Connect with us

DÜNYA

NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2’nin komutası Türkiye’ye geçti

Published

on

NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2’nin (SNMG-2) komutası, Muğla’nın Marmaris ilçesindeki Aksaz Deniz Üssü’nde düzenlenen törenle Kanada’dan Türkiye’ye geçti.

Törene NATO Deniz Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Jose Delgado, görevi devreden Kanadalı komutan Tuğamiral Matthew Coates ve görevi devralan Türk komutan Tuğamiral İlker Avcı’nın yanı sıra deniz üssü ve gemide görevli askerler katıldı.

Kanada ve Türkiye milli marşları ile NATO Marşı’nın çalınmasının ardından NATO sancağının devir teslimi yapıldı. Tuğamiral Coates, SNMG-2’nin komutasını Avcı’ya devretti.

Törenin ardından basın toplantısında gazetecilere açıklamalarda bulunan Coaets, SNMG-2’nin faaliyetleri hakkında bilgi vererek görevi Türkiye’ye devretmekten büyük bir onur duyduğunu söyledi.

Beş ayı geçen komuta görev süresi boyunca Türkiye’nin görev grubuna gerek askeri personel, gerekse savaş gemisi olarak çok büyük katkı sağladığını belirten Coates, Akdeniz’deki en büyük deniz üslerinden biri olan Aksaz’da bulunmaktan büyük bir heyecan duyduğunu dile getirdi.

Kanada ve Türkiye’nin ittifakın batısını ve doğusunu temsil ettiğini vurgulayan Coates, her iki ülkenin de çok büyük bir dayanışma ve dostluk içerisinde olduğunu kaydetti.

Coates, “Bizim bu bölgedeki çalışmalarımızın öncelikli olarak amacı Rus ordusunun Akdeniz’deki hareketliliğini takip etmek ve bu yönde önlemleri almak.” dedi.

– “NATO’ya Türkiye’nin deniz boyutunda çok önemli katkıları var”

Tuğamiral Avcı ise görev grubunun amacının herhangi bir kriz durumu olduğunda buna hazır bir kuvveti denizde bulundurmak ve çok kısa bir süre içerisinde ortaya çıkabilecek durumlara müdahale etmek olduğunu söyledi.

Türkiye olarak NATO’nun en önde gelen en güçlü ülkelerinden biri olduklarını belirten Avcı, “NATO’ya Türkiye’nin deniz boyutunda çok önemli katkıları var. Yıllardır NATO’nun daimi deniz görev gruplarına gemilerimizle katkı sağladık. Bunların zaman zaman komutalarını da üstleniyoruz. Bu görev komutası, Türkiye’nin NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2’deki üstlendiği beşinci periyot olacak. Buraya gemilerle zaten katkı veriyorduk bu sefer komutasını üstleneceğiz.” diye konuştu.

Avcı, komutayı üstlenmenin Türkiye’ye eğitim fırsatları da sunduğuna dikkati çekerken, ayrıca çok uluslu bir karargaha komuta etme tecrübesini kazanacaklarını, personelin de çok uluslu bir ortamda görev yaparak eğitimlerini pekiştireceğini kaydetti.

Görevin Türkiye’nin NATO’ya olan katkılarının görünür hale gelmesi açısından da önemli bir adım olacağına işaret eden Avcı, “Bu görev periyodu boyunca icra ve iştirak edeceğimiz tatbikatlar var. Bu tatbikatlarla da karşılıklı çalışabilmek olarak ifade ettiğimiz diğer yabancı ülkelerde, diğer müttefik ülkelerle bir araya geldiğimizde beraber nasıl çalışıyoruz?, Nasıl denizdeki görevleri yerine getirebiliriz?, bunlarla ilgili eğitimlerimizi tatbikatlarımızı yapacağız ve usullerimizi deneyeceğiz, eğitimlerimizi pekiştireceğiz.” diye konuştu.

Görev grubunun sancak gemisinin “Kemal Reis” olacağını dile getiren Avcı, kendisinin bu gemide çok uluslu karargahla konuşlu olacağını ifade etti.

Bunun dışında İspanya, İtalya ve Kanada’dan gemilerin olmasının planlandığını anlatan Avcı, şöyle konuştu:

“Bu gemilerin sayısının bazı tatbikat periyotlarında daha da artmasını bekliyoruz. Önümüzdeki 6 ay boyunca birçok müttefik ülkeden çeşitli gemilerin komutasını almış ve bunlarla beraber eğitim ve tatbikat icra etmiş olacağız. Gemide yaklaşık 200, karargahta 15 personel olacak. Rusya Ukrayna Savaşı 2022 yılının Şubat ayında başladı ve yaklaşık üç yıllık bir süreye doğru geliyor. Savaş ilk başladığında bunun NATO daimi deniz görev grupları üzerindeki etkisi müttefik ülkelerin buraya daha fazla katkı vermesi şeklinde oldu. Bu SNMG 2’nin görevleri içerisinde biraz daha varlık gösterme dediğimiz caydırıcılığa yönelik faaliyetlerde bir artış gördük.”

NATO Müttefik Deniz Komutanlığı (MARCOM) bünyesinde görev yapan SNMG-2’de, Kanada, İspanya ve İtalya gibi NATO üyesi ülkelerin deniz kuvvetlerine ait fırkateyn, muhrip ve lojistik destek gemileri gibi birçok farklı tipte gemi görev yapıyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

IMF, küresel ekonomik büyüme tahmininde aşağı yönlü revizyonun sinyalini verdi

Published

on

IMF Başkanı Georgieva, Orta Doğu’daki savaşın ardından en umut verici senaryonun bile küresel ekonomik büyüme tahminlerinde aşağı yönlü bir revizyonu içerdiğini belirterek, “yeni barış kalıcı olsa bile” büyümenin daha yavaş olacağını ifade etti.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, 13-18 Nisan’da düzenlenecek IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları öncesi “Orta Doğu Savaşı Şokunu Hafifletmek” başlıklı bir konuşma yaptı.

Dayanıklı dünya ekonomisinin Orta Doğu’da şu an duraklamış olan savaşla yeniden sınandığını dile getiren Georgieva, çatışmanın dünya genelinde ciddi zorluklara neden olduğunu söyledi.

Georgieva, “Gelecek hafta bahar toplantılarımızda bakanları ve merkez bankası başkanlarını ağırladığımızda, odak noktamız bu son şoku en iyi nasıl atlatacağımız ve ekonomiler ile insanlar üzerindeki acıyı nasıl hafifleteceğimiz üzerine olacak.” dedi.

BÜYÜK, KÜRESEL VE ASİMETRİK BİR ARZ ŞOKU

Arz şokunun büyük, küresel ve asimetrik olduğuna işaret eden Georgieva, dünyanın günlük petrol akışının yaklaşık yüzde 13, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışının ise yüzde 20 kesintiye uğradığını, enerji maliyetlerinin arttığını ve tedarik zincirlerinin dünya genelinde bozulduğunu aktardı.

Georgieva, şokun etkisinin çatışmaya yakınlığa, enerji ihracatçısı mı yoksa ithalatçısı mı olunduğuna ve politika alanına bağlı olarak değiştiğini kaydetti.

Her zaman olduğu gibi negatif bir arz şokunun fiyatları yukarı çektiğini belirten Georgieva, brent petrolün çatışmalar başlamadan önce varil başına 72 dolardan 120 dolarlık zirveye fırladığını anımsattı.

Georgieva, petrol fiyatlarının düştüğünü ancak hala savaştan önceki seviyelerin çok üzerinde olduğunu, birçok ülkenin kıymetli kaynaklara erişim için yüksek primler ödediğini ifade etti.

ARZ KESİNTİLERİ DALGA ETKİSİ YARATMAYA DEVAM EDECEK

Arz kesintilerinin dalga etkisi yarattığını ve bir süre daha yaratmaya devam edeceğini anlatan Georgieva, minimum akış seviyelerinin korunamaması nedeniyle bazı petrol rafinerilerinde kapanmalar yaşandığını, rafine ürünlerde, özellikle dizel ve jet yakıtı arzında yaşanan sıkıntıların ulaşım, ticaret ve turizm faaliyetlerini sekteye uğrattığını anlattı.

Georgieva, taşımacılıkta yaşanan sorunların gıda güvenliğini de tehdit ettiğine işaret ederek, bu durumun en az 45 milyon kişinin daha gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasına yol açabileceğini ve dünya genelinde açlık çekenlerin sayısını 360 milyonun üzerine çıkarabileceğini ifade etti. IMF Başkanı Georgieva, yüksek gübre fiyatlarının bu tabloyu daha da ağırlaştırabileceğini belirtti.

Georgieva, kükürt, helyum ve nafta gibi kritik girdilere bağımlılığın, çip üretimi, tıbbi görüntüleme ve plastik sanayi gibi alanlarda tedarik zinciri aksaklıklarına yol açtığına dikkati çekti.

DÜNYA EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU BİR DİZİ SENARYOYU İÇERECEK

Şokun fiyat etkisi ve arz kıtlığı, enflasyon beklentileri ile finansal koşullar aracılığıyla etkisini gösterebileceğini anlatan Georgieva, dünyanın buna yanıt verirken, kolektif enerji verimliliği ve enerji çeşitlendirme arayışını sürdürmesinin önemini vurguladı.

Georgieva, şunları kaydetti:

“Etkisi ne kadar büyük? Bunun yanıtı, ateşkesin sürüp sürmeyeceğine, kalıcı barışa yol açıp açmayacağına ve savaşın ardında ne kadar hasar bırakacağına bağlı. Belirsizlikler göz önüne alındığında, gelecek hafta yayımlanacak Dünya Ekonomik Görünüm raporumuz, nispeten hızlı bir normalleşmeden, orta düzeyli bir senaryoya ve petrol ile gaz fiyatlarının çok daha uzun süre çok daha yüksek kaldığı ve ikinci tur etkilerinin belirginleştiği bir senaryoya kadar uzanan bir dizi senaryoyu içerecek.”

IMF Başkanı Georgieva, “Aslında bu şok olmasaydı, küresel büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize ediyor olacaktık. Ancak şimdi, en umut verici senaryomuz bile büyümede aşağı yönlü bir revizyonu içeriyor. Neden? Altyapı hasarı, arz kesintileri, güven kaybı ve diğer kalıcı etkiler.” diye konuştu.

Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin geleceğinin ne olacağını veya bölgesel hava trafiğinin toparlanmasının nasıl gerçekleşeceğini bilmediklerin belirten Georgieva, “Bildiğimiz şey, yeni barış kalıcı olsa bile büyümenin daha yavaş olacağıdır.” dedi.

ETKİNİN NE KADAR KÖTÜ OLACAĞI ÜLKELERİN POLİTİKA ALANINA BAĞLI

Ayrıca dünya genelinde önemli farklılıklar olduğunu aktaran Georgieva, petrol ve gazı kesintisiz ihraç edebilen ülkelerin en az etkilenenler olduğunu kaydetti.

Georgieva, buna karşılık, abluka yaşayan petrol ve gaz ihracatçıları dahil olmak üzere savaştan doğrudan etkilenen ülkeler ve ithal petrol ile gaza bağımlı olan ülkelerin etkinin yükünü omuzladığını ifade etti.

IMF Başkanı Georgieva, Körfez’deki tanker trafiğinde yaşanan beş haftalık boşluk göz önüne alındığında, bu etkinin ne kadar kötü olacağının ülkelerin stratejik petrol ve gaz rezervleri dahil olmak üzere ne kadar politika alanına sahip olduklarına önemli ölçüde bağlı olacağını dile getirdi.

IMF DESTEĞİNE YÖNELİK TALEBİN KISA VADEDE 20 İLE 50 MİLYAR DOLAR ARASINDA OLABİLECEĞİ BEKLENTİSİ

Politika yapıcıların durumu daha da kötüleştirmemeye dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Georgieva, ülkelere ihracat ve fiyat kontrolleri gibi tek taraflı eylemlerden kaçınmaları çağrısında bulundu.

Georgieva, mevcut koşullarda bekle-gör yaklaşımının uygun olduğunu, enflasyon beklentilerinin bozulma ve maliyetli bir enflasyon sarmalını tetikleme tehdidi oluşturması halinde ise merkez bankaları faiz artırımlarıyla kararlı bir şekilde müdahale etmesi gerektiğini dile getirdi.

Maliye politikası tarafında ise desteğin hedefli ve geçici olması gerektiğini belirten Georgieva, para ve maliye politikalarının uyum içinde yürütülmesinin önemine işaret etti.

Georgieva, IMF’nin ülkelere destek vermeye hazır olduğunu belirterek, Orta Doğu’daki savaşın etkileri dikkate alındığında Fon’un ödemeler dengesi desteğine yönelik talebin kısa vadede 20 ile 50 milyar dolar arasına çıkmasının beklendiğini kaydetti.

Continue Reading

DÜNYA

Kuzey Kore, misket bombası başlıklı taktik balistik füze fırlattı!

Published

on

Kuzey Kore, ordunun muharebe hazırlık seviyesi ve saldırı kabiliyetlerini test etmek için misket bombası başlıklı taktik balistik füze fırlattığını bildirdi.

Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberinde, 6-8 Nisan tarihlerinde yürütülen silah testleri kapsamında, misket bombası başlığıyla donatılmış karadan karaya “Hwasongpho-11 Ka” taktik balistik füzesinin denendiği belirtildi.

Continue Reading

DÜNYA

Trump “ABD güçleri “gerçek anlaşma” uygulanana dek bölgede kalacak”

Published

on

ABD Başkanı Donald Trump, ABD-İran arasındaki geçici ateşkes kapsamında “İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını ve Hürmüz Boğazı’nın açık kalacağını” belirterek, aksi halde saldırılara devam edileceği tehdidinde bulundu.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından ABD-İran arasında ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkese ilişkin paylaşım yaptı.

Trump, paylaşımında, tüm ABD gemileri, uçakları ve askeri personelinin, ek mühimmat ve silahlarla birlikte “varılan gerçek anlaşma tam olarak yerine getirilene kadar İran’ın içinde ve çevresinde kalmaya devam edeceğini” belirtti.

Aksi halde saldırıların yeniden başlayacağını öne süren Trump, bunun “daha büyük ve daha önce kimsenin görmediği kadar daha güçlü şekilde” gerçekleşeceğini iddia etti.

Trump, bunun uzun zaman önce kararlaştırıldığını belirterek, “(İran için) nükleer silah yok, Hürmüz Boğazı açık ve güvenli olacak.” ifadelerini kullandı.​​​​​​​

– ABD-İran arasında İsrail’i de kapsayan geçici ateşkes

ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.

Trump, Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran’dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti.

“İran’ın savaştaki hedeflerine ulaştığı” açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.

Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi.

Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Continue Reading