Connect with us

GÜNDEM

Narin soruşturması genişliyor: Anne, baba ve kardeşleri de dahil 21 kişi gözaltında

Published

on

Diyarbakır’da Narin Güran’ın ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında 21 şüpheli gözaltına alındı.

Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cesedi, 19 gün sonra bu sabah bulundu. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Narin’in cesedinin daha önce arama yapılan Eğertutmaz Deresi’nde bir kez daha yapılan arama çalışmaları sırasında bir çuval içerisinde, üzeri taş ve ağaç dallarıyla kaplanmış bir şekilde bulunduğunu duyurdu.

Soruşturma kapsamında, 21 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, gözaltına alınanlar arasında anne, baba, kardeşleri ve akrabaları da bulunuyor.

Narin Güran’ın cesedi otopsi işlemleri için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu (ATK) Müdürlüğüne götürülürken, cenaze bekleme salonu önünde kalabalığa dönen bir kadın “Gidin yalan konuşun, tamam mı” diye bağırdı. Bir erkek, bu sözleri üzerine kadına yumruk atarak susturmaya çalıştı. O anları kaydeden gazeteci Emrullah Dinç, yaptığı sosyal medya paylaşımında “Konuşmak isteyen herkes böyle mi susturuldu 19 gündür?” ifadelerine yer verdi.

TÜM YAŞANANLAR…

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 19 gündür kayıp olan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cesedi, jandarma ekipleri tarafından bulundu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Narin’in jandarma ekipleri tarafından bulunduğunu şu ifadelerle duyurdu:

“Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan Narin kızımızın maalesef cansız bedeni Jandarma ekiplerimiz tarafından bulundu. Narin kızımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Başımız sağ olsun.”

DİYARBAKIR VALİSİ: NARİN’İN CESEDİ DERE KENARINDA BULUNDU

Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, “Kayıp çocuk Narin Güran en son görüldüğünde üzerinde görünen şahsi kıyafetleriyle birlikte dere kenarında çuval içerisinde üzeri taşla gizlenmiş vaziyette sabah saat 08.45 sıralarında maalesef ölü olarak bulunmuştur. İlk bulgulara göre kayıp Narin Güran’ın öldürüldükten sonra bir çuvalın içerisine konup dere kenarına getirildiği, suyun içerisine yerleştirildiği, üzerinin ağaç dalları ve taşlarla şüphe uyandırmayacak şekilde ve doğal bir görüntü verilerek kapatıldığı anlaşılmıştır. Daha önce aranılan tüm bölgelerin yeniden aranması çalışmamız kapsamında Eğertutmaz Deresi’nin bu bölgesi yeniden aranmış ve uzman jandarma ekiplerimizce  kayıp kızımızın cenazesine ulaşılmıştır” açıklaması yaptı.

ADALET BAKANI: SORUMLULAR HESAP VERECEK

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından Narin’in ölü bulunmasına ilişkin bir açıklama yaptı. “Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan Narin Güran evladımızdan gelen acı haber hepimizi derinden üzdü. Narin kızımıza Allah’tan rahmet diliyorum” diyen Bakan Tunç, “Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayın ilk anından itibaren başlatılan soruşturma çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir. Narin kızımızın ölümünden sorumlu olan ya da olanlar, adalet önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı.

DİYARBAKIR ADLİ TIP KURUMU’NDA YOĞUN ÖNLEMLER

8 yaşındaki Narin Güran’ın cansız bedenine Adli Tıp Kurumu Diyarbakır Grup Başkanlığı’nda otopsi yapılıyor. Adli Tıp Kurumu çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Narin’in yakınları kurumun önünde beklerken, mahalle mezarlığında da defin işlemleri için hazırlıklar başladı. Mezarlığa getirilen kepçe, mezar açmaya başladı.

21 KİŞİ İÇİN GÖZALTI TALİMATI 

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Narin Güran soruşturmasında  21 Şüphelinin gözaltına alınması talimatı verildiğini açıkladı.

Tunç’un açıklaması şu şekilde:

“Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran evladımızın ölümünden sorumlu olanlarla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 1 Cumhuriyet başsavcıvekili ile 3 Cumhuriyet savcısı daha görevlendirilmiştir. Narin kızımızla ilgili otopsi işlemi devam etmektedir.Soruşturmanın bu aşamasında 21 şüphelinin gözaltına alınması talimatı verilmiştir.”

NELER YAŞANDI?

Olay, 21 Ağustos’ta öğleden sonra Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde meydana geldi. Kur’an kursuna giden Narin Güran, çıkışta evlerine dönmeyince ailesi kendi imkanlarıyla aradı. Köylülerle yapılan aramadan da sonuç alınamayınca Narin’in babası Arif Güran, aynı gün saat 20.00 sıralarında jandarma karakoluna giderek kızının kayıp olduğunu bildirdi. Bunun üzerine bölgeye Bağlar Jandarma Komutanlığı, Bağlar Asayiş Komando Bölük Komutanlığı, Jandarma Özel Harekat timleri, Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT), İstihbarat Şube Müdürlüğü, Köpek İz Takip Timi ve Su Altı Arama Kurtarma Timi’nin yanı sıra sağlık, AFAD, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama ekipleri ile ilçe belediyelerinden de arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Narin’in kaybolduğu saatlerde yoldan geçtiği tespit edilen yaklaşık 150 araç sorgulandı. Mahalledeki evler ve köye giriş yapan araçlarda arama yapıldı. Toplamda 12 bin 565 araç arandı, 130 kişinin ifadesine başvuruldu, 32 bin 952 kişi kontrol edildi, 7 iz takip köpeği ile 11 bin dönümden fazla alanda arama yapıldı.

Öte yandan, Narin’in kaybolmadan önceki son görüntüleri okulun güvenlik kamerasına yansıdı. 21 Ağustos’ta saat 15.15’i gösteren görüntülerde, Narin’in 4 arkadaşıyla yürüdüğü ve ardından ayrılıp, tepe yolunu kullanarak evine doğru gittiği anlar yer aldı. Arama çalışmalarında 22 Ağustos’ta Güran ailesinin evine 3 kilometre mesafede, 28 Ağustos’ta ise 2 kilometre mesafede 2 farklı çocuk terliği bulundu. Ancak her iki terliğin de ailesinin beyanıyla Narin Güran’a ait olmadığı belirlendi.

Soruşturma kapsamında Narin Güran’ın ağabeyi E.G. (18), kolundaki ısırık izleri nedeniyle gözaltına alındı. İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemede, ısırık izlerinin Narin’e ait olup olmadığı tespit edilemeyince E.G. serbest bırakıldı.

Soruşturma kapsamında bu kez Narin’in amcası, aynı zamanda kırsal Tavşantepe Mahallesi’nin muhtarı Salim Güran gözaltına alındı. Güran’ın aracından alınan DNA örneklerinin, Narin’in kıyafetlerindeki DNA örnekleri ile eşleştiği belirlendi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından zırhlı araçla adliyeye sevk edilen Salim Güran, 2 Ağustos günü çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘Kasten öldürme’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından tutuklandı.

Çalışmalar kapsamında ayrıca mahalle mezarlığında, özellikle yakın zamanda defnedilenlerin mezarları olmak üzere soruşturma savcısı eşliğinde jandarma tarafından yer altı görüntüleme cihazı ile arama yapıldı. Ancak herhangi bir bulguya rastlanmadı. Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri, önceki gün de mahalleye 2 kilometre uzaklıktaki Eğertutmaz Deresi’nde çalışma yaptı. Ekiplerin 19’uncu günde yürüttüğü arama çalışmalarında, Eğertutmaz Deresi’nde Narin’in cansız bedenine ulaşıldı. Mahalleye giriş çıkışlar yasaklanırken, Narin’in cansız bedeni, otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Metaterra, New York’ta tanıtıldı

Published

on

NEW YORK / LEFKOŞA – Dijital finans dünyasında köprüler kurmayı hedefleyen Metaterra, New York’un prestijli mekanı Harvard Club’da düzenlediği özel bir lansmanla, gerçek dünya varlıklarını (RWA) blockchain teknolojisine taşıyan devrim niteliğindeki yeni platformunu tanıttı.

Finans, blockchain ve küresel yatırım dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı bu etkinlikte şirket, Miracle ekosistemi (Miracle Chain, Miracle Cash ve Miracle Pay) aracılığıyla geleneksel finansı dijital gelecekle nasıl birleştireceğini açıkladı.

2 Trilyon Dolarlık Pazar Hedefi

2028 yılına kadar 2 trilyon dolara ulaşması beklenen “Gerçek Dünya Varlıkları” (RWA) pazarı, gayrimenkulden finansa kadar pek çok fiziksel değerin dijitalleşmesini kapsıyor. Metaterra, bu dönüşümün öncüsü olarak, günlük hayatta kullanılabilen, güvenli ve düzenlemelere uygun bir altyapı sunuyor.

Etkinlikte konuşan Metaterra Yönetim Kurulu Üyesi ve RWA Direktörü Ebru Törehan, sektördeki değişimi şu sözlerle özetledi:

“Gerçek Dünya Varlıkları artık deneysel bir kavram olmaktan çıktı; düzenlemelere tabi, denetlenebilir ve ölçeklenebilir finansal yapılara dönüştü. Metaterra olarak vizyonumuz, bu dönüşümü şeffaf ve sürdürülebilir bir ekonomik modele oturtarak nakit akış sistemlerine entegre etmektir.”

Miracle Ekosistemi Neler Sunuyor?
Metaterra’nın tanıttığı ekosistem, karmaşık blockchain teknolojisini son kullanıcı için basitleştirerek günlük yaşama indirgiyor:

● Miracle Chain: Gerçek dünya varlıklarının dijitalleşmesi ve yönetimi için özel olarak tasarlanmış, yüksek performanslı ve güvenli bir blockchain altyapısı sunuyor.
● Miracle Pay: Dijital varlıkları günlük harcamalarda kullanılabilir hale getiriyor. İşletmeler ve kullanıcılar, blockchain üzerindeki değerlerini market alışverişinden hizmet ödemelerine kadar gerçek ekonomide kolayca kullanabiliyor.
● Miracle Cash: Geleneksel bankacılık ile dijital varlıklar arasında güvenli bir köprü kuruyor.
“Kripto Artık Soyut Kalmak Zorunda Değil” Wall Street Capital Partners CEO’su Douglas Anderson ise etkinlikte yaptığı konuşmada, “Kripto paralar soyut kalmak zorunda değil. Dijital cüzdanınız artık gerçek dünyaya açılan kapınız ve erişim biletinizdir,” diyerek teknolojinin günlük hayattaki yerine dikkat çekti.

Metaterra Hakkında Metaterra Holdings; Chain, Pay, Wallet ve diğer finansal ürünleri tek bir strateji altında toplayan Miracle ekosisteminin çatı şirketidir. Şirket, geleneksel finans ile blockchain tabanlı piyasalar arasında köprü kurarak, dijital varlıkların güvenli ve yasalara uyumlu bir şekilde benimsenmesini sağlamaktadır.

 

 

Continue Reading

GÜNDEM

Rum basını Hristodulidis-Macron zirvesini “tarihi gün” olarak nitelendirdi: 16 alanda iş birliği!

Published

on

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, savunma, güvenlik, enerji ve eğitim gibi kritik alanlarda iş birliğini güçlendiren stratejik ortaklık anlaşmasını Elysee Sarayı’nda imzaladı. Anlaşma, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı öncesinde tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.

Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün imzalanan stratejik ortaklık ilişkisi anlaşması ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptıkları açıklamalar bugünkü Rum basınında geniş yer buldu.

POLİTİS

Politis gazetesi “Kıbrıs ile Fransa İş Birliklerini Güçlendiriyor- Kıbrıs’ın AB Başkanlığının Hemen Öncesinde Fransa’yla Önemli Bir Anlaşma İmzalandı” başlıklarıyla yer verdiği haberinde anlaşmanın iki ülkenin savunma, güvenlik ve enerji gibi kritik alanlardaki iş birliğini daha da güçlendirdiğini yazdı.

Hristodulidis’in dün Paris’e gerçekleştirdiği ziyareti tarihi bir gün olarak nitelendirdiğini yazan gazete, anlaşmanın Hristodulidis ile Macron’un Elysee Sarayı’nda yaptıkları görüşmenin ardından imzalandığını belirtti.

Gazeteye göre Hristodulidis açıklamasında Fransa’nın hem ikili hem de Avrupa Birliği (AB) düzeyinde Güney Kıbrıs’ın uzun ömürlü, güvenilir ve stratejik ortağı olduğunu dile getirdi.

Hristodulidis iki ülke arasında stratejik ortaklık ilişkisi anlaşması imzalanmasının gittikçe daha karmaşık hale gelen uluslararası ortamda savunma, güvenlik, enerji, eğitim, kültür ve inovasyon gibi kritik alanlardaki iş birliğini daha da güçlendirdiğini savundu.

Görüşmelerde savunma ve enerji alanına özel bir önem verildiğini de yazan gazete, Hristodulidis’in yaptığı açıklamada Fransız TOTAL şirketinin sözde Rum MEB’indeki uzun süreli varlığı ve önemli keşifleri yanı sıra iki ülkenin savunma iş birliğinin sürekli derinleştirilmesine atıfta bulunduğunu belirtti.

Hristodulidis’in buna paralel olarak Fransa’yla SOFA anlaşması (Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi) imzalanmasıyla ilgili prosedürlerin ileri safhada bulunduğunu belirttiği de aktarıldı.

Paris ziyaretinin Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralmasından yalnızca 16 gün önce gerçekleştiğine de işaret eden Hristodulidis, Fransa’nın ortak Avrupa önceliklerinde temel müttefik olduğunu dile getirdi.

Gazete görüşmede Ukrayna’ya yönelik destek, Avrupa savunması ve güvenliği, rekabetçilik, bir sonraki çok yıllık mali çerçeve, AB’nin sosyal uyumunun güçlendirilmesi konularının ele alındığını da belirtti.

Hristodulidis açıklamasında Güney Kıbrıs’ın 2026 yılında Schengen bölgesine tam katılımı konusundaki çabalarına verdiği destekten ve Kıbrıs sorununda ezelden bu yana sahip olduğu ilkeli tutumundan ötürü Fransa’ya teşekkürlerini de sundu.

Hristodulidis Kıbrıs müzakerelerinin BM himayesinde, ilgili kararlar ve Avrupa müktesebatı temelinde yeniden başlamasına ilişkin son çabalar hakkında Macron’u bilgilendirdiğini de ifade etti.

Hristodulidis ile Macron’un Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği (AB) için dilgi alanı olan Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki bölgesel gelişmeler konusunda fikir alışverişinde bulundukları da kaydedildi.

EMMANUEL MACRON

Gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise açıklamasında imzalanan anlaşmayı önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirerek Fransa’nın, Güney Kıbrıs’ın böyle bir stratejik ortaklık ilişkisi düzeyi muhafaza ettiği AB’nin tek ülkesi olduğunu söyledi.

Macron açıklamasında aralarındaki iş birliğinin stratejik özerlik, inovasyon, ekoloji, dijital teknoloji, savunma ve güvenlik alanlarında geliştirildiğini de dile getirdi.

Fransa’nın Kıbrıs sorununun adil, kapsamlı ve sürdürülebilir çözümüne ilişkin çabalara tam desteğini de yineleyen Macron, ülkesinin Güney Kıbrıs’ın yaklaşan AB konseyi dönem başkanlığını aktif bir şekilde desteklemeye hazır olduğunu da dile getirdi.

Güçlü, egemen ve stratejik olarak özerk bir Avrupa’ya ilişkin aynı vizyonu paylaştıklarını da ifade eden Macron, Fransa’nın bu kritik Avrupa konjonktüründe Güney Kıbrıs’ın yanında duracağını sözlerine ekledi.

FİLELEFTHEROS: GÜNEY KIBRIS, FRANSA TARAFINDAN 25 ÜLKEDE TEMSİL EDİLECEK

Fileleftheros gazetesi ise konuyla ilgili haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün imzalanan anlaşmanın Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki konum ve rolünü yükselttiğini yazdı.

Haberde uygulama sürecinin takip edilmesine yönelik net bir mekanizmanın eşlik ettiği anlaşmanın Güney Kıbrıs açısından tarihi bir gelişme olduğu da vurgulandı.

Haberde iki ülke arasındaki iş birliğinin geniş bir siyasi yelpazeye de sahip olduğu ve bunun kilit noktasının askeri iş birliğinin SOFA anlaşması düzeyinde geliştirilmesi olduğu da kaydedildi.

Gazete anlaşmanın diğer önemli bir boyutunun ise Güney Kıbrıs’ın Schengen bölgesine girmesinin ardından konsolosluk hizmetleri sağlanması ve Güney Kıbrıs’ın Fransa tarafından 25 ülkede temsil edilmesine dair madde olduğuna da işaret etti.

Öte yandan gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Macron açıklamasında SOFA “Kuvvetler Statüsü Sözleşmesine” ilişkin anlaşmanın önümüzdeki haftalar içerisinde kesinleşeceğini dile getirdi ve savunma, güvenlik alanlarındaki iş birliğinin oldukça yakın olduğunu belirtti. Gazete Macron’un Fransız savaş gemilerinin yılda yaklaşık 20 kez Güney Kıbrıs’a demirlediklerini de dile getirdi.

ALİTHİA: 16 ALANDA TARİHİ İŞ BİRLİĞİ

Alithia ise “Bu Hafta Başka Bir Tarihi Gün Daha” başlıklı haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa arasında dün 2026-2030 yıllarını kapsayan dört yıllık bir eylem planı da açıklandığını ve bunun 16 alanda geniş bir iş birliğini kapsadığını yazdı.

Öte yandan iş birliğine dahil olan alanların (savunma, güvenlik, enerji, sivil koruma, dijital politika, sağlık, eğitim, kültür) yeni iş birliği alanları yaratmadığını kaydeden gazete, bunların ikili ve AB çatışı altında yıllardır iki ülke arasındaki ilişkiler olduğunu ekledi.

Continue Reading

GÜNDEM

Tahir Gökçebel: Milli Eğitim Bakanı ve Maliye Bakanı derhal tutuklanmalı ve yargılanmalı

Published

on

KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, Milli Eğitim Bakanı ile Maliye Bakanı’nı eleştirerek, öğretmenlere yönelik kesintiler ve mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle sorumluların yargılanması gerektiğini savundu.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Milli Eğitim Bakanı ile Maliye Bakanı’nı sert sözlerle eleştirdi.

Gökçebel paylaşımında, “M.E. Bakanı ve Maliye Bakanı derhal tutuklanmalı ve yargılanmalıdır” ifadelerini kullandı. Öğretmenlere haksız kesinti yapıldığını savunan Gökçebel, mahkeme kararlarına rağmen yasal hakların gasbedildiğini, ayrımcılık yapıldığını ve işçilerin kıdem tazminatlarının mahkeme kararına rağmen ödenmediğini belirtti. Bakan da olsa bu kişilerin korunmaması gerektiğini vurguladı.

Yasayı, Anayasa’yı ve mahkeme kararlarını uygulamayanların ceza almadığını öne süren Gökçebel, milletvekili veya bakan oldukları için ayrıcalıklı sayılanların ülkedeki hukuksuzluğu ve ahlaki çöküntüyü yarattığını ifade etti. Adalet duygusu olmayan ve vicdani muhasebeyi kendi çıkarları için kullanan kişilerin halkın temsilcisi olamayacağını belirten Gökçebel, bu kişilerin yargılanması gerektiğini kaydetti.

Gökçebel, ahlaki çöküntünün üç şekilde durdurulabileceğini belirterek, en tepedeki suçluların hesap vermesi, herkese adalet sağlanması ve bilimsel, laik, demokratik, kapsayıcı, dayanışmacı, analitik düşünmeyi ve sorumluluk bilincini geliştiren, fırsat eşitliğine dayalı kamusal bir eğitim sistemine geçilmesi gerektiğini ifade etti.

 

 

Continue Reading