GÜNDEM
Karpaz’da Lüks ve Doğanın Buluşma Noktası: Blue Sea Hotel
Blue Sea Hotel, 2026 yaz sezonu öncesinde tüm hazırlıklarını tamamlayarak misafirlerini ağırlamaya hazır hale geldi. Karpaz Yarımadası’nın eşsiz doğası, berrak denizi ve huzurlu atmosferiyle öne çıkan bölgede konumlanan otel, her yıl artan talep ve yüksek doluluk oranlarıyla dikkat çekiyor.
Otel Müdürü Enver Dağ yaptığı açıklamada, geride kalan sezonun son derece verimli geçtiğini belirterek, “Her geçen yıl artan taleple birlikte sezonu neredeyse yüzde 100 doluluk oranıyla tamamladık. Bu bizim için büyük bir gurur kaynağı. 2026 yaz sezonu için de şimdiden oldukça yoğun bir rezervasyon süreci yaşıyoruz” dedi.
Blue Sea Hotel’in başarısının arkasındaki en önemli unsurun misafir memnuniyeti olduğunu vurgulayan Dağ, hizmet anlayışlarını şu sözlerle özetledi: “Koşulsuz ve kusursuz misafir memnuniyeti odaklı çalışıyoruz. Konaklayan her misafirimizden yüzde 100 memnuniyet geri dönüşü alıyoruz. Bu da misafirlerimizin sadece bir kez değil, sezon içinde birkaç kez ve her yıl düzenli olarak bizi tercih etmelerine neden oluyor.”
Otelin sadık misafir kitlesine sahip olduğunu belirten Dağ, bu durumun işletme ile misafirler arasında güçlü bir bağ oluşturduğunu ifade etti. “Misafirlerimizle aramızda zamanla samimi ve güçlü bir ilişki oluşuyor. Bu bağ artık bir müşteri-işletme ilişkisinin ötesine geçerek adeta bir aile atmosferine dönüşüyor” diye konuştu.
Karpaz Yarımadası, doğallığını koruyan yapısı, el değmemiş koyları ve altın sarısı kumsallarıyla Akdeniz’in saklı cennetlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bölgenin en dikkat çeken özelliklerinden biri ise mavinin en saf ve en derin tonlarını barındıran denizi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kuş cıvıltılarının yükseldiği, hafif esen rüzgârın doğayla bütünleştiği Karpaz’da zaman adeta yavaşlıyor. Bu eşsiz atmosfer, ziyaretçilere şehir hayatının karmaşasından uzak, huzur dolu bir deneyim sunuyor.
Tam da bu doğanın kalbinde konumlanan Blue Sea Hotel, misafirlerine yalnızca bir konaklama değil, doğayla iç içe bütünsel bir tatil deneyimi sunuyor. Gün doğumunda denizin üzerinde oluşan altın yansımalar, gün batımında ise gökyüzünün mavi ve turuncu tonlara bürünmesi, otelde konaklayan misafirler için unutulmaz anlara dönüşüyor.
Modern mimarisi, konforlu odaları ve yüksek hizmet standartlarıyla dikkat çeken otel, aynı zamanda bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkı sağlıyor. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği tesis, Karpaz’ın tanıtımında da önemli bir rol üstleniyor.
2026 yaz sezonuna güçlü bir giriş yapan Blue Sea Hotel, artan talep doğrultusunda hizmet kalitesini daha da yukarı taşımayı hedefliyor. Doğanın kalbinde lüks ve huzuru bir arada sunan tesis, yeni sezonda da misafirlerine ayrıcalıklı bir tatil deneyimi sunacak.
Karpaz’ın mavi derinlikleri, sessizliği, kuş sesleri ve eşsiz doğasıyla bütünleşen bu özel destinasyon, tatilcileri hem dinlenmeye hem de keşfetmeye davet ediyor. Blue Sea Hotel ise bu eşsiz deneyimin en konforlu adreslerinden biri olarak yeni sezona tamamen hazır.




GÜNDEM
Ormanlık alanlarda ateş yakmak yasaklandı: 31 Ekim’e kadar geçerli
Polis Basın Subaylığı, 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında temizlik amaçlı dahil ateş yakmanın yasak olduğunu hatırlatarak, orman yangını riskine karşı vatandaşları uyarıp kurallara uyulmasını istedi.
GÜNDEM
Öztürkler “AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi”
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Avrupa Birliği’nin (AB) çözüm çağrısı yaparken Türk tarafıyla görüşmekten kaçınmasının açık bir çelişki olduğunu vurguladı.
“AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi. Anlaşma isteyen biri bu kadar silaha para yatırmaz” diye konuşan Öztürkler, “Güney Kıbrıs’a gelip racon kesiyorlar. Biri size vurursa yanındayız diyorlar. Peki Rusya Ukrayna’ya vurduğunda Fransa veya Avrupa ne yaptı?” dedi.
Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Öztürkler, BRT’de yayınlanan Manşet Artı programında Aziz Kararaziz’in sorularını yanıtlayarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
KKTC’nin dört bir yanında dalgalanan bayrakların egemenliğin simgesi olduğunu hatırlatan Öztürkler, F-16 savaş uçaklarının Lefkoşa semalarında kartal gibi süzülerek sınırları koruduğunu, bu görüntünün halkı gururlandırdığını ve adanın kuzeyinin gerçek sahiplerini ortaya koyduğunu belirtti.
Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştirerek, bölgede gerilimi artıran adımlar atıldığını, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in bu adımlarla sorgulanır hale geldiğini kaydeden Öztürkler, Kıbrıs Rum yönetiminin Yunanistan ve İsrail’den aldığı tankların ise halkına huzur değil, tedirginlik getirdiğini ifade etti.
Adada, Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak iki devletin varlığının açık olduğunu ve Kıbrıslı Rum lider Hristodulidis’in “göz göre göre yalan söylediğini” vurgulayan Öztürkler, KKTC’nin müzakere sürecini desteklediğini ancak, temelinde adada iki devletin varlığının kabul edilmesi ve haksız izolasyonların kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Kıbrıs Rum tarafının KKTC’ye ait değerleri AB’ye kendi malı gibi göstermesini ve Kıbrıs’ta işgal varmış gibi sunmasını sert sözlerle eleştiren Öztürkler, bu yaklaşımın halkın iradesini yok saydığını ve çözüm sürecini baltaladığını söyledi.
-“Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı anlaşmaları KKTC sınırına kadar geçerli”
Türk askeri karşısında silahlanma girişimlerinin berhava olacağını, girişimlerin savunma için gereksiz; taarruz için ise çılgınlık olduğunu dile getiren Öztürkler, Kıbrıs Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında yaptığı tek yanlı anlaşmaların KKTC sınırına kadar geçerli olduğunu, Türk toprağı üzerinde herhangi bir saldırı girişiminin halkın iradesinden döneceğini vurguladı.
Fransa ile yapılan askeri anlaşmalara da tepki gösteren Öztürkler, Kıbrıs’ta güvenliği Fransız askerlerinin değil, anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün sağladığını söyledi. Avrupa ülkeleri ve İsrail’in politikalarını “sömürgeci” olarak nitelendiren Öztürkler, silahlanma yarışının, milli gelirleri sömürgeci Avrupa ve İsrail’e aktarmaktan başka bir şey olmadığını söyleyerek, “Silahlanma derdindeler, ancak dış güçlerin adada hâkimiyet kurma girişimleri sonuçsuz kalacaktır.” vurgusu yaptı.
Fransa ve İsrail’in geçmişine atıfta bulunan ve Türkiye’nin tarihsel rolünü hatırlatan Öztürkler, Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis hakkında, “Kendini aşan, boyundan büyük işlerle uğraşmaya devam ediyor. Sonu iyi olmayacaktır, günü geldiğinde egemenliğini satan, milli gelirlerini silahlanmaya harcayan bir lider olarak anılacak” dedi.
-“Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz”
Öztürkler, Fransa’nın askeri varlığının dengeleri değiştiremeyeceğini dile getirerek, “İstedikleri kadar anlaşma yapsınlar, bu gerçek değişmeyecek. Türkiye’nin caydırıcı gücü ve KKTC’nin iradesi tartışılmaz.” dedi.
Güney’de ELAM’ın üçüncü parti konumuna yükselmesinin, Kıbrıs Rum tarafında radikal milliyetçiliğin ve Türk karşıtı söylemlerin güç kazandığını gösterdiğini belirten Öztürkler, bu eğilimin çözüm iradesini zayıflattığını ve adada kutuplaşmayı artırdığını kaydetti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, öğrencilerden öğretmenlere, sivil toplum örgütlerinden gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin fikirlerini paylaşmak üzere Meclis’in kapılarını aralamasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti.
Meclis’in yalnızca kararların alındığı bir kurum olmadığını belirten Öztürkler, toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelerek ortak değerler etrafında buluştuğu ve düşüncelerini özgürce ifade ettiği canlı bir mekan olması gerektiğini ifade etti.
Bu yaklaşımın siyaseti daha yakından tanıma fırsatı sunduğunu, aynı zamanda demokratik kültürü ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini vurgulayan Öztürkler, Katılımcıların katkısıyla Meclis’in ruhunun zenginleştiğini dile getirdi. Öztürkler, hep birlikte ortak değerleri yaşatmaya ve geleceği daha güçlü kılmaya devam edeceklerini söyledi.
GÜNDEM
Rum Merkezi Cezaevine drone ile cep telefonu göndermeye çalışan şüpheli tutuklandı
Kıbrıs Rum Merkezi Cezaevine geçen pazartesi günü drone ile cep telefonu ve şarj cihazı göndermeye çalışan şüpheli şahsın tutuklandığı belirtildi.
Fileleftheros gazetesi, polisin araştırmaları neticesinde, olayla ilgili şüpheli görülen, Lefkoşa’nın güneyinde ikamet eden bir Kıbrıslı Rum’un tutuklandığını yazdı.
Şüphelinin henüz sorgulanmadığını yazan gazete, şüphelinin mahkemeye yarın çıkarılacağını belirtti.
Merkezi Cezaevi üzerinde uçan droneun, anti drone sistemi ile tespit edildiğini anımsatan gazete, drone ile cezaevindeki koğuşların bulunduğu bahçeye 3 adet cep telefonu ile 3 adet şarj cihazı atıldığını da belirtti.
-
GÜNDEM22 saat ago“Meclis kürsüsü hedef gösterme yeri değildir”
-
GÜNDEM6 saat agoArıklı: 1 Mayıs, emeğin, alın terinin ve üretimin değerinin bir kez daha hatırlandığı anlamlı bir gündür
-
GÜNDEM6 saat agoAsım Akansoy: KKTC’ye doğal gaz projesinde hükümet nerede?
-
GÜNDEM2 saat agoRum Merkezi Cezaevine drone ile cep telefonu göndermeye çalışan şüpheli tutuklandı
-
GÜNDEM2 saat agoÖztürkler “AB gerçekten anlaşma istiyor olsaydı Güney Kıbrıs’a silah göndermezdi”
-
GÜNDEM6 saat agoÖztürkler: F-16 savaş uçakları Lefkoşa semalarında buranın gerçek sahiplerinin Kıbrıslı Türkler olduğunu gösterdi
-
GÜNDEM6 saat agoİsrail’den insani yardım filosuna uluslararası sularda müdahale
-
GÜNDEM2 saat agoOrmanlık alanlarda ateş yakmak yasaklandı: 31 Ekim’e kadar geçerli
