Connect with us

TEKNOLOJİ

Tiktok’un geliri geçen yıla göre yüzde 60 arttı

Published

on

TikTok’un ana şirketi ByteDance, 2023’te yıllık yüzde 60 gelir artışı kaydetti.

TikTok’un ana şirketi ByteDance, 2023’te yıllık yüzde 60 gelir artışı kaydetti. Bu başarı, Çinli bir şirket olan ByteDance’ın ABD ve Güneydoğu Asya’daki uluslararası e-ticaret pazarlarına girmesine yardımcı olan “TikTok Shop” tarafından da desteklendi.

Bloomberg’in haberine göre, şirketin 2022’de 25 milyar dolar olan kazancı 2023’te 40 milyar dolara sıçradı.

ByteDance’ın büyümesine ilişkin haberler, şirketin kendi yapay zeka sohbet robotunu oluşturmak için OpenAI’nin teknolojisini kullandığına ilişkin iddiaların ortaya çıkmasının ardından geldi.

ABD’de yasaklama yartışmaları

TikTok bir yandan rekor gelirler elde ederken diğer yandan da ABD Kongresi’nin dikkatini çekiyor. Uzun süren artışmaların ardından Amerikalı milletvekilleri geçen ay belli şartları sağlamaması halinde TikTok’u ABD’de kapatmaya zorlayacak bir yasa tasarısını kabul etti. Uzmanlar, TikTok yasağının Başkan Joe Biden’ın yeniden seçilme kampanyasına zarar verebileceğini, zira Kongre üyelerinin uygulamayı kullanan çocuklarından tepki aldığını söylüyor. Eski Başkan Donald Trump başlangıçta görevdeyken TikTok yasağı için bastırmış, ancak geçen ay bir yasağın “Facebook’u daha da büyüteceğini” söyleyerek rotayı tersine çevirmişti.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TEKNOLOJİ

Instagram klinik bağımlılık iddiaları nedeniyle hakim karşısında

Published

on

Instagram’ın başındaki isim Adam Mosseri, çarşamba günü Los Angeles’ta görülen ve sosyal medya devlerinin çocukların ruh sağlığına zarar verip vermediğinin tartışıldığı tarihi davada ifade verdi. Mosseri, kullanıcıların Instagram’a “klinik olarak bağımlı” olabileceğine inanmadığını söyledi.

Dava, şu an 20 yaşında olan “Kaley” adlı bir genç kadının, YouTube ve Instagram’ın sahibi Meta’ya karşı açtığı tazminat talebiyle başladı.

Kaley, şirketlerin gençleri “bağımlı kılmak” için kasıtlı olarak özellikler geliştirdiğini ve bu durumun ruh sağlığına zarar verdiğini iddia ediyor. Bu dava, benzer suçlamalarla açılan 1.500’den fazla dava için bir emsal niteliği taşıyor.

Mosseri, Instagram kullanımını “kendinizi iyi hissetmeyeceğiniz kadar uzun süre televizyon izlemeye” benzetti. Bağımlılık terimini reddeden Mosseri, “sorunlu kullanım” kavramının kişiden kişiye değişebileceğini savundu. Davacı avukatı Mark Lanier’in, genç kadının bir günde 16 saatten fazla Instagram’da vakit geçirdiğini hatırlatması üzerine Mosseri, “Bu durum sorunlu bir kullanım gibi görünüyor” yanıtını verdi.

Meta avukatları ise Kaley’in yaşadığı psikolojik zorlukların sosyal medyadan değil, çocukluk dönemindeki zorlu aile hayatından kaynaklandığını savundu. Şirket, davacının sosyal medya kullanmaya başlamadan çok önce de ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Duruşmada, Instagram’ın yüz hatlarını değiştiren “güzellik filtreleri” uzun süre tartışıldı. Avukat Lanier, 2019 yılına ait iç yazışmaları göstererek, Meta yöneticilerinin bu filtrelerin genç kızlarda “vücut dismorfisine” (beden algısı bozukluğu) yol açabileceği konusunda uyarıldığını ortaya koydu. Mosseri, estetik cerrahiyi teşvik eden filtrelerin yasaklandığını ancak burun incelten veya dudak dolgunlaştıran filtrelerin, rekabet gücünü korumak adına tamamen yasaklanmadığını kabul etti.

Davadaki diğer önemli başlıklar şunlar oldu:

Mosseri, Instagram’ın gençlerden diğer yaş gruplarına göre daha az para kazandığını, bu nedenle gençleri hedef almanın kâr maksimizasyonuyla ilgisi olmadığını öne sürdü.

Mosseri’nin yıllık gelirinin bonuslar ve hisse senetleriyle birlikte 20 milyon doları bulabildiği, kararlarının şirket hisse değerini artırma motivasyonu taşıdığı iddia edildi.

Davacı taraf, “sonsuz kaydırma” ve “beğeni” butonunun gençler için birer “kimyasal ödül” (dopamin) mekanizmasına dönüştüğünü savundu.

Dava süreci, sosyal medya platformlarının ürün tasarımı ve kullanıcı güvenliği konusundaki hukuki sorumluluklarını belirlemek açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.

Continue Reading

TEKNOLOJİ

AB’den Meta’ya WhatsApp’ta yapay zeka sınırlaması nedeniyle suçlama

Published

on

Avrupa Birliği (AB), Meta’yı üçüncü taraf yapay zeka sağlayıcılarının WhatsApp’a erişimini kısıtlayan politikası nedeniyle Birlik rekabet kurallarını ihlal etmekle suçladı.

AB Komisyonu, Meta’nın sahibi olduğu WhatsApp’a, diğer yapay zeka sağlayıcılarının erişimiyle ilgili sınırlandırmaları hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamaları içeren resmi itiraz beyanının gönderildiğini açıkladı.

AB’nin, Meta’nın, üçüncü taraf yapay zeka asistanlarının WhatsApp’taki kullanıcılara erişimini ve etkileşimini engellemek suretiyle AB rekabet kurallarını ihlal ettiğine dair ön görüşe sahip olduğu belirtilen açıklamada, Meta’nın davranışının, rakiplerin hızla büyüyen yapay zeka asistanları pazarına girmesini veya genişlemesini engelleme riski taşıdığı kaydedildi.

Açıklamada, AB Komisyonunun, Meta’nın cevabı ve savunma hakları saklı kalmak kaydıyla, bu politika değişikliğinin piyasada ciddi ve telafisi mümkün olmayan zararlara yol açmasını önlemek için “geçici tedbirler” uygulamayı planladığı bildirildi.

Meta’nın 15 Ekim 2025’te WhatsApp’ta bir güncelleme duyurarak, üçüncü taraf genel amaçlı yapay zeka asistanlarının uygulamada kullanımını fiilen yasakladığı anımsatılan açıklamada, 15 Ocak 2026’dan itibaren ise WhatsApp’ta kullanılabilen tek yapay zeka asistanının Meta’nın kendi aracı olan Meta AI olduğu ve rakiplerin dışlandığı hatırlatıldı.

AB ülkelerinde faaliyet gösteren şirketlerin sektörlerinde rekabete aykırı bir durum olup olmadığını denetleme yetkisi AB Komisyonunda bulunuyor.

Komisyon, söz konusu soruşturmalarda rekabete aykırı bir durum olup olmadığını değerlendiriyor.

Rekabete zarar verecek durumların tespit edilmesi halinde AB Komisyonu, bu duruma son veriyor ve şirketlere yüksek para cezaları uyguluyor.

Continue Reading

TEKNOLOJİ

Yapay zeka modeli “AlphaGenome” yardımıyla DNA’nın bilinmeyenlerinin keşfedilmesi öngörülüyor

Published

on

Bilim insanları, “AlphaGenome” adlı yapay zeka modelinin, insan DNA’sı hakkında bilinmeyen gerçeklerin ortaya çıkarılmasına yardımcı olabileceğini düşünüyor.

BBC’nin haberine göre, araştırmacılar, Google’ın yapay zeka teknolojilerine odaklanan şirketi DeepMind’ın geliştirdiği “AlphaGenome” modeline ilişkin kapsamlı çalışma yürüttü.

Çalışmada, ilk kez geçen yıl bilim insanlarının kullanımına sunulan modelin, insan DNA’sı hakkında bilinmeyenleri aydınlatabileceği ve genetik hastalıklara ilişkin yeni keşiflere yol açabileceği ortaya kondu.

Yüksek hızda analiz kapasitesine sahip modelin, insan DNA’sında “karanlık genom” olarak adlandırılan ve genlerin vücutta kullanımını belirlemede rol oynayan yüzde 98’lik kısmını anlamada fayda sağlayabileceği tespit edildi.

Araştırmacılar, bu yapay zeka modelinin gen terapilerinde kullanılabileceğine ve yeni ilaçların geliştirilmesine katkı sunabileceğine de dikkati çekti.

Öte yandan araştırmacılar, “önemli bir dönüm noktası” olarak nitelendirdikleri modelin henüz “mükemmel” olmadığını ve üzerine daha çok çalışma yapılması gerektiğini vurguluyor.

Araştırmanın bulguları, “Nature” dergisinde yayımlandı.

Continue Reading