Connect with us

SAĞLIK

Giderek artıyor: Uzmanlar “miyop salgını”na karşı uyarıyor

Published

on

Uzman göz doktorları cep telefonlarıyla çok fazla zaman geçirmenin çocukları kör olma riskiyle karşı karşıya bıraktığı konusunda uyarıyor.

Göz cerrahları, dört yaşındaki çocukların bile özel kontakt lensler taktığına dikkat çekerek ekran süresinin gözlerde yarattığı tahribata dikkat çektiler.

Endişe verici artışın, çocukların gün ışığında dışarıda uzak mesafelere odaklanmak için yeterince zaman harcamayıp cep telefonlarına yakından bakmakta zorlanmalarından kaynaklandığı düşünülüyor.

Danışman göz doktoru ve Kuzey Londra’daki özel bir göz kliniğinin yöneticisi olan Dr. John Bolger, çocuklarda miyop olarak bilinen uzağı görememe hastalığının artmasından derin endişe duyduğunu söylüyor ve bunu bir “pandemi” olarak tanımlıyor.

Dr. Bolger Daily Mail’e yaptığı açıklamada, “Kliniğe giderek daha fazla miyop çocuk geliyor. Oran yükseliyor. Görebildiğim kadarıyla yavaşlama yok. Miyop sadece gözlük takmak zorunda olmak değildir, insanlar miyop nedeniyle kör olabilirler. Bu önemsiz bir olay değil, ciddi bir tehdit.” dedi.

Cerrah, uzun süre ekranlara bakmanın göz küresinin uzamasına yol açabileceğini ve Covid-19 salgınının etkilerinin “miyop salgınını” şiddetlendirdiğini açıkladı.

GÜN IŞIĞINA İHTİYAÇ VAR

Dışarıda yeterince zaman geçirmemek aynı zamanda çocuğun doğal ışığa maruz kalmasını da engeller, bu da göz küresinin büyümesini düzenlemek ve miyopi riskini azaltmak için gereklidir.

Uzman, “Kontakt lens takan dört ya da beş yaşındaki çocuklarımız ve -20’ye varan numaralı reçetesi olan çocuklarımız var ve bu onların yaşamlarını sürdürmeleri konusunda çok önemli zorluklara neden oluyor. Kolay değil. Bu bir sakatlıktır, bunu söylemenin başka yolu yok.” diye ekledi.

Araştırmalar, Birleşik Krallık’ta miyopluğun son 50 yılda iki katına çıktığını ve çocukların daha genç yaşlarda miyop hale geldiğini, şu anda 15 ila 16 yaş arası çocukların dörtte birinden fazlasının miyopiye sahip olduğunu gösteriyor.

“EKRAN SÜRESİ AZALTILMALI”

Mid Yorkshire Hastaneleri NHS Trust’ta danışman göz doktoru olan Dr. İrfan Jeeva, son yıllarda çok sayıda çocuğun miyopluğu düzeltmek için gözlüğe ihtiyaç duyduğunu gördüğünü söylüyor.

Dr. Jeeva, “Bu kesinlikle çok fazla ekran başında kalma süresinden kaynaklanıyor. Çocuklar artık yakından okumak için gözlerini yoruyor ve dışarıda çok az vakit geçiriyorlar. O kadar şiddetli miyopluğu olan genç hastalarım var ki, hayatlarını çok zorlaştırıyor.”

“Dünya çapında miyopluğun artmadığı tek yer, çocukların tüm günü dışarıda geçirdikleri, odaklarını sürekli olarak uzağa ve yakına ayarladıkları tarım topluluklarıdır. Ebeveynlerin dengeyi doğru kurması ve çocuklarının eğlence için ekranları mümkün olduğunca az kullanmasını ve dışarıda olabildiğince fazla gün ışığı almasını sağlamaları gerekiyor.” dedi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SAĞLIK

Beklenen yaşam süresi küresel çapta 4,5 yıl artacak

Published

on

Bilim insanları dünya genelinde beklenen yaşam süresinin, 2022’yle 2050 arasında neredeyse 5 yıl artacağını tespit etti.

Kadınların beklenen yaşam süresinin 76,2 yıldan 80,5’e, erkeklerinse 71,1’den 76’ya çıkacağı tahmin ediliyor. Cinsiyetten bağımsız tahminlere göreyse bu süre zarfında 4,5 yıllık bir artış yaşanarak 73,6’dan 78,1 yıla çıkılacak.

204 ülkedeki risk faktörlerinin incelendiği 2021 Küresel Hastalık Yükü Çalışması’nın bulgularına dayanan yeni araştırmada, en yüksek artışın beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu yerlerde görüleceği belirtiliyor. Bu tahmine göre ülkeler arasındaki beklenen yaşam süresi farkı azalacak.

Hakemli dergi The Lancet’ta yayımlanan araştırmanın yazarlarından Dr. Chris Murray “Beklenen yaşam süresindeki genel artışa ek olarak beklenen yaşam süresi eşitsizliğinin coğrafyalar arasında azalacağını tespit ettik” diyerek şöyle ekliyor:

Bu, en yüksek ve en düşük gelirli bölgeler arasındaki sağlık eşitsizlikleri devam etse de aradaki farkın kapandığına işaret ederken en büyük artış Sahra Altı Afrika’da bekleniyor.

Bilim insanları küresel çaptaki bu artışın büyük ölçüde kardiyovasküler hastalıklar, COVID-19 ve bir dizi bulaşıcı hastalığı önleme ve etkisini azaltmaya yönelik halk sağlığı uygulamalarından kaynaklandığını belirtiyor.

Sağlıklı geçen yıllar azalacak

Yeni araştırmanın önemli bulgularından biri de beklenen yaşam süresi artmasına karşın bu yılların sağlıklı bir şekilde geçmeyecek olması. Küresel ölçekteki sağlıklı yaşam süresi 2022’den 2050’ye kadar 64,8 yıldan 67,4’e çıkarak sadece 2,6’lık bir artış gösterecek. Bu artış beklenen yaşam süresinin neredeyse yarısına denk düşüyor.

Kardiyovasküler hastalıklar, kanser ve diyabet gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar ve bunlara bağlı risk faktörlerinin, gelecek neslin hastalık yükü üzerinde en büyük etkiyi yaratacağı kaydedildi. Hastalık yükü, bir sağlık probleminin bir toplum üzerindeki etkisini ifade ediyor.

Araştırmaya göre yüksek tansiyon ve kan şekeri gibi metabolik risk faktörleriyle ilişkili hastalık veya erken ölüm nedeniyle kaybedilen toplam yıl sayısı da 2000’den bu yana yüzde 49,4 arttı.

Sağlık Ölçütleri ve Değerlendirme Enstitüsü (IHME) Direktörü Dr. Murray küresel hastalık yükünün azaltılmasında politikaların önemine değinerek şöyle belirtiyor:

Yüksek kan şekeri, yüksek vücut kitle endeksi ve yüksek tansiyon gibi özellikle davranış ve yaşam tarzına bağlı etkenler başta olmak üzere, metabolik ve beslenmeyle ilgili bu artan risk faktörlerinin önüne geçerek küresel sağlığın geleceğini etkileme açısından önümüzde muazzam bir fırsat var. 

Continue Reading

SAĞLIK

Düzenli egzersiz yapmak cilde faydalı: Yaşlanmayı geciktiriyor

Published

on

Cildimiz; tükettiğimiz besinlerden, stres ve uyku durumumuza kadar her şeye tepki gösterir. Çoğumuzun isteği her zaman sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmaktır. Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, “Cilt bakım ürünleri, canlı ve parlak bir cilde ulaşmaya yardımcı olsa da cilt sağlığını korumanın en doğal ve etkili yollarından biri düzenli egzersiz yapmaktır. Egzersiz sırasında kan dolaşımının artmasıyla dokular beslenir, toksinler temizlenir. Düzenli spor, cildin kolajen üretimini artırır ve yaşlanmayı geciktirir” dedi.

Cildimiz, genel sağlığımızın bir yansımasıdır. Günlük yaşamda egzersize yarım saat ayırmak bile, genel sağlığımız için olduğu kadar cilt sağlığımız için de çok faydalıdır. Parlak, genç, sıkı ve lekesiz bir cildin yanı sıra sağlıklı saç ve tırnaklara ulaşmada düzenli spor yapmanın büyük faydası olduğunu söyleyen Dermatoloji Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, şunları söyledi: “Egzersizin cildimiz için en önemli faydalarından biri kan dolaşımının artması ve hızlanmasıdır. Doğal olarak vücudumuzdaki tüm organlar gibi cildimize de daha fazla kan pompalanır, bu da dokuların daha iyi beslenmesi ve oksijenlenmesini sağlar. Biriken zararlı maddeler, yani toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Düzenli egzersiz; cildin canlı, parlak, genç ve diri görünmesinde, saç ve tırnakların daha canlı ve dayanıklı olmasında etkilidir” dedi.

TERLEMEK, CİLTTEKİ YAĞI VE KİRİ TEMİZLER

Egzersiz sırasında terlemenin doğal bir temizleyici görevi görerek, gözeneklerdeki kiri ve yağı temizlemeye yardımcı olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, şu bilgileri verdi: “Bu temizleme etkisi, cildin taze görünmesini sağlayarak sivilce riskini azaltabilir. Ancak egzersizden sonra cildi düzgün bir şekilde temizlemek şarttır. Egzersiz; ciltte sebum [yağ] üretimini arttıran, gözeneklerin tıkanması ve komedon oluşumunu takiben sivilceleri arttıran ve cilt kalitesini bozan testosteron ve kortizol gibi hormonların seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Cilt sağlığı ve sivilce oluşumunda etkili bir diğer hormon olan insülin hormonunun düzeyinin azalmasında da etkilidir. Böylece sivilce tedavisinin daha etkili olmasını sağlar.”

ENDORFİN SALINIMINI TETİKLER

Stresin cilt üzerinde de önemli negatif etkileri vardır. Yüksek stres seviyeleri sivilce, egzama, sedef gibi cilt rahatsızlıklarını kötüleştirebilir. Egzersiz, doğal ruh halini iyileştiren endorfin salınımını tetiklediği için daha sağlıklı bir cilde ulaşmaya yardımcı olabilir.

DÜZENLİ SPOR, KOLAJEN ÜRETİMİNİ ARTIRARAK YAŞLANMAYO GECİKTİRİR

Kolajenin; cildin elastikiyeti ve sıkılığını korumada çok önemli rol oynayan bir protein olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, “İlerleyen yaş, stres, kötü beslenme, sigara gibi nedenlerle zamanla kolajen üretimi azalarak kırışıklıkların ve ince çizgilerin oluşmasına yol açar. Düzenli egzersiz, cilde ulaşan kan akımının artması, toksinlerin daha iyi temizlenmesi, stres hormonlarının salgılanmasının azalması gibi etkilerle kolajen üretimini teşvik ederek cildinizin daha genç görünümünü korumasına yardımcı olur. Yaşlanma sürecini tamamen durdurmasa da kesinlikle yavaşlatmaktadır” diye konuştu.

Continue Reading

SAĞLIK

Elektronik sigara kullanan gençlerin idrarında uranyum ve kurşun bulundu

Published

on

Yapılan bir araştırmaya göre, gün boyunca düzenli olarak elektronik sigara içen gençler, vücutlarını potansiyel olarak toksik metallere maruz bırakıyor olabilir.

Nebraska Üniversitesi’nden araştırmacılar elektronik sigaranın gençler üzerindekini etkisini inceleyen bir çalışma yaptı.

Çalışmada günde en az sekiz kez e-sigara kullandığını bildiren 13 ila 17 yaş arasındaki gençler kullanıldı.

Araştırma sonucunda düzenli olarak elektornik sigara kullanan gençlerin idrarında ara sıra içenlere oranla yüzde 30 daha fazla kurşun ve iki kat daha fazla uranyum bulunduğu ortaya çıktı.

Araştırmada hiç elektronik sigara kullanmayan gençlerden oluşan bir kontrol grubu bulunmuyor ancak sigaradan kaçınan 200 e-sigara kullanıcısından oluşan ABD örneğindeki belirgin model durumun endişe verici olduğunu ortaya koyuyor.

Mentol veya nane yerine tatlı elektronik sigara aromalarını tercih eden gençler arasında uranyum biyobelirteçleri özellikle yüksek.

Kamu sağlığı açısından araştırmacılar, e-sigaraların potansiyel toksisitesine ilişkin daha fazla araştırma yapılmasını savunuyorlar.

Continue Reading