Connect with us

GÜNDEM

Kyanit Parke & Bims Kuzey Kıbrıs’ın Markası Oldu

Published

on

2014 yılında “Kuzey Kıbrıs’ta dünya standartlarında parke üretmek” vizyonuyla yola çıkan Kyanit Parke & Bims, bugün sadece on yıl gibi kısa bir sürede adanın en büyük parke ve bims üreticilerinden biri haline geldi. Küçük bir tesisle başlayan bu serüven, doğru yatırımlar, disiplinli ekip çalışması ve yenilikçi bir yaklaşımla sektördeki liderlik koltuğuna taşındı.

Kalite ve Güvenin Belgeli Adresi

Kyanit Parke & Bims, Kuzey Kıbrıs’ta sektörüne öncülük ederek TSE, CE ve ISO belgelerine sahip tek yerli üretici olmayı başardı. Şirket, modern üretim teknolojilerini ve çevreye duyarlı politikalarını bir araya getirerek fark yaratıyor. Tüketicilerin güvenini kazanmak için her bir ürün, tam 27 farklı kalite testinden geçirilerek piyasaya sürülüyor. Bu titizlik, Kyanit Parke & Bims  kalite ve dayanıklılık konusunda bir adım öne taşıyor.

Yüksek Kapasite, Geniş Ürün Yelpazesi

Üretim hattında kullanılan tam otomasyon sistemleri sayesinde hata payını minimuma indiren firma, yıllık 675 bin m²’lik devasa üretim kapasitesiyle adanın artan ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Parke ve bims çeşitlerinin yanı sıra, farklı yapı gruplarına yönelik toplam 92 çeşit üründen oluşan geniş bir portföy sunuyor. Bu çeşitlilik, hem belediye projeleri hem de özel konut ve ticari yapılar için zengin seçenekler sağlıyor.

Çevreye Duyarlı, Çalışana Güvenli Üretim

Kyanit Parke & Bims, sadece ürün kalitesiyle değil, aynı zamanda çevre ve insan sağlığına verdiği önemle de öne çıkıyor. Şirket, ATIK  yönetiminde geri dönüşüm sistemlerini etkin şekilde uyguluyor ve enerji verimliliği yüksek makineler tercih ediyor. Üretimde kullanılan hammaddelerin büyük çoğunluğu çevre dostu sertifikalara sahip. Ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği alanında da örnek bir duruş sergileyen Kyanit Parke & Bims, çalışanlarının güvenliğini tüm süreçlerinin merkezine koyuyor.

Gelecek Hedefi Bölgesel Liderlik ve İhracat

Sadece Kuzey Kıbrıs’ta değil, bölgesel ölçekte bir lider olmak. Bu hedefe ulaşmak için Ar-Ge yatırımları artırılıyor ve global pazarlara açılma planları yapılıyor. Özellikle Güney Kıbrıs başta olmak üzere yeni ihracat pazarlarına odaklanan firma, uluslararası fuarlara katılarak ve küresel tasarım trendlerini yakından takip ederek vizyonunu sürekli güncel tutuyor.

Kyanit Parke’nin ürünleri bugün Kuzey Kıbrıs’taki birçok büyük konut, otel, yol ve bahçe projesinde kullanılıyor. Firma için en büyük motivasyon kaynağı ise, halkın günlük yaşamında yer alan bu ürünlerin, kullanıcılar tarafından memnuniyetle karşılanması ve “İyi ki Kyanit’i tercih etmişiz” geri bildirimleri alması. Bu samimi başarı hikâyesi, yerli üretimin ne kadar ileriye taşınabileceğinin somut bir kanıtı olarak duruyor.

 

“Bizim için parke sadece bir zemin kaplama ürünü değil; yaşam alanlarının güvenilir bir parçasıdır” kaliteyi bir kurum kültürü olarak benimsedik.

Kyanit Parke & Bims Genel Müdürü Birtan Koçan, sektördeki başarı sırlarına dair şirketin felsefesine ve geleceğe dair daha derin bir bakış açısı sunuyoruz. Kendisi de bir mimar olarak, parkenin sadece bir yapı malzemesi değil, bir yaşam alanı yaratma sanatı olduğunu vurguladı.

Kyanit Parke & Bims Genel Müdürü Birtan Koçan, parke bir projenin kimliğini tamamlayan en önemli unsurlardan biri. Bir mimar olarak, tasarladığım binaların ruhuyla parkenin dokusunun, renginin ve dayanıklılığının uyum içinde olmasını isterim. Bu nedenle Kyanit Parke & Bims’ de ürettiğimiz her bir ürüne sadece teknik özellikleriyle değil, estetik ve duygusal değeriyle de yaklaşıyoruz. Bir parke, bir bahçeyi sıcak bir yuvaya, bir yolu güvenli bir caddeye dönüştürür. Biz bu dönüşümün farkındayız ve tasarımlarımızı bu bilinçle yapıyoruz.

Koçan, kaliteyi sadece üretim hattının sonuna koyamazsınız. Bu, en tepeden en alt kademeye kadar herkesin benimsemesi gereken bir felsefedir. Bizim için kalite, bir siparişin alınmasından ürünün teslimine ve sonrasındaki müşteri memnuniyetine kadar uzanan bir süreçtir. Müşterimiz bir soru sorduğunda, sadece bir satış elemanıyla değil, bir problem çözücüyle karşılaştığını bilmeli. Bu yaklaşım, sadece ürün satmak değil, bir güven ilişkisi inşa etmekle ilgilidir. Çünkü bir kez güveni kazandığınızda, müşterinizle uzun süreli bir ortaklık kurarsınız.

Kıbrıs’ın Kendi Markasıyız

En büyük gurur kaynaklarımdan biri. Kyanit Parke & Bims, sadece üretim tesislerinden ibaret değil; Kuzey Kıbrıs ekonomisine katkı sağlayan, Kıbrıs halkına istihdam yaratan ve adanın kaynaklarını en verimli şekilde kullanan bir değerdir. Biz sadece “parke üreten bir firma” değil, “Kıbrıs’ın kendi markasıyız”. Bu kimlik, ürünlerimizi kullanan herkesin yerli bir başarı hikayesine ortak olması demektir. Yurt dışı pazarlara açılma vizyonumuzun temelinde de bu yerel gücü global arenaya taşımak yatıyor.

İnşaat sektöründe bu kadar hızlı değişen trendleri belirlemeyi hedefliyoruz. Bu, sürekli araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yapmayı gerektirir. Ekibimizle birlikte uluslararası fuarları gezerek, global mimari ve tasarım akımlarını yerinde inceliyoruz. Ama en önemlisi, müşterilerimizin ve sektör profesyonellerinin ihtiyaçlarını dinliyoruz. Onların geri bildirimleri, bizim için en değerli veri kaynağıdır. Trendleri taklit etmek yerine, kendi coğrafyamızın ve kültürümüzün ihtiyaçlarına uygun, özgün ve modern çözümler üreterek sektörün geleceğine yön vermeyi amaçlıyoruz. Bizim için başarı, sadece metrekarelerce parke üretmek değil, Kıbrıs’ın bugününe ve yarınına kalıcı eserler bırakmaktır.

 

 

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Cenevre’de “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi

Published

on

Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosluğunun ev sahipliğinde “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cenevre Temsilcisi Kemal Köprülü, Cenevre Başkonsolosluğunca düzenlenen konferansta “Kıbrıs” meselesine dair değerlendirmelerde bulundu.

Konferansın açılışında konuşan Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosu Salih Boğaç Güldere, Kıbrıs meselesinin Türk milleti için milli bir dava olduğunu belirtti.

Güldere, katılımcıların konferans sonrasında Kıbrıs meselesine dair birçok detaya vakıf olacağını söyleyerek, Köprülü’nün Kıbrıs konusunu anlatacak en önemli isimlerden biri olduğunu da söyledi.

-Köprülü

KKTC Cenevre Temsilcisi Köprülü ise kapsamlı bir sunum yaparak, Kıbrıs Adası’nın tarihi önemine işaret etti ve Kıbrıs Türkünün Ada’nın uzun yıllara dayanan geçmişi olduğunu aktardı.

Uzun yıllar Osmanlı’nın hükmettiği Ada’nın 1878’de İngiltere’ye kiralandığını hatırlatan Köprülü, Ada’nın daha sonra İngilizler tarafından ilhak edildiğini, 1960’ta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu anımsattı.

Köprülü, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1963’te Kıbrıslı Rumların, Türkleri devlet kurumlarından dışlaması ve Kıbrıs Türkünü yok etmek amacıyla silahlı saldırılar başlatması sonucu bozulduğunun altını çizerek, “Kıbrıs Türkleri 1963’ten 1974’e kadar Rumların acımasız saldırılarına maruz kaldı. Birçok Kıbrıs Türkü katledildi, evlerini terk etmek zorunda kaldı ve insanlık dışı koşullarda yaşamak zorunda kaldı. Türkiye’nin 1974’te garantör ülke sıfatıyla Kıbrıs Türkünü kurtarmak amacıyla gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı ile bu zulüm son buldu.” dedi.

Harekat sonrasında Kıbrıs’a barışın hakim olduğuna işaret eden Köprülü, uzun yıllar federasyon temelinde yapılan müzakerelerin Rum kesiminin uzlaşmaz tavrı nedeniyle başarıya ulaşamadığını söyledi.

Köprülü, son olarak 2017 yılında İsviçre’nin Crans Montana kasabasında yapılan müzakerelerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin devam eden uzlaşmaz tavrı yüzünden çöktüğünü anlattı.

Daha sonra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “yeni fikirlerle” gelme çağrısında bulunduğunu hatırlatan Köprülü, anavatan Türkiye’nin de desteğiyle Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde bir anlaşma önerisi ortaya koyduğunu, Kıbrıs Rum kesiminin buna yanıt vermeyerek, maksimalist ve vadesi dolmuş taleplerini sürdürdüğünü kaydetti.

– “Kıbrıs Türk halkı her zaman Türkiye’nin sonsuz desteğiyle bugünlere geldi”

Mevcut durumda resmi müzakerelere başlamak için taraflar arasında ortak zeminin bulunmadığının altını çizen Köprülü, Kıbrıs Rum tarafının Ada’da bir anlaşmaya niyeti olmadığını ifade etti.

Köprülü, “Kıbrıs Türk halkı her zaman Türkiye’nin sonsuz desteğiyle bugünlere geldi.” dedi.

Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının, KKTC’ye yönelik haksız ambargoların son bulması ve Kıbrıs Türk halkının uluslararası arenada hak ettiği yeri alması için faaliyetlerine devam ettiğini vurgulayan Köprülü, Kıbrıs Türklerinin anavatan Türkiye’nin de desteğiyle hak ettiği yerlere geleceğinden şüphe duymadıklarına değindi.

Köprülü, 2004’te yapılan Annan Planı referandumunda da Kıbrıs Rum tarafının çözüm planını büyük çoğunlukla reddettiğini detaylarıyla anlattı.

Konferansa, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde Daimi Temsilci Büyükelçi Hakan Çakıl ve Cenevre’deki Türk toplumundan davetliler katıldı.

Continue Reading

GÜNDEM

Güney Kıbrıs’ta iki mandırada daha şap tespit edildi!

Published

on

Şap hastalığı ile mücadele eden Güney Kıbrıs’ta hastalık tespit edilen mandıra sayısı 110’dan 112’ye yükseldi.

Şap önlemleri sebebiyle küçükbaş hayvan sütü üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 düşüş yaşanmasına rağmen hellim ihracının normal şekilde devam ettiği bildirildi.

Politis ve diğer gazeteler, dün “Kokkinotrimithia”daki (Kırmızıköyler) 34 baş küçükbaş hayvan ve “Paliometoho”daki 160 sığır beslenen iki mandırada şap saptandığını belirtti. Her iki mandıranın da, batı Lefkoşa’da AB’nin sıkı önlem talimatlarının uygulandığı karantina-önlem bölgesi ilan edilen bölgede yer aldığı kaydedildi.

Gazete “Köfünye”deki (Geçitkale) bir mandırada şap taraması yapan Kıbrıs Rum Veteriner Dairesi mensuplarından birinin, 43 yaşındaki bir besicinin saldırısına uğradığını yazdı.

Habere göre, psikolojisi bozulan besici, tarama işleminin sonuna doğru VeterinerDairesi yetkilisinin bacağına tekme attı, şikayet üzerine polis tarafından tutuklandı.

Gazeteye göre, bugüne kadar şap hastalığı sebebiyle 89 bin 900 küçükbaş, 2 bin 247 büyükbaş hayvan ile 21 bin 500 domuz itlaf edildi. Bu rakam, toplam erişkin küçükbaş hayvan popülasyonunun yüzde 10’una, büyükbaş hayvan popülasyonunun yüzde 3’üne ve domuz popülasyonunun yüzde 8’ine denk geliyor.

Küçükbaş yayvan popülasyonunda ve küçükbaş hayvan sütü üretiminde geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 10 azalma olduğunu açıklayan Kıbrıs Rum Tarım Bakanlığı Genel Müdürü Andreas Grigoriu, yüzde 3’ü itlaf edilen inek sütü üretiminin düşmediğini belirtti.

Menşe ismi korumalı ürün hellim konusunda hedeflerinin bu ürünü ve ihracatını korumak olduğunu söyleyen Grigoriu, “Hellim olarak isimlendirilen ürün sadece Kıbrıs’ta üretilir. Hellim üretim değerinin günlük 1 milyon eurodur. İhracat normal şekilde devam ediyor, virüsten etkilenmedi.” dedi.

Continue Reading

GÜNDEM

Burak Maviş: Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu çabayı olumlu değerlendiriyoruz

Published

on

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Türkiye’ye giriş yasaklarının kaldırılmasına yönelik adımları ve Erhürman-Hristodulidis görüşmesinde sağlanan ilerlemeleri olumlu değerlendirdiklerini açıkladı.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Türkiye’ye giriş yasakları ve liderler görüşmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Maviş, Kıbrıs’ta diyalog ve temasın yeniden güçlenmesi adına önemli gelişmeler yaşandığını belirtti.

 

Sayın Ersin Tatar’ın görevde bulunduğu beş yıllık dönemde, Kıbrıslı Türk aydınlara yönelik sistemli bir baskı aracına dönüşen Türkiye’ye giriş yasakları konusunda olumlu adımlar atıldığını ifade eden Maviş, 15’ten fazla Kıbrıslı Türk hakkındaki tahditlerin kaldırılmasının ifade özgürlüğü, demokratik haklar ve toplumsal ilişkiler açısından önemli ve umut verici bir gelişme olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın süreçte ortaya koyduğu çabayı olumlu değerlendirdiklerini kaydeden Maviş, Erhürman ile Rum Lider Nikos Hristodulidis arasında gerçekleştirilen görüşmede sivil toplum, ibadet özgürlüğü, sağlık, ekonomi ve ticaret alanlarında atılan ortak adımların iki toplum arasında güvenin ve iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

“Kıbrıs’ın ihtiyaç duyduğu şey; gerilim değil diyalogun, yasaklar değil temasın, ayrışma değil ortak geleceğin güçlenmesidir” diyen Maviş, sendikanın çözüm sürecine sivil toplumun katılımı konusunda sorumluluk almaya ve katkı koymaya devam edeceğini ifade etti.

Continue Reading