GÜNDEM
RAKETLER KARADAĞ’DA YENİDEN SALLANACAK
Spordan da sorumlu Başbakanlık Müsteşarı ve Spor Dairesi Genel Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Cahitoğlu, Lefke’de (Karadağ) yapımı tamamlanmak üzere olan tenis kortunu yerinde inceledi.
Başbakanlık Spor Dairesi Müdürlüğü, Tenis Federasyonu, Lefke Tenis Derneği ve iş insanı İbrahim Özkahraman’ın katkılarıyla hayata geçecek tenis kortu sayesinde Lefke’de uzun yıllar sonra yeniden tenis sporu oynanacak.
Ziyarette Hüseyin Cahitoğlu’na, Tenis Federasyonu başkanı Hasan Gazioğlu, Lefke Tenis Derneği başkanı İlhan Muhip, asbaşkan Kenan Örgen ve antrenör Aziz Tahsildarogulları da eşlik etti.
Sahanın zemin yapımı ve çevre düzenlemesi çalışmaları tamamlanırken Spor Dairesi Müdürlüğü tarafından aydınlatma sistemi, soyunma odaları, tuvaletler ve tribün yapımı çalışmalarına da önümüzdeki günlerde başlanacak.
2025 Ocak ayından itibaren ise son aşamasına gelen kortun hemen yanında ikinci bir kortun da yapımına başlanarak kort sayısı ikiye çıkartılacak.
Cahitoğlu: Tenis Lefke’de yeniden popüler spor branşı olacak
Hüseyin Cahitoğlu ziyarette yapmış olduğu açıklamada Lefke’nin tenis sporunda geçmişte önemli başarıları olduğunu açıkladı. Yapılan kort ile uzun bir aranın ardından yeniden Lefke’de tenis sporunun popüler bir branş haline geleceğini belirten Cahitoğlu, kortun yapımında emeği geçen herkese teşekkür etti.
Örgen: Tenis sporunu Lefke’de eski günlerine kavuşturacağız
Lefke Tenis Derneği asbaşkanı Kenan Örgen de ziyarette yaptığı açıklamada kortlar ve Lefke’nin tenis tarihi hakkında bilgilendirme yaptı. Örgen: “Lefke tenis kortları CMC maden şirketi tarafından yapılmıştı. 1974 Barış Harekatı’ndan sonra uzun süre atıl durumda kaldı. 1990 yılında Lefke Tenis Derneği hayata geçti ve kortlar yeniden iyileştirilip tenis oynamaya elverişli hale getirildi. 1990’dan 2006 yılına kadar Lefke Tenis Derneği olarak birçok faaliyet yapıldı ve başarılar elde edildi. Özellikle 16 Ağustos Kurtuluş Şenlikleri Tenis Turnuvası KKTC’nin en önemli 3 turnuvasından biri olmuştu. Lefke Tenis Derneği ayrıca liglerde mücadele ederek Kıbrıs Kupası’nı da müzesine götürme başarısını göstermiştir. Lefke’de tenis sporunu sürdürmek oldukça zordu. 2006 yılından sonra bir kopukluk oluştu ve tenis sporu Lefke’de yine durdu. Sahalar eskiden olduğu gibi yine atıl ve bakımsız kalarak tahrip oldu. Uzun yıllar sonra tenis sporunu yeniden Lefke’ye kazandırmak için yola çıktık. Ekonomik olarak bizim bu kortları yenilememiz imkansız görünüyordu. Müsteşarımız Hüseyin Cahitoğlu, Spor Dairesi Müdürümüz Mustafa Sütçü, Tenis Federasyonu başkanımız Hasan Gazioğlu ve iş insanı İbrahim Özkahraman sayesinde kortlarımız yenileniyor ve tenis sporu yeniden Lefke’de hayata geçecek. Onlara çok teşekkür ederim. Dernek yöneticilerimiz ve antrenörlerimizin de çok katkıları oldu onlara da teşekkür ederim. Lefke’de şu an tenise çok büyük bir talep var. Lefke Tenis Derneği’ni eski günlerine kavuşturacağımıza inanıyoruz. Yeni tenis kotlarımız camiamıza hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.

Ekber Goşalı
Daha aydın, daha özgüvenli ve daha stratejik
Kazak kardeşlerimizin kendi deyimiyle söylersem, bavurluk memleket Kazakistan’ın Türkistan şehrinde ilk kez 28 yıl önce bulunmuştum. İlk başkanı olduğum Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği de orada – Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi’nde gerçekleştirilen VIII Türk Dünyası Gençlik Günleri ve Kurultayı’nda kurulmuştu. Son demeyeyim, son olarak ise 2022 yılının ekim ayında yeniden Türkistan’daydım. Türk dünyasının 2040 hedeflerini ve vizyonunu şekillendirecek önemli adımları belirlemek amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) üye ülkelerin bilim insanları, araştırmacı yazarları, kanaat önderleri, STK ve medya temsilcileri Yesevi Üniversitesi’nde bir araya gelmişti. Toplantı, Semerkant’ta yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı IX. Zirvesi öncesinde düzenlenmiş ve istişare niteliği taşımıştı.

Şimdi ise Türkistan, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor.
Devlet başkanları, Zirve’nin Türkistan Bildirisi’ni kabul etti.
Evet, tarih bazen sessiz konuşur; bazen de bir şehrin taşında, bir meydanın nefesinde, bir devlet adamının vurgusunda bir çağın geleceğe ait hatlarını görmek mümkün olur. Türkistan bu kez yalnızca kadim bir kültür başkenti olarak değil, yeni jeopolitik düşüncenin, ortak iradenin ve Türk dünyasının yükselen stratejik özgüveninin simgesi olarak konuştu.
Bugün TDT, tarihî, etnik ve dilsel yakınlığın diplomatik platformu olmanın ötesinde, adım adım küresel siyasal ilişkiler sisteminde ağırlığını artıran, Avrasya coğrafyasında yeni güç mimarisinin önemli unsurlarından birine dönüşen stratejik birlik modelidir.

İşte bu nedenle İlham Aliyev’in Türkistan’daki gayriresmî Zirve’de verdiği mesajlar yalnız bugünün siyasal gündemi açısından değil, gelecek on yılların siyasi-felsefi çağrısı olarak da okunmalıdır.
Türk dünyası artık nostalji olmaktan çıkmıştır; o artık ekonomik güzergahtır, enerji güvenliğidir, ulaştırma arteridir, kültür diplomasisidir. Ve en önemlisi: ortak gelecek tasavvurudur.
Gayriresmî Türkistan Zirvesi işte bu siyasi iradeyi ortaya koymuştur.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in konuşmasında hissedilen temel çizgi de tam olarak budur: TDT, “duygusal yakınlık alanı” olma aşamasını geride bırakarak pratik bir jeopolitik aktöre dönüşmektedir.

Bu dönüşüm elbette tesadüf değildir. Hele hele dört bir yanımız ateş çemberine dönmüşken…
21. yüzyılın büyük siyasi gerçeklikleri yeni güç merkezleri doğuruyor. Dünyanın klasik kutupları sarsılıyor, bölgesel birlikler ön plana çıkıyor. Avrupa Birliği, ASEAN, Körfez İşbirliği Konseyi, Afrika Birliği gibi platformların yanında TDT de artık “bekleme havzasından” çıkarak stratejik etki alanına geçiyor.
Türkistan’da gerçekleştirilen gayriresmî Zirve’nin en önemli sembolik hadiselerinden biri de Türk Medeniyeti Merkezi’nin temel atma töreni oldu.
Bu yalnızca bir mimari proje midir? Elbette hayır.
Aslında bu merkezin temelinde ortak tarih hafızası, ortak kültürel kodlar ve ortak gelecek ideali bulunmaktadır. Türk dünyası uzun yıllar boyunca siyasi sınırlarla parçalanmış olsa da onun kültürel genetiği hiçbir zaman parçalanmadı. Ötüken ruhu, Orhun-Yenisey yazıtlarının ışığı, Dede Korkut hikmeti, Manas hafızası, Yesevi nefesi, Nizami tefekkürü, Yunus Emre irfanı, Ali Şir Nevai estetiği… Bütün bunlar ortak bir medeniyet coğrafyasının sütunlarıdır.

Türkistan’da verilen mesaj da budur:
Türk dünyası artık kendisini yalnız mirasla değil, geleceğin projesiyle de doğrulamak ve inşa etmek istemektedir.
Tam da bu noktada Azerbaycan’ın rolü özellikle dikkat çekmektedir.
44 günlük Vatan Muharebesi’nden sonra Azerbaycan’ın Türk dünyasındaki siyasi nüfuzu yeni bir aşamaya taşınmıştır. Bakü’nün artık yalnız enerji ve lojistik merkezi olmadığını herkes biliyor; Bakü aynı zamanda Türk entegrasyonunun siyasi ve entelektüel lokomotiflerinden biri hâline gelmiştir.
Zengezur Koridoru fikri de yalnızca bölgesel ulaştırma projesi değildir; bu proje Türk coğrafyasının parçalanmış damarlarını yeniden birleştirmeyi amaçlayan stratejik bir haritadır. Türkistan Zirvesi’nde bu düşüncenin derin katmanları açık biçimde hissediliyordu.
Bugün Bakü, Ankara, Astana, Taşkent, Bişkek ve Kuzey Lefkoşa arasında kurulan ilişkiler diplomatik protokol ilişkilerinin çok ötesindedir. Bunlar yeni Avrasya dengesinin oluşumunda önemli rol oynayan siyasi koordinasyon modelidir.

Küresel güçlerin dikkatinin Türk dünyasına yönelmesi de tesadüf değildir.
Çünkü TDT:
– Hazar’dan Akdeniz’e uzanan enerji hattıdır;
– Çin’den Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un ana dayanağıdır;
– genç ve dinamik demografik potansiyeldir;
– zengin doğal kaynak tabanıdır;
– büyük pazardır;
– aynı zamanda alternatif siyasi-etnik uyum modelidir.
Türkistan’daki görüşmenin bir başka önemli yönü ise kültür ile jeopolitiğin paralel yürütülmesiydi.
Bu çok önemli bir ayrıntıdır. Çünkü yalnız ekonomik ve siyasi entegrasyon uzun ömürlü birlik oluşturmaz. Medeniyet hafızasıyla güçlendirilmeyen ittifaklar kısa sürede çözülür. Türk dünyası ise bugün siyasi birlik modelini kültürel özbilinç üzerine inşa etmeye çalışmaktadır.

Türkistan sokaklarında dolaşan liderler yalnızca tarihî mekânları ziyaret etmiyordu; onlar aynı zamanda ortak hafızanın siyasi enerjiye dönüşme sürecine tanıklık ediyordu.
Bugün TDT’nin uluslararası ağırlığının artması yalnızca Türk devletlerinin başarısı olarak değerlendirilmemelidir. Bu aynı zamanda uzun yıllar boyunca dünya siyasetinde periferide bırakılmış büyük bir kültürel-siyasal coğrafyanın yeniden söz söylemeye başlamasıdır.
Türk dünyası artık “Biz kimiz?” sorusundan “Ne yapabiliriz?” aşamasına geçiyor.
İşte en önemli nokta budur!
Bu, yeni çağın başlangıcıdır.
Türkistan’dan yükselen ses, aynı zamanda çok kutuplu dünyanın yeni siyasi ritmidir. Ve görüyoruz ki bu ritimde Azerbaycan’ın sesi giderek daha açık, daha özgüvenli ve daha stratejik duyulmaktadır.
“Aziz dostlar, ailemiz olan Türk dünyası XXI. yüzyılın nüfuzlu jeopolitik güç merkezlerinden birine dönüşmelidir. Azerbaycan bundan sonra da Türk Devletleri Teşkilatı’nın güçlendirilmesi adına çabalarını esirgemeyecektir.”
Bu sözler Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Türkistan Zirvesi’ndeki konuşmasındandır.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, diger Cumhurbaşkanlarımızın Türkistan Zirvesindeki konuşmalarını okumak, dinlemek, izlemek ve öğrenmek gerekir.
Türk dünyasının bayrağı daim yüksek olsun!
Ekber GOŞALI

GÜNDEM
Colony Hotel’in kalitesi, ödülle taçlandı
Girne’nin gözdesi The Arkın Colony Hotel, kalitesini ödülle taçlandırdı.
Misafir memnuniyetini her zaman ön planda tutan The Arkın Colony Hotel, TatilBudur tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda 2025 sezonunda “Parlayan Yıldız Memnuniyet Başarı Ödülü’ne layık görüldü.
Türkiye ve KKTC dahil yaklaşık 4000 otel arasından yalnızca 140 otelin almaya hak kazandığı bu özel ödül kapsamında, KKTC’den sadece 21 otel seçildi.
En üst kategori olan Parlayan Yıldız sınıfında Kıbrıs genelinde yalnızca 6 otelin yer alması ve The Arkın Colony Hotel’in bu seçkin liste içerisinde bulunması, ayrı bir başarı yaşattı.
The Arkın Colony Hotel’den konuyla ilgili yapılan açıklamada “Bu değerli başarı; misafirlerimizin güveni, ekip arkadaşlarımızın özverisi ve kaliteli hizmet anlayışımızın bir sonucudur ve devam edecektir. Bizi tercih eden tüm misafirlerimize ve bu başarıda emeği bulunan ekip arkadaşlarımıza teşekkür ederiz” ifadeleri kullanıldı.

GÜNDEM
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni Güney Kıbrıs’a gidiyor
Rum Yönetimi Hükümet Sözcüsü Konstandinos Letimbiotis, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin pazar günü Güney Kıbrıs’ı ziyaret edeceğini açıkladı. Ziyarette ikili ilişkiler, savunma, enerji, ticaret ve bölgesel projeler ele alınacak,
-
GÜNDEM14 saat agoErhürman’ın fotoğrafı Kazakistan Havaalanı’nda: Türkistan’a hoş geldiniz Sayın Tufan Erhürman
-
DÜNYA14 saat agoDSÖ, Fransa’da norovirüs vakalarının görüldüğü gemideki yolcuların tahliye edildiğini bildirdi
-
GÜNDEM10 saat agoNikos Hristodulidis, Yunan Meclisi’nde: İki devlet çözümünü asla kabul etmeyeceğiz
-
GÜNDEM5 saat agoErdoğan’dan TDT Zirvesi’nde KKTC mesajı: Kıbrıs Türk halkı Türk Dünyası’nın ayrılmaz parçasıdır
-
GÜNDEM10 saat agoTahsin Ertuğruloğlu: Çözüm mevcut durumdur
-
GÜNDEM10 saat agoEngelliler Federasyonu, Hasipoğlu’nu ziyaret etti: Engelli bireyler toplumun ayrılmaz parçası
-
GÜNDEM5 saat agoİtalya Başbakanı Giorgia Meloni Güney Kıbrıs’a gidiyor
-
Ekber Goşalı2 saat agoDaha aydın, daha özgüvenli ve daha stratejik
