Connect with us

GÜNDEM

Tufan Erhürman: İstifa denen onurlu bir müessese var

Published

on

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Bir hükümetin istifa etmesi için daha ne olması lazım?” diye sordu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman bugün Meclis’te yaptığı konuşmada, “İstifa denen onurlu bir müessese var” ifadelerini kullandı ve “Bir hükümetin istifa etmesi için daha ne olması lazım?” diye sordu. Tufan Erhürman, “Çok kısa süre sonra dikenler belirecek, havaya zıplayacaksınız. Bu halkın tahammül sınırları üç defa döndü de geri geldi, dördüncüsü gelince sarsıla sarsıla gideceksiniz. O yüzden beklemeyin ve gidin” diye konuştu.

“ADALET, DEVLETİN TEMELİDİR”

“Memleket, hukukun üstünlüğüne bağlı bir yönetim tarzına sahip olmanın çok dışına çıkmış durumda” diyerek sözlerine başlayan Erhürman, söz konusu durumun, barış içinde bir arada yaşama koşullarını da tehdit eder boyuta ulaştırdığını belirtti. Erhürman, “Adalet mülkün temelidir. Oradaki mülk kavramı, Osmanlı’dan gelen anlamıyla devlet demektir. Adalet, devletin temelidir. Adaleti ortadan kaldırdığınızda, devletin temeline bomba koydunuz demektir” diye konuştu. Son dönemde, memleketin en saygın kurumları, kuruluşları, kişileriyle ilgili davaların gündeme geldiğini anımsatan Erhürman, saygınlığı tartışılamayacak meslek gruplarının, tartışma konusu haline getirildiğini söyledi. İnsanlığın uygarlığa ulaşırken yüzlerce yıllık deneyimden oluşan birtakım ilkeler olduğuna işaret eden Erhürman, bu ilkelere herkes için bağlı kalınmasının önemine dikkat çekti. “Nerede bir suç varsa, bunun da aydınlatması için yargıya güven duyalım. Yargıya müdahale etmeyelim. Sadece ve sadece mahkeme değildir yargı, bütün sorgulama sürecinin kapsamında olan, polisten savcılığa, mahkemeye ulaşan süreçten bahsedelim” diyen Erhürman, masumiyet karinesinin önemine değindi.

“YANLIŞI YANLIŞLA DÜZELTEMEZSİNİZ”

Tufan Erhürman, “Masumiyet karinesi, bizim icat ettiğimiz bir şey değildir. Tüm uygar ülkelerin anayasalarında var. Yargılanıp da hüküm giymeden önce, herkesi masum kabul etmek zorundayız. Tutuklama denilen müesseseyi otomatik hale getirmemeliyiz. Gelirleri karartma riski ya da kaçma riski varsa, o zaman tutuklayalım. Kelepçe uygulaması için de kendine ya da başkasına zarar verme riski olan kişilere kelepçe takılır” dedi. Söz konusu durumun masumiyet karinesine de aykırı olduğuna vurgu yapan Erhürman, geçtiğimiz aylarda tutuk evi koşullarını da yerinde incelediklerini anımsattı. “80 yaşında bir eczacı ya da hekim, şu muameleye tabi tutuldu da diğer kişi başka muameleye tabi tutuldu sorusunu insanlara sordurmadığınız sürece, adalet algısını insanlarda oluşturabilirsiniz” diyen Erhürman, 80 yaşında hekimlere kelepçe takıldığını, polis müdürünün üç gün tutuklu kaldığını vurguladı. Tufan Erhürman, “Yanlışı yanlışla düzeltemezsiniz. Toplumun algısında oluşan adaletsizliği de bu şekilde yasalarla gideremezsiniz. Toplumun geneli, tarafınızdan, adaletin olmadığı algısına sahip kılınmıştır” diye konuştu.

“YARGIYA GÜVEN DE PASPAS EDİLDİ”

CTP olarak her zaman ilkelerden hareket etmek istediklerinin altını çizen Erhürman, linç kültürüne de hiç kapılmadıklarını kaydetti. Uygarlığın gösterdiği ilkelerle hareket ettiklerini belirten Erhürman, “Hiç kimsenin, toplumun adalet duygusunu paspas etme lüksü yok. Açıklama da yapmıyorsunuz. Siz, yüzünüzde 5 kat muşamma ile cevap da vermiyorsunuz. Derdimiz, kişilerle ilgili değil, bizim derdimiz bu memlekette adalet yoktur hissine toplumun kapılmamasıdır” dedi. Yargıya güvenin de paspas edildiğini ifade eden Erhürman, eski başbakanın mahkemeye kelepçeyle götürüldüğünü ve üç gün tutuklu kaldığını vurguladı. “Bu kadar zaman onlarca insan dizildi geçti. Hekimi geçti, 80 yaşındaki geçti. Ayıptır. Şimdi doğrusunu mu görüyoruz? Bundan sonra ne olacak bakalım. Verecekler mi bütün soruşturmalarda tutukluluk? Sabah mı gidecek öğleden sonra mı? Bu yarattığınız algı ve tartışma, bundan sonra nerelere varacak öngörüyor musunuz?” diye soran Erhürman, CTP olarak son derece dikkatli davrandıklarının altını çizdi. Sinirleri “tel tel” sabır gösterdiklerini belirten Erhürman, “Çünkü bu memlekette uygarlık mücadelesi, uygarlığın ilkelerini savunarak yapılır. Gayrı medeni duruma düşmekten kaçındık” diye konuştu. “Yaşananların siyasi sorumluluğu hiç mi yok?” diye soran Erhürman, kamu görevlilerinin üçlü kararnameyle atandığına işaret etti.

“SAYENİZDE HİÇ KİMSE KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR”

Erhürman, “Sorumluluk devletin tamamına aittir” dedi ve başbakanlığın bütün bakanlıklardan sorumlu olduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanının da devletin adına imza attığını kaydeden Erhürman, “Yargılananların altında üç imza, siyasi sorumluluk sıfır. Bu işin siyasi sorumluluğu yok mu? Gönül rahatlığıyla o koltuklarda oturmaya devam mı ediyorsunuz? Başka ülkede olsa, bir hükümet 15 defa istifa eder. Siz geçtim istifa etmeyi, topluma açıklamayı bile çok görüyorsunuz. Bu kadar pişkinlik olabilir mi?” diye sordu. İmzayı atmanın, sorumluluk sahibi olmak anlamı taşıdığını kaydeden Erhürman, “Herkes çok rahat. Hiçbir problem yok” dedi. “Bu kadar zamandır gerekli görülen kelepçe şimdi mi gereksiz hale geldi?” diye soran Tufan Erhürman, insanların devlete küsmüş vaziyette olduğunu dile getirdi. “Sayenizde hiç kimse kendini güvende hissetmiyor” diye konuşan Erhürman, bu kadar kötü bir dönemin daha önce yaşanmadığını kaydetti. Erhürman, “Sizden önce de UBP hükümetleri gördük ama bu kadarını görmedik. Basın, gidin. Sizin için de daha iyi olacak. Derlenip toplanmaya ihtiyacınız var. Hudut kalmadı” dedi.

“MEMLEKETİN SİYASİ KÜLTÜRÜ TARİHİN EN DÜŞÜK SEVİYESİNE ÇEKİLDİ”

Fikri Ataoğlu’nun geçtiğimiz günlerdeki bir televizyon programında sarf ettiği, “İttifaklardan memnun değilim, bir şey elde edemedik. Sadece bir kişi işe sokabildim” ifadelerini anımsatan Erhürman, memlekette artık her şeyin “serbest” hale geldiğini vurguladı. Yasa dışı istihdam, torpil, her şeyin açık açık söylendiğine vurgu yapan Erhürman, “ar duvarının” aşıldığı başka dönemin yaşanmadığını belirtti. Erhürman, “Öyle kötü emsaller oluşturuyorsunuz ki her tutuklanması söz konusu olan kişi kapınızdadır” dedi ve memleketin siyasi kültürünün de tarihin en düşük seviyesine çekildiğine dikkat çekti. Toplum ciddi ekonomik sorunlarla boğuşurken, bunların yaşandığına vurgu yapan Erhürman, “Artık dirhem öngörülü olmayı başarın” çağrısında bulundu. Elektrik faturalarından da söz eden Erhürman, “Elektrik kurumuna partizanca istihdam yaparsanız, ihalesiz akaryakıt alacağım sevdasıyla milyonlarca dolar kurumu zarara uğratırsanız, bunun acısı toplumdan çıkacaktı. Çıkan acı sadece 10 bin lira gelen fatura değil, piyasada yaratacağı etki sonucu fiyatların havaya uçmasıdır” diye konuştu.

“EKONOMİ HER ALANDA GÜNEYE KAYDI”

Ekonominin her alanda güneye kaydığına işaret eden Erhürman, verilecek hayat pahalılığıyla alım gücünün korunamayacağını vurguladı. Tufan Erhürman, “Bu memlekete yapabileceğiniz tek iyilik, istifa etmektir. Bu halde sürdürülebilirliği yoktur bu işin. Abuk subuk işlerle uğraşarak memleketin her şeyini paspas ettiniz” dedi. Mülkiyet konusuyla ilgili de konuşan Erhürman, Güney Kıbrıs’ta açılan davalardan bahsetti ve söz konusu davaların şahsi davalar olmadığını söyledi. “Bu memleketteki inşaat müteahhitleri, avukatları, emlakçıları, reklamcıları hepsini de işin içine sokabilecek bir hukuksal çerçeve üzerinden bu davalar okunuyor” diyen Erhürman, sorunun ciddiyetine işaret etti. Tufan Erhürman, “Ben böyle bir gamsızlık görmedim. Bu memleketin derdi sizin kurultayınız değildir” dedi. Adına hükümet denen yapının, demokraside de yargıda da seyretmeye devam ettiğini vurgulayan Erhürman, “Evet, biz temizleyeceğiz, CTP temizleyecek. Bu vizyona CTP sahiptir” ifadelerini kullandı.

“SARSILA SARSILA GİDECEKSİNİZ”

Ercan Havaalanı’nın elektrik faturasının gündem olduğuna da değinen Erhürman, bölgede hala şantiye elektriği kullanıldığına dikkat çekti. Erhürman, “Şantiye elektriği son onayı almadığı müddetçe elektrik bağlayamıyorsunuz. Son onayı alacak noktaya gelmedi. Neden son noktaya gelmediğini açıklamadınız” dedi. Bir senedir bu yanlışın da devam ettiğini söyleyen Erhürman, “Bir hükümetin istifa etmesi için daha ne olması lazım?” diye sordu. Tufan Erhürman, “Sokaktaki insanın adalete zerre inancı kalmadı, kamu görevlilerini atayanlar beş tambura dört okka. Elektrik kurumu hata yapıyor, bedelini halk ödüyor. Bir sene oluyor açılışı Ercan’ın ama nihai onayı almamış bir havaalanı var” dedi. Erhürman, “Bilin ki bu kadar rahat değil, çok kısa süre sonra dikenler belirecek, havaya zıplayacaksınız. Bu halkın tahammül sınırları üç defa döndü de geri geldi, dördüncüsü gelince sarsıla sarsıla gideceksiniz. O yüzden beklemeyin ve gidin” diye ekledi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Baf’ta Kemal Atatürk Caddesi’nin ismi değiştiriliyor

Published

on

Baf’ın Moutallo Mahallesi’nde bulunan Kemal Atatürk Caddesi’nin ismi, ilçe meclisinin oy çokluğuyla aldığı kararla Nikos Kapetanidis Caddesi olarak değiştiriliyor. DİSY Meclis Üyesi Nina Gkaraklidou, değişiklik önerisinin kabul edildiğini açıklarken, bölgedeki bazı sokak isimlerinin “rahatsız edici” bulunduğu gerekçesiyle yeni isimlendirme girişimlerinin sürdüğünü belirtti.

Baf’ın Moutallo Mahallesi’nde bulunan Kemal Atatürk Caddesi’nin ismi, ilçe Meclisi’nin kararıyla Nikos Kapetanidis Caddesi olarak değiştiriliyor.

DİSY Meclis üyesi Nina Gkaraklidou dün Meclise sunduğu önerinin oy çokluğuyla onaylandığını ve caddenin isminin en kısa sürede değiştirileceğini kaydetti.

Cyprus Mail’de yer alan habere göre, Gkaraklidou, bir süre önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda caddenin Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün adını taşımasının, çoğunluğu 1974’te kuzeyden göç eden Rumlar ve onların çocuklarından oluşan bölge sakinleri için “acı verici” olduğunu ileri sürmüştü.

Gkaraklidou paylaşımında, “sokak isimlerinin değerlerini, köklerini, tarihlerini ve tercihlerini yansıttığını” belirterek, isim değişikliğini, “gerçeğin yarattığı yük ve sonraki nesillere yönelik sorumluluk bilinciyle önerdiği” açıklamasında da bulunmuştu.

Moutallo’nun, 1974 öncesinde Baf’taki Kıbrıslı Türklerin yaşadığı bölge olduğu kaydedilen haberde, Namık Kemal, İsmet İnönü ve Dr. Fazıl Küçük gibi sokak isimlerinin bunu yansıttığı belirtildi.

Haberde, 1974’ten sonra Moutallo’ya kuzeyden göç eden Rumlarının yerleştirildiği belirtildi ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla adada yaşamayı seçen Pontus Rumlarının da bu bölgede yaşamaya başladığı ifade edildi. Haberde, bölge sakinlerinin “rahatsız edici” bulduğu bazı sokak ve cadde isimlerinin değiştirilmesi için girişim başlatıldığı da kaydedildi.

Talat Paşa Caddesi’nin adının da 2021 yılında Adalet Caddesi olarak değiştirildiği anımsatılan haberde, Osmanlı Sadrazamı Talat Paşa’nın sadrazamlık ve daha önce İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde yaşandığı ileri sürülen olaylar da aktarıldı.

Caddeye ismi verilecek Nikos Kapetanidis, Milli Mücadele döneminde Karadeniz bölgesinde Pontusçu faaliyetler yürüten çetelere ve destekçilerine karşı 1921 yılında kurulan İstiklal Mahkemesi duruşmaları sırasına idam cezasına çarptırılmış, Trabzon’da gazete çıkaran bir gazeteciydi.

Continue Reading

GÜNDEM

Rum basını liderlerin görüşmesini ele aldı: Anlaşma sağlanacak kadar olgunlaşmış GYÖ’ler gündeme gelecek

Published

on

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in bugün gerçekleştireceği basına kapalı görüşme Rum basınında geniş yer buldu. Rum gazeteleri, taraflar arasında Güven Yaratıcı Önlemler’in gündeme gelebileceğini belirtirken, BM Genel Sekreteri’nin devreye girmesi beklenmeden Kıbrıs sorununda öze ilişkin ilerleme sağlanmasının zor olduğu yorumunu yaptı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in bugün 16.00’da basına kapalı şekilde gerçekleştirecekleri görüşmeye dair haberler Rum basınında yer aldı.

Politis gazetesi: “Bir Başka Görüşme, Aynı Soru – Müzakereler İlerleyebilir Mi?” başlıkları altında verdiği yorum haberinde, Erhürman ve Hristodulidis’in bugün bir kez daha baş başa, BM temsilcileri veya üçüncü taraflar olmaksızın görüşeceklerini belirtiti; en son 6 Nisan’da gerçekleşen görüşmeden bugüne kadarki sürede önemli gelişmelerin yaşandığını yazdı.

Güney Kıbrıs’ın Fransa’yla “Kuvvetler Statüsü Anlaşması” (SOFA) imzalayacağını duyurması, Kıbrıs Türk tarafının ise söz konusu anlaşmaya tepki göstermesinin bu gelişmelerden biri olduğunu vurgulayan gazete, Erhürman ve Hristodulidis’in kamuoyu açıklamalarıyla karşılıklı mesajlaşma yoluna gittikleri yorumunda bulundu.

Bu gelişmelerin “liderlerin kendi başlarına ilerleme sağlayıp sağlayamayacağı” sorusunun yanında ikinci planda kaldıklarını öne süren gazete, her iki taraftaki kaynaklardan; “anlaşma sağlanacak kadar olgunlaşmış Güven Yaratıcı Önlemlerin (GYÖ)” gündeme gelecek konulardan biri olduğu bilgisine ulaşıldığını iddia etti.

Kıbrıs’ta tarafların BM Genel Sekreterinin belirli adımlar atmasını beklemelerinden dolayı bugünkü görüşmede öze ilişkin bir ilerleme sağlanmasının “imkansız olduğu” yorumunda bulunan gazete, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in adaya ne zaman geleceğinin netlik kazanmadığını yazı. Haberde Holguin’in son açık mektubunda Temmuz’dan önce bölgeye gelmeyeceğini net biçimde dile getirdiği de aktarıldı.

BM GENEL SEKRETERİ’NİN ÖNERİLERİNE DAİR “FISILTILAR”

Gazete haberinin devamında, “bilgi eksikliğinin” olan durumlardaki gibi bazı “fısıltıların” gündeme geldiğini belirtti.

BM Genel Sekreterinin iki seçeneği incelendiğine dair iddialar bulunduğunu aktaran gazete, bu iddialara göre ilk seçeneğin; “bütünlüklü çözüm için müzakerelere hız kazandıracak bir ortak açıklama veya stratejik anlaşma hazırlamaları yönünde tarafları teşvik etme” olduğunu yazdı. Haberde ikinci seçenek ise “aşamalı olarak uygulanabilecek gevşek federasyonu öngören bir çözüm taslağı talep etme” olarak açıklandı.

Her iki taraftan kaynakların ise, bu senaryolara ilişkin herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını dile getirdiklerini belirten gazete, birçok unsurun Holguin’in temaslarına başlaması ve Guterres’in görüşünü iletmesi sonrasında netlik kazanacağını vurguladı.

Diğer gazeteler ise liderler görüşmesine ilişkin haberlerini şu başlıklarla yansıttılar:

  • Fileleftheros: “Liderlerin Görüşmesi Yine Basına Kapalı”.
  • Haravgi: “Hristodulidis ile Erhürman Arasında Yeni Baş Başa Görüşme”.
  • Alithia: “Hristodulidis ve Erhürman Bugün Basından Uzakta Görüşüyorlar”.
Continue Reading

GÜNDEM

Türkiye ile ehliyetlerin karşılıklı tanınması ve değişimini içeren yasa Resmi Gazete’de yayımlandı

Published

on

Türkiye ile sürücü belgelerinin karşılıklı tanınması ve değişimini düzenleyen anlaşma değişikliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Türkiye Cumhuriyeti hükümeti arasında “Ulusal Sürücü Belgelerinin/Sürüş Ehliyetlerinin Karşılıklı Olarak Tanınması ve Değişimi Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına Dair Anlaşma (Onay) Yasası” Resmi Gazete’de yayımlanarak, ilan edildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan yasa, Cumhuriyet Meclisi’nin 27 Nisan tarihli 41’inci birleşiminde oy birliğiyle kabul edilmişti.

Continue Reading