Connect with us

SAĞLIK

Elektronik sigara kullanan gençlerin idrarında uranyum ve kurşun bulundu

Published

on

Yapılan bir araştırmaya göre, gün boyunca düzenli olarak elektronik sigara içen gençler, vücutlarını potansiyel olarak toksik metallere maruz bırakıyor olabilir.

Nebraska Üniversitesi’nden araştırmacılar elektronik sigaranın gençler üzerindekini etkisini inceleyen bir çalışma yaptı.

Çalışmada günde en az sekiz kez e-sigara kullandığını bildiren 13 ila 17 yaş arasındaki gençler kullanıldı.

Araştırma sonucunda düzenli olarak elektornik sigara kullanan gençlerin idrarında ara sıra içenlere oranla yüzde 30 daha fazla kurşun ve iki kat daha fazla uranyum bulunduğu ortaya çıktı.

Araştırmada hiç elektronik sigara kullanmayan gençlerden oluşan bir kontrol grubu bulunmuyor ancak sigaradan kaçınan 200 e-sigara kullanıcısından oluşan ABD örneğindeki belirgin model durumun endişe verici olduğunu ortaya koyuyor.

Mentol veya nane yerine tatlı elektronik sigara aromalarını tercih eden gençler arasında uranyum biyobelirteçleri özellikle yüksek.

Kamu sağlığı açısından araştırmacılar, e-sigaraların potansiyel toksisitesine ilişkin daha fazla araştırma yapılmasını savunuyorlar.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SAĞLIK

Araştırma: Yapay zeka meme kanserinde erken teşhisi artırıyor

Published

on

İsveç’te 100 bin kadın üzerinde yapılan ve The Lancet’te yayımlanan araştırma, meme kanseri taramalarında yapay zeka kullanımının geç teşhis oranlarını yüzde 12 azalttığını ortaya koydu.

İsveç’te yapılan bir araştırma, meme kanseri taramalarında yapay zeka kullanımının erken teşhis oranlarını artırdığını ortaya koydu.

The Lancet’te yayımlanan ve İsveç’teki 100 bin kadın üzerinde yapılan araştırmada, meme kanseri taramalarında yapay zekanın rolü incelendi.

Araştırma kapsamında mamografi çektiren 100 bin kadın rastgele olarak yapay zeka destekli taramalara ya da standart taramalara konuldu.

Kendi türünde ilk deney olma özelliği taşıyan araştırmada, yapay zekanın geç teşhis oranlarını yüzde 12 oranında azalttığı görüldü.

Continue Reading

SAĞLIK

Araştırmacılar: Günde 10 dakika egzersiz, bağırsak kanserinin ilerlemesini durdurabilir

Published

on

Newcastle Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, her gün yalnızca 10 dakikalık egzersiz kanda moleküler değişimleri tetikleyerek DNA onarımını hızlandırabiliyor ve bağırsak kanseri hücrelerinin büyümesini baskılayabiliyor.

Her gün sadece 10 dakika egzersiz yapmanın, bağırsak kanserinin büyümesini durdurabileceğini ve DNA hasarının onarımını hızlandırabileceğini iddia eden bir araştırma yayımlandı.

Newcastle Üniversitesi’nden araştırmacılar kısa süreli egzersizin kanda hızlı bir moleküler değişimi tetikleyebileceğini tespit etti.

Araştırmada fiziksel aktivitenin, bağırsak kanserinin ilerlemesine karşı koruma sağladığı ancak “altta yatan biyolojik mekanizmaların belirsizliğini koruduğu” belirtiliyor.

Akut egzersizin serumdaki 13 proteinin yoğunluğunu artırdığı saptandı.

Bunların çoğu, iltihaplanmayı azaltma, kan damarı fonksiyonunu iyileştirme ve metabolizmayla bağlantılıydı.

Egzersizle oluşan bu molekülleri laboratuvardaki bağırsak kanseri hücrelerine uygulayan araştırmacılar, DNA onarımı, enerji üretimi ve kanser hücresi büyümesinde rol oynayanlar da dahil 1364 genin aktivitesinde değişiklik tespit etti.

International Journal of Cancer’da yazan araştırma ekibi bulguların, bağırsak kanserine karşı “egzersizin koruyucu etkilerine ilişkin olası bir mekanik açıklama” sunduğunu belirtiyor.

Newcastle Üniversitesi’nde klinik egzersiz fizyolojisi alanında kıdemli okutman olan Dr. Sam Orange, yürüttüğü araştırma hakkında “Dikkat çekici şey, egzersizin sadece sağlıklı dokulara fayda sağlaması değil, aynı zamanda kan dolaşımı yoluyla güçlü sinyaller göndererek kanser hücrelerindeki binlerce geni doğrudan etkileyebilmesi” diyor.

Bu heyecan verici bir bulgu çünkü egzersizin biyolojik etkilerini taklit eden veya artıran yollar bulmanın kapısını açarak kanser tedavisini ve en önemlisi hasta sonuçlarını iyileştirme potansiyeli sunuyor.

İleride bu bulgular, hücrelerin hasarlı DNA’yı onarma ve enerji için yakıt kullanma süreçlerinde egzersizin yararlı etkilerini taklit eden yeni tedavilere yol açabilir.

Bu sonuçlar, egzersizin sadece sağlıklı dokulara fayda sağlamakla kalmayıp kanser hücrelerinin büyümesi için daha elverişsiz bir ortam yaratabileceğine de işaret ediyor.

Bu da sağlığınızı korumak için elinizden gelenin en iyisini yaparken her adımın, her seansın önemli olduğunu hatırlatıyor.

Bowel Cancer UK yardım kuruluşunun genel müdürü Genevieve Edwards “Kapsamlı araştırmalar, fiziksel açıdan daha aktif kişilerin bağırsak kanseri ve diğer birçok kanser türüne yakalanma riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor” diyor.

Haftada en az 150 dakika, hızlı yürüyüş, bisiklet veya yüzme gibi aktiviteler yapmayı hedeflemeliyiz.

Bağırsak kanseri riskini azaltmaya yarayacak diğer değişiklikler arasında tam tahıllar, baklagiller, meyve ve sebzelerden bol miktarda lif tüketmek, işlenmiş etlerden kaçınmak ve kırmızı et tüketimini sınırlamak, sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olmak, sigarayı bırakmak ve alkol tüketimini azaltmak sayılabilir.

Yaşam tarzında değişiklik yapmak zor olsa da bu çabaya değeceğine inanıyoruz.

Continue Reading

SAĞLIK

Yeni bir nörolojik hastalık keşfedildi: Yalnızca 13 kişide görüldü

Published

on

Dünyada şu ana kadar yalnızca 13 vaka tespit edilen, yeni ve çok nadir görülen bir nörolojik hastalığın keşfedildiği duyuruldu.

Dünyada şu ana kadar yalnızca 13 vaka tespit edilen, yeni ve çok nadir görülen bir nörolojik hastalığın keşfedildiği duyuruldu.

American Journal of Human Genetics dergisinde yayımlanan makalede, Idibell’de görev alan bilim insanları liderliğindeki uluslararası bir ekibin, şu anda dünya çapında 13 kişide tespit edilen, bir gendeki mutasyonlardan kaynaklanan yeni ve çok nadir bir nörolojik hastalığı keşfettiği bildirildi.

Makalede, bu keşfin, genetik hastalıkların nedenlerini anlamak ve çözümler üretmek için kullanılan, bir organizmanın tüm DNA’sındaki nükleobaz dizisini belirleme işlemi olan genom dizilimi ve Idibell ekibi tarafından geliştirilen yeni genomik araçların ve hesaplamalı algoritmaların uygulanması sayesinde mümkün olduğu kaydedildi.

Konuya ilişkin konuşan Idibell Üniversitesi Nörometabolizma Bölümü Direktörü Aurora Pujol da, “Bu, beynin beyaz cevherini etkileyen bir hastalık türü ve bu hastalarda yürüme, bilişsel, gelişimsel veya yüz dismorfisi sorunları görülüyor.” dedi.

Hastalığın sınıflandırılmasıyla birlikte önümüzdeki yıllarda dünya çapında vaka sayılarının muhtemelen artacağını söyleyen Pujol, hastalığın tanımlanmasının teşhisi iyileştirmede önemli adım olmasına rağmen tedavi için bilim insanlarının önünde uzun bir yol olduğunu ifade etti.

İspanyol doktor, “Teşhis ilk adımdır ve aileler için hastalıklarına nihayet bir isim koymak rahatlatıcıdır. Bu sayede diğer ailelerle bağlantı kurabilir ve hasta derneklerine katılarak birbirlerini ve doktorlarını destekleyebilirler. Sonuçta bu bir ekip çalışmasıdır.” açıklamasında bulundu.

Diğer yandan söz konusu uluslararası ekipte İspanya’nın yanı sıra Türkiye, ABD, İtalya, Almanya, İngiltere, İran, Finlandiya, Estonya ve Pakistan’dan da bilim insanlarının yer aldığı bilgisi paylaşıldı.

Continue Reading