Connect with us

GÜNDEM

“Bu belayı defetmeliyiz”

Published

on

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Girne İlçesi, Girne Maarif Anaokulu önünde eğitimde yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla eylem gerçekleştirdi.

Eylemde basına açıklama yapan CTP Girne İlçe Başkanı ve Milletvekili Ongun Talat, eğitim sisteminin içine düştüğü durumu sert bir dille eleştirerek hükümeti istifaya çağırdı. Talat, devletin eğitimden çekildiğini ve kamusal eğitimin kalitesinin ciddi şekilde düştüğünü vurguladı. Talat, kamu okullarında yaşanan altyapı eksiklikleri ve öğretmen atamalarındaki sorunlar nedeniyle öğrencilerin mağdur edildiğini kaydetti.

 

“Pembe Nene’yi sevgi ve saygıyla anıyoruz”

Talat, konuşmasına kısa süre önce vefat eden ve Girnelilerin sevgilisi olan Girne Maarif Anaokulu emektarı Merhume Pembe Hilmi Okalpli’yi anarak başladı. Pembe Nene olarak bilinen Okalpli’nin, farklı kuşaklardan birçok insanın hayatına dokunduğunu dile getirdi:

“Pembe Nene, sevgisi ve şefkatiyle kuşaklar boyu Girnelilerin kalbinde yer etti. O’nu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ailesi ve tüm sevenlerine bir kez daha başsağlığı diliyoruz.”

 

“Eğitimde fırsat eşitliği tarihe karıştı”

Talat, Kıbrıs’ın kuzeyinde eğitimde yıllar içinde nasıl bir dönüşüm yaşadığını vurguladı. Eskiden kamu okullarının herkes tarafından tercih edildiğini, ekonomik durumu ne olursa olsun her ailenin çocuklarını bu okullara gönderdiğini hatırlattı:

“Önceden sosyo-ekonomik sınıflar arasında ciddi farklılıklar olsa da, herkes çocuklarını kamu okullarına gönderebiliyordu. Eğitimde fırsat eşitliği vardı. Ancak bugün bu eşitlik tamamen ortadan kalkmış durumda. Devlet, eğitimden elini çekti ve özel okullar, yalnızca zengin ailelerin tercih edebileceği bir seçenek haline geldi.”

 

“CTP’nin eğitimde attığı ileri adımlar UBP tarafından geri alındı”

Talat, CTP’nin geçmişte iktidarda olduğu dönemlerde eğitime yaptığı katkılara işaret etti. Tam gün eğitim, modern ölçme ve değerlendirme yöntemleri, köy çocuklarının daha eşit şartlarda eğitim alması için atılan adımlar ve meslek liselerinin güçlendirilmesi gibi uygulamaların hayata geçirildiğini söyledi. Ancak, UBP hükümetleri döneminde bu adımların geri alındığını belirtti:

“CTP’nin eğitimde attığı tüm adımlar, UBP hükümeti tarafından yok sayıldı. Bugün çocuklarımız fırsat eşitliğinden tamamen yoksun. Yalnızca parası olanlar iyi eğitim alabiliyor ve bu durum toplumsal adaletsizliği daha da derinleştiriyor.”

 

“Okulların açılmasına iki gün kala erteleme kararı skandaldır”

Hükümetin eğitime olan ilgisizliğini ve plansızlığına dikkat çeken Talat, kamu okullarındaki tadilat ve tamiratların yaz boyunca yapılmamasını skandal olarak nitelendirdi. Talat, okulların açılmasına iki gün kala yapılan bir hafta erteleme kararına da sert tepki gösterdi:

“Öğrencilerimiz konteyner sınıflarda eğitim görmeye mahkûm edildi. Okulların açılmasına yalnızca iki gün kala, hazırlıklarını tamamlamış binlerce aile ve öğrenciye hiçbir gerekçe sunulmadan eğitim yılı bir hafta ertelendi. Gerekçe olarak öğretmen atamalarının yapılamaması gösteriliyor ama asıl neden UBP’nin kurultayıdır. Bu kararla çocuklarımızın eğitim hakkı, siyasi çıkar hesaplarına kurban edildi.”

Talat, atama bekleyen öğretmenlerin durumuna da değinerek, geçici öğretmenlerin atama sürecinin UBP’nin iç çekişmelerine göre yönetildiğini söyledi.

“Hükümet, geçici öğretmenlerin atama sürecini Ünal Bey’in kurultayda zarar görmemesi için erteledi. Bu kadar umursamaz bir yaklaşım, çocuklarımızın geleceğiyle oynuyor.”

 

“Eğitim Bakanı halkı kandırmaya çalışıyor”

Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’na da eleştirilerde bulunan Talat, bakanın gerçekleri gizlediğini söyledi. Kamusal eğitimin bu kadar geri planda kalmasının sorumluluğunu taşıyan hükümetin, halkın gözünün içine baka baka yalan söylediğini ifade etti:

“Nazım Bey, bu ülkede iki kişinin bildiği şeyin sır olmadığını unuttu. Halk neyin döndüğünün farkında. UBP hükümeti, çocuklarımızın eğitim hakkını kendi çıkarları için kullanıyor.”

 

“CTP kamusal eğitimi canlandırmak için yönetimi devralmaya hazır”

Talat, CTP’nin eğitime olan bağlılığını yineleyerek, partinin kamusal eğitimi yeniden canlandırmak için hazır olduğunu belirtti. CTP’nin tam gün eğitim, çağdaş müfredatlar ve fırsat eşitliği sağlama hedefleriyle yola çıktığını belirtti:

“CTP, bu memleketin çocuklarına fırsat eşitliği sağlamak, nitelikli eğitim sunmak ve kamusal eğitimi yeniden ayağa kaldırmak için yönetimi devralmaya hazırdır. Hükümetin istifası, eğitimde ve diğer tüm alanlarda yeni bir sayfa açmanın ilk adımıdır.”

 

“Sendikalar ve halk güçlü tepki göstermeli”

Talat, sendikalara ve topluma da çağrıda bulunarak, hükümetin eğitime yönelik bu tutumuna karşı daha güçlü bir direniş sergilenmesi gerektiğini vurguladı. Talat, “Sendikaların, sembolik eylemlerden ziyade sonuç alabilecek modeller geliştirmesi şart” dedi.

Talat sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eğer sendikaların öncülüğünde öğretmenler ‘hayır, okulları biz açıyoruz’ diyebilmiş olsalardı, başımıza çöreklenen bu zihniyeti geriletmek, bundan sonra alabilecekleri keyfi kararların önüne geçebilmek çok daha mümkün olacaktı. Halbuki maalesef ne ailelerden ne de öğretmenlerden yeterli tepkiyi görmeyen UBP öncülüğündeki “hükümet”, rezilliklerini tırmandırma konusunda daha fazla cesaret toplamaktadır.”

 

“Hükümet” Hemen Şimdi İstifa!

Talat konuşmasında şu açıklamalara yer verdi:

“CTP Girne İlçesi olarak vurgulamak isteriz ki, partimiz kamusal eğitimi adım adım yeniden canlandırmak, kamu okullarını olması gereken seviyeye getirmek için yönetime taliptir. CTP yurdumuzda diğer tüm alanlarda olduğu gibi, eğitimde de önümüzün açılabilmesinin bugünkü “hükümetin” istifa etmesi şartına bağlı olduğunu bilmektedir.

CTP nüfus politikasına dayanan bir anlayışla, tam gün eğitime geçmek, okulların fiziki altyapısını süratle güçlendirmek, çağdaş modellerle kendine güvenen, sorgulayan, araştıran, başarılı nesiller yetiştirebilmek, nitelikli eğitime yalnızca ayrıcalıklı bir azınlığın değil, memleketteki tüm çocukların erişebilmesini, yani eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için bu memleketi yönetmeye taliptir.

CTP Girne İlçesi, tüm Girne bölgesi halkından, bölgedeki CTP’li belediyelerin yerel yönetim performansını da dikkate alarak, partimizin merkezi hükümette de hizmet verebilmesi için güçlü bir destek talep ediyor. Bugün biz Eğitim Bakanlığının çocukları konteyner sınıflarda eğitim görmeye layık gördüğünü konuşurken, diğer yandan Çatalköy-Esentepe Belediyesinin inşa ettiği pırıl pırıl okul binasıyla, Girne Belediyesi’nin her alanda olduğu gibi okullara yaptığı yatırımlarla, Dikmen Belediyesi’nin tüm bölgedeki okulların yıllardır her türlü ihtiyacını karşılamasıyla başka türlü bir hizmet anlayışının mümkün olduğunu görüyoruz. Halkımızdan desteği yerel yönetimlerdeki tüm bu icraatları, merkezi yönetime taşıyabilmek için talep ediyoruz.

UBP-DP-YDP “Hükümeti” ayrıcalıklı bir azınlık yaratma, siyasetten avanta koparma, kendileri ve yakınlarının çıkarlarının derdindedir. Bu zihniyetten kurtulmanın tek yolu başımıza çöreklenmiş bu belayı defetmekten geçmektedir.

Siz değerli halkımızdan ricamız “hükümetin” istifa etmesi talebini yükselterek, CTP’nin halkla birlikte kuracağı, irade sahibi, gerçek iktidarın önünü açmanızdır.

Yarın çok daha geç olmadan;

Çocuklar okula,

“Hükümet” Hemen Şimdi İstifa!

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Öztürkler: KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet, Bakü’de Zafer Anıtı, Haydar Aliyev’in kabri ve Şehitler Hıyabanı’nı ziyaret ederek çelenk ve karanfil bıraktı. Öztürkler, “KKTC’nin Türk dünyasındaki görünürlüğü artıyor” dedi.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet ziyaretler gerçekleştirdi.

Meclisten verilen bilgiye göre, heyet ilk olarak Azerbaycan halkının İkinci Karabağ Savaşı’ndaki zaferi ve şehitleri anmak için inşa edilen Zafer Anıtı’nı ziyaret ederek anıta çelenk koydu.

Öztürkler ve beraberindekiler daha sonra Azerbaycan önderi Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret ederek  çelenk bıraktı.

Bakü Şehitler Hıyabanı’nda Türk şehitliğini de ziyaret eden Öztürkler ve beraberindekiler şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı.

Ziyaretlerde KKTC – Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu CANALTAY ile Dostluk Grubu Üyesi Fırtına Karanfil  ve KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer de hazır bulundu.

 

ÖZTÜRKLER

Ziyaretlerin ardından basına açıklamada bulunan Öztürkler, Bakü temaslarını değerlendirdi.

Öztürkler, yaptığı açıklamada KKTC’nin Türk dünyasındaki konumunun güçlendiğini vurgulayarak, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına verdiği desteğin altını çizen Öztürkler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de bu süreçte önemli katkılar sağladığını, KKTC’nin gözlemci üyeliğinin, uluslararası alanda görünürlüğü artırdığını ve Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılması mücadelesine güç kattığını dile getirdi.

Parlamentolar arası temasların artık daha resmi bir zemine taşındığını belirten Öztürkler, daha önce gayrı resmi yürütülen görüşmelerin bugün KKTC bayrağı ve ismiyle açık şekilde gerçekleştirildiğini söyledi. Azerbaycan’da yapılan toplantıların bu açıdan büyük önem taşıdığını kaydeden Öztürkler, KKTC heyetinin Azerbaycan Milli Meclisi ile doğrudan temas kurabilmesinin yeni dönemin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.

 

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, bu bağın daha da güçlenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin desteğinin hayati önemde olduğunu da belirten Öztürkler, Türk dünyasından da daha güçlü bir sahiplenme beklendiğini dile getirdi.

Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Öztürkler, bölgedeki gerilimi yakından takip ettiklerini ifade etti. Güney Kıbrıs’ın bazı askeri anlaşmalarının adada tedirginlik yarattığını, buna rağmen KKTC’nin endişe duymadığını kaydeden Ötürkler, Türkiye’nin güçlü desteğinin sürdüğünü vurguladı.

 

Öztürkler ayrıca, bölgede artan gerilimlerin sona ermesi gerektiğine dikkat çekerek, özellikle büyük güçler arasında yaşanan çatışmaların dünya barışı ve insanlığın geleceği açısından bir an önce sonlandırılmasının önemine işaret etti.

Continue Reading

GÜNDEM

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları kiralama sistemi yenilendi: 600’den fazla ihlal tespit edildi

Published

on

Politis’e göre, Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemelerle açık ilan ve kriter temelli sisteme geçildi. Denetimlerde 600’den fazla kira sözleşmesinde ciddi ihlal tespit edilirken, yüzlerce taşınmazın geri alındığı bildirildi.

Güney Kıbrıs’ta Türk Malları’nın kiralanmasına ilişkin yeni düzenlemeler kapsamında, mevcut Türk Malları artık yayımlanan ilanlar ve açık prosedürler üzerinden kiraya veriliyor. Ülke genelinde yapılan denetimlerde ise ciddi ihlaller içeren 600’den fazla kira sözleşmesi tespit edildi.

Politis gazetesinde yer alan habere göre, daha önce, yüksek değerli ticari arsalar da dahil olmak üzere mevcut Türk Malları, kamuya açık şekilde duyurulmadan Türk Malları Yönetim Servisi tarafından kapalı kapılar ardında tahsis ediliyordu. Bağlantısı, parti ilişkisi veya nüfuzu olan kişilerin bu malları son derece düşük kiralarla elde edebildiği belirtiliyordu.

İçişleri Bakanlığı tarafından bir yıl önce uygulamaya konulan yeni tahsis prosedürüyle birlikte, kiralama kararlarının belgelenmiş ve ölçülebilir kriterlere bağlandığı ifade ediliyor. Aynı zamanda süreçlerin elektronik ortama taşınmasıyla bürokrasinin azaltıldığı ve başvuru işlemlerinin önemli ölçüde hızlandırıldığı kaydediliyor. Sistemin temel hedefinin, başvuru sahiplerinin kişisel ve sosyoekonomik durumları dikkate alınarak daha adil ve hedefli bir dağıtım sağlamak olduğu belirtiliyor.

Yeni yasal çerçeve kapsamında en önemli değişikliğin, mevcut Türk Malları’nın artık her üç ayda bir Türk Malları Yönetim Servisi’nin internet sitesinde kamuya açık ilanlarla kiraya sunulması olduğu ifade ediliyor. Bu uygulamanın şeffaflığı artırmaya yönelik en önemli adımlardan biri olduğu değerlendiriliyor.

Bu uygulamanın başlamasından bu yana Haziran 2025, Ekim 2025, Ocak 2026 ve Nisan 2026 tarihlerinde olmak üzere dört ilan yayımlandığı bildiriliyor.

Bu dört aşamada toplam 285 Türk Malı taşınmazının kiraya sunulduğu ve dağılımın şu şekilde olduğu aktarılıyor:

  • Yenileme sonrası 37 konut (ilk üç ilanda 834 başvuru)
  • 35 ticari alan (ilk üç ilanda 260 başvuru)
  • 36 açık alan (ilk üç ilanda 173 başvuru)
  • 177 tarımsal arazi (ilk üç ilanda 39 başvuru)

2 Nisan 2026’dan bu yana ise 173 Türk Malı taşınmaz için yeni bir kiralama sürecinin yürütüldüğü, bunlar arasında 5 konut, 2 açık alan veya hayvancılık tesisi ve 166 tarımsal arazinin bulunduğu belirtiliyor. Yetkili kaynaklara göre, özellikle mülteciler arasında yoğun ilgi olduğu ve Ekim 2025 ilanı sonrası ülke genelinde 744’ten fazla başvuru yapıldığı ifade ediliyor.

ÇOK DÜŞÜK KİRALARA SON

Türk Malları Yönetim Servisi’nin modernizasyon sürecinin temel unsurlarından birinin kira fiyatlandırmasının yeniden düzenlenmesi olduğu belirtiliyor. Amaç, Türk Malları’nın uzun yıllar boyunca son derece düşük kiralarla kiralanması nedeniyle oluşan yapısal bozulmaların giderilmesi olarak aktarılıyor.

Yaklaşık 7,5 milyar euro değerindeki mülklerin yönetilmesine rağmen, Servis’in geçmişte yıllık yalnızca 5 milyon euro kira geliri elde ettiği ifade ediliyor.

İçişleri Bakanlığı yetkilileri, hedefin iş dünyasını zorlamak veya işletmeleri sürdürülemez hale getirmek olmadığını, bu nedenle kira artışlarının yedi yıllık bir süreçte kademeli olarak uygulandığını ve kiracıların yeni koşullara uyum sağlaması için zaman tanındığını belirtiyor.

Kira artışına örnek olarak şu değişimler veriliyor:

  • Limasol’daki ofis: 18 eurodan 147 euroya
  • Beton şirketi tesisi: 7 eurodan 1.181 euroya
  • Larnaka’daki büfe: 17 eurodan 510 euroya
  • Larnaka’daki çömlek atölyesi: 5 eurodan 360 euroya

YAYGIN USULSÜZLÜKLER ORTAYA ÇIKARILDI

Türk Malları’nın kötü yönetimi ve istismarı, geçmişte yetkili devlet makamlarının hareketsizliği nedeniyle zamanla yerleşik hale geldiği ifade ediliyor.

Türk Malları’nın kullanımına ilişkin tüm sözleşmelerin sıkı incelemeye alındığı, ihlal tespit edilen durumlarda taşınmazların geri alınması ve şeffaf prosedürlerle yeniden tahsis edilmesi için yasal işlemlerin başlatıldığı belirtiliyor.

Yapılan denetimlerde uzun süredir devam eden usulsüzlüklerin boyutunun ortaya çıktığı, bugüne kadar 600’den fazla ciddi ihlal içeren kira sözleşmesinin tespit edildiği ve bunların 300’ünün feshedildiği aktarılıyor.

DENETİM SONUÇLARI

Ticari taşınmazlarda toplam 512 ihlal tespit edildiği, incelenen 4.032 sözleşmenin 512’sinde temel şartlara aykırılık bulunduğu ifade ediliyor. Uyum göstermeyen 280 sözleşmenin feshedildiği, 79 taşınmazın geri alındığı ve diğer vakalarda yasal işlemlerin sürdüğü belirtiliyor.

Belediyeleri kapsayan 31 ihlal tespit edildiği, incelenen 275 sözleşmede 31 ciddi ihlal bulunduğu, 5 sözleşmenin feshedildiği ve 13 vakada uyarı yazısı gönderildiği aktarılıyor.

Toplum meclislerine ilişkin 47 ihlal tespit edildiği, incelenen 589 sözleşmede 47 ciddi ihlal bulunduğu, 3 sözleşmenin feshedildiği ve 32 vakaya uyarı verildiği belirtiliyor.

Konutlara ilişkin incelemelerin de başladığı, 91 sözleşmenin incelendiği, 31 ihlal tespit edildiği ve 6 konutun geri alındığı ifade ediliyor. Diğer vakalarda ise yasal süreçlerin sürdüğü aktarılıyor.

Continue Reading

GÜNDEM

Hakan Dinçyürek: Mağusa Devlet Hastanesi’nde Anjiyo Merkezi hizmete hazır

Published

on

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde kısa süre önce kurulan anjiyo merkezini inceleyerek, kalp damar cerrahisi ameliyathanesi ile kalp-akciğer pompasının da kurulma aşamasında olduğunu kaydetti.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek kısa süre önce kurulan anjiyo merkezinde incelemelerde bulundu. Yaklaşık 1-2 hafta öncesine kadar inşaat halinde olan alanın hızla tamamlanarak anjiyo ünitesinin kurulduğunu ve çalışır hale getirildiğini belirten Dinçyürek, dün itibariyle birinci kademe eğitim çalışmalarının da tamamlandığını açıkladı.

Bakan Dinçyürek, çok kısa süre içerisinde Mağusa Devlet Hastanesi’nde hem planlı (selektif) hem de acil anjiyo işlemlerinin başlayacağını ifade etti. Ziyaret kapsamında başhekimlik, kardiyoloji klinik şefliği, kardiyologlar ve hemşirelerle birlikte yerinde değerlendirme yaptıklarını belirten Dinçyürek, merkezin her yönüyle adım adım hazır hale geldiğini vurguladı.

Kalp ve damar cerrahisi alanındaki altyapının da güçlendirildiğini kaydeden Dinçyürek, kalp damar cerrahisi ameliyathanesi ile kalp-akciğer pompasının da kurulma aşamasında olduğunu ve çalışmaların hızla sürdüğünü söyledi.

 

Bu süreçte Türkiye’nin katkılarına da dikkat çeken Dinçyürek, “Her zaman yanımızda olan ana vatan Türkiye’ye hem şahsım, hem bakanlığım hem de Kıbrıs Türk halkı adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum” dedi.

GÖKSU: 20 YILLIK HAYAL GERÇEKLEŞİYOR

Başhekim Yardımcısı Dr. Eyüp Göksu ise anjiyo merkezinin kurulmasını “20 yıllık bir hayalin gerçekleşmesi” olarak nitelendirerek, devlete, Sağlık Bakanlığı’na ve Bakan Dinçyürek’e teşekkür etti.

Göksu, merkezin çok yakın zamanda Mağusa ve bölge halkına hizmet vereceğini belirtti.

DEBEŞ: ÖNEMLİ BİR EKSİKLİK GİDERİLİYOR

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hakan Debeş de Mağusa’nın yanı sıra Karpaz bölgesini de kapsayan geniş bir alanda uzun süredir anjiyo ihtiyacı bulunduğunu ifade ederek, bu yatırımla önemli bir eksikliğin giderildiğini söyledi ve katkı koyanlara teşekkür etti.

Continue Reading