DÜNYA
Dünya ticareti Trump’ın dönüşüyle yeniden şekillenecek
ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, dört yıl aradan sonra yeniden başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanırken, uygulayabileceği ithalat tarifeleri ve korumacı politikaların küresel ticarette yeni bir denge oluşturması bekleniyor.
Başkanlık görevini 20 Ocak 2025’te Joe Biden’dan devralacak Trump’ın seçim kampanyasında “Önce Amerika” stratejisiyle vadettiği ekonomik planın ülke ekonomisi ve küresel ticarete önemli etkilerinin olacağı öngörülüyor.
İlk döneminde iddialı politika değişiklikleri yapmasına rağmen bürokrasiden şikayet eden Trump’ın, yeni dönemde vaatlerini Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu sağlayan Cumhuriyetçilerin desteğiyle daha hızlı hayata geçirmesi bekleniyor.
Sözlükteki en sevdiği kelimenin “tarife” olduğunu belirten Trump, başta Çin menşeli ürünler olmak üzere ithalatta ciddi gümrük vergisi artışına gitmeyi planlıyor.
ABD’nin yıllık yaklaşık 3 trilyon dolar değerindeki ithalatına yüzde 10 ila yüzde 20 arasında genel bir gümrük vergisi getirmesi beklenen Trump, Çin mallarına ise yüzde 60 gümrük vergisi uygulayacağını söylüyor.
Trump’ın korumacı ticaret politikalarının, ABD’deki bazı yerli sektörleri koruma amacı taşısa da ülkede tüketici maliyetlerini artırabileceğinden endişe ediliyor.
Olası ticari önlemlerin ABD’nin küresel ticaretteki pozisyonunu daha izole hale getirebileceği, bu değişikliklerin de ülke ekonomisinde uzun vadeli dalgalanmalara yol açabileceği tahmin ediliyor.
– Ülkelerin tarife artışlarına misilleme yapabileceği değerlendiriliyor
Trump yönetiminin uygulamayı planladığı korumacı politikaların müttefik ülkelerle ekonomik bağları zayıflatabileceği belirtiliyor.
ABD’nin Avrupa Birliği (AB) gibi başlıca ticaret ortaklarının Trump’ın tarife planına misilleme yapabileceği öngörülürken, bunun küresel ticaret ve tedarik zincirlerinde parçalanmalara yol açabileceği ifade ediliyor.
Misillemelerin küresel ekonomide enflasyonun tırmanmasına yol açabileceği değerlendirilirken, Trump’ın ekonomi ekibi, önerilen tarifelerin ülkede enflasyonu artırmayacağını savunuyor.
ABD’nin başta Çin, AB, Kanada ve Meksika gibi ticaret ortakları, Trump yönetiminin küresel ticareti etkileyebilecek olası adımlarına karşı hazırlık yapıyor.
– Çin
ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ABD’nin 2018’de yaklaşık 387 milyar dolar olan Çin’e karşı ticaret açığı, büyük ölçüde gümrük vergilerinin etkisiyle geçen yıl 252 milyar dolara geriledi.
Trump’ın ilk döneminde büyük etki yaratan Çin ile olan ticaret savaşının yeni dönemde derinleşmesi, ülkeye uygulanan tarifelerin artması, ihracat kısıtlamalarının sıkılaşması ve özellikle teknoloji sektörüne yönelik tedbirlerin genişletilmesi bekleniyor.
Beyaz Saray’ın Pekin ile yaşayabileceği muhtemel anlaşmazlıklarının tedarik zincirlerinde de aksamaya yol açabileceği öngörülüyor.
– Diğer Asya ekonomileri
Trump’ın uygulamayı düşündüğü tarife planı sadece Çin değil, aynı zamanda birçok Asya ülkesi için de risk oluşturuyor.
“Önce Amerika” politikası kapsamında tarifelerin kapsamının genişletilmesi halinde bazı Asya ülkelerinin de ABD pazarına erişimde yeni engellerle karşılaşabileceği belirtiliyor.
Trump, tarife politikasıyla ABD’nin ticaret açıklarını azaltmayı hedefliyor. ABD, bölgede Çin’in yanı sıra Vietnam, Tayvan, Güney Kore, Japonya, Hindistan ve Malezya gibi ülkelere karşı ticaret açığı veriyor.
ABD’nin geçen yıl Vietnam’a karşı verdiği açık 102,9 milyar dolar, Japonya’ya karşı 66,2 milyar dolar, Tayvan’a karşı 47,5 milyar dolar, Hindistan’a karşı 45,6 milyar dolar, Güney Kore’ye karşı 40,8 milyar dolar ve Malezya’ya karşı 25,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Bu nedenle söz konusu ülkelerin Trump’ın tarifeleriyle karşı karşıya kalma riski bulunuyor.
Öte yandan, ABD’nin Asya ülkeleriyle arasındaki “çip çekişmesinin” de Trump yönetiminde şiddetlenmesi bekleniyor.
Tayvan, Güney Kore ve Japonya çip üretimi konusunda ön plana çıkıyor. Ayrıca Trump, Tayvan’ı ABD’deki yarı iletken endüstrisinin neredeyse tamamını ele geçirmekle suçluyor.
Vietnam’ın ABD’ye elektronik ihracatının da 2018’den bu yana Çin’in elektronik ürünlerinin bu ülke üzerinden ABD’ye gelişini durdurmak amacıyla Trump tarafından hedef alınabileceği kaydediliyor.
Hindistan’ın da ürünlerindeki Çin bileşenlerinin büyük payı nedeniyle Trump’ın korumacı politikalarının hedefi haline gelebileceği belirtiliyor.
– Avrupa Birliği
AB’nin ihracatta ABD pazarına daha bağımlı hale gelmesinin, birliği Trump’ın ticaret politikalarının neden olacağı olası şoklara karşı savunmasız hale getirdiği değerlendiriliyor.
ABD’nin geçen yıl AB’ye verdiği dış ticaret açığı, 125 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Seçim öncesinde “Arabalarımızı almıyorlar. Çiftlik ürünlerimizi almıyorlar. ABD’de milyonlarca araba satıyorlar. Hayır, hayır, hayır, büyük bir bedel ödemek zorunda kalacaklar.” şeklinde Avrupa ülkelerine işaret eden Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünün AB için önemli bir güçlük olması bekleniyor.
AB’nin Ukrayna’ya desteği ve yeşil dönüşüm hedefleri gibi Trump yönetiminin muhtemel adımlarıyla kesişmeyen politikalarının stratejik ortaklığı zora sokabileceği ve ticari ilişkilerde korumacı politikaların artabileceği değerlendiriliyor.
Trump’ın AB’ye gümrük vergileri getirmesinin Brüksel’i misilleme yapmaya ve karşılıklı bir ticaret savaşına zorlayabileceği ifade ediliyor.
Özellikle otomotiv sektörü gibi ABD’ye ihracat bağımlılığı yüksek sektörlerde, ticari anlaşmalarda daha sıkı koşullar gündeme gelebileceği öngörülürken, söz konusu endüstrilerin daha fazla darbe almaması için AB’de önlemler alınabileceği belirtiliyor.
ABD’nin geçen yıl 87 milyar dolar ticaret açığı verdiği Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’nın da Trump’ın korumacı politikalarından etkilenmesi bekleniyor.
– Kanada ve Meksika
ABD’nin geçen yıl Kanada’ya verdiği dış ticaret açığı yaklaşık 41 milyar dolar, Meksika’ya ise 162 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Trump’ın yeniden göreve gelmesi ve yeni tarifeleri yürürlüğe koyması, ABD’nin komşusu ve önemli ticaret ortaklarından olan iki ülke için de risk taşıyor.
Ülkenin seçilmiş başkanının Meksika’ya göç konusunda baskı yapmak için tarifeleri kullanabileceği, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın (NAFTA) yerini alan ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nın 2026’daki incelemesinde de agresif bir duruş sergilemesi bekleniyor.
ABD endüstrilerini korumak adına Meksika ve Kanada’dan yapılan ithalata daha yüksek gümrük vergileri getirilmesinin bu ülkelerle bağları zorlayabileceği ifade ediliyor.
DÜNYA
Papa “Trump yönetiminden korkmuyorum”
Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, kendisine sert eleştirilerde bulunan ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminden korkmadığını belirterek, “Savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim.” dedi.
Tarihte ABD’li ilk Papa olan 14. Leo, ABD Başkanı Trump’ın kendisine yönelik dünkü eleştirilerini yanıtladı.
Papa 14. Leo, 11 gün sürecek ve 4 ülkeyi kapsayan Afrika turunun ilk ayağı için Roma’dan Cezayir’e uçtuğu sırada, seyahatini takip eden gazetecilere Trump’ın sözlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
İtalyan ANSA ajansının haberine göre Papa 14. Leo, “Trump yönetiminden korkmuyorum. Ben siyasetçi değilim. Ben İncil’den bahsediyorum. Bu nedenle savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim. Onunla bir tartışmaya girmeye niyetim yok.” diye konuştu.
“Bazı insanların yaptığı gibi İncil’in istismar edilebileceğini düşünmüyorum.” ifadelerini kullanan Papa, ABD Başkanı’nın mesajına atıf yaparak, bu mesajı okuyan insanların kendi sonuçlarını çıkarabileceklerini düşündüğünü kaydetti.
Papa, savaşların son bulması, diyalog ve sorunlara adil çözümler bulmak için uluslar arasında çok taraflı ilişkiler üzerinde durulması gerektiğini vurguladı.
Papa 14. Leo, “Çok fazla insan acı çekiyor, çok fazla masum öldürüldü ve bence birilerinin ayağa kalkıp daha iyi bir yol olduğunu söylemesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.
– Vatikan ve ABD ilişkilerinde tansiyon son dönemde yükseldi
Vatikan-ABD ilişkilerinin gerildiğine dair ilk sinyal, ay başında çıkan bir haberle gündeme gelmişti.
ABD merkezli yayın organı “The Free Press”in 6 Nisan’daki haberinde, Papa 14. Leo’nun, ocak ayındaki bir konuşmasında, “güce dayalı diplomasiyi” eleştirmesi nedeniyle, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Müsteşarı Elbridge Colby’nin, o tarihte Vatikan Büyükelçisi olarak görev yapan Kardinal Christophe Pierre’i sert şekilde uyardığı ileri sürülmüştü.
Bu haber, geçen hafta her iki ülke tarafından yalanlansa da ABD-Vatikan ilişkilerinde “tansiyonun yükseldiği” şeklinde yorumlanmıştı.
Bunun üzerinden çok geçmeden Papa 14. Leo’nun, 11 Nisan’da ABD ile İran heyetleri arasında Pakistan’daki görüşmeler sürerken Aziz Petrus Bazilikası’ndaki dünya barışı etkinliğinde, “Artık kendine ve paraya tapınmaya son. Güç gösterisine son. Savaşa son. Gerçek güç, hayata hizmet etmekte kendini gösterir” ifadelerini kullanması dikkati çekmişti.
Basında, Papa’nın bu sözlerinin, hiç isim vermemesine karşın Trump’a yönelik olduğu yorumlarına yer verilmişti.
Papa’nın sözlerinin ardından ABD Başkanı Trump da dün sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, Papa 14. Leo’nun “suç ve nükleer silahlar konusunda zayıf” ve “dış politikada berbat” olduğunu savunmuş ve Papa 14. Leo’nun bu göreve sırf ABD’li olduğu ve kendisi Beyaz Saray’da bulunduğu için Kilise tarafından “onunla başa çıkmak” amacıyla getirildiğini iddia etmişti.
Trump, basına yaptığı açıklamada da şu ifadeleri kullanmıştı:
“İran’ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünen bir Papa istemiyorum. Amerika’nın, ABD’ye büyük miktarda uyuşturucu gönderen ve daha da kötüsü katiller ve uyuşturucu satıcıları dahil hapishanelerini ülkemize boşaltan Venezuela’ya saldırmasının kötü bir şey olduğunu düşünen bir Papa istemiyorum ve ben, ezici bir çoğunlukla seçildiğim şeyi tam olarak yaptığım için ABD Başkanı’nı eleştiren bir Papa istemiyorum. Leo, Papa olarak kendine çekidüzen vermeli, sağduyulu davranmalı, radikal solun isteklerine boyun eğmeyi bırakmalı ve siyasetçi değil de büyük bir Papa olmaya odaklanmalı.”
Trump, eleştirilerinin ardından kendisini Hazreti İsa gibi tasvir eden bir görseli paylaşmıştı.
DÜNYA
Pezeşkiyan “Hürmüz’e yönelik tehdidin geniş kapsamlı sonuçları olur”
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı’na yönelik herhangi bir tehdidin “dünya için geniş kapsamlı sonuçları olacağı” uyarısında bulundu.
İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkesin son durumunu ele aldığını bildirdi.
Pezeşkiyan, ülkesinin yalnızca uluslararası hukuk çerçevesinde görüşmelere devam edeceğini vurgulayarak, ateşkesin şartlarını “açıkça” ilan ettiklerini ve buna uyacaklarını belirtti.
ABD’nin “maksimalist isteklerinin” bir anlaşmaya varılmasını engellediğini ifade eden Pezeşkiyan, “Hürmüz Boğazı’na yönelik herhangi bir tehdit, dünya için geniş kapsamlı sonuçlar doğuracaktır.” uyarısı yaptı.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise Lübnan’ın da ilk ateşkes anlaşmasına dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
DÜNYA
Pezeşkiyan “ABD maksimalist yaklaşımdan vazgeçerse anlaşmanın yolları bulunacaktır”
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin “maksimalist yaklaşımdan vazgeçip İran halkının haklarına saygı” göstermesi durumunda anlaşmaya varmanın yollarının bulunabileceğini söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin “maksimalist yaklaşımdan vazgeçip İran halkının haklarına saygı” göstermesi durumunda anlaşmaya varmanın yollarının bulunabileceğini ifade etti.
Pezeşkiyan, ABD ile İran arasında Pakistan’da yürütülen müzakerelerin sona ermesi ve İran heyetinin ülkeye dönmesinin ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan açıklama yaptı.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, “ABD hükümeti maksimalist yaklaşımdan vazgeçer ve İran halkının haklarına saygı gösterirse, mutlaka anlaşmaya varmanın yolları bulunacaktır.” ifadesini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da İran ile yapılan doğrudan müzakerelerin “bir anlaşmaya varılamadan” sona erdiğini açıklamıştı.
İran medyasında, İslamabad’daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD’nin aşırı talepleri olduğu öne sürülmüştü.
-
GÜNDEM20 saat agoAksa Enerji, Africa Finance Corporation ile stratejik iş birliğini güçlendiriyor
-
GÜNDEM20 saat agoEdirne’de Milli Takım İçin Kulaç Atacaklar
-
GÜNDEM20 saat agoMerit Park’a prestijli ödül
-
GÜNDEM16 saat agoGrand Sapphire’in kalitesi ödülle taçlandı
-
GÜNDEM1 saat agoTaçoy “Hayat Pahalılığı yasa tasarıları pazartesi komiteye geri alınacak”
-
GÜNDEM2 saat agoMeteoroloji Dairesi’nden tozlu hava uyarısı!
-
GÜNDEM2 saat agoAkpınar “Süreç yalnızca siber saldırı değil, algı operasyonu. Siyasi fırsatçılığa dönüşmemeli”
-
GÜNDEM1 saat agoLatif Akça YDP’ye katıldı
