Connect with us

TÜRKİYE

Erdoğan: Eskişehir’de 694 milyon ton nadir element bulundu

Published

on

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Eskişehir’deki çalışma sahasında nadir toprak elementleri Barit ve Florit başta olmak üzere tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamalardan satır başları şu şekilde:

“Son kabinemizden bu yana yoğun bir mesai geçirdik. İçeride toplu açılış törenleri ve il ziyaretleri dışarıda ise uluslararası zirveler ve seyahatler ile millete hizmet mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Ana muhalefet partisiyle aramızdaki ufuk vizyon zihniyet farkı yaşanan her gelişmede kendini daha net belli ediyor. Milletim şunu bilsin, dünyanın içinden geçtiği fırtınalı dönemde Türkiye liyakatli kadroların riyasetindedir, emin ve ehil ellerde güvendedir.

Yasamada Cumhur İttifakı olarak tam bir uyum ve koordinasyon içinde çalışıyoruz. Yürütmede, kabine üyelerimiz ve bürokratlarımız ila ülkemizin sorunlarına çözüm yolları geliştiriyoruz. Yargımız kendi alanında anayasanın çizdiği sınırlar çerçevesinde adaletin tecellisi için gayret gösteriyor. Devletin bütün organları mesuliyet sahaları içerisinde görevlerini layıkıyla yerine getiriyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin en mühim çıktılarından biri olan bu kazanımları güçlendirerek devam ettirmekte kararlıyız. Özellikle batılı ülkelerin ciddi yönetim bunalımıyla yüzleştiği bugünlerde istikrar ve güven ikliminin değerini milletçe daha iyi anlıyoruz. Dünyada birçok ülkenin başına gelse yerle yeksan olacağı krizleri, biz 86 milyonun kılına dahi zarar gelmeden başarıyla yönetiyoruz.

Son asrın en ciddi sağlık krizinden, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşa, bölgemizdeki kanlı çatışmalardan, ticaret ve gümrük savaşlarına kadar birçok meselede bunu gördük, yaşadık. Biz fiilen tecrübe ettik, tuzağa düşmedik, oyuna gelmedik. Ülkemize ekonomik ve sosyal maliyet üretecek. Hiçbir maceraya atılmadı. 23 yılın engin tecrübesi birikimi ve müktesebatıyla politikalarımızı belirledik.

Burada şunu da ifade etmek isterim. Dün bizi hem Koronavirüs salgınında, hem de Rusya-Ukrayna krizinde insafsızca yerenler, bugün utangaç da olsa hak verir noktaya geldiler. Bizi Avrupa’dan ve Batı bloğundan uzaklaşmakla suçlayanlar, bugün takip ettiğimiz dengeli politikalara övgüler diziyor. Dün hükümetinin Suriye ve Gazze’deki vicdanlı duruşunu eleştirenler, bugün sayemizde yurt dışına başları dik alınları ak bir şekilde gidiyor.

İşte onlar boş beleş işler peşinde koşarken, biz geride bıraktığımız 2 hafta boyunca ülkemize ve milletimize hizmet için aşkla koşturduk. 1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 28. Dönem dördüncü yasama yılının açılışını gerçekleştirdik. Yeni dönemin farklı fikir, teklif ve değerlendirmelerin saygı, uzlaşı ve hoşgörü içinde özgürce ifade edildiği bir yıl olması temennilerimizi ilettik.

4 Ekim’de toplam değeri 8 milyar 425 milyon lirayı bulan 50 projemizin açılış ve temel atma törenlerini icra etmek üzere Sultanbeyli ilçemizdeydik. Bu yatırımların bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

4 Ekim tarihi bizim için bir başka önemli ve kritik gün oldu. İsrail’in işgal ve soykırımına tepki olarak farklı ülkelerden Gazze’ye doğru yelken açan Sumud filosuna güçlü moral desteği verdik. Vatandaşlarımızın da içinde olduğu aktivistlerin tahliye sürecini başarıyla yönettik. Başlattığımız tahliye operasyonuyla 36’sı Türk vatandaşı toplam 137 aktivisti ülkemize güvenle getirdik. 7 Ekim’deki ikinci tahliye sürecinde 16 vatandaşımızın ilk etapta Ürdün’e geçişini ardından 15’inin ülkemize gelişini sağladık.

Gözaltına alınan 3 milletvekilimiz de Bakü üzerinden Türkiye’ye sorunsuz, sıkıntısız bir şekilde ulaştı. Türk Hava Yollarımızın 10 Ekim’de düzenlediği özel bir seferle 18’i vatandaşımız olan 21 ülkeden toplam 94 aktivisti Türkiye’ye intikal ettirdik. Filoya katılarak insanlığın vicdanına tercüman olan tüm vatandaşlarımıza tüm aktivistlere bir kez daha teşekkür ediyor, tekrar geçmiş olsun diyorum. Batılı aktivistlerin tahliye operasyonlarımızdan övgüyle bahsettiği bu olayda Türkiye’yi suçlayanları ise milletimin vicdanına havale ediyorum.

“AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ’NDE İLK ELEKTRİĞİ ÇOK YAKIN BİR ZAMANDA ÜRETECEĞİZ”

Ana muhalefetin Türkiye’nin enerji arz güvenliğini hedef alan yakışıksız iddia ve ithamlarını tek tek çürüttük. Sakarya gaz sahasından şu anda 4 milyon hanemizin doğalgaz ihtiyacını karşılıyoruz. Bu sayı 2026’da 8 milyona 2028’de inşallah 16 milyona çıkacak.

Akkuyu’da ilk elektriği çok yakın bir zamanda üreteceğiz. Ana muhalefetin balıkları öne sürerek yaptığı eleştirilere aldırmadan nükleer enerjiye yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Yine muhalefetin çarpıttığı konuya açıklık getirmek istiyorum. Sahip olduğumuz madenlerin katma değerli şekilde uluslararası pazarlara sunuluyor. Özellikle nadir toprak elementleri, savunma sanayinden yenilenebilir enerji sistemlerine, elektrikli araçlardan haberleşme ve uzay teknolojilerinde kritik rol oynuyor.

Eskişehir’in Beylikova ilçesinde bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda 125 bin metre sondaj yapıldı. Çalışma sahasında nadir toprak elementleri barit ve florit başta olmak üzere 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır.

17 nadir toprak elementinin 10’unun bulunduğu Beylikova’da 12,5 milyon ton nadir toprak oksitleri yer alıyor. Dünyanın en büyük 5 üreticisinden birisi olmak istiyoruz. İlk etapta yıllık 1200 ton cevher işleyeceğimiz. Eti maden pilot üretim tesisini devreye aldık. Pilot tesisin endüstriyel tesise dönüşmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Milletin bize güvensin bize inansın, Allah’ın izniyle biz bu güveni boşa çıkarmayacağız.

Dilde, fikirde, işte birlik ilkesi ışığında Türk devletleri arasındaki dayanışma ve ortaklıkları iletiyoruz. 7 Ekim’de Gebele’de bölgesel barış ve güvenlik temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesine katıldık. Zirvede aldığımız kararların ve imzaladığımız Gebele bildirisinin tüm Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

9 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törenle 2025-2026 yükseköğretim akademik yılının açılışını gerçekleştirdik. Yeni akademik yılın öğrenciler, hocalarımız, üniversitelerimizde görevli idari personelimizle birlikte milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

10 Ekim’de yine toplu açılış ve temel atma törenlerimiz vesilesiyle ana baba ocağımız Rize’deydik. Burada 38 projemizin toplu açılışını yaptık. 2 projenin temellerini attık. Devamında şehrimizdeki sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla bir araya geldik.3 milyar 84 milyon lirayı aşan bu yatırımlarımız Rizemize ve bölgemize bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyor.

12 Ekim’de Trabzon’a geçerek, 13 milyar 514 milyon liralık 130 projemizin toplu açılışını gerçekleştirdik. Orada bir müjdemiz oldu. Deniz üzerine üçüncü havalimanımızı Trabzon’da inşa edeceğiz. Projeyi bitirdik ve inşallah ihalesini hemen kısa zamanda yapıyoruz. Ardından bütün makineleri çalıştırmaya başlayacağız.”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜRKİYE

İran’dan ateşlenen ve ‘Türk hava sahasına yönelen’ bir füze düşürüldü

Published

on

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, İran’dan ateşlenen bir füzenin düşürüldüğünü açıkladı.

Bakanlık balistik füzenin Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiğini, bunun üzerine Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından düşürüldüğünü söyledi.

Bakanlık, füzeyi imha eden hava savunma mühimmatının bir parçasının Hatay’ın Dörtyol ilçesine düştüğünü fakat olayda can kaybı veya yaralanma olmadığını duyurdu.

Bakanlığın açıklamasında “Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz” ifadeleri yer aldı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise olayın ardından İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, etkisiz hale getirilen balistik mühimmat konusunda Ankara’nın tepkilerini iletti.

Fidan görüşmede Arakçi’ye çatışmaların yayılmasına neden olacak her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Continue Reading

TÜRKİYE

Fitch Türkiye’nin kredi notu görünümünü pozitife çevirdi: Şimşek’ten artışın devam edeceğine dair işaret

Published

on

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu “BB-” olarak teyit ederken, not görünümünü “durağan”dan “pozitif”e yükseltti. Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kararın önümüzdeki dönemde olası bir not artışına işaret ettiğini belirtti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu “BB-” olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çevirdi.

Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesini yayımladı.

Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunun “BB-” olarak teyit edildiği, not görünümünün ise “durağan”dan “pozitif”e güncellendiği bildirildi.

Görünümdeki revizyonun Eylül 2024’teki not artırımından bu yana döviz rezervlerinin beklentilerin üzerinde artmasıyla birlikte dış kırılganlıklarda yaşanan ilave azalmayı yansıttığı vurgulanan açıklamada, “Bu süreçte rezervlerin kalitesinin iyileşmesi, döviz cinsi koşullu yükümlülüklerin azalması, görece sıkı makroekonomik politikaların sürdürülmesi ve belirgin politika gevşemesi riskinin bir miktar gerilemesi etkili olmuştur.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Türkiye’nin kredi notunun büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomisi, düşük kamu borcu ve dış finansmana erişimini sürdürebilme geçmişiyle desteklendiği belirtilerek, kredi notu üzerinde baskı oluşturan konulara da değinildi.

BU YIL TÜRKİYE EKONOMİSİNİN YÜZDE 3,5 BÜYÜMESİ BEKLENİYOR

Açıklamada, Türkiye’de 2026 sonunda reel politika faizinin yüzde 4,5, 2027 sonunda ise yüzde 2 olacağının öngörüldüğü, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 19,5’e düşmesinin beklendiği kaydedildi.

Türkiye ekonomisine dair büyüme beklentilerine de değinilen açıklamada, ülkede gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) artışının 2026’da yüzde 3,5, 2027’de yüzde 4,2 olmasının tahmin edildiği bildirildi.

Açıklamada, enflasyonda kalıcı düşüşü destekleyen politika çerçevesinin sürdürülebilirliğine dair güvenin artması, dış tamponların belirgin biçimde güçlenmesi ve dış finansman ihtiyacının kalıcı olarak düşmesi ile siyasi şok riskinin azalması veya yönetişim ve kurumsal kapasiteyi güçlendiren adımlar atılması durumlarında Türkiye’nin kredi notunun yükseltilebileceği belirtildi.

Kredi notuna negatif etki yapabilecek faktörlerden de bahsedilen açıklamada, enflasyon, ödemeler dengesi ve makro-finansal baskıların artması, rezervlerde belirgin düşüş veya rezerv kompozisyonunda bozulma, iç siyasi veya güvenlik koşullarının ya da uluslararası ilişkilerin ekonomi ve dış finansmanı olumsuz etkilemesinin, not indirimiyle sonuçlanabileceği aktarıldı.

EN SON EYLÜL 2024’TE NOT ARTIRIMI YAPILMIŞTI

​​​​​​​Fitch Ratings, Eylül 2024’te Türkiye’nin kredi notunu “B+”dan “BB-“ye yükseltirken, not görünümünü “durağan” olarak belirlemişti.

Kredi derecelendirme kuruluşu, geçen yıl ocak ve temmuz aylarında yaptığı değerlendirmelerde ise Türkiye’nin kredi notunu ve not görünümünü teyit etmişti.

MEHMET ŞİMŞEK: BU GELİŞME, ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE NOT ARTIŞI OLABİLECEĞİNE İŞARET EDİYOR

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye’nin kredi notu görünümünü pozitife çevirmesine ilişkin, “Bu gelişme, önümüzdeki dönemde not artışı olabileceğine işaret ediyor.” ifadesini kullandı.

Şimşek Sosyal hesabından Türkiye ekonomisindeki gelişmelere ilişkin paylaşımda bulundu.

Ekonomiye ilişkin üç olumlu gelişme yaşandığına işaret eden Şimşek, şunları kaydetti:

“Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, ülkemizin kredi notu görünümünü pozitife çevirdi. Bu gelişme, önümüzdeki dönemde not artışı olabileceğine işaret ediyor. Önemli bir koşullu yükümlülük olan kur korumalı mevduatın döviz ve altın tüm vadelerinin sona ermesiyle, bu uygulamaya ilişkin düzenlemeler yürürlükten kaldırıldı. Ayrıca kısa vadeli yabancı kaynak girişini sınırlamak amacıyla zorunlu karşılık oranları artırıldı. Programımızla ekonomimizin kırılganlıklarını azaltmaya ve makro finansal istikrarı güçlendirmeye devam ediyoruz”

Continue Reading

TÜRKİYE

TCMB yılın ilk faiz kararını perşembe günü açıklayacak

Published

on

TCMB, yılın ilk faiz kararını perşembe günü açıklayacak.

Türkiye genelinde milyonlarca çalışanı ve emekliyi ilgilendiren Ocak ayı zam oranlarının belirlenmesi ve yeni fiyat tarifelerinin yürürlüğe girmesinin ardından, piyasalar rotayı Merkez Bankası’na çevirdi.

Fatih Karahan başkanlığındaki Para Politikası Kurulu (PPK), perşembe günü yılın ilk toplantısını gerçekleştirerek faiz kararını kamuoyuna duyuracak. 2025 Aralık ayında gerçekleştirilen PPK toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 38’den yüzde 35,5’e indirilmesine karar verilmişti.

Ekonomistler, Ocak ayında netleşen ücret artışlarının iç talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki olası etkilerinin TCMB tarafından yakından takip edildiğini belirtiyor. Bankanın, 2026 yılı için öngörülen dezenflasyon patikasını korumak amacıyla “sıkı para politikası” duruşunu sürdürüp sürdürmeyeceği, piyasa aktörlerinin temel odak noktasını oluşturuyor.

PİYASALARDA “KARAR METNİ” BEKLENTİSİ

Faiz kararının yanı sıra, karar metninde yer alacak olan yönlendirmeler de yatırımcılar tarafından kritik önemde görülüyor. Özellikle likidite yönetimi, iç talepteki dengelenme süreci ve hizmet enflasyonundaki katılık konularına yapılacak atıflar, yılın geri kalanına ilişkin para politikası projeksiyonları için ipucu verecek.

KÜRESEL PİYASALAR VE DIŞ DENGELER TAKİPTE

TCMB’nin kararı öncesinde küresel merkez bankalarının, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) hamleleri de Türkiye’ye yönelik sermaye akışları ve döviz kuru stabilitesi açısından radarında kalmaya devam ediyor.

Continue Reading