Connect with us

GÜNDEM

Milli Savunma Bakanlığı: Akdeniz’deki TURGUTREİS-10 tatbikatları başarıyla tamamlandı

Published

on

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, Türk Deniz Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği TURGUTREİS-10 Tatbikatı’nın başarılı şekilde tamamlandığını bildirdi.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Doğu Akdeniz’de yürütülen TURGUTREİS-10 tatbikatlarının başarıyla gerçekleştirildiğini aktardı.

Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) tehditleri kaynağında bertaraf etmeyi öngören savunma ve güvenlik stratejisi çerçevesinde her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini artan bir baskıyla sürdürdüğüne vurgu yaptı.

MUĞLA’DA 16’NCI ANA JET ÜS KOMUTANLIĞI’NIN KURULMASI

Bakanlık kaynakları, Muğla/Dalaman’da 16’ncı Ana Jet Üs Komutanlığı ile Çanakkale’de Amfibi Kolordusu kurulmasına ilişkin sorular üzerine, Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, kuvvet yapısı planlamalarının sürekli güncellendiğini söyledi.

Bu kapsamda Dalaman’da 16’ncı Ana Jet Üs Komutanlığı kurulduğunu belirten kaynaklar, şunları kaydetti:

“Dalaman Hava Meydan Komutanlığı 1985’ten itibaren hizmete alınmış ve askeri havacılık anlamında görevini yerine getirmiştir. Gelişen havacılık sektörüne verdiği desteği artırmak ve harekat ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla Hava Kuvvetleri Komutanlığının Kuvvet Yapısı Planı’nda yer aldığı üzere 2024 yılında 16’ncı Ana Jet Üs Komutanlığı teşkilatı Bakanlığımız tarafından onaylanmış ve yürürlüğe girmiştir. Çanakkale’de Amfibi Kolordu kurulmasına yönelik ise Deniz Kuvvetlerimizin gelişen, güçlenen kuvvet yapısına uygun olarak böyle bir karar alınmıştır. Deniz Piyade Birliklerinin üç tugaydan teşkil Kolordu seviyesinde yeniden teşkilatlandırılması ve amfibi unsurların farklı bölgelerde etkinlikle kullanılması maksadıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı kuruluşunda Amfibi Kolordu Komutanlığı teşkil edilmiştir.”

BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞA KATKILAR

Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ikili ilişkiler ve uluslararası misyonlar kapsamında farklı coğrafyalarda başarıyla görev yapmaya, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmaya, bölgesel ve küresel barış ve istikrara önemli katkılarda bulunmaya devam ettiğini söyledi.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, dün Türkmenistan Savunma Bakanı Korgeneral Begenç Gündogdiyev ile bir araya geldiğini hatırlatan Aktürk, Bakan Güler’in, bugün de dördüncüsü Ankara’da gerçekleşecek Türkiye ile Irak arasında “Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması” toplantısına katılacağı bilgisini verdi.

Aktürk, söz konusu toplantıda başta terörle mücadele ve hudut güvenliği olmak üzere iki ülke arasında ortak işbirliği alanları, askeri ilişkiler ile bölgede yaşanan son gelişmelerin görüşüleceğini bildirdi.

İSRAİL-FİLİSTİN ÇATIŞMASI

Aktürk, tüm dünyanın, İsrail’in yaklaşık 10 aydır yaptığı katliamları ve bölgeyi felakete sürüklemesini izlemeye devam ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Uluslararası hukuku hiçe sayan, başına buyruk İsrail, yine bir okul binasına sığınan yüzden fazla masum Filistinliyi katletmiştir. İsrail tarafından insanlığa karşı işlenen suçlara her geçen gün yenileri eklenmektedir. Uluslararası toplum, daha fazla kan dökülmeden ve masum insan ölmeden İsrail’i durdurmalı, bölgemizde istikrar ve barışı bir an evvel tesis etmelidir. Ayrıca Gazze’de kalıcı ateşkes sağlanması amacıyla ABD, Katar ve Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen çabaları takdir ediyor, bu çabaların en kısa zamanda başarıyla sonuçlanmasını umuyoruz. Bölgesel ve uluslararası istikrar için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafya bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti’nin kurulmasının şart olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.”

EĞİTİM, TATBİKAT VE FAALİYETLER

Tuğamiral Aktürk, TSK’nın, halihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevleriyle eş zamanlı olarak eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.

Japonya’dan dönüş seyrine devam eden “TCG Kınalıada” korvetinin Umman ve Cibuti’ye liman ziyareti gerçekleştirdiğini hatırlatan Aktürk, korvetin 18-20 Ağustos arasında Mısır’ın İskenderiye Limanı’nı ziyaret edeceğini ve 136 günlük seyrini 21 Ağustos’ta tamamlayacağını söyledi.

Aktürk, NATO Müttefik Hava Komutanlığınca Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri bünyesinde yürütülen Esnek Caydırıcılık Seçenekleri kapsamında, 8 Ağustos’ta Romanya hava sahasında icra edilen Entegre Hava ve Füze Savunması faaliyetine 2 F-16 ve bir tanker uçakla katılım sağlandığını aktardı.

Tuğamiral Aktürk, ABD Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanlığı tarafından 4-12 Ağustos arasında Almanya’da gerçekleştirilen, 19 ülke ve 36 timin katıldığı “8’inci Avrupa En İyi Keskin Nişancı Timi Yarışması”nda şampiyon olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile ikinci olan Özel Kuvvetler Komutanlığı takımlarını tebrik etti.

DOĞAL AFETLERLE MÜCADELE

TSK’nın insani yardım faaliyetleri ile orman yangınları başta olmak üzere afetlerle mücadeleye ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde destek vermeye devam ettiğini belirten Aktürk, “Bu kapsamda, bugüne kadar 20 ayrı yerde meydana gelen orman yangınlarının söndürülmesine 62 helikopter ile 1079 sorti yapılarak destek sağlanmıştır.” ifadesini kullandı.

Aktürk, TSK’nın, yerli ve milli savunma sanayisinin yüksek teknoloji ürünleriyle donatıldığına, bu sayede imkan ve kabiliyetlerinin her geçen gün daha da arttığına vurgu yaparak, “Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca, muhtelif miktarda modernize edilen ‘M60 T Tankı’, ‘Deniz Tipi Uzaktan Komutalı Ateşleme Sistemi (USAS)’ ve ‘T-155 Kundağı Motorlu Fırtına II Obüs’ün’ muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır.” şeklinde konuştu.

SORULAR

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, bilgilendirme toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Bugün Ankara’da gerçekleştirilecek Irak ile “Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması” toplantısında nelerin görüşüleceğine dair sorular üzerine kaynaklar, şunları aktardı:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın Mayıs 2019’da Türkiye’yi ziyaret eden dönemin Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’yi kabullerinde, iki ülke arasındaki askeri ve güvenlik işbirliğinin ahdi temelinin güçlendirilmesi hususunda anlayış birliği oluşmuştu. Bu kapsamdaki müzakerelerin, her iki ülkenin dışişleri bakanları, savunma bakanları ile istihbarat başkanları tarafından yürütülmesi öngörülmüş ve bu formattaki ilk toplantı 2019 yılında yapılmıştı. Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması olarak tanımlanan işbirliği platformunun ikinci toplantısı, 19 Aralık 2023’te iki ülke dışişleri bakanlarının başkanlığında Ankara’da düzenlenmişti. Söz konusu toplantı sonucunda, Irak’ın terör örgütü PKK’yı yazılı bir metinde ilk defa ‘ortak tehdit’ olarak tanımlaması sağlanmıştı.

Terörle mücadelede ülkelerimiz arasındaki işbirliğini kalıcı hale getirmek için karşılıklı görüşmelerimize devam ediyoruz. Bu kapsamda ülkemiz ile Irak arasında sonuncusu Bağdat’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması toplantılarının dördüncüsü bugün Ankara’da icra edilecektir. Söz konusu toplantıda başta terörle mücadele ve hudut güvenliği olmak üzere iki ülke arasında ortak işbirliği alanları, askeri ilişkiler ile bölgede yaşanan son gelişmeler görüşülecektir.”

MAKAM ARACIYLA HUDUTTA İNSAN KAÇAKÇILIĞI YAPILAN GENERAL

Bakanlık kaynakları, makam aracıyla hudutta insan kaçakçılığı olayına ilişkin tutuklu yargılanan emekli Tuğgeneral Bilal Çokay ile ilgili sorular üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Bildiğiniz üzere olaya karışan uzman erbaşların sözleşmeleri fesih edilmiş, emir astsubayının Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile TSK’dan ilişiği kesilmişti. Emekliliğe sevk edilen ve daha sonra tutuklanan emekli Tuğgeneral Bilal Çokay, devam eden adli sürecin yanı sıra idari olarak da Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş olup, süreç devam etmektedir. Yüksek Disiplin Kurulu’nda görüşüldükten sonra alınacak karar kamuoyuyla paylaşılacaktır.”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu

Published

on

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın üçüncü faiz kararını bugün Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası açıkladı. TCMB, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit bıraktı.

TCMB, mart ayında politika faizini yüzde 37’de sabit tutmuştu.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan 37 ekonomist, nisan ayında TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyordu.

Continue Reading

GÜNDEM

AP milletvekillerinden von der Leyen’e “Türkiye” tepkisi

Published

on

Avrupa Parlamentosu’ndaki Sol Grup milletvekilleri, Ursula von der Leyen’in “Avrupa Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmamalı” sözlerine tepki gösterdi. Açıklamaların “yanlış ve tehlikeli” olduğu belirtilirken, Türkiye’nin AB ile çok yönlü ilişkilerine dikkat çekildi.

Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, “Avrupa’nın Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğine” ilişkin ifadelerine tepki gösterdi.

AP’deki Sol Grup’tan Belçikalı milletvekilleri Rudi Kennes ve Marc Botenga, AA muhabirine konuya ilişkin açıklama yaptı.

Kennes, von der Leyen’in açıklamalarının dünyadaki mevcut gelişmelerin bir yansıması olduğunu belirterek “Esasen bu, ABD ve diğer suç ortağı ülkelerin kült büyük İsrail projesini desteklemelerinin bir parçası olarak değerlendirilmeli.” diye konuştu.

Büyük İsrail projesine destek verenlerin ana gündemlerinin hala bu projeye karşı tepki verebilen ülkeleri zayıflatmak olduğunu ifade eden Kennes, “(Avrupalı liderler) Güç kaybediyorlar ve bunun farkındalar. Tek umutları okyanusun öteki tarafında büyük abilerinin güçte kalmasını sağlamak ancak kaybediyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Kennes, dünyanın artık çok kutuplu bir hal almaya başladığını ve Avrupa’nın “dünyanın polisi rolünü” üstlenemediğini, bu nedenle de Rusya, İran ve Çin gibi ülkeleri “düşman ilan ettiğini” belirtti.

“AÇIKLAMA TUHAF VE DOĞRU DEĞİL”

AP milletvekili Botenga da “Bu hem doğru olmayan hem de çok tuhaf bir açıklama.” diye konuştu.

Türkiye’nin sadece NATO üyeliği bulunmadığını, aynı zamanda AB ile çok yönlü ilişkilere sahip olduğunu dile getiren Botenga, “Türkiye hala resmi olarak AB’ye aday ülkedir.” dedi.

Botenga, esasen temel sorunun daha büyük olduğuna işaret ederek “Ursula von der Leyen’in açıklamaları dünyayı ‘biz’ ve ‘ötekiler’ diye ayırmaya hizmet ediyor. Sanki bir tür ‘saflık testi’ varmış gibi ve sanki kıtanın geri kalanını kontrol altına almak istiyormuş gibi bir yaklaşım sergiliyor.” ifadelerini kullandı.

Von der Leyen’in AB’nin birlik olmayı tamamlaması gerektiğine ilişkin ifadelerine dair ise Botenga, “Ancak kıta zaten birlik halinde. AB, tüm Avrupa kıtasını kapsamıyor.” dedi.

Botenga, dünyayı “Sizinle hemfikiriz o zaman dostuz, değiliz o zaman düşmanız.” gibi ayırmanın son derece tehlikeli olduğu konusunda uyardı.

Hamburg’da Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde konuşan von der Leyen, AB’nin genişlemesini desteklediğini vurgulayarak “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.” açıklamasında bulunmuştu.

AB Komisyonu Sözcülüğü, daha sonra yaptığı açıklamada “Türkiye’nin anılması, özellikle Batı Balkanlar’daki jeopolitik ağırlığı, büyüklüğü ve hedeflerinin bir yansımasıdır. Herhangi bir ülkeyle kıyaslama amacı taşımamaktadır.” ifadelerini kullanmıştı.

Continue Reading

GÜNDEM

Kıbrıs, göç ve mülteci yükünde nüfusa oranla Avrupa’da ikinci sırada!

Published

on

Avrupa Birliği’nde göçmen sayısı 64,2 milyona ulaşırken, Kıbrıs yüzde 28’lik göçmen oranı ve yüzde 4,8’lik mülteci payıyla nüfusa göre en yüksek baskıyı yaşayan ülkeler arasında yer aldı.

Avrupa Birliği’nde yaşayan göçmenlerin sayısı 2025’te rekor seviyeye çıkarak 64,2 milyona ulaştı. Rockwool Foundation’a bağlı Göç Araştırma ve Analiz Merkezi tarafından yayımlanan “The Immigrant Population in the European Union: Growth, Concentration and Dispersion” başlıklı rapora göre bu sayı, bir önceki yıla göre yaklaşık 2,1 milyon artış anlamına geliyor. Raporda, 2010’da bu rakamın 40 milyon civarında olduğu hatırlatıldı.

Rapor, Eurostat ve Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı verilerine dayandırılırken, göç artışının üye ülkeler arasında eşit dağılmadığına dikkat çekti. Almanya, yaklaşık 18 milyon yabancı doğumlu kişiyle AB’nin en büyük göçmen nüfusuna sahip ülkesi olmaya devam etti. Almanya’daki göçmenlerin yüzde 72’sinin çalışma çağında olduğu belirtilirken, İspanya son dönemde en hızlı büyümeyi kaydederek yabancı doğumlu nüfusunu yaklaşık 700 bin kişi artırdı ve 9,5 milyona çıkardı.

Raporda, göç baskısının özellikle küçük üye devletlerde daha yoğun hissedildiği vurgulandı. Nüfusa oranla göçmen yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs öne çıktı. Lüksemburg’da göçmen nüfus oranı yaklaşık yüzde 52, Malta’da yüzde 32, Kıbrıs’ta ise yüzde 28 olarak kaydedildi. Bu oranlarla Kıbrıs, AB’de göçün nüfusa etkisinin en belirgin olduğu ülkelerden biri oldu.

KIBRIS’A GÖRE GÖÇ BASKISI DAHA YÜKSEK: AB’YE GİRİŞLERDE EN YOĞUN ÜLKE MALTA OLRUKEN, KIBRIS VE LÜKSEMBURG TAKİP ETTİ

Raporun “akışlar” bölümünde, yani yeni gelen göçmenlerin nüfusa oranında da Kıbrıs üst sıralarda yer aldı. 2024 yılında AB’ye girişlerde en yoğun ülke Malta olurken, onu Kıbrıs ve Lüksemburg izledi. Nüfusa oranla bakıldığında Malta’da 1000 kişi başına yaklaşık 57 geliş, Kıbrıs’ta 39, Lüksemburg’da ise 36 geliş kaydedildi.

Bu tablo, büyük ülkelerin mutlak sayılarda öne çıkmasına karşın, Kıbrıs gibi küçük ülkelerin nüfuslarına oranla çok daha yüksek göç baskısıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. Raporda, bu durumun idari yük, siyasi dinamikler ve politika seçenekleri üzerinde de belirleyici olduğu belirtildi.

AB’DE SIĞINMA BAŞVURULARI BELİRLİ ÜLKELERDE YOĞUNLAŞTI

Rapora göre 2025’te Avrupa Birliği’nde toplam sığınma başvurusu sayısı 669 bin 365 oldu. Bu rakam, 2024’e göre yüzde 26,6 düşüşe işaret etse de başvuruların büyük bölümü yine sınırlı sayıda ülkede toplandı. İspanya yaklaşık 141 bin başvuruyla ilk sırada yer aldı. Onu İtalya 127 bin, Fransa 116 bin ve Almanya 113 bin başvuruyla izledi. Bu dört ülke, AB’deki tüm sığınma başvurularının yaklaşık yüzde 74’ünü oluşturdu.

Almanya, toplamda en fazla mülteci barındıran ülke oldu. Ülkedeki mülteci sayısı yaklaşık 2,7 milyon olarak kaydedildi. Ancak nüfusa oranla mülteci yükü açısından Kıbrıs dikkat çekti. Rapora göre Kıbrıs’ta mülteciler toplam nüfusun yüzde 4,8’ini oluşturuyor ve bu oran, AB içinde en yüksek seviyelerden biri olarak öne çıkıyor.

Kıbrıs’ı yüzde 3,5 ile Çekya, yüzde 3,2 ile Almanya izledi. Avusturya, Estonya, Polonya, Slovakya ve İrlanda da mülteci oranı yüksek ülkeler arasında sıralandı. Buna karşılık İspanya, Fransa ve İtalya, toplam sayılar yüksek olsa da nüfusa oranla daha düşük seviyelerde kaldı.

RAPORUN ÖZETİ

Raporda, AB’de göçün uzun vadede artış eğiliminde olduğu, 2015 mülteci krizi ve Ukrayna savaşı sonrası yerinden edilme dalgasının bu yükselişi hızlandırdığı belirtildi. 2025’te artışın 2,1 milyonla güçlü seyrini sürdürdüğü, ancak 2023 ile 2024 arasındaki 2,6 milyonluk sıçramanın biraz gerisinde kaldığı aktarıldı.

Çalışmaya göre Almanya ve İspanya mutlak sayılarda öne çıkarken, Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs gibi küçük ülkeler nüfuslarına oranla çok daha büyük bir göç ve mülteci yükü taşıyor. Raporda, göç ve sığınma dosyalarının sadece toplam rakamlarla değil, ülkelerin nüfus büyüklüğü ve kapasitesi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Continue Reading