köklü bir çözüm için hükümetle birlikte çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. Uluslararası kurallar çerçevesinde adayla Türkiye arasında çok daha güçlü bağlar kuracak projeler üzerinde çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

“Adaya dönük bağlantıyı sağlama anlamında en rasyonel, en düşük maliyetle bunun yapılacağı yer Türkiye’den Kıbrıs’a yönelik çalışmalardır. Bunun dışında alternatif arayanlar rasyonel olmayan, ideolojik saplantı içinde hareket eden yaklaşım sergilemektedirler. Türkiye’den adaya gidecek enerjinin tüm adanın ihtiyaçlarını karşılayabileceğine ve Kıbrıs adasıyla Avrupa’nın entegrasyonuna da en akılcı çözümü üreteceğine inanıyoruz.”

Yaşanan savaşa da değinen Yılmaz, ateşkesten büyük memnuniyet duyduklarını belirtti, Türkiye olarak barıştan, istikrardan yana olduklarını vurguladı. Dünya için önemli maliyetler üreten bu çatışmanın bir an önce sona ermesi için her türlü gayreti sarf ettiklerini dile getiren Yılmaz, bütün ekonomiler gibi Türkiye ve KKTC’nin de ekonomisinin etkilendiğini kaydetti. Cevdet Yılmaz, “Bu etkileri en aza indirgemek için gayretlerimizi hep birlikte sürdürüyoruz” dedi.

“BEŞ YENİ FAİZ DESTEKLİ KREDİ PROGRAMINI DAHA HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Reel sektörün çok önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, reel ekonominin bu dönemde canlı kalması, üretim kapasitesinin sürdürülmesi, istihdam üretilmesinin en kritik konuların başında geldiğini söyledi.

Bu kapsamda 2026 İktisadi ve Mali İşbirliğinde reel ekonomiyi önceliklendiren bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Yılmaz, “2025 yılı Anlaşmasıyla verdiğimiz ve halen devam etmekte olan proje destekli tarım, turizm, sanayi ve girişimcilik kısmi hibe programlarının yanı sıra, ilk defa bu yıl 2026 yılı Anlaşmasıyla, beş yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz. Amacımız yatırım ve üretimin artması, gençler ve kadınlar başta olmak üzere istihdamın desteklenmesidir” dedi.

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz bunları; Faiz Destekli Zirai Kredi Programı, Kobi Yapılanma ve İş Geliştirme Faiz Destekli Kredi Programı, Esnaf ve Hizmet Sektörüne Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı, Faiz Destekli Kobi Yatırım Kredi Programı, Orta Ölçekli Turizm Tesislerine Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı olarak sıraladı.

Diğer projelerin içine dağılmış olarak reel sektöre yönelik katkıların haricinde, bu yılki anlaşmayla doğrudan reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkardıklarını açıklayan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bu vizyon çerçevesinde, adada öğrenim gören öğrencilerin Ar-Ge, inovasyon ve teknolojik kalkınma odaklı projelere yönlendirilerek, teknoparkların etkinliklerinin arttırılması öncelikli hedeflerimiz arasındadır.

Böylelikle, Türkiye-KKTC arasında teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi alanlarında yapısal bir entegrasyon sağlanarak, KKTC’nin Doğu Akdeniz bölgesinde bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır.”

KKTC’deki tüm kesimleri kapsayan bugün imzalanan bu anlaşmayla sahada karşılığı olan projeler, güçlü mali iş birliği mekanizmaları ve üretimi merkeze alan politikaları hayata geçirmeye devam edeceklerini belirten Yılmaz, “Bu doğrultuda KKTC’nin kendi imkanlarıyla büyüyen, küresel şartlara uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapıya kavuşması için durmadan çabalarımızı sürdürecek, Kıbrıs Türk halkınca bugüne kadar elde edilen kazanımları ileriye götürmek için tüm KKTC kurumlarıyla tam bir mutabakat halinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“KIBRISLI RUMLARIN ÇÖZÜM KONUSUNDA SAMİMİ OLMADIĞI AÇIKTIR”

Kıbrıslı Rumların çözüm konusunda samimi olmadığının açık olduğunu vurgulayan Cevdet Yılmaz, “Ada’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkıyla siyasi gücü ve refahı eşitlik temelinde asla paylaşmak istemediler, istemiyorlar. Kıbrıs Türk halkını ‘azınlık’ olarak görüp, ‘sözde’ devletlerine yamamaya çalışıyorlar. Yapılan her toplantıda takındıkları tavır, verilen her olumlu çağrıya yaptıkları geri dönüş bunu açıkça ortaya koymaktadır” diye konuştu.

Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasının en gerçekçi yolunun, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği kanısında olduklarını yineleyen Yılmaz, “Adadaki gerçeklere gözlerini kapatarak, hiç kimse hiçbir çözüm üretemez” vurgusu yaptı. İki devlet olmanın iş birliği yapmaya engel olmadığının altını çizen Yılmaz, “Tüm adaya fayda sağlayacak her türlü iş birliği de elbette değerlendirilmelidir” dedi.

“Ada’nın gerçekleri ve iki tarafın da iradesini yansıtmayan hiçbir önerinin, bizi adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme götürmeyeceği artık uluslararası toplum tarafından da anlaşılmalıdır” diye konuşan Yılmaz, Ada’da kalıcı çözümün akabinde barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu, Kıbrıs Türk halkının meşru ve özden gelen haklarının, egemen eşitliğinin tüm taraflarca idraki ve benimsenmesinden geçtiğini vurguladı.

Bu özden gelen hakların asgari tezahürü olarak, Kıbrıs Türk tarafına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonların kaldırılması gerektiğini kaydeden TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bugünün dünyasında bu izolasyonların, fiilen birçok alanda anlamını yitirdiğine de dikkat çekti. Yılmaz, “Milli davamız Kıbrıs meselesinde, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle omuz omuza, adalet mücadelemizi var gücümüzle sürdürüyoruz, sürdüreceğiz” dedi.

“ADADA KKTC’NİN EGEMEN VE EŞİT BİR DEVLET OLDUĞU GERÇEĞİNİ GÖRMEZDEN GELEN HER TÜRLÜ TUTUM, TÜRKİYE CUMHURİYETİ AÇISINDAN YOK HÜKMÜNDEDİR”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY), Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket ederek aldığı kararların Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırdığına işaret eden Yılmaz, Ada’da KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutumun, Türkiye Cumhuriyeti açısından yok hükmünde olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz müsterih olsunlar. Rum tarafı ne kadar silahlanırsa silahlansın, Ada’yı istediği kadar üçüncü ülkelerin kullanımına açmaya çalışsın, Türkiye var oldukça güven içinde kendi bayrağınız altında yaşamaya devam edeceksiniz” diye konuştu.

“BÖLGEYE KONUŞLANDIRILAN ASKERİ UNSURLAR HİÇBİR ŞEKİLDE KALICI OLMAMALI”

Bu çerçevede, 9 Mart tarihinde altı adet F-16 savaş uçağı ve HİSAR hava savunma sistemlerinin KKTC’de konuşlandırıldığını, ayrıca donanma unsurlarının da Doğu Akdeniz’deki mevcudiyetini arttırdığını ifade eden Yılmaz, “Bu dönemde bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını da biliyoruz, yakından takip ediyoruz. Bölgeye konuşlandırılan askeri unsurlar hiçbir şekilde kalıcı olmamalıdır. Aksi halde Kıbrıs Adası’nda var olan hassas dengeler zarar görecektir” dedi.

Yılmaz konuşmasının sonunda, tüm çabalarının, Kıbrıs Türk halkının yaşam standartlarını yükseltmek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin istikbalini ve refahını ilelebet güvence altına almak için olduğunun altını çizdi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Cenevre’de “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi

Published

on

Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosluğunun ev sahipliğinde “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cenevre Temsilcisi Kemal Köprülü, Cenevre Başkonsolosluğunca düzenlenen konferansta “Kıbrıs” meselesine dair değerlendirmelerde bulundu.

Konferansın açılışında konuşan Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosu Salih Boğaç Güldere, Kıbrıs meselesinin Türk milleti için milli bir dava olduğunu belirtti.

Güldere, katılımcıların konferans sonrasında Kıbrıs meselesine dair birçok detaya vakıf olacağını söyleyerek, Köprülü’nün Kıbrıs konusunu anlatacak en önemli isimlerden biri olduğunu da söyledi.

-Köprülü

KKTC Cenevre Temsilcisi Köprülü ise kapsamlı bir sunum yaparak, Kıbrıs Adası’nın tarihi önemine işaret etti ve Kıbrıs Türkünün Ada’nın uzun yıllara dayanan geçmişi olduğunu aktardı.

Uzun yıllar Osmanlı’nın hükmettiği Ada’nın 1878’de İngiltere’ye kiralandığını hatırlatan Köprülü, Ada’nın daha sonra İngilizler tarafından ilhak edildiğini, 1960’ta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu anımsattı.

Köprülü, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1963’te Kıbrıslı Rumların, Türkleri devlet kurumlarından dışlaması ve Kıbrıs Türkünü yok etmek amacıyla silahlı saldırılar başlatması sonucu bozulduğunun altını çizerek, “Kıbrıs Türkleri 1963’ten 1974’e kadar Rumların acımasız saldırılarına maruz kaldı. Birçok Kıbrıs Türkü katledildi, evlerini terk etmek zorunda kaldı ve insanlık dışı koşullarda yaşamak zorunda kaldı. Türkiye’nin 1974’te garantör ülke sıfatıyla Kıbrıs Türkünü kurtarmak amacıyla gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı ile bu zulüm son buldu.” dedi.

Harekat sonrasında Kıbrıs’a barışın hakim olduğuna işaret eden Köprülü, uzun yıllar federasyon temelinde yapılan müzakerelerin Rum kesiminin uzlaşmaz tavrı nedeniyle başarıya ulaşamadığını söyledi.

Köprülü, son olarak 2017 yılında İsviçre’nin Crans Montana kasabasında yapılan müzakerelerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin devam eden uzlaşmaz tavrı yüzünden çöktüğünü anlattı.

Daha sonra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “yeni fikirlerle” gelme çağrısında bulunduğunu hatırlatan Köprülü, anavatan Türkiye’nin de desteğiyle Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde bir anlaşma önerisi ortaya koyduğunu, Kıbrıs Rum kesiminin buna yanıt vermeyerek, maksimalist ve vadesi dolmuş taleplerini sürdürdüğünü kaydetti.

– “Kıbrıs Türk halkı her zaman Türkiye’nin sonsuz desteğiyle bugünlere geldi”

Mevcut durumda resmi müzakerelere başlamak için taraflar arasında ortak zeminin bulunmadığının altını çizen Köprülü, Kıbrıs Rum tarafının Ada’da bir anlaşmaya niyeti olmadığını ifade etti.

Köprülü, “Kıbrıs Türk halkı her zaman Türkiye’nin sonsuz desteğiyle bugünlere geldi.” dedi.

Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının, KKTC’ye yönelik haksız ambargoların son bulması ve Kıbrıs Türk halkının uluslararası arenada hak ettiği yeri alması için faaliyetlerine devam ettiğini vurgulayan Köprülü, Kıbrıs Türklerinin anavatan Türkiye’nin de desteğiyle hak ettiği yerlere geleceğinden şüphe duymadıklarına değindi.

Köprülü, 2004’te yapılan Annan Planı referandumunda da Kıbrıs Rum tarafının çözüm planını büyük çoğunlukla reddettiğini detaylarıyla anlattı.

Konferansa, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde Daimi Temsilci Büyükelçi Hakan Çakıl ve Cenevre’deki Türk toplumundan davetliler katıldı.

Continue Reading

GÜNDEM

Güney Kıbrıs’ta iki mandırada daha şap tespit edildi!

Published

on

Şap hastalığı ile mücadele eden Güney Kıbrıs’ta hastalık tespit edilen mandıra sayısı 110’dan 112’ye yükseldi.

Şap önlemleri sebebiyle küçükbaş hayvan sütü üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 düşüş yaşanmasına rağmen hellim ihracının normal şekilde devam ettiği bildirildi.

Politis ve diğer gazeteler, dün “Kokkinotrimithia”daki (Kırmızıköyler) 34 baş küçükbaş hayvan ve “Paliometoho”daki 160 sığır beslenen iki mandırada şap saptandığını belirtti. Her iki mandıranın da, batı Lefkoşa’da AB’nin sıkı önlem talimatlarının uygulandığı karantina-önlem bölgesi ilan edilen bölgede yer aldığı kaydedildi.

Gazete “Köfünye”deki (Geçitkale) bir mandırada şap taraması yapan Kıbrıs Rum Veteriner Dairesi mensuplarından birinin, 43 yaşındaki bir besicinin saldırısına uğradığını yazdı.

Habere göre, psikolojisi bozulan besici, tarama işleminin sonuna doğru VeterinerDairesi yetkilisinin bacağına tekme attı, şikayet üzerine polis tarafından tutuklandı.

Gazeteye göre, bugüne kadar şap hastalığı sebebiyle 89 bin 900 küçükbaş, 2 bin 247 büyükbaş hayvan ile 21 bin 500 domuz itlaf edildi. Bu rakam, toplam erişkin küçükbaş hayvan popülasyonunun yüzde 10’una, büyükbaş hayvan popülasyonunun yüzde 3’üne ve domuz popülasyonunun yüzde 8’ine denk geliyor.

Küçükbaş yayvan popülasyonunda ve küçükbaş hayvan sütü üretiminde geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 10 azalma olduğunu açıklayan Kıbrıs Rum Tarım Bakanlığı Genel Müdürü Andreas Grigoriu, yüzde 3’ü itlaf edilen inek sütü üretiminin düşmediğini belirtti.

Menşe ismi korumalı ürün hellim konusunda hedeflerinin bu ürünü ve ihracatını korumak olduğunu söyleyen Grigoriu, “Hellim olarak isimlendirilen ürün sadece Kıbrıs’ta üretilir. Hellim üretim değerinin günlük 1 milyon eurodur. İhracat normal şekilde devam ediyor, virüsten etkilenmedi.” dedi.

Continue Reading

GÜNDEM

Burak Maviş: Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu çabayı olumlu değerlendiriyoruz

Published

on

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Türkiye’ye giriş yasaklarının kaldırılmasına yönelik adımları ve Erhürman-Hristodulidis görüşmesinde sağlanan ilerlemeleri olumlu değerlendirdiklerini açıkladı.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Türkiye’ye giriş yasakları ve liderler görüşmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Maviş, Kıbrıs’ta diyalog ve temasın yeniden güçlenmesi adına önemli gelişmeler yaşandığını belirtti.

 

Sayın Ersin Tatar’ın görevde bulunduğu beş yıllık dönemde, Kıbrıslı Türk aydınlara yönelik sistemli bir baskı aracına dönüşen Türkiye’ye giriş yasakları konusunda olumlu adımlar atıldığını ifade eden Maviş, 15’ten fazla Kıbrıslı Türk hakkındaki tahditlerin kaldırılmasının ifade özgürlüğü, demokratik haklar ve toplumsal ilişkiler açısından önemli ve umut verici bir gelişme olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın süreçte ortaya koyduğu çabayı olumlu değerlendirdiklerini kaydeden Maviş, Erhürman ile Rum Lider Nikos Hristodulidis arasında gerçekleştirilen görüşmede sivil toplum, ibadet özgürlüğü, sağlık, ekonomi ve ticaret alanlarında atılan ortak adımların iki toplum arasında güvenin ve iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

“Kıbrıs’ın ihtiyaç duyduğu şey; gerilim değil diyalogun, yasaklar değil temasın, ayrışma değil ortak geleceğin güçlenmesidir” diyen Maviş, sendikanın çözüm sürecine sivil toplumun katılımı konusunda sorumluluk almaya ve katkı koymaya devam edeceğini ifade etti.

Continue Reading