GÜNDEM
ARIKLI “SENDİKALAR İDEOLOJİK BATAKLIĞA SAPLANDI”
YDP Genel Başkanı ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Kıbrıs Postası Web TV’de yayınlanan Sabah Postası programına katılarak Gökhan Altıner’in sorularını yanıtladı
“CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ BİR MİLLİ MESELEDİR”
Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sıradan bir siyasi yarış olmadığını vurgulayarak, konunun esasen Kıbrıs Türk halkının geleceğini belirleyecek bir tercih olduğunu söyledi.
“Bu seçim hükümeti cezalandırma, parti hesaplaşması ya da günlük siyaset için kullanılmamalıdır. Vatandaşımız sandığa gittiğinde aslında tek bir soruya cevap verecek: Federasyon mu, iki devletli çözüm mü? Eğer federasyonu tercih edersek Rumların yıllardır sürdürdüğü uzlaşmazlık siyasetine teslim olmuş oluruz. Ama iki devletli çözümde ısrar edersek kendi ayakları üzerinde duran bir KKTC’yi dünyaya kabul ettirme şansını yakalarız” dedi.
Arıklı, federasyon tezini savunanların halkı hayal kırıklığına sürüklediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Rum tarafı açıkça diyor ki, ‘Kıbrıs Türklerini azınlık olarak görürüz, siyasi eşitliği tanımayız.’ Buna rağmen hâlâ federasyon isteyenlere sormak lazım: Hangi federasyon? Kiminle federasyon? 50 yıldır masada denenmiş ve çökmüş bir modeli halka yeniden sunmak, gerçeği gizlemekten başka bir şey değildir.”
Arıklı, federasyon tezini savunan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman’a seslenerek, “Türkiye iki devletli çözümü dünyaya ilan etmişken, sen Türkiye’yi yeniden federasyon görüşmeye nasıl ikna edeceksin?” diye sordu.
“ERDOĞAN’IN TAVRI BİZE YOL GÖSTERMEKTEDİR”
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayı hatırlatan Arıklı, bu çıkışın seçim atmosferinde özel bir anlam taşıdığına dikkat çekti:
“Sayın Erdoğan açıkça ‘KKTC tanınmalıdır, federasyon defteri kapanmıştır’ dedi. Dolayısıyla Kıbrıs Türk halkı, Türkiye’nin bu güçlü tezini arkasına alarak sandığa gidecek. Cumhurbaşkanlığı makamına oturacak kişinin bu çizgiyi sürdürmesi, halkımızın iradesini ve güvenliğini yansıtması zorunludur.”
“SAHA ÇALIŞMALARI BELİRLEYİCİ OLACAK”
Seçim sürecinde halkın giderek daha bilinçli hale geldiğini de belirten Arıklı, anketlerin başa baş bir tabloya işaret ettiğini hatırlatarak, “Sonuca sahada yapılacak çalışmalar yön verecek. Halk kimin samimi, kimin boş vaatlerle hareket ettiğini görüyor. Biz bu konuda iddialıyız, çünkü tezimiz nettir: Federasyon değil, iki devletli çözüm” dedi.
“ANAYASA MAHKEMESİ’NİN KARARI YOL GÖSTERİCİ BİR ADIMDIR”
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsüyle ilgili aldığı kararı “mükemmel ve yol gösterici” olarak nitelendirdi. Kararın, eğitim hakkını öne çıkaran ve özgürlüklerin tüzüklerle kısıtlanamayacağını vurgulayan önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Arıklı, kararın 3’e 2 oyla alındığını hatırlatarak şunları kaydetti:
“Sendikalar başörtüsünü laikliğe aykırı ilan etmiş, öğrencilerin eğitim hakkını sınırlamak istemişti. Mahkeme ise bunun anayasa ihlali olmadığını net şekilde ortaya koydu. Ayrıca, bu tür düzenlemelerin ancak yasa ile yapılabileceğini belirterek siyasete yol gösterdi.”
“SENDİKALAR İDEOLOJİK BATAKLIĞA SAPLANDI”
Öğretmen sendikalarını sert sözlerle eleştiren Arıklı, eğitimin ideolojik tartışmalara kurban edildiğini vurguladı:
“Öğretmenler, öğrencilerin özgürlüklerini kısıtlayarak ideolojik saplantılarla hareket ediyor. Eğitim, siyasal kamplaşmanın değil; çocuklarımızın geleceğinin meselesidir. Güney Kıbrıs’ta sendikalar AB normlarına uygun çalışıyor. Orada eğitim hakkını gasp eden greve rastlanmaz. Bizde ise sendikalar eğitimi ve sağlık hizmetlerini engelleyebiliyor. Bunun önüne geçmek için yasal düzenleme şart.”
Arıklı, bu anlayışın sürmesi halinde toplumun zarar göreceğini belirterek, “Sendikalar, sadece üyelerinin haklarını savunmalı; devletin temel işleyişini kilitleyecek ideolojik grevlere son verilmelidir” dedi.
TRAFİK DENETİM KAMERALARI AKTİF
Son günlerde tartışmalara yol açan trafik kameraları hakkında da konuşan Arıklı, teknik düzenlemelerin sürdüğünü açıkladı:
“Kameralar şimdilik eski sistemin işlevini görüyor; hız tespiti yapıyor. Ancak kısa sürede güncellemeler yapılacak. Yan koltuktaki yolcuların görüntüsü karartılacak ve ada genelinde sürücülerin görebileceği uyarı levhaları yerleştirilecek.”
Yeni sistemin trafik güvenliğini artıracağını belirten Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, uygulamanın tam olarak devreye girmesiyle birlikte kazalarda azalma yaşanacağını da sözlerine ekledi.
“ARAÇTA SİGARA YASAĞI CTP’NİN TALEBİDİR”
Arıklı, trafik yasasına eklenen araçta sigara yasağı konusunda da şu ifadeleri kullandı:
“Bu madde bizim önerimiz değildi. CTP’li vekillerin ısrarıyla yasaya girdi. Yangın riski nedeniyle haklı tarafları vardı ama beklentimiz bunu halka izah ederken CTP’li vekillerin de katkı koymasıydı.”
Bakan Arıklı, uygulamanın bazı kesimlerce eleştirildiğini kabul etti ancak halk sağlığı açısından tartışmanın sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
“ALTYAPI YATIRIMLARINDA TARİHİ BİR DÖNEM YAŞIYORUZ”
Arıklı, ulaştırma yatırımlarında önemli adımlar atıldığını vurguladı. Özellikle Kuzey Çevre Yolu’nun trafiği ciddi şekilde rahatlattığını, Lefkoşa’dan Girne’ye ulaşım süresini kısalttığını söyledi.
Şu anda 6 ayrı noktada yol yapım çalışmasının devam ettiğini ifade eden Arıklı, “50 yıllık KKTC tarihinde böyle hummalı bir altyapı çalışması olmadı. Bütçemizin son kuruşuna kadar kullandık, yetmediğinde sponsor desteği aldık. Devlet imkânlarının yetersiz kaldığı yerde çözümü sponsorlarla buluyoruz” dedi.
Arıklı ayrıca, köy yolları ve kırsal bölgelerdeki bağlantı yollarının da elden geçirildiğini belirterek, halkın hayatını kolaylaştıracak yeni projelerin yolda olduğunun altını çizdi.
GÜNDEM
Cenevre’de “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi
Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosluğunun ev sahipliğinde “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cenevre Temsilcisi Kemal Köprülü, Cenevre Başkonsolosluğunca düzenlenen konferansta “Kıbrıs” meselesine dair değerlendirmelerde bulundu.
Konferansın açılışında konuşan Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosu Salih Boğaç Güldere, Kıbrıs meselesinin Türk milleti için milli bir dava olduğunu belirtti.
Güldere, katılımcıların konferans sonrasında Kıbrıs meselesine dair birçok detaya vakıf olacağını söyleyerek, Köprülü’nün Kıbrıs konusunu anlatacak en önemli isimlerden biri olduğunu da söyledi.
-Köprülü
KKTC Cenevre Temsilcisi Köprülü ise kapsamlı bir sunum yaparak, Kıbrıs Adası’nın tarihi önemine işaret etti ve Kıbrıs Türkünün Ada’nın uzun yıllara dayanan geçmişi olduğunu aktardı.
Uzun yıllar Osmanlı’nın hükmettiği Ada’nın 1878’de İngiltere’ye kiralandığını hatırlatan Köprülü, Ada’nın daha sonra İngilizler tarafından ilhak edildiğini, 1960’ta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu anımsattı.
Köprülü, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1963’te Kıbrıslı Rumların, Türkleri devlet kurumlarından dışlaması ve Kıbrıs Türkünü yok etmek amacıyla silahlı saldırılar başlatması sonucu bozulduğunun altını çizerek, “Kıbrıs Türkleri 1963’ten 1974’e kadar Rumların acımasız saldırılarına maruz kaldı. Birçok Kıbrıs Türkü katledildi, evlerini terk etmek zorunda kaldı ve insanlık dışı koşullarda yaşamak zorunda kaldı. Türkiye’nin 1974’te garantör ülke sıfatıyla Kıbrıs Türkünü kurtarmak amacıyla gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı ile bu zulüm son buldu.” dedi.
Harekat sonrasında Kıbrıs’a barışın hakim olduğuna işaret eden Köprülü, uzun yıllar federasyon temelinde yapılan müzakerelerin Rum kesiminin uzlaşmaz tavrı nedeniyle başarıya ulaşamadığını söyledi.
Köprülü, son olarak 2017 yılında İsviçre’nin Crans Montana kasabasında yapılan müzakerelerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin devam eden uzlaşmaz tavrı yüzünden çöktüğünü anlattı.
Daha sonra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “yeni fikirlerle” gelme çağrısında bulunduğunu hatırlatan Köprülü, anavatan Türkiye’nin de desteğiyle Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde bir anlaşma önerisi ortaya koyduğunu, Kıbrıs Rum kesiminin buna yanıt vermeyerek, maksimalist ve vadesi dolmuş taleplerini sürdürdüğünü kaydetti.
– “Kıbrıs Türk halkı her zaman Türkiye’nin sonsuz desteğiyle bugünlere geldi”
Mevcut durumda resmi müzakerelere başlamak için taraflar arasında ortak zeminin bulunmadığının altını çizen Köprülü, Kıbrıs Rum tarafının Ada’da bir anlaşmaya niyeti olmadığını ifade etti.
Köprülü, “Kıbrıs Türk halkı her zaman Türkiye’nin sonsuz desteğiyle bugünlere geldi.” dedi.
Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının, KKTC’ye yönelik haksız ambargoların son bulması ve Kıbrıs Türk halkının uluslararası arenada hak ettiği yeri alması için faaliyetlerine devam ettiğini vurgulayan Köprülü, Kıbrıs Türklerinin anavatan Türkiye’nin de desteğiyle hak ettiği yerlere geleceğinden şüphe duymadıklarına değindi.
Köprülü, 2004’te yapılan Annan Planı referandumunda da Kıbrıs Rum tarafının çözüm planını büyük çoğunlukla reddettiğini detaylarıyla anlattı.
Konferansa, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde Daimi Temsilci Büyükelçi Hakan Çakıl ve Cenevre’deki Türk toplumundan davetliler katıldı.
GÜNDEM
Güney Kıbrıs’ta iki mandırada daha şap tespit edildi!
Şap hastalığı ile mücadele eden Güney Kıbrıs’ta hastalık tespit edilen mandıra sayısı 110’dan 112’ye yükseldi.
Şap önlemleri sebebiyle küçükbaş hayvan sütü üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 düşüş yaşanmasına rağmen hellim ihracının normal şekilde devam ettiği bildirildi.
Politis ve diğer gazeteler, dün “Kokkinotrimithia”daki (Kırmızıköyler) 34 baş küçükbaş hayvan ve “Paliometoho”daki 160 sığır beslenen iki mandırada şap saptandığını belirtti. Her iki mandıranın da, batı Lefkoşa’da AB’nin sıkı önlem talimatlarının uygulandığı karantina-önlem bölgesi ilan edilen bölgede yer aldığı kaydedildi.
Gazete “Köfünye”deki (Geçitkale) bir mandırada şap taraması yapan Kıbrıs Rum Veteriner Dairesi mensuplarından birinin, 43 yaşındaki bir besicinin saldırısına uğradığını yazdı.
Habere göre, psikolojisi bozulan besici, tarama işleminin sonuna doğru VeterinerDairesi yetkilisinin bacağına tekme attı, şikayet üzerine polis tarafından tutuklandı.
Gazeteye göre, bugüne kadar şap hastalığı sebebiyle 89 bin 900 küçükbaş, 2 bin 247 büyükbaş hayvan ile 21 bin 500 domuz itlaf edildi. Bu rakam, toplam erişkin küçükbaş hayvan popülasyonunun yüzde 10’una, büyükbaş hayvan popülasyonunun yüzde 3’üne ve domuz popülasyonunun yüzde 8’ine denk geliyor.
Küçükbaş yayvan popülasyonunda ve küçükbaş hayvan sütü üretiminde geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 10 azalma olduğunu açıklayan Kıbrıs Rum Tarım Bakanlığı Genel Müdürü Andreas Grigoriu, yüzde 3’ü itlaf edilen inek sütü üretiminin düşmediğini belirtti.
Menşe ismi korumalı ürün hellim konusunda hedeflerinin bu ürünü ve ihracatını korumak olduğunu söyleyen Grigoriu, “Hellim olarak isimlendirilen ürün sadece Kıbrıs’ta üretilir. Hellim üretim değerinin günlük 1 milyon eurodur. İhracat normal şekilde devam ediyor, virüsten etkilenmedi.” dedi.
GÜNDEM
Burak Maviş: Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu çabayı olumlu değerlendiriyoruz
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Türkiye’ye giriş yasaklarının kaldırılmasına yönelik adımları ve Erhürman-Hristodulidis görüşmesinde sağlanan ilerlemeleri olumlu değerlendirdiklerini açıkladı.
-
GÜNDEM6 saat agoErhan Arıklı: Türkiye’ye giriş yasağı kaldırılan arkadaşlarımızın sevincini paylaşıyoruz
-
GÜNDEM6 saat agoSağlık Bakanlığı’ndan hantavirüsü açıklaması “Gemide KKTC vatandaşı yok”
-
GÜNDEM6 saat agoTicaret Odası Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı: Tüzük oy birliğiyle kabul edildi
-
GÜNDEM6 saat agoBurak Maviş: Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu çabayı olumlu değerlendiriyoruz
-
GÜNDEM6 saat agoFAO “Küresel gıda fiyatları son 3 yılın zirvesinde”
-
GÜNDEM3 saat agoGüney Kıbrıs’ta iki mandırada daha şap tespit edildi!
-
GÜNDEM3 saat agoCenevre’de “Kıbrıs” konulu konferans düzenlendi
